En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
KaliteTAKİP
Takipçi
898 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
1 Temmuz 2015 tarihinde eklendi
SİSİN İÇİNDE BİR ŞEY VAR!" bilim-kurgu sadece aksiyondan mı ibaret? veya her yeri alt üst etmek için mi? canavarlar çıkartıp onları yenmek için mi icad edilmiştir? bilim-kurgu da aksiyondan başka dram, romantizm ve hatta gizem olamaz mı? tabii ki olur bu tür bilim-kurgu filmlerine çok az rastlıyoruz. işte o parmakla gösterilebilecek bilim-kurgu lardan The Mist. dram ağırlıklı bir bilim-kurgu filmi ancak bu kadar etkileyici olabilirdi. filmi izlerken aklınızda bir çok sorular beliriyor ve bir müddet sonra cevaplanmayacağını sanıyorsunuz ama öyle değil. iyi ki de değil. olaya hakim olmak filmi daha da özel kıldı benim için. son sahne için de hiç bir fikrim yoktu. ve sanırım hayatımda gördüğüm en etkileyici final sahnelerinden biriydi. mükemmeldi. dram anca bu kadar iyi yansıtılabilir seyirciye. bunun dışında Marcia G Harden 'ın oyunculuğundan çok etkilendiğimi söylemeliyim. insanların ne denli sapıtabileceğini ve ne denli fedakarlıklar yapabileceğini anlatan müthiş bir bilim-kurgu & dram filmi. İnsanları korkutursan, her şeyi yaptırabilirsin. iyi seyirler...
Bana göre film berbattı. Korkudan insanların akılsızca hareket etmeleri, saçma sapan işler yapmasını konu alan sıradan bir filmdi. Ayrıca sonuda çok kötüydü. 3/10
Abartılacak yanı yok filmin. Son sahnesi dışında çok klasik, görmeye alıştığımız, etkilemeyecek şeyler var. Son sahnesi de öyle ahım şahım bir vurgun yapabilcek bişey de değil. Çok da izlenesi değil yani
Büyük beklentilerle başlayıp eh işte diye bitirdiğim bi film oldu. Kötü değildi ama o ne biçim bi sondu ya. Saçma oldu madem o kadar kolaydı neden en başta kurtarılmadılar 5 dk da tüm sisi dağıttılar saçma ve yeterli değil ayrıca neden oldu neden bitti bilgi verilmiyo klasik king sonları ısrarla izleyin demem bu film için
stephen king klişesi. yine mi örümcekler yine mi canavarlar yine mi ağa sarılmış insanlar? film sırf sonu için izlenir. bu bir korku filmi değil. dram filmi. o yüzden 6/10
İlginç bir yapıya sahip film.Korku türünde alışık olmadığımız kadar eleştirel yaklaşıyor insana.Bu açıdan söyleyecek pek çok sözü var.Ama bu arada işin korku kısmına fazla eğilemiyor.Korku-gerilim olmaktan ziyade vasatı aşmayı başaran bir toplum eleştirisi oluyor.
açıkçası artık esaretin bedeli ve yeşil yol filmlerinin tesadüfi birer başarı olduğunu düşünüyorum darabont için. Acınacak durumdaki görsel efektleri bir yana koy, bir noktadan sonra film ciddiyetini kaybediyor.'klasik yaklaşan tehlikeye inanmayan insanlar', böcekler gelirken ışıkları kapamayı akıl edemeyenler, sakarlar, dinciler, dinsizler sanki bbg evi kıvamında bir markete doluşmuşlar ve birbirleriyle çatışırken sözüm ona alt metinde insanın doğasına ve özündeki ilkelliğe gönderme yapılıyor. bunları yapabilmek için başka bir boyuttan böceklerin gelmesine gerek yoktu. zira, kubrick ne olduğumuzu yıllar önce defalarca bizlere gösterip durdu.velhasıl, bol böcekli, yaratıklı, sinekli korku/bilimkurgu/fantastik/dram/gerilim/duygusal/anti-militarist/dindar/ateist olmaya çalışıp da hiçbirini olmayı beceremeyen bir film karşımızdaki. hiçbir iz bırakmadan sinema tarihinde yokolup gitmeye mahkum...
son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden birisi the mist. darabont senaryo kabiliyetini uyarlama filminde de mükemmel kullanmış. psikolojik bilimkurgu denilebilir bu filme belki de. öyle ki filmin bilimkurgu ve gerilim tarafı, psikolojinin ön planda tutulduğu izleyicinin yer yer sosyolojik saptamalara varabileceği sahnelerin gerisinde kalıyor, her ne kadar bazı yerlerde kör gözüne parmağım olsa da. darabont kendinden beklenen tokadı da öyle bir vuruyor ki, kendinize zor geliyorsunuz.
Filmin başlarında klasik bir korku filmi izliyorsunuz yer yer sıkıyor film.hatta bir ara mistik olay adlı filme bile benzettim.dinle ilgili propaganda yapılıyor sıkça.sonrasında son sahnelere gelindiğinde madem bunu yapacaktınız be adamlar niye bu kadar beklediniz dedim! genel anlamda sabrederek izledim çok gerilim korku veya gizem değildi.sonu belki klasik korku filmlerine benzememişti.insanları etkleyen ve filmi beğenmelerini sağlayan sanırım son sahneydi,duygusal olduğu için çoğu kişi çok beğendi ve beğenecek,ama filmin geneline baktığımızda aslında çok merak edilecek ya da korku gizem barındıran bir film değildi bence. Thomas Jane başarılıydı bence...
gercekden seyrettıgım en ii stephen kıng uyarlamalarından biri daha işte yonetmen 'frank darabont' ısrarla en ii yorumculardan biri 'shawshank redemption' ve 'green mile' dan ztn kendi kalıtesını belli etmiş bir yonetmen.film cok gercekçi anlatılmış yani o durumda kalınırsa ancak bu sekılde davranılırdı abartısız ve insanların davranışları tavırları ortam hersey gayet dogal olmuş..yaratıklarla mucadele etmeleri konusu yaratıkların türleri ozellıklerı hersey cok iidi gerılım gayet guzeldı ve en onemlisi unutulmayacak finali.mutlaka gorun bu fılmı dıorum.
Stephen King'in eserinden uyarlama olan bu gerilim, bilimkurgu, psikoloji ve gizem tarzında olan film. Yeşil Yol, Esaretin Bedeli vb. kült filmlerin yönetmeni olan Frank Darabont tarafından çekilmiştir. Film başlangıcı itibarıyla ters köşe yapıyor diyebiliriz. Çünkü bir uzaylı filmi beklerken farklı boyutun kapılarının yapılan deney sonucu açılmasıyla o kente giren devasa ve ölümcül yaratıklarla insanların mücadelesini konu alıyor aslında bu durumda bile yine insanın düşmanı kendisidir tezini işleniyor. Çünkü bir grup Brent Norton'a uyup inanmayıp dışarı çıkıyor ve canavarlara yem oluyor. Grup David Drayton'la birlikte akılcı ve mantıksal davranmaya çalışıyor. Bir grupsa en kötüsü Mrs. Carmody'e uyup antik,dini metinlere sığınıp akıl melekelerini yitirmiş gibi davranıyor. İnsanların korku ve panik anlarında ne kadar kaotik ortam yaratmaya ve ayrışmaya müsait olduğunu çok iyi işlenmiş durumda, birbirlerini canavarlara acımasızca yem etmekten kaçınmayacaklarını gösteriyor, en sondaki herkesi öldürmek zorunda hissedip arabada çocuğuyla beraber 4 kişiyi öldürmesi ve akabinde arabadan indiğinde askerlerin zırhlı araçlarla gelip kurtarması üzücü ve trajik bir son olması itibarıyla çok akılda kalıcı ve etkili olmuş. Thomas Jane bu duyguyu bize iyi yansıtmış diyeblirim. En başta çocuğunu bulmak için giden kadının çocuğuyla kurtulmasını görmesi de zor anda bir işe kalkışmak gerektiği mesajını vermiş. Filmin müzikleri de ambiyansa uygun olarak geçişlerle desteklenmiş. Görüntü yönetmenliğini başarılı ortamı iyi yansıtmış. Karakter gelişimleri daha iyi işlenebilirdi, karakterler biraz tek yönlü olmuş, baba ve oğul arasındaki duygu ve babanın koruma refleksi daha iyi işlenebilirdi. Kült olabilecek seviyeden o yüzden başarılı film seviyesine inmiş. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir film olmuş.
bu filme korkmak için ya da vahşet görmek için gidilmemeli. filmde gerçekten bundan ötesi var, insanoğlunun ne kadar piskopatlaşabileceği ele alınmış. baskı altında ne medeniyet kalır, ne medeniyet kuralları. aslında filmi izleyince dünyanın bazı yerlerinde hala neden recm gibi cezaların uygulandığını bile anlıyo insan. çaresiz kaldığında en delisini bile lider seçip peşinden gidebilecek koyunlar olduğumuzu, yobazlık ve insan aptallığını gözler önüne seren, oyunculuklar mükemmel olmasa bile izlenmesi gereken bir film bence.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.