En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
447 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
13 Nisan 2026 tarihinde eklendi
Stephen King uyarlaması olan Öldüren Sis; maalesef abartılı oyunculukları ve basit diyaloglarıyla düşük bütçeli bir televizyon filmi havasında kalmış. Korku türünün tüm klişelerini barındıran, görsel efektlerin zayıflığı ve atmosferin yetersizliği nedeniyle germeyi başaramayan, beklentilerimin altında kalan bir yapım.
YouTube'da film eleştirmenlerini dinliyorum ters köşe filmlerinin hepsinde bu filmin adı vardı filmin Neyii ters köşe onu da anlamadım garip masal gibi bir şey Ben bu filmi yapanları değil de bize önerenlere şaşırıyorum onlara kanıp 2 saatim boşa gitti Dün aynı duyguyu Old boyu izlerken de hissettim
Stephen King'in eserinden uyarlama olan bu gerilim, bilimkurgu, psikoloji ve gizem tarzında olan film. Yeşil Yol, Esaretin Bedeli vb. kült filmlerin yönetmeni olan Frank Darabont tarafından çekilmiştir. Film başlangıcı itibarıyla ters köşe yapıyor diyebiliriz. Çünkü bir uzaylı filmi beklerken farklı boyutun kapılarının yapılan deney sonucu açılmasıyla o kente giren devasa ve ölümcül yaratıklarla insanların mücadelesini konu alıyor aslında bu durumda bile yine insanın düşmanı kendisidir tezini işleniyor. Çünkü bir grup Brent Norton'a uyup inanmayıp dışarı çıkıyor ve canavarlara yem oluyor. Grup David Drayton'la birlikte akılcı ve mantıksal davranmaya çalışıyor. Bir grupsa en kötüsü Mrs. Carmody'e uyup antik,dini metinlere sığınıp akıl melekelerini yitirmiş gibi davranıyor. İnsanların korku ve panik anlarında ne kadar kaotik ortam yaratmaya ve ayrışmaya müsait olduğunu çok iyi işlenmiş durumda, birbirlerini canavarlara acımasızca yem etmekten kaçınmayacaklarını gösteriyor, en sondaki herkesi öldürmek zorunda hissedip arabada çocuğuyla beraber 4 kişiyi öldürmesi ve akabinde arabadan indiğinde askerlerin zırhlı araçlarla gelip kurtarması üzücü ve trajik bir son olması itibarıyla çok akılda kalıcı ve etkili olmuş. Thomas Jane bu duyguyu bize iyi yansıtmış diyeblirim. En başta çocuğunu bulmak için giden kadının çocuğuyla kurtulmasını görmesi de zor anda bir işe kalkışmak gerektiği mesajını vermiş. Filmin müzikleri de ambiyansa uygun olarak geçişlerle desteklenmiş. Görüntü yönetmenliğini başarılı ortamı iyi yansıtmış. Karakter gelişimleri daha iyi işlenebilirdi, karakterler biraz tek yönlü olmuş, baba ve oğul arasındaki duygu ve babanın koruma refleksi daha iyi işlenebilirdi. Kült olabilecek seviyeden o yüzden başarılı film seviyesine inmiş. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir film olmuş.
hikayenin düşüncesi güzel fakat kurgulama çok kötü. film baştan sona markette geçiyor. oyunculuklar aşırı derecede kötü. Böyle bir fikir daha iyi bir şekilde kurgulanmalıydı diye düşünüyorum
film o kadar zorlamaydı ki izlemeyi bıraktım. birisi siste bir şey var dedi kanlar içinde markete geldi. birinci işaret bu. david garaj kapısını yamulmuş şekilde gördü. ama bu david arkadaşımız, diğer salakları ikna etmeye pek de uğraş vermedı mantıksızlıktı. spoiler: sonra bir de norm öldükten sonra hala inanmayanların olması dayanma noktamı bitirdi. ya genç bir insan öldü hala nasıl [spoiler] inanmazsınız. [/spoiler]davidin yıkıklığı da beni sinirlendıren farklı bir şey. en yıkık insan bile canı söz konusu olduğunda aslan kesilir. öyle de olmalıdır. burda film bu noktadan çıkıyor
Film başı güzel. Ama sonu felaket kötü. Sonu kötü olduğu için zaman kaybı olarak görüyorum. Başroldeki mantıklı olan adamın sonunda yaptığı saçmalık. Sonunun böyle bitmesi beni üzdü.
Büyük beklentilerle başlayıp eh işte diye bitirdiğim bi film oldu. Kötü değildi ama o ne biçim bi sondu ya. Saçma oldu madem o kadar kolaydı neden en başta kurtarılmadılar 5 dk da tüm sisi dağıttılar saçma ve yeterli değil ayrıca neden oldu neden bitti bilgi verilmiyo klasik king sonları ısrarla izleyin demem bu film için
Stephan Hwaking’in ateizmle yanıp tutuşan zihninin bir yansıması tamamen. Sanırım inanca saygı sadece ateistlerin inancına duyulması gereken bir şey. Ben mi yanlış biliyorum : D? Kitabından uyarlanan bir dizi olduğunu hatırlatarak klasik türk dizilerine dönmüş bir dizi olmaktan öteye gidemediğini belirtiyorum. Olay örgüsü sıkışıp kalmış, ne yapsakta film ilerker mantığıyla ilerliyor bölümler. Hani olur ya film başından beri tanıdığın karakter son anda bir psikopata döner. Hepsi var burada : D Ayrıca kendi hayal dünyasında oluşturduğu doğa anayı sadece bu kitabında canlı tutabilmiş anlaşılan. Umarım doğa ana öbür tarafta iyi bakıyordur ona: D. Vaktinizi boşa harcamayın. Ne oyunculuk var bu dizide ne başka bir şey. Her detayında irrite edici bir şey bulmak istiyorsanız da kaçırmayın derin
Ele alınan konunun ve verilmek istenen mesajın çok açık olmasından dem vuran haklı bir eleştiri yapılabilir bu film için. Fakat bu haklılık filmin kalitesini düşürmez. Çünkü klasikleşmiş anlatılar beyaz perdeye taşındığı zaman diğer sinematografik unsurlar devreye girer. Bunlar görüntü, sanat, ses yönetmenlikleri veya oyunculuk şeklinde sıralanabilir. Frank Darabont'un usta gözü, görsel efektler , iyi oyunculuklar sayesinde film değerli hale gelmiş. Bağnazlık meselesinin eleştirilmesi, zor durumda kalan insanın psikolojik seyrini, kurtuluş yolunun ne kadar zor olduğunu çok güzel işlemiş. Filmin finaline kadar gösterilen aksiyon sadece bir senaryo ilerletme tekniği. Yani pastanın üstündeki kiraz gibi bir unsur. Bu filmden yaratıkların olduğu sahneleri çıkardığınız zaman film gücünden çok bir şey kaybetmez. Meselenin özü körü körüne bağnazlık olduğundan bu filmi aptal bir aksiyon veya korku filmi diye nitelendirmek haksızlık olur. Bağnazlığa ve işler sarpa sarınca sorgu sual etmeden boyun eğmeye karşı güzel bir eleştiri bu filmi. Final sahnesi de gayet başarılı bir twist idi bana göre.
Filmin son yarım saati süper olmuş, gerisi saçma sapan şeyler başka değil. Oyuncu kadrosu çok zayıf, bu tarz filmlerin baş rolüne popüler bi oyuncu konulması daha muazzam olurdu. Yinede 4 yıldız verdim bu film için
Tek kelimeyle harika.Sonu var ya.....Başyapıt bu kadar çarpıcı olacağını düşünmemiştim.Başlarda çok basit ve sıkıcı bir kıyamet günü senaryosu gibi olsa da sonu akıllardan çıkmayacak bir film.Keyifli seyirler.
Nostalji yapayım dedim ve bugün tekrar izledim. İlk defa izlediğimdeki duygular yine değişmedi. İnsanoğlunun bir felakette yani aciz-çaresiz kaldığı durumda neler yapabileceği, çaresizliğinde medeniyet filan dinlemeyeceği, kuralları olmadan neler yapabileceği çok güzel anlatılmış. Elbette filmin müziğinin de etkisi büyük. Finali ise yine gerdi beni. Kesinlikle arşivinizde bulunmalı.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.