filmi cuma gecesi izledim.eminim ki bu film başta ülkemizde olmak üzere dünyada da büyük beğeni uyandıracak.bunu hak etmiyor mu derseniz evet hak ediyor,gerçekten akıllıca hazırlanmış tuzaklar,senaryolar,karakterler var filmde.fakat ister istemez bu tarz 4e 5e gelmiş yapımlarda ’serinin en güzel filmi hangisi’ diye bir kavram oluşuyor insanların kafasında.ve bu bence kesinlikle ilk filmdi,çoğu kişinin benle aynı fikre sahip olduğunu sanıyorum.ikinci film de oldukça iyiydi.ancak 1den 4e kadar gerçekten de kalitesi azalan bir seri oldu saw bana göre.özellikle 3. filmdeki beyin ameliyatı sahnesinden itibaren anladık ki artık yapımcılar seyirciyi şok eden mükemmel finaller veya daha sade ama daha gerilimli,daha etkili filmler yerine, bahsettiğim gibi beyin,mide,kalp,böbrek görüntüleri gibi seyirciyi sadece ama sadece bayıltma ve bundan başarı sağlama amaçlı filmlere geçmeye başladılar.3.filmden sonra gazetelerde bayılma kusma haberlerini epeyce görmüştük,4ten sonraki haberleri düşünemiyorum.saw beğenilmesine rağmen benim gözümde gittikçe düşmeye devam ediyor.ilgi çekmesi için illa beyin ameliyatına,tüm organları bir bir gördüğümüz otopsi sahnelerine gerek yok.ne var ki özellikle bizim seyircimiz bu sahnelere hasta.izlediğim en iyi filmler sıralamasında üst sıralara yerleştirdiğim ilk filme,ve geçen gece izlediğim son filme bakıyorum.ve gerçekten saw efsanesinden gittikçe soğuduğumu düşünüyorum.tabii ki şahsi fikrim.
Bu ikinci yorumum. Çünkü bir kez daha izledim filmi. ve hani bizim 2. filmde kafamıza takılan bazı sorular vardı.. jigsaw bu işi tek başına nasıl yapıyor? nasıl gücü yetiyor falan. bu filmde o soruların cevaplarını bulacaksınız. aslında film çok güzel bağlanıyor diğer serilere. bizi her defasında şaşırtmayı başarıyorlar ve bunu daha önce yapan bir film daha yok. ancak bu kadar uzatmaları bazı yerlerde fire olmasına sebep oluyor ama önemli değil. 10/8,5
Ne yalan soyliyim bekledigimi aldim zaten Darren Lynn Bousman 2. filmden bu yana filmin yonetmen koltugunda bu da 2 filmde bizi sasirtmadigina gore onyargilardan siyrilip iyi bir seyler bekledigim gercegini dogruladigim andir.Guzeldi izleyin ama once ilk 3 unu(İzlemeyenler icin)
Birilerinin bu ekibe sinemanın sadece kurgudan ibaret olmadığını,bunun iyi bir film için gerekli unsurlardan yalnızca biri olduğunu söylemesi lazım.Çünkü artık sürekli aynı filmi izliyormuş gibi hissetmeye başladım.İlk filmde bunu yaptıklarında yeni ve etkileyici duruyordu.Şimdi ise bunu söylemek imkansız.Gerçi sonuçta ortaya pek öyle kepaze işler çıkmıyor,yoğun olarak eleştirildiği şiddet sömürüsü teen-slasher ya da aksiyon filmlerinin yaptığından farklı değil ama dört bölümdür seyircisinin daha az umrunda olacağını düşünerek kurbanlarının adi suç hükümlülerinden olduğunu inatla gözümüze sokması oldukça rahatsız edici.
Testere artık bir rutine bağlamış ve 90 - 100 dakikalık birer dizi film bölümü gibi her yıl pişirilip pişirilip önümüze konan bir yemek gibi. 4 ün 3 ten, 3 ün 2 den bir farkı yok. Herşey aynen devam ediyor. Standardı belli olan ne kötüleşen nede iyileşen bir seri.
Serideki bilinmez yada kafada soru işareti bırakan bir çok şeyin açıklığa kavuştuğu yeni üçlemenin ilk halkası olan ve ilk filmin kalitesine yaklaşan tek film.Darren Lynn Bousmanın çektiği son testere filmiki bu filmden sonra seri belli bir düşüşe geçti.10/8,5
testere filmin bence en güzeli . filmdeki sahne geçişleri daha önce hiçbir filmde hatta saw serisinde dahi görmedim. çok ilginç bir geçişi var : mesela adam kadını küvetin babinine atıyor ardından kapı açılıp içerden polis giriyor falan 3-4 tane böle sahne var. ve tuzaklarıda çok iyi
... Darren Lynn Bousman i$in suyunu cikarmaya devam ediyor. Dordunce bolumuyle huzurunuzda yeralan bir filmin "Oyun Daha Yeni Basliyor" (bundan oncekiler oyun degildi de neydi peki ?) gibisinden laflarla hala soyleyecek cok seyi varmis gibi hicbirsey soyleyememesine ne demeli peki. Yonetmen Bousman ayni gorsellikte, ayni kurgu numaralariyla bir kez daha seyirciyi sasirtmaya yoneliyor, flashback'lerle Jigsaw'in bilinmeyen yuzunu ortaya cikarmaya, hikayenin gecmisini daha da didiklemeye calisiyor ancak 95 dk. sonunda sikintidan ufleyip puflememize engel olamiyor. En son o cok orijinal ilk filmiyle gonlumuzde taht kuran 'Final Destination', birbirinden kotu devam filmleriyle boyle harcanmisti. "Saw IV", gercekten seri adina hicbir yenilik getirmeyen (daha fazla kan diyorsaniz buyrun) bir devam filmi, ancak gordugu ilgiye bakilirsa sonu yok gibi gozukuyor... (2/10)
Testere serisinin son bölümü (!) olan Testere 3’de yapımcılar bu filmi hakikaten bitirmeliymiş. Hem o film çok başarılıydı (serinin en iyi filmiydi) hem de ana karakter 'jigsaw' ölmüştü. Bu filmde olaylar yeniden bu sefer farklı bir jigsaw karakteriyle başlamış oldu ve açıkçası tam bir fiyasko olmuş, şimdi de Testere 5 ve 6 geliyormuş. Ne diyelim bu filminde akıbeti maalesef 13. Cuma, Halloween ve diğer korku filmleri gibi olacak sanırım.
Testere'nin dvd formatlı olarak çıkan serisini dün izleme fırsatım oldu. Aslında sürekli ertelediğim filmlerden biriydi. Bedensel ve bireysel şiddet filmleri itici gelmiştir. Lakin serinin 2. filmiyle beraber kurgudaki başarı beni serinin tamamına bağladı. Seride 2 ve 3. filmler son derece iyi. D. L. Bousman'ın performansının diğer yönetmenlerden iyi bulduğumu söylemek isterim. Böylesi bir kurgunun senaristliğini yapmak ve bireysel olarak böylesi bir şiddet kurgulamak ve bu kurguyu serinin 6 filmine bağlamak her yiğidin harcı değil. Tüm filmler benden 8 puan. Lakin 3. film 9 puanı hak ediyor.
belki de şu at gözlüklerini bir kenara atamadığımdan kaynaklanıyordur:ne olursa olsun testere filmlerini hep başarılı bulmuşumdur.dördüncüyü de dahil edersek aralarında sadece 3.film biraz geride kalmış gibi geliyor bana. kabul etmek gerekir ki serinin üçüncü filmi bir kısım izleyiciyi olduğu gibi beni de düşük seviyede hayal kırıklığına uğratmıştı.sonuçta Testere denilince akla hep süpriz bir final geliyor ve akıl almaz tuzaklar geliyor.üçüncü filmde biraz sıkma bir süpriz finalle karşılaşınca seri kötüye gidiyor hissine kapılmaktan kendimizi alamadık.neyse ki dört geldi ve herhangi izleyen birinin yorumunu duyup etkisi altında kalmadan vizyona girdiği gibi filmi izledim.kabul etmek gerekiyor ki üçteki dağınıklığı biraz toparlamış ve daha emin ancak daha karışık bir kurguyla hikayeye kaldığı yerden devam etmiş.tabi üçüncü filmden daha sert daha kanlı ve akla gelecek tüm dahaları karşılayan işkence teknikleri kullanılmıştı.hele her filmde olduğu gibi bu filmde de başlangıçtaki kurbanların vermiş olduğu yaşam mücadelesi izlerken germeyi başarıyordu.4.film serinin diğer filmlerine göre biraz daha kalabalık ve bu,kimi zaman kafanızın karışmasına neden olabiliyor.ilginçtir ki seri ilerledikçe filmdeki zaman da aynı doğrultuda geriye sarıyor,ta john kramer’in kuklayı yaptığı zamana kadar.bu filmde ekstradan testere felsefesinin aslında john’un karısı jill’e kimseye yardım etme.herkes kendine yardım edebilir demesinden çok iyi anlıyoruz.john’nun nasıl jigsaw’a dönüştüğünü an be an takip ediyoruz.film aslında güzeldi güzel olmasına ama beni doyurmayan bir şeyler vardı sanki.hem filmin sonunu tahmn ettiğimden hem de son dakikaları çok karışık algılamamdan kaynaklanıyor bence.gerçekten bu seferki kurgu bayağı karışıktı,bu da sizi diken üstünde izler gibi pür dikkat konsantre olmanıza neden oluyor.sanırım bu filmi ikinci defa daha izlemeden içime sindiremeyeceğim.son olarak filmin 5 ve 6.sinın da çekilceğini duymuştum ama bazı arkadaşlar final olduğunu söylüyorlar.bende bir an film bittiğinde öyle düşünmüştüm ama bazı soruların hala cevapsız kaldığını hatırladım.mesela üçüncü biterken jigsaw’ın rüyasında gördüğü kadını,amanda’nın okuduğu mektubu ve küçük kıza ne olacağı açıklanmadan noktalanmıştı.bu kez bazı sorular cevabını buldu ama hala amanda’nın okuduğu mektupta ne yazdığı açıklanmadı.bu da serinin devamının gelebileceğinin bir işareti herhalde.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.