En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
JeanClaudeVanDamme
Takipçi
1.209 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
27 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Post apokaliptik filmlerin en iyilerinden olmasını geçtim,en etkileyici olanlarından biri de aynı zamanda.Hollywood'un aksiyona bulayıp,bir tane de halkın içinden kahraman Amerikalı bulup,sağda solda robotları koşturmadığına da şahit olacakmışız demek ki.The Proposition ile gönülleri feth etmiş John Hillcoat nasıl bir yetenek olduğunu her karesiyle haykırıyor seyircinin yüzüne.İzledikten sonra çok değişmiş olabilirsiniz.
Beğendiğimi söylemek isterim. Çok fazla şiddet içermeyen ağır ilerlemesine rağmen atmosfer ve baba rolü oldukça iyi yapılmış tabi ki rolün hakkı sezara. Viggo Mortenseni yine bir yüzük sahnesinde izlemek ayrı bir durumdu. Herkesin seveceği türden film değil. Meraklılarına... 9/10
Her ne kadar dram filmi olsada baya gerildim,babanın yerine kendinizi koyunca gerilmemek elde mi ?O anneyle çocuğunun tarlada insanımsılar tarafından kovalanış sahnesini izleyip şok olmamak elde mi?İyi ve kötü yanlarıyla bir insanın şartlara bağlı olarak neye dönüşeceğini kafamıza vuran her şeyiyle olmuş bir film.
Bence mükemmel bir iş çıkarmışlar. Bir Dram filmi olayın derinliğini ve baba ile oğlu arasındaki ilişkiyi ancak bu kaar güzel gösterebilir.. Kesinlikle izleyin derim. 10/9
fazla söze gerek yok sadece viggo mortensenı izlemeniz bile yeter. konu işlenişi itibariyle giriş ve sonuca doğru ilerlemede seyirciyle fazla bişey paylaşmadan devam etsede seyrettiriyor nereye varacak soruları ile ekranda kalıyorsunuz. bir kaç arkadaşında bahsettiği gibi tanrının kitabı filmi genel itibari ile yol filmini biraz geçmiş olsada dediğim gibi viggo mortensen performansı kesinlikle görülmeli 10/8
Güzel bir dram filmi, seyredilesi bir teması var. Belki yaşantımızda bu sahnelere şahit olduğumuzdan da ileri gelebilir, ben açıkcası beğendim. İzleyin derim, iyi seyirler.
Aksiyon filmi izleyeceğiz diye izlemeyin sakın.Ama oskar denen gözü kör olasıca ödülün göremediği insanı 'geren' 'düşündüren' 'şok eden' 'Allah göstermesin böyle bir durumu' dedirten baba oğul ilişkisini damardan yakalayan 'insancıl' bir film bu.2009un en iyilerinden biri.Keşke en iyi erkek ödülünü alsaydı.ya da uyarlama senaryoyu.vs vs...10/10
Şimdiye kadar seyrettiğim en iyi post apokaliptikkıyamet sonrası ortamda geçen film diyebilirim.Atmosfer çok iyi yansıtılmış.Film ağır ilerliyor we oldukça gerçekçi.Aksiyon yok denecek kadar az.Viggo Mortensen çok iyi 1 performans sergilmiş oğlu rolündeki oyuncu ile.Arada Robert Duwall çıkıyor,o da çok sağlam.Her yer yıkık dökük ws..Tam bir bilinmezlik..Ben çok beğendim,bu tür filmleri sewenler hoşlanacaktır.8/10
10/10..Harika bir film. Senaryo ve oyunculuklar çok iyi. Filme yavaş demek saçma olur çünkü aksiyon yapmak için ortam yok. Yinede çoğu sahnede gerilim mevcut. Filmin vermek istediği mesaj da anlamlı..
Fragmanını az önce izledim.Kıyamet sonrası filmler yeni bir klasik kazanacak gibi görünüyor.Güçlü oyuncu kadrosu,sağlam atmosferiyle yılın en iyi filmlerinden biri.Ekim ayında ABD de gösterime giriyor.Bizde 2010 yılına kalabilir.
Bu gibi kıyamet senaryolarında kaçınılmaz bir durum olan yamyamlık olayını ,gerilimi tavan yapan sahnlerle ,insanın kanını donduracak korkunçlukta işlendiğini görüyoruz filmde.Fakat filmin bazı yerlerindeki mantık hataları gözümüze batmıyor değil.Bunuda amerikan filmlerindeki klişe olaylardan birine bağlarsak çoğu sahnesinde gözlerden yaş getirten bu filmin puanı bana göre 10/9 ...
Bazı klişe temalar vardır. Kıyamet veya küresel (ya da kıtasal) felaket sonrası yaşananlar da bunların başında gelir. Bir sürü film sayılabilir bu temaya sahip. Eğer bir film çekilirken bu tema kullanılacaksa yönetmenlere, oyunculara, kurguya, müziklere ve efektlere 2 kat yük biniyor. Bunların çoğunluğunun altından kalkamayanlar klişe filmden öteye geçemiyor ama altından kalkabilenler güzel bir film olarak adlandıralabiliyor.Ki bu film altında kalkanlardan birisi. Alışık olmayan beğenmeyebilir bu filmi. Ama beni içine almayı başardı. Diken üstünde izledim filmi. Yani onların rahatsızlığını ben de yaşadım tüm film boyunca.Havada kalan şeyler olduğundan bahsetmiş bazı izleyiciler. Bence havada kalan hiç birşey yok. O yüzden izlemeyen arkadaşlar, kafanız karışmasın bu konuda. Film, sadece adam ve çocuğun gözünden geçtiği için öyle hissetirmiş olabilir. Yani tıpkı gerçek hayattaki gibi, bir kaza olduğunu görürsünüz yolda. İnsanlar yaralanmıştır. Ambulans sesi duyarsın kaza yerinden geçerken. Toplanan insanlar vs. Ama sonrasında ne olduğunu bilemezsiniz. Kaza nasıl oldu kim öldü kim yaşıyor. Bu filmde de olaylar bu şekilde işlenmiş. Ki olması gereken de bu...Ayrıca filmdeki hiç bir karakterin adının olmaması mükemmel orjinallikte.Gerçekten etkileyici bir şey. O ortamda belki de en son lazım olan şey isim :) Gerçekten bazı olaylar rahatsız edici filmde... Etkilemeyi başarıyor...10/8.5
the roadın bizde vizyona girmemesi bence büyük bir talihsizlik,filme gelince oyunculuk-senaryo gayet iyi,kendini izlettirmeyi başaran başarılı bir dram-yol filmi 10/8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.