En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Damla AĞÜZÜM
30 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
23 Eylül 2025 tarihinde eklendi
AŞKA MI AŞIĞIZ YOKSA MANİPÜLE EDİLMEYE Mİ?
Aklımız hep olmayana meyilli... Yasak olan hep bizi cezbediyor. Kalbimiz ile aklımız arasında kalamıyoruz; çünkü kalbimiz diyor ki "o sana tuzak ama tuzakta eğlence var"... Biz de o eğlenceye sarılıyoruz.
İnsan bazen ateşe bile bile yürür ya bu film ona benziyor. Summer ile Tom arasındaki aşk değil, Summer'ın manipülasyonla bezediği bir şey, ama ne olduğu belli değil. Tom aynı işyerinde çalıştığı Summer'a kendi iradesiyle aşık oluyor ama bir yerden sonra iradesini kaybediyor. Summer en başında "adı konulmuş bir ilişki istemediğini" söylüyor ama bu yetersiz kalıyor. Çünkü Tom aşka düşmüş oluyor bile.
Filmi izlerken kızgınlıktan birçok sahneye odaklanamadım. Çünkü Tom'la öpüşen, aynı yatağa giren, elini tutan ama sonrasında "biz neyiz?" sorusuna yanıt vermekten kaçınan bir Summer var ve bu beni çıldırttı.
Açıkçası ortalama bir film fakat filmin birçok noktasında ortalama bir yapımın veremeyeceği hisleri veriyor. Ama bu hisler hep sönüyor, asla zirveye taşıyamıyor... Çok isterdim ki bu filmin senaryosu biraz daha güçlü olsun. Yine de harcadığım zamana değdi. Autumn göndermesi çok hoştu.
Film Romantik Komedi tadında. Aşk böyle ele alındığında filmlerde daha güzel oluyor. Her aşk filmde dram olması gerekmiyor. Film esnasında bazen 6 ay sonraya bazen 2 ay önceye gidip gelebiliyorsunuz. Bu çok keyifli. Zaman akışını çok iyi ayarlamışlar. İzlenmeye değer bir film.
(500) Days Of Summer'ın oldukça ilginç bir konusu var. Eğer bunu sade bir şekilde anlatırsam: Bir ilişkinin 500 gün içerisinde nasıl başlayıp nasıl bittiğini, geçen süreçleri ve ne hale geldiklerini anlatıyor bu film kısaca. Epey ilginç bir konu açıkçası. Üstelik filmdeki oyuncular da umut veriyor açıkçası. Peki bu film herkesin övdüğü kadar iyi mi?
Maalesef hayır. Bu filmin kötü olduğu anlamına gelmiyor, sadece bu türle ilgili yapılmış daha iyi filmler var ve bu filmin de bazı büyük zayıflıkları var.
Mesela bu film kronolojik sırada ilerlemiyor, bir TV dizisi gibi filmin ilerleyen sürelerinde nelerin yaşanacağını merak ederek izlettiriyor. Ve bunu yaparken de bazı önemli yerleri atlıyor açıkçası. Filmin çabasını takdir etsem de, ortaya çıkan sonucun tam olarak mükemmel olduğunu düşünmüyorum. Ana karakterlere daha yoğunlaşıp ortaya daha "fokus" bir film rahatlıkla çıkabilirdi.
Yine de, filmi beğendim. Çünkü ortaya attığı yeni şeyler oldukça başarılıydı, ayrıca Joseph Gordon-Levitt ile Zooey Deschanel'in oyunculukları da epey başarılydı. İnanılmaz Örümcek-Adam'dan tanıdığımız yönetmen Marc Webb de oldukça iyi bir iş çıkarmış.
Kısacası, bu filmi tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle. Kesinlikle görülmeye değeceğini düşünüyorum. Sadece bu konu ile ilgili daha iyi filmler yapıldı (en bariz örnekleri When Harry Met Sally ile Before Üçlemesi). Ayrıca filmin sonlandığı anı da pek sevmedim açıkçası, gerçekçi bir tonda ilerlemeye çalışan film o sahneyle kendisini resmen bozmuş.
Kesinlikle çok daha iyisi olabilirdi bence ama (500) Days Of Summer, bu haliyle bile izlenmeye değer.
ben anlamıyorum bu film neden bu kadar abartılıyor, tamam gerçek bir olay tamam yazarımızın başından geçmiş ama senaryo sıfır. filmin işlenişi güzel tabi sahneler,oyunculuklar özellikle müzikler içine alıyo filmin ama öyle ahım şahım bir şey değil. her aşk hikayesi değil desede bence bu bir aşk hikayesi sakin sakin yormadan izleyebilirsiniz ama size pek bir şey katmaz.
İzlemeden önce farklı bir filmle karşılaşacağımı tahmin ediyordum nitekimde öyle oldu klasik romantık filmlerin aksine farklı bir çerçevede ilerliyor aslında ilişkileri gerçekten de ilginçti çünkü sevgili değiller arkadaş da değiller dediğim gibi her açıdan farklı bir yapım olmuş etkileyici ve düşündürücü bir hayat felsefesi var içinde kader gerçekten var mıdır ?sorusunu sorguluyor veya olan şeyler de kaderimizin bir parçası mıdır ben zooey deschanel ın oyunculuğunu biraz soğuk bulduğumu belirtmek istiyorum diğer arkadaşlar ne düşünürler bilmem ama bana öyle geldi açıkçası.Bence değişik ve üzerine düşünmenizi sağlayacak bir film arayanlara veya işte bu benim hayatımın insanı diyorsanız emin olmadan bu filmi kesinlikle izleyin
Hayattan beklentilerimiz nedir ve bunun karşılığında hayat bize ne verir sorusuna cevaptır aşkın 500 günü.Bir çok kişinin kendini içerisinde bulacağı bir film.
sıradan bir senaryoydu ama filmin işleniş şekli çok farklıydı ve güzel olmuştu.giriş gelişme sonuç yoktu. baştan sondan ortadan sahneler vardı siz sonunda birleştiriyorsunuz. filmdeki karakterler de güzeldi. birçok romantik komediye göre güzel espiriler vardı.son 10 dk sı olmasaydı filme 9 verebilirdim. şok oldum hiç beklemediğim belkide istemediğim bir sondu. sanırım fazla gerçekçi olmuştu. 10/7
Birbirini tekrar eden,artık bıktıran aşk filmlerine yeni bir soluk getirmiş olup beğenimi kazanmıştır.Tüm aşk filmleri klişelerini tersten okutarak güzel bir finalle kendini izlettiriyor film.Tuvalet mizahından uzak keyifli bir seyirlik
konusunun sadece aşk olduğu filmler hoşuma gitmediği için ben sevmedim. filmin tek hoşuma giden tarafı anlatım tarzı. "beklenti - gerçek" ayrımı zekice, zamanda ileri geri gitmeler de hoş. girişte de bir "amelie" havası var. ama amelienin yanına yanaşamaz. imdbde bu filme oscarda adaylık verilmemesinin haksızlık olup olmadığına dair anket vardı. ben "haksızlık yok" dedim. 10/6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.