uzun süredir bir filme on puan vermemiştim.romantik filmler denince akla genellikle o 80lerden başlayıp özellikle 90lar sonuna kadar süren ve 2000lerde sadece bir iki örneğini görebildiğimiz hani hugh grantli,julia robertslı,meg ryanlı filmler gelir.fakat işte çağımızın romantik ve ilişkiler üzerine bir şeyler söyleyen filmi de (500) days of summer.kusursuz bir film ya,başka söze pek gerek yok.karakterler o kadar güzel yaratılıyor ve bize tanıtılıyor ki,onlarla yakınlık kurmamak elde değil.tomun nasıl bir insan olduğunu,summerın nasıl bir insan olduğunu kendimizi anlatır gibi anlatacağız neredeyse.başta çağımızın romantik filmi dememin bir sebebi de bu filmde bambaşka şeylerin olması tabii ki.müzik kullanımları,yaşam tarzları,zevkler,diyaloglar,ve yönetmenin becerisi olan günleri karışık anlatma veya beklenti - gerçek bölümü gibi dahiyane kullanımlar.senaryo inanılmaz sağlam,karakterler inanılmaz sağlam.oyuncuların ikisi de henüz genç olmasına rağmen belki de kariyerlerinin filmine imza atıyorlar.yönetmen genç marc webb bundan sonra kesinlikle takipçisi olacağım bir sanatçı.işte ben böyle filmleri seviyorum.şimdiye dek herhangi bir romantik filmin sonlarına doğru göğsüme arka arkaya yumruklar,gırtlağıma arka arkaya yutkunmalar gelmemişti.eğer filmin içine girebilirseniz o derece etkileyici yani.belli bir birikimi ve zevki olan izleyicilere tüm kalbimle öneriyorum.
İzlemeden önce farklı bir filmle karşılaşacağımı tahmin ediyordum nitekimde öyle oldu klasik romantık filmlerin aksine farklı bir çerçevede ilerliyor aslında ilişkileri gerçekten de ilginçti çünkü sevgili değiller arkadaş da değiller dediğim gibi her açıdan farklı bir yapım olmuş etkileyici ve düşündürücü bir hayat felsefesi var içinde kader gerçekten var mıdır ?sorusunu sorguluyor veya olan şeyler de kaderimizin bir parçası mıdır ben zooey deschanel ın oyunculuğunu biraz soğuk bulduğumu belirtmek istiyorum diğer arkadaşlar ne düşünürler bilmem ama bana öyle geldi açıkçası.Bence değişik ve üzerine düşünmenizi sağlayacak bir film arayanlara veya işte bu benim hayatımın insanı diyorsanız emin olmadan bu filmi kesinlikle izleyin
Tatlı müzikler, diğer romantik komedilerden farklı oluşu klişesini bilmemkaçıncı diyenimdir sanırım fakat gerçekten öyle. Ama abartmakta yanlış olur, güzeldi, hoştu, sıcaktı, detaylarıyla güzelleşen filmlerden biriydi. 8/10
Son yılların en özgün yapımlarından biri.Aynı anda hem eğlendiren,hem hüzünlendiren hem de düşündüren,benzerine rastlayamayacağınız unutulmaz bir deneyim.
Birbirini tekrar eden,artık bıktıran aşk filmlerine yeni bir soluk getirmiş olup beğenimi kazanmıştır.Tüm aşk filmleri klişelerini tersten okutarak güzel bir finalle kendini izlettiriyor film.Tuvalet mizahından uzak keyifli bir seyirlik
Özellikle aşk acısı çeken erkek bünyelerin uzak durması gereken bir film,çünkü aşırı doza neden bir soundtrack albümümüne sahip yapımda Joseph-Gordon Lewitt dikkat çekiyor.Yönetmen bu ilk uzun metrajlı filminde son derece özgün ve başarılı bir işe imza atmış,en sevdiğim sahne olan ''umut/gerçek'' sahnesi sinema tarihine geçecek kadar güzel.
Bence Zooey Deschanelin çok başarılı performansına rağmen karışık kurgusu ve hikayesi yüzünden vasatı aşmayan bir Romantik Komedi. Joseph Gordon Levittin oyunculuğu ise çok abartılıydı.
Hayattan beklentilerimiz nedir ve bunun karşılığında hayat bize ne verir sorusuna cevaptır aşkın 500 günü.Bir çok kişinin kendini içerisinde bulacağı bir film.
(500) Days Of Summer'ın oldukça ilginç bir konusu var. Eğer bunu sade bir şekilde anlatırsam: Bir ilişkinin 500 gün içerisinde nasıl başlayıp nasıl bittiğini, geçen süreçleri ve ne hale geldiklerini anlatıyor bu film kısaca. Epey ilginç bir konu açıkçası. Üstelik filmdeki oyuncular da umut veriyor açıkçası. Peki bu film herkesin övdüğü kadar iyi mi?
Maalesef hayır. Bu filmin kötü olduğu anlamına gelmiyor, sadece bu türle ilgili yapılmış daha iyi filmler var ve bu filmin de bazı büyük zayıflıkları var.
Mesela bu film kronolojik sırada ilerlemiyor, bir TV dizisi gibi filmin ilerleyen sürelerinde nelerin yaşanacağını merak ederek izlettiriyor. Ve bunu yaparken de bazı önemli yerleri atlıyor açıkçası. Filmin çabasını takdir etsem de, ortaya çıkan sonucun tam olarak mükemmel olduğunu düşünmüyorum. Ana karakterlere daha yoğunlaşıp ortaya daha "fokus" bir film rahatlıkla çıkabilirdi.
Yine de, filmi beğendim. Çünkü ortaya attığı yeni şeyler oldukça başarılıydı, ayrıca Joseph Gordon-Levitt ile Zooey Deschanel'in oyunculukları da epey başarılydı. İnanılmaz Örümcek-Adam'dan tanıdığımız yönetmen Marc Webb de oldukça iyi bir iş çıkarmış.
Kısacası, bu filmi tavsiye ediyor muyum? Kesinlikle. Kesinlikle görülmeye değeceğini düşünüyorum. Sadece bu konu ile ilgili daha iyi filmler yapıldı (en bariz örnekleri When Harry Met Sally ile Before Üçlemesi). Ayrıca filmin sonlandığı anı da pek sevmedim açıkçası, gerçekçi bir tonda ilerlemeye çalışan film o sahneyle kendisini resmen bozmuş.
Kesinlikle çok daha iyisi olabilirdi bence ama (500) Days Of Summer, bu haliyle bile izlenmeye değer.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.