Eve Dönüş
Ortalama puan
3,7
591 Puanlama

105 Kullanıcı yorumları

5
18 Eleştiri
4
30 Eleştiri
3
26 Eleştiri
2
25 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacıgil
Turgay Buğdacıgil

Takipçi 2.405 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
29 Eylül 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Ömer Uğur'un, yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Eve Dönüş"; 100 yıllık Cumhuriyet mücadelesi tarihindeki, "en önemli" kırılma anlarından birisine tanıklık edilen...

İç acıtan görüntülerle dolu bir dönem draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde...

Son derece haklı bir biçimde...

Sibel Kekilli'ye "En İyi Kadın Oyuncu", işkenceci polis komiserini canlandıran Civan Canova'ya da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödüllerini kazandıran bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

- Eylül başları 1980, İstanbul -


Gecenin, ağırlaşarak ilerleyen saatlerinde...

Güncel olarak sokaklar da...

Duvarlara yapılan, alışıldık nitelikteki bir yazılama ve afişleme çalışması esnasında...

Ellerindeki malzemelerle...

Ani bir polis baskınına maruz kalan sol görüşlü gençler...

Kaçarlarken, öncesinde el koydukları gece bekçisinin silahıyla...

Polisle çatışmaya girdiklerinde...

***

Dışarıdan gelen sesler üzerine...

TV izlerken uyuya kalan Mustafa'da (Memet Ali Alabora) birden uyanarak...

Oda da yanmak da olan ışıkları ve açık kalan TV'yi de kapattığı gibi...

Pencereden de olan bitene...

Göz ucuyla, şöyle bir bakar...

***

Ardından da...

Yürüyerek durağa gidip servis otobüsüne binerek...

Çalışmak da olduğu tekstil fabrikasının...

Gece vardiyasında işbaşı yaparken...

***

Yeni satın aldıkları ve kendilerince...

Paha biçilemez değerdeki CRT nitelikteki televizyonun borçları nedeniyle...

Sürekli fazla mesai yapan, kendisiyle farklı vardiyadaki karısı Esma (Sibel Kekilli) ile hiç görüşemiyor olmalarının yanı sıra...

Küçük kızları Elif'in de (Gizem Taştan)...

Anneannesi (Perihan Savaş) ve Kore gazisi dedesi Sacit (Savaş Dinçel) ile beraber yaşamak mecburiyetinde kaldığını...

***

Fabrikadaki, yoğun sendikal ve siyasal örgütlenme girişimlerine rağmen Mustafa'nın...

Arkadaşı Cahit'le (Cengiz Küçükayvaz) beraber...

Sendika baş temsilcisi Nuri'yi de (Necmettin Çobanoğlu) kızdırmak pahasına...

Sendikadaki toplantılara katılmak yerine kahvehanede okey oynayıp...

Ziyadesiyle apolitik takıldıklarını...

***

Ama...

İşin daha da kötüsü...

Mustafa'nın başının...

Bir yıldır kendilerini tahliye etmek isteyen ev sahibi Mahmut (Can Kolukısa) ile dert de olduğunu da öğreniriz...

***

Derken...

Yaklaşık bir aydır...

Para biriktirmek gayesiyle...

Vardiya, vardiya...

Ve...

Mesai, mesai koşuşturmaları sebebiyle...

Bir türlü bir araya gelemeyen Esma ile Mustafa geceyi birlik de geçirip...

Güzelce bir hasret giderirlerken...

***

Aynı gece...

Yani 12 Eylül 1980 gecesi, sabaha karşı...

Ülkede askeri bir darbe yapılarak yönetime el konulur...

***

El konulur konulmaz da...

Ertesi işbaşı günü sendikacı Nuri ve Güler (Seçil İssi) ile...

Bu tür işlerle yakından ilgilen öteki işçiler...

Fabrikanın kapısındaki kimlik kontrolünde, birer birer göz altına alınarak...

Askeri araçlara doldurulurlarken...

***

Çok geçmez...

Asılsız bir ihbar sonrasında...

Gece yarısı yapılan bir polis baskınıyla da...

Karısı ve korkarak ağlayan kızının gözleri önünde...

Örgüt üyesi, solcu teröristlerden "Şehmus" olduğu suçlamasıyla...

Yaka paça tutuklanan Mustafa'da...

İşkence edilerek sorgulanmak amacıyla emniyete götürülür...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 31...

***

Elbette Ömer Uğur'un...

Benzer nitelikteki bir faşizan vahşeti...

Pinochet Şili'sindeki, "Tony Manero" (2008), "Post Mortem" (2010) ve "No"dan (2012) oluşan muhteşem bir üçlemeyle...

Tüm dünyanın gözlerine sokabilen, Pablo Larraín kıvamındaki bir sinemacı olmadığını biliyoruz...

***

Fakat yine de...

12 Eylül günlerinin psikolojisinin, sadece sınırlı bir kesimiyle de olsa yeterince hissettirildiğini düşündüğümüz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; sıkılmadan izleyeceklerinden kesinlikle emin olduğumuz...

70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
30 Kasım 2006 tarihinde eklendi
ya aslında güzel bir filmdi ama nasıl desem sanki eksik birşeyler vardı tam oturmamış gibiydi...yani o dönemdeki olaylar çok güzel yansıtılmış ancak sonuçta bu bir film, biraz daha gelişme bölümüne bir şey katabilirlerdi...biraz da duygu sömürüsü gibi geldi bana,bilmiyorum filme iyi de diyemiyorum kötü de;ancak bana göre iyi olan objelerden biri de kimsenin beğenmediği ve aksanını eleştri yağmuru altında tuttuğu sibel kekilliydi...bence altın portakal festivealindeki ödülü tam anlamıyla hakediyordu...5/10
jordan85
jordan85

Takipçi 61 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
23 Eylül 2008 tarihinde eklendi
Bencede o dönemi gayet iyi anlatmış.Oyunculaklar çok ahım şahım değil ama konu ve işleniş güzel.Sıkılmadan izlenilebilir...
mrs-durden
mrs-durden

Takipçi 350 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
9 Şubat 2008 tarihinde eklendi
çok sarsıcı insanı gerçekten etkiliyor.oyunculuklar gerçekten çok iyiydi bizim ülkemizin geçmişinden ,gerçeklerinden söz ediyor ve bunu çok sert ve cesur bir biçimde yapıyor
atillaburge
atillaburge

Takipçi 93 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
30 Nisan 2007 tarihinde eklendi
Filme, film gibi bakıldığında oyunculuk, senaryo, kurgu, yönetsel açı neredeyse berbat olmuş.. Filmin düşüncesi güzel ama bunu görsele çevirmede inanılmaz başarısız olmuş... Ayrıca neredeyse tüm oyunculuklar (sibel kekilli hariç) berbat... Bilhassa Mehmet Ali Alabora o kadar kötü ki, söyleyecek söz bulamıyorum kaldı ki daha bugüne kadar oynadığı tek bir filmde dahi kaliteli bir oyunculuk çıkardığını görmedim. Şahsımca bu filmi seyrederek boş vaktinizi bile öldürmüş olursunuz...
ilsalaron
ilsalaron

Takipçi 644 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
4 Kasım 2006 tarihinde eklendi
Sanırım Altın Portakal Film Festivali ödül dağıtımında ne kadar politik ve reklâma dayalı ödül verdiğini bu filmle kanıtlamış, bu film herhangi bir ödül vermek bile abes. Evet, belki ben şahsen 12 Eylül döneminde ilkokul çocuğu olduğum olayları tam bilemediğim ve anlatılanlardan anlamlar kazanmaya çalıştığım için filmde geçen sahneleri tartışmayacağım. Ancak, filme gelince ilginç bir hikâye var (pek inandırıcı gelmedi bana ya neyse), sağlam bir kurgu söz konusu, ama buna rağmen son derece başarısız ve filmin ağırlığını kesinlikle kaldıramayacak bir kadro, büyük bir çelişki söz konusu. Film ağır bir siyasi bir dram ama kadroya genel olarak baktığımızda BKM, Reyting Hamdi kökenli komedyenlerden oluşuyor buna ek olarak her filmde kendini Memoli oynuyormuş zanneden bu karakterden bir türlü sıyrılamayan Mehmet Ali Alabora ve son derece tartışmalı sanatçımız (!) Sibel Kekili filmde boy gösteriyor. Benim sanırım asıl takıntım Kekilli'ye oldu, ben genel eğilim gibi Kekilli'nin Almanya daha önce rol aldığı iki elin parmaklarını geçmeyen porno filmlere takılmayacağım, zira hem Hollywood'da hem de Yeşilçam'da nice sanatçılar bir zamanlar bu tarz filmlerde öyle yahut böyle bir şekilde rol almışlardır, bunun en çarpıcı ve ilginç örneği sanırım Barbara Streissand'dir (isteyen Google'dan araştırabilir), Streissand'in herkes nerede olduğunu şu ana çok iyi biliyor. Ben asıl sıkıntım şu; böyle ağır bir filmde, Türkçesi çok kıt olan ve ne dediği pek anlaşılamayan bu yüzden de seyirciyi sıkıntı veren (neden başkası tarafından seslendirilmemiş bilemiyorum) Kekili'nin bu tarz filmde oynatılması büyük bir risk değil mi, nitekim bana göre filmin en zayıf oyuncusu Kekili'ydi. Bir de bu filmi pek de değinilmeyecek bir konu da ele alacam. Bu film Uluslararası destekli bir film ve sanırım farklı ülkelerde altyazılı gösteriliyor, yani bu filmi merak eden yabancılarda bu film seyretmiş olacak. Yönetmenimiz Uğur'a şu çarpıcı soruyu sormak gerekiyor; senin ülken yıllarca işkence sahneleri yüzünden ?Geceyarısı Ekspressi'ni yasakladı, eleştirdi, yerin dibine soktu (ki burası tartışmasız doğru) ancak sen tutuyorsun bu filmde yaklaşık yarım saat boyunca adeta ?Geceyarısı Ekspressi'ndeki sahneleri bile masum kılacak bir şekilde işkence sahneleri gösteriyorsun ve bu filmi izleyen yabancılara ve yabancı sinema sektörlerine bilmeyerek de olsa malzeme vermiş olmuyorsun. O zaman, bize bu filmi bir şekilde seyreden yabancılar sormaz mı, ?Geceyarısı Ekspressi'ni neden eleştiriyorsun diye, kendi yaptığınız filme baksanıza demez mi? Kendi kazdığımız kuyuya kendimiz düşüyoruz farkında olmadan yazık gerçekten çok yazık.
umuty90
umuty90

Takipçi 199 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
11 Kasım 2006 tarihinde eklendi
Ben istediğimi bulamadım açıkçası. Dönemi gözler önüne seriyor ama oyunculuk ve senaryo çok başarılı değildi. Özellikle Sibel Kekilli'nin ödül alması şaşılacak şey.
widmark-2
widmark-2

Takipçi 457 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
3 Kasım 2006 tarihinde eklendi
beğenmedim bu filmi oyunculuklar birkaç isim dışında kötü erdal tosun altan erkekli iyi ayrıca sürpriz konuk oyunculardan biri hoşuma gitti kusura bakma sayın ömer uğur 12 eylül ciddi bir konu ve sulandırılmış bir film seyretmek bana tat vermedi
basakbilgi
basakbilgi

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
12 Ocak 2007 tarihinde eklendi
Sanat yönetimi, konusu, oyuncularıyla gayet iyi bir film olması gerekirken, piyes havasında geçen diyaloglarla hayal kırıklığı yaratan film. Kapanışındaki "memleket hala bu anayasa ile yönetiliyor" yazısı çok çarpıcıydı.
sule-inan
sule-inan

Takipçi 19 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
27 Ocak 2007 tarihinde eklendi
böylesi önemli bir konuyu işleyen filmin içi nedense boş.12 eylülü işleyen diger filmlerde anlatılanlardan daha farklı bişey yok.daha iyi olabilirdi.
sinema
1 ziyaretçi
2,5
5 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Bir kore gazisinin filmdeki karakteri filmin ne kadar taraflı ne kadar devleti küçük düşürmeye çalışan bir yapım olduğunu gösteriyor. Daha önce yazdıklarım yazılmamışdı bu yazı da bir sorun yoktur inşallah!!!
desperate74
desperate74

Takipçi 7 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
14 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
umduğumdan iyi bulduğumu itraf etmeliyim. özellikle memet ali alabora beni çok şaşırttı. zira bu film dışında bu güne kadar oyunculuğu bana hiç gerçekçi gelmemişti. bu filmde hayat dolu bir insandan işkence sonrasında bitmiş bir insana dönüşü çok iyi canlandırdığını düşünüyorum. ayrıca civan canova ’da gayet başarılıydı.. işkencenin dayanılmazlığı karşılığında hocaya 'babamı gösterseler o diyecektim'diyen tutuklunun bu sözleri bir çok şeyi anlatmakta zaten. genel olarak başarılı bir film diyebilirim sanırım..
fanmail
fanmail

Takipçi 4 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
22 Aralık 2006 tarihinde eklendi
Senaryo ve oyunculuk olarak film yavan kalıyor. Fakat yıllardır değinilmeye çekinilen bir konuya parmak basması filmi izlemek için yeterli bir sebep görünüyor. Bence bu dönemi merak eden herkes izlemeli.
dryfb84
dryfb84

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
18 Kasım 2006 tarihinde eklendi
böylesine usta+ ödüllü insanların oldugu bir filmde oyunculuk ancak bu kadar kötü olabilirdi.. özellikle ilk yarı şakamı bu napmış bunlar dedm bu kadar duyarlı oldgum bi konuyu edindikleri için.. her ne kadar 2. bölümde azda olsa toparlamış olsalarda filmde oyunculuk yok gibi düşünüyorum..
xjessicax
xjessicax

Takipçi 4 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
13 Kasım 2006 tarihinde eklendi
film idare ederdi.bazı sahnelerini hiç beğenmedim !!!!
sibel kekillinin sesi de hakkaten hiç uymamış.
memet ali alabora 'nın oyunculuğuna diyecek lafım yok :)
sonuç olarak filme bi gidin görün derim
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler