En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
jamesbond-2
Takipçi
1.684 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
21 Şubat 2008 tarihinde eklendi
Ben o yılları yaşamadığım için bilemem fakat böyle filmlerden görerek gerçekten acı gerçekleri öğrenmiş oluyoruz.Oyunculuklar iyiydi.Aslında herkesin izlenmesi gereken bir film gerçeklerin bilinmesi açısından.İyi seyirler.
izlediğim ve gerçekten etkilendiğim en iyi türk filmlerinden biriydi.yürek burkan bir hikaye.gerçeklen gözler önüne seriliyor.alaborayla birlikte kekilli de oldukça başarılı.
Film konusuyla izlenmeyi hak ediyor ama maalesef oyunculuklar çok vasat. Mehmet Ali Alabora yer yer kendisini kurtarsada, Sibel Kekilli tam bir felaket bence. Çok merak ediyorum memlekette başka bayan oyuncu yokmuyduyda Sibel Kekilliyi oynatmışlar. Bu seçimin amacının sadece ses getirmek olduğu o kadar aşikarki. Bir çok arkadaşında belirttiği gibi Türkçe oynamak konusunda o kadar yetersizki. Ana dili Türkçe olan birini oynatmak akıllarına gelmemişmi diye sorasım geliyor ama az öncede dediğim gibi amaç farklı işte. Hiç değilse oynadığı karakterin bir Almanya geçmişi falan olsaymış bari. Almanyadan gelen bir kızı oynayabilriid. Bir yerde buna değinilseydi en azından bir mazeret olabilridi. Neyse... Altan Erekkli dışında oyunculklar maalesef iyi değil. Civan Canovayı öven bazı arkadaşlar var ama ben oyununu çok abartılı buldum. Film genel olarak izlenmeyi hak ediyor. En azından anlatmak istedikleri uğruna izlenebilir.
İşkenceci polis amirini Cengiz Küçükayvaz değil Civan Canova oynuyor.Canova muhteşem performans sergiliyor.Zaten başarılı oyuncu bu rolüyle En iyi yardımcı erkek oyuncu ödülüne layık görülmüştü bir festivalce.Ödülü alnının hakıyla hak etmiş.Yanlış yazdığım için hatamı düzelteyim dedim...
Eve Dönüş’ü çoktandır merak etmeme rağmen bir türlü izleyememiştim, nihayet izleme fırsatım oldu bugün :)))Filmi iki açıdan değerlendirmek lazım. Birincisi ve kolay olanı anlattığı hikaye açısından. Gerçekten de herkesin malumu olduğu üzere Eve Dönüş filmi, çok değil daha 28 yıl önce, yaşadığımız ülkede gerçekleşmiş darbeyi anlatıyor. Maalesef sözü edilen darbe 'askeri'. Darbe 'askeri' olunca haliyle yaşananlar da birtakım 'askeri' özellikler arz etmekte. Filmi bu yönüyle oldukça beğendim, ancak 'etli ve sütlüye' yeterince dokunmuş bulmadığımı da belitmek isterim...Filme ideolojik olarak bakmayı bir kenara bırakırsak, elimizde kalan 'başarılı' olarak nitelenebilecek bir sinema eseri değil korkarım :(( Bu konuyu işleyen bir filmin daha başarılı bir eser olarak vücut bulması gerekirdi...Filmideki oyunculuklar için başkaları neler düşünür bilemem ama çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Mehmet Ali Alabora’nın performansı bana göre yetersiz ve inandırıcılıktan yer yer uzaktı. Sibel Kekilli ise yetersiz Türkçe’siyle sırıtıyor ancak, Alabora’dan daha iyi iş çıkardığı da bir gerçek...Film anladığım kadarıyla fazla bir bütçeye sahip değil. Dikkat çekmiştir mutlaka, çekimlerin çoğu dar açılı. Belli ki arka planı döneme uyduracak imkanlardan yoksundu filmi çekenler. Tabi böyle bir film çekip yeterli maddi desteği sağlayacak sponsor(lar) bulmak pek olası değil Türkiye’de...Eve Dönüş’ün yukarıda belirtmiş olduğum eksileri -bana göre- çok da önemli değil. Lakin bir eksisi daha var ki kanımca en büyük eksiklik buydu filmde. O da '12 Eylül askeri Darbesi' nin atmosferini yeterince yansıtamamış olması. Ünlü Türk Ressamı(!) Kenan Evren’in televizyonda çok değer verdiği halkına(!) nutuk atarken göründüğü sahneler, üç beş asker ve askeri araç, radyodan Hasan Mutlucan’ın darbeyi haber verdiğpi sahneler dışında darbe ve öncesinin atmosferi adeta geçiştirilmiş...Yetersiz yönleri olmasına rağmen, yine de güzel bir film Eve Dönüş. Yediden yetmiş’e değil belki ama yediden 37’ye herkesin mutlaka izlemesi gereken arşivlik bir film Eve Dönüş...
12 eylül sürecine ilişkin söylenecek birçok sözü hala söyleyememiş,ikinci bir Yılmaz Güneyini yaratamamış Türk sinemasının durumu göz önüne alındığında ’’Eve Dönüş’’şüphesiz takdire şayan bir filmdir. Bundan önce izlediğimiz 12 Eylüle ilişkin filmlerde;ana karakterler daha çok sol kültürle yoğrulmuş,içlerinde devrimci bir idealizm taşıyan,’’68 kuşağının’’bağrından çıkan onurlu insanlar olurdu.’’Hoşçakal Yarın’’ filminde(her ne kadar 12 Marta ilişkin bir film olsa da)Deniz Gezmişlere(Berhan Şimşek)doğrulan kamera,’’Ses’’filminde yıllar sonra işkencecisiyle yüzleşen bir devrimciye(Tarık Akan)yönelmiş,’’Eylül Fırtınası’’ filminde de Atıf Yılmaz’ın yönetmenliğinde bir dönem karınca kararınca mercek altına alınmaya çalışılmıştı.(örnekleri çoğaltmak mümkün.) ’’Eve dönüş’’filminin alamet-i farikası ise sanırım M.Ali Alabora’nın canlandırdığı apolitik bir kimlik üzerinden işkenceler,baskılar,fişlenmeler sürecinden geçen bir toplumda,darbenin gölgesinde bir yaşam tutturmanın ne denli zor olduğunu gösterebilmesidir.650.000 kişinin göz altına alındığı,sözümona şüpheli ’’intiharların’’gerçekleştiği bir süreç belki de en iyi bu karakter üzerinden yansıtılabilir ve dramatik doku en iyi böyle bir kimlik üzerinden senaryoya yedirilebilirdi. Fikrin orjinalliğinden ötürü Ömer Uğur’u kutlamalıyız;ancak işkence sahnelerine kadarki bölümler için küçük bir mim koyuyorum;zira toplumun içinde bulunduğu politik ortamın bu sahnelerde hakkınca yansıtılamadığını düşünüyorum.Son derece şematik kalan diyaloglar,sınıf bilinciyle yakından uzaktan ilgisi olmayan ’’işçi sınıfı kompozisyonu’’ ve mizah katalım derken hikayenin altında yatan dramatik dokunun bir ölçüde zedelenmesi...İşkence sahnelerinde yaratılan gerçeklik ise ruhlarımıza tokat gibi iniyor ve bu bağlamda sert bir film olarak ’’Eve Dönüş’’yüklendiği toplumsal duyarlılık misyonunu yerine getirmiş oluyor. M.Ali Alaboranın çok başarılı bir kompozisyon çizdiği filmde Sibel Kekilli aksanından kaynaklı eksikleri beden diliyle kapatmaya çalışıyor ve kanımca bunu başarıyor.(her ne kadar ’’Duvara Karşı’’filmindeki performansının çok altında da olsa).Kore savaşında savaşmış Savaş Dinçel(Sibel Kekilli’nin babası) ise sağ-sol kamplaşması içindeki bir toplumda anti-komünist eğilimi ve ’’kutsal devletçi’’yaklaşımıyla sağ kesimi sembolize eden önemli bir karakter olarak kanımca kilit bir işlev görüyor.Perihan Savaşın da çok başarılı bir oyunculuk sergilediği filmde diğer bütün yan roldeki oyuncular da göz dolduruyor. Film demokratlığı kendinden menkul Evren Paşa’nın(!)dünya siyaset literatürüne girecek konuşmalarıyla(!) da besleniyor ve belgesel üslup 12 eylül cuntacılarını tanımada önemli bir işlev görüyor .Kapanış jeneriğindeki yazı ise cunta artığı bir anayasayla yönetilen ülkemiz üzerine tekrardan bir düşünme fırsatı veriyor. Altın Portakalda jüriyi de bölen bu film kesinlikle izlenmeyi hak ediyor...
Bence kaliteli bir yapım olmuş gerçekçi ve ders verici Memet Ali Alabora zirveye çıkmış oyunculuğu görülmeye değer daha iyi yapılamazdı heralde ufak tefek kusurları var filmin sonlarına doğru ama yinede herkesin izlemesi gereken bir film filmin sonunda emininm çok şey hissediceksiniz sahneler çok iddialı ve başarılı herkese tavsiye ederim
bu dönemin yansıtılması gerekiyordu ve bunu yaptılar filmde sanki bi şeyler havada kalmış gibi oyunculuklar abartılı sibel kekillinin ne işi var böyle önemli bir filmde anlamadım bile mehmet ali alabora blki hep maskeli beşler hababam gibi çocuk işlerinde oynadığından mıdır nedir bana inandırcı gelmedi ama bilmediğimiz dönemleri anlatması açısandan ii bi film ama keşke oyuncu seçimi populariteye bakılmadan yapılsaydı bi fikret kuşkan oynasa muhteşem olurdu
bu film neden bu kadar düşük oy almış anlamadım doğrusu belkide insanlar gerçekleri bu kadar güzel yansıtan film karşısında şaşırmışlardır belkide bundan dolayı filme oy verirken şaşırmışlardır bende 10/10 vererek biraz yükseltmek istiyorum lütfen bu tarz filmlere sahip çıkalım
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.