Eve Dönüş
Ortalama puan
3,7
594 Puanlama

105 Kullanıcı yorumları

5
18 Eleştiri
4
30 Eleştiri
3
26 Eleştiri
2
25 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
2 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
11 Kasım 2014 tarihinde eklendi
baskıcı bir dönemde yaşanılan sıkıntıları çok güzel şekilde yansıtmış 7/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
21 Şubat 2008 tarihinde eklendi
Ben o yılları yaşamadığım için bilemem fakat böyle filmlerden görerek gerçekten acı gerçekleri öğrenmiş oluyoruz.Oyunculuklar iyiydi.Aslında herkesin izlenmesi gereken bir film gerçeklerin bilinmesi açısından.İyi seyirler.
nskmourinho
nskmourinho

Takipçi 998 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
7 Nisan 2011 tarihinde eklendi
Dnem filmleri ekilmesini desteklesemde bu kadar basit ve amatrce olmamal diye dnyorum.Sibel kekillinin oyunculuu akllara zarar.3/10
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 898 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
1 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
ızlenılmesı gereken onemlı fılmlerden bırısı halıne gelmıss mutlaka ızleyın
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
4 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Ağır dram öğeleri taşıyan bir farklı bir Türk filmi.

10/6
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
29 Eylül 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da kaleme alan Ömer Uğur'un, yönetmen koltuğunda da oturmak da olduğu "Eve Dönüş"; 100 yıllık Cumhuriyet mücadelesi tarihindeki, "en önemli" kırılma anlarından birisine tanıklık edilen...

İç acıtan görüntülerle dolu bir dönem draması olarak geliyor karşımıza...

***

Gelin isterseniz...

Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde...

Son derece haklı bir biçimde...

Sibel Kekilli'ye "En İyi Kadın Oyuncu", işkenceci polis komiserini canlandıran Civan Canova'ya da "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" ödüllerini kazandıran bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

- Eylül başları 1980, İstanbul -


Gecenin, ağırlaşarak ilerleyen saatlerinde...

Güncel olarak sokaklar da...

Duvarlara yapılan, alışıldık nitelikteki bir yazılama ve afişleme çalışması esnasında...

Ellerindeki malzemelerle...

Ani bir polis baskınına maruz kalan sol görüşlü gençler...

Kaçarlarken, öncesinde el koydukları gece bekçisinin silahıyla...

Polisle çatışmaya girdiklerinde...

***

Dışarıdan gelen sesler üzerine...

TV izlerken uyuya kalan Mustafa'da (Memet Ali Alabora) birden uyanarak...

Oda da yanmak da olan ışıkları ve açık kalan TV'yi de kapattığı gibi...

Pencereden de olan bitene...

Göz ucuyla, şöyle bir bakar...

***

Ardından da...

Yürüyerek durağa gidip servis otobüsüne binerek...

Çalışmak da olduğu tekstil fabrikasının...

Gece vardiyasında işbaşı yaparken...

***

Yeni satın aldıkları ve kendilerince...

Paha biçilemez değerdeki CRT nitelikteki televizyonun borçları nedeniyle...

Sürekli fazla mesai yapan, kendisiyle farklı vardiyadaki karısı Esma (Sibel Kekilli) ile hiç görüşemiyor olmalarının yanı sıra...

Küçük kızları Elif'in de (Gizem Taştan)...

Anneannesi (Perihan Savaş) ve Kore gazisi dedesi Sacit (Savaş Dinçel) ile beraber yaşamak mecburiyetinde kaldığını...

***

Fabrikadaki, yoğun sendikal ve siyasal örgütlenme girişimlerine rağmen Mustafa'nın...

Arkadaşı Cahit'le (Cengiz Küçükayvaz) beraber...

Sendika baş temsilcisi Nuri'yi de (Necmettin Çobanoğlu) kızdırmak pahasına...

Sendikadaki toplantılara katılmak yerine kahvehanede okey oynayıp...

Ziyadesiyle apolitik takıldıklarını...

***

Ama...

İşin daha da kötüsü...

Mustafa'nın başının...

Bir yıldır kendilerini tahliye etmek isteyen ev sahibi Mahmut (Can Kolukısa) ile dert de olduğunu da öğreniriz...

***

Derken...

Yaklaşık bir aydır...

Para biriktirmek gayesiyle...

Vardiya, vardiya...

Ve...

Mesai, mesai koşuşturmaları sebebiyle...

Bir türlü bir araya gelemeyen Esma ile Mustafa geceyi birlik de geçirip...

Güzelce bir hasret giderirlerken...

***

Aynı gece...

Yani 12 Eylül 1980 gecesi, sabaha karşı...

Ülkede askeri bir darbe yapılarak yönetime el konulur...

***

El konulur konulmaz da...

Ertesi işbaşı günü sendikacı Nuri ve Güler (Seçil İssi) ile...

Bu tür işlerle yakından ilgilen öteki işçiler...

Fabrikanın kapısındaki kimlik kontrolünde, birer birer göz altına alınarak...

Askeri araçlara doldurulurlarken...

***

Çok geçmez...

Asılsız bir ihbar sonrasında...

Gece yarısı yapılan bir polis baskınıyla da...

Karısı ve korkarak ağlayan kızının gözleri önünde...

Örgüt üyesi, solcu teröristlerden "Şehmus" olduğu suçlamasıyla...

Yaka paça tutuklanan Mustafa'da...

İşkence edilerek sorgulanmak amacıyla emniyete götürülür...

***

Ancak...

Geleneksel üslubumuz gereği...

"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...

Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...

Burada noktalarız...

Dakika 31...

***

Elbette Ömer Uğur'un...

Benzer nitelikteki bir faşizan vahşeti...

Pinochet Şili'sindeki, "Tony Manero" (2008), "Post Mortem" (2010) ve "No"dan (2012) oluşan muhteşem bir üçlemeyle...

Tüm dünyanın gözlerine sokabilen, Pablo Larraín kıvamındaki bir sinemacı olmadığını biliyoruz...

***

Fakat yine de...

12 Eylül günlerinin psikolojisinin, sadece sınırlı bir kesimiyle de olsa yeterince hissettirildiğini düşündüğümüz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; sıkılmadan izleyeceklerinden kesinlikle emin olduğumuz...

70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

***

Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...

"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...

Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...

25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...

Keyifli seyirler,
Demirtas
Demirtas

Takipçi 888 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
7 Temmuz 2008 tarihinde eklendi
Film konusuyla izlenmeyi hak ediyor ama maalesef oyunculuklar çok vasat. Mehmet Ali Alabora yer yer kendisini kurtarsada, Sibel Kekilli tam bir felaket bence. Çok merak ediyorum memlekette başka bayan oyuncu yokmuyduyda Sibel Kekilliyi oynatmışlar. Bu seçimin amacının sadece ses getirmek olduğu o kadar aşikarki. Bir çok arkadaşında belirttiği gibi Türkçe oynamak konusunda o kadar yetersizki. Ana dili Türkçe olan birini oynatmak akıllarına gelmemişmi diye sorasım geliyor ama az öncede dediğim gibi amaç farklı işte. Hiç değilse oynadığı karakterin bir Almanya geçmişi falan olsaymış bari. Almanyadan gelen bir kızı oynayabilriid. Bir yerde buna değinilseydi en azından bir mazeret olabilridi. Neyse... Altan Erekkli dışında oyunculklar maalesef iyi değil. Civan Canovayı öven bazı arkadaşlar var ama ben oyununu çok abartılı buldum. Film genel olarak izlenmeyi hak ediyor. En azından anlatmak istedikleri uğruna izlenebilir.
ilsalaron
ilsalaron

Takipçi 644 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
4 Kasım 2006 tarihinde eklendi
Sanırım Altın Portakal Film Festivali ödül dağıtımında ne kadar politik ve reklâma dayalı ödül verdiğini bu filmle kanıtlamış, bu film herhangi bir ödül vermek bile abes. Evet, belki ben şahsen 12 Eylül döneminde ilkokul çocuğu olduğum olayları tam bilemediğim ve anlatılanlardan anlamlar kazanmaya çalıştığım için filmde geçen sahneleri tartışmayacağım. Ancak, filme gelince ilginç bir hikâye var (pek inandırıcı gelmedi bana ya neyse), sağlam bir kurgu söz konusu, ama buna rağmen son derece başarısız ve filmin ağırlığını kesinlikle kaldıramayacak bir kadro, büyük bir çelişki söz konusu. Film ağır bir siyasi bir dram ama kadroya genel olarak baktığımızda BKM, Reyting Hamdi kökenli komedyenlerden oluşuyor buna ek olarak her filmde kendini Memoli oynuyormuş zanneden bu karakterden bir türlü sıyrılamayan Mehmet Ali Alabora ve son derece tartışmalı sanatçımız (!) Sibel Kekili filmde boy gösteriyor. Benim sanırım asıl takıntım Kekilli'ye oldu, ben genel eğilim gibi Kekilli'nin Almanya daha önce rol aldığı iki elin parmaklarını geçmeyen porno filmlere takılmayacağım, zira hem Hollywood'da hem de Yeşilçam'da nice sanatçılar bir zamanlar bu tarz filmlerde öyle yahut böyle bir şekilde rol almışlardır, bunun en çarpıcı ve ilginç örneği sanırım Barbara Streissand'dir (isteyen Google'dan araştırabilir), Streissand'in herkes nerede olduğunu şu ana çok iyi biliyor. Ben asıl sıkıntım şu; böyle ağır bir filmde, Türkçesi çok kıt olan ve ne dediği pek anlaşılamayan bu yüzden de seyirciyi sıkıntı veren (neden başkası tarafından seslendirilmemiş bilemiyorum) Kekili'nin bu tarz filmde oynatılması büyük bir risk değil mi, nitekim bana göre filmin en zayıf oyuncusu Kekili'ydi. Bir de bu filmi pek de değinilmeyecek bir konu da ele alacam. Bu film Uluslararası destekli bir film ve sanırım farklı ülkelerde altyazılı gösteriliyor, yani bu filmi merak eden yabancılarda bu film seyretmiş olacak. Yönetmenimiz Uğur'a şu çarpıcı soruyu sormak gerekiyor; senin ülken yıllarca işkence sahneleri yüzünden ?Geceyarısı Ekspressi'ni yasakladı, eleştirdi, yerin dibine soktu (ki burası tartışmasız doğru) ancak sen tutuyorsun bu filmde yaklaşık yarım saat boyunca adeta ?Geceyarısı Ekspressi'ndeki sahneleri bile masum kılacak bir şekilde işkence sahneleri gösteriyorsun ve bu filmi izleyen yabancılara ve yabancı sinema sektörlerine bilmeyerek de olsa malzeme vermiş olmuyorsun. O zaman, bize bu filmi bir şekilde seyreden yabancılar sormaz mı, ?Geceyarısı Ekspressi'ni neden eleştiriyorsun diye, kendi yaptığınız filme baksanıza demez mi? Kendi kazdığımız kuyuya kendimiz düşüyoruz farkında olmadan yazık gerçekten çok yazık.
naked-soul
naked-soul

Takipçi 561 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
30 Kasım 2006 tarihinde eklendi
ya aslında güzel bir filmdi ama nasıl desem sanki eksik birşeyler vardı tam oturmamış gibiydi...yani o dönemdeki olaylar çok güzel yansıtılmış ancak sonuçta bu bir film, biraz daha gelişme bölümüne bir şey katabilirlerdi...biraz da duygu sömürüsü gibi geldi bana,bilmiyorum filme iyi de diyemiyorum kötü de;ancak bana göre iyi olan objelerden biri de kimsenin beğenmediği ve aksanını eleştri yağmuru altında tuttuğu sibel kekilliydi...bence altın portakal festivealindeki ödülü tam anlamıyla hakediyordu...5/10
widmark-2
widmark-2

Takipçi 457 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
3 Kasım 2006 tarihinde eklendi
beğenmedim bu filmi oyunculuklar birkaç isim dışında kötü erdal tosun altan erkekli iyi ayrıca sürpriz konuk oyunculardan biri hoşuma gitti kusura bakma sayın ömer uğur 12 eylül ciddi bir konu ve sulandırılmış bir film seyretmek bana tat vermedi
wolkiwolki
wolkiwolki

Takipçi 454 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
7 Şubat 2008 tarihinde eklendi
Eve Dönüş’ü çoktandır merak etmeme rağmen bir türlü izleyememiştim, nihayet izleme fırsatım oldu bugün :)))Filmi iki açıdan değerlendirmek lazım. Birincisi ve kolay olanı anlattığı hikaye açısından. Gerçekten de herkesin malumu olduğu üzere Eve Dönüş filmi, çok değil daha 28 yıl önce, yaşadığımız ülkede gerçekleşmiş darbeyi anlatıyor. Maalesef sözü edilen darbe 'askeri'. Darbe 'askeri' olunca haliyle yaşananlar da birtakım 'askeri' özellikler arz etmekte. Filmi bu yönüyle oldukça beğendim, ancak 'etli ve sütlüye' yeterince dokunmuş bulmadığımı da belitmek isterim...Filme ideolojik olarak bakmayı bir kenara bırakırsak, elimizde kalan 'başarılı' olarak nitelenebilecek bir sinema eseri değil korkarım :(( Bu konuyu işleyen bir filmin daha başarılı bir eser olarak vücut bulması gerekirdi...Filmideki oyunculuklar için başkaları neler düşünür bilemem ama çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Mehmet Ali Alabora’nın performansı bana göre yetersiz ve inandırıcılıktan yer yer uzaktı. Sibel Kekilli ise yetersiz Türkçe’siyle sırıtıyor ancak, Alabora’dan daha iyi iş çıkardığı da bir gerçek...Film anladığım kadarıyla fazla bir bütçeye sahip değil. Dikkat çekmiştir mutlaka, çekimlerin çoğu dar açılı. Belli ki arka planı döneme uyduracak imkanlardan yoksundu filmi çekenler. Tabi böyle bir film çekip yeterli maddi desteği sağlayacak sponsor(lar) bulmak pek olası değil Türkiye’de...Eve Dönüş’ün yukarıda belirtmiş olduğum eksileri -bana göre- çok da önemli değil. Lakin bir eksisi daha var ki kanımca en büyük eksiklik buydu filmde. O da '12 Eylül askeri Darbesi' nin atmosferini yeterince yansıtamamış olması. Ünlü Türk Ressamı(!) Kenan Evren’in televizyonda çok değer verdiği halkına(!) nutuk atarken göründüğü sahneler, üç beş asker ve askeri araç, radyodan Hasan Mutlucan’ın darbeyi haber verdiğpi sahneler dışında darbe ve öncesinin atmosferi adeta geçiştirilmiş...Yetersiz yönleri olmasına rağmen, yine de güzel bir film Eve Dönüş. Yediden yetmiş’e değil belki ama yediden 37’ye herkesin mutlaka izlemesi gereken arşivlik bir film Eve Dönüş...
mehtap6
mehtap6

Takipçi 385 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
filmin konusu tabiki güzeel,türküyenin zor bir dönemini anlatıyor.işkence sahneleri etkileyici ama ben oyuncu kadrosunu çok başarılı bulmadım.7/10
boldheart
boldheart

Takipçi 397 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
23 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
Bence kaliteli bir yapım olmuş gerçekçi ve ders verici Memet Ali Alabora zirveye çıkmış oyunculuğu görülmeye değer daha iyi yapılamazdı heralde ufak tefek kusurları var filmin sonlarına doğru ama yinede herkesin izlemesi gereken bir film filmin sonunda emininm çok şey hissediceksiniz sahneler çok iddialı ve başarılı herkese tavsiye ederim
throughout
throughout

Takipçi 367 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
1 Aralık 2010 tarihinde eklendi
Daha iyi anlatılabilirdi bu etkili konu.. konusunun altında ezilen bir film eve dönüş.. hatta zaman zaman sıkıldığımı bile söyleyebilirim... sonuç olarak vasat bir film
basakbilgi
basakbilgi

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
12 Ocak 2007 tarihinde eklendi
Sanat yönetimi, konusu, oyuncularıyla gayet iyi bir film olması gerekirken, piyes havasında geçen diyaloglarla hayal kırıklığı yaratan film. Kapanışındaki "memleket hala bu anayasa ile yönetiliyor" yazısı çok çarpıcıydı.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler