En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
BABA S.
Takipçi
96 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
21 Ekim 2020 tarihinde eklendi
20 defa izlediğim ve her birinden ayrı çıkarım yaptığım,Di Caprio'nun en iyi oyunculuk performanslarından biri.Psikoloji-gerilim türünde asla unutulmayacak bir film.İyi seyirler...
Sizi meraklandıracak, düşünderecek bir film arıyorsanız kesinlikle izleyin derim. Filmi izledikten sonra bile ne olduğunu çözemedim. Açıkcası film çok gereksiz uzatılmıştı. Bana sıkıcı geldi. Bu tarz filmleri çok sevmediğimden gerek olsa. Ama izlenebilir güzel bir film. Ayrıca gerçek hayatta böyle şeyler oluyormu acaba ? diyede düşündürüyor. Umarım olmuyordur :)))
Filmi ilk izlediğimde şaçma bittiğini düşündüm ama daha sonra youtubeden filmin analizi ne baktim gerçekten çok iyiymiş ilk izleyen herkesde benim gibi düşünür filmden sonra youtubeden filmin analizini izleyin ne kadar mukemmel olduğunu anlarsıniz
Film bittiğinde beynim yandı tam olarak pekiştiremedim ama biraz araştırınca ne kadar muhteşem olduğunu anladım. Sinematografi, oyunculuk üst düzey. Ayrıca Senaryo ve kurgu zeka dolu.
Fazlasıyla harikaydı ya film bitti ama hâlâ sorguluyorum. Psikolojikmen insanı allak bullak eden bir film. Sonundanda emin olabilseydim keşke. Gerçekten deli miydi yoksa deli olduğuna mı inandırıldı? Anlayan varsa anlatsın lütfen
Film efsane izlemenizi tavsiye ederim. spoiler: Şöyle bir sıkıntı var adam deli ise cidden ve son sahnede hemşirin elindeki demir iğneler lobotomi aletleriydi. lobotomi gerçekten orada yapılan bir şeyse adam deli değil çünkü bunu mağradaki doktor ona anlatmıştıspoiler:
İyi kurgulanmış filmleri seviyorsanız ve filmin başında sonunun nasıl biteceğini tahmin etmek istemiyorsanız ya da tahmininizin sizi yanıltmasını istiyorsanız kesinlikle kaçırmamanız gereken bir film. Yönetmen Martin Scorsese filmi mükemmel bir kurgu içerisinde çekmiş ve Leonardo DiCaprio, bu adama artık Oscar'ı verin!
Shutter Island, Martin Scorsese ve Leonardo DiCaprio ikilisinin yeni bir şaheseri. Film son yılların en iyi filmlerinden birisi. Film önce Teddy ile Chuck polis ikilisinin bu adaya gelmesiyle başlıyor. Filmin başları biraz sıkıcı olsa da daha sonra olaylar gelişiyor, sağdan beklerken soldan vuruyor. Filmin geneline bakarsak öncelikle Shutter Island (Zindan Adası)'ın atmosferi çok etkileyici. Normal, sakin bir yer gibi gözükürken bu akıl hastanesinin altında nelerin yattığını öğreniyoruz. Ya da öğrenemiyoruz? Aslında filmin konusu Teddy ve Chuck'ın adada kayıp birisini bulma araştırması gibi gözükse de aslında durum çok farklıymış. Konuya daha çok filmde kaybolan hasta Rachel'ın yazdığı not örnek gösterilebilir: "67 kim?" Aslında bundan sonra adada 66 hastanın olduğunu öğreniyoruz fakat bir 67. hasta var ve bu kim? (Film hakkında spoiler vermeden bu kadar oldu ancak) Yönetmen Scorsese, adanın o gergin havasını filmin senaryosu, çekimleri ve müziği ile çok iyi yansıtmış. Oyunculuklara gelirsek filmin önemli karakterlerinden birini canlandıran Ben Kingsley, önceden aldığı Oscar'ın hakkını bu filmde yeniden vermiş. Başroldeki ünlümüz Leonardo DiCaprio ise gerçekten başarılı oynamış. Hatta o kadar başarılı oynamış ki "Artık şu adama bir Oscar verin" performanslarından biri olmuş. Chuck'ı oynayan oyuncu ve şimdi çoğumuzun The Avengers'dan tanıdığı Mark Ruffalo bu filmde biraz sönük kalmış. Yanda DiCaprio parıldarken Ruffalo, bütün film boyunca biraz fısıltı gibi olan sesiyle oynamış bu filmi. E haliyle sönük kalacak böyle. Bunların dışında filmin bazı yerleri bu film ile aynı yılda vizyona giren yine DiCaprio'nun filmi Inception ile ortak noktalar taşıyor. "Şu an gerçek mi yoksa bu bir rüya mı?" tarzında. Sonuç olarak gizemli gerilim tarzını, DiCaprio-Scorsese ikilisini sevenlerin kaçırmaması gereken etkileyici bir film bu. Film yüksek ve heyecanlı temposuyla ilerliyor ve sürpriz finali ile seyirciyi hiç sıkmadan bitiyor. Tavsiye ederim. 4/5
İzlediğim en iyi psikolojik-gerilim filmidir diyebilirim. Filmi izlerken ne olacağını tahmin edemiyorsunuz, etseniz bile bir sonraki sahnede sizi şaşırtmayı başarıyorlar. Özellikle sonu gerçekten çok iyiydi.
Zannetmiyorum ki en ilk kez izlendiğinde anlaşılabilsin. Ayrıca son sahnede erkek sağlık görevlisinin elinde tuttuğu metal demirler lobotomi için kullanılan ameliyat malzelemeleri. Doktor ortak diye yanına gittiğinde Leo’nun iyileşip iyileşmedini anlamaya çalışıyor. Sonra iyileşmediğini anlıyor. Asıl mesele Leo’nun bunu bilerek yapıp yapmaması . Çünkü aklı yerini geldiğinde gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalıyor bence o sahnede de her şeyin farkındaydı ama son replikte bir canavar olarak mı ölmek daha iyi yoksa iyi bir insan olarak mı dedi. Yani her şey hatırlaması kendisine çok kötü hissettiriyordu ve akıl sağlığı yerinde ölmektense lobotomi yapılarak duygusuz ve hissiz ölmeyi hiç bir şey hatırlamamayı tercih ediyor.
Martin Scorsese yine yaptı yapacağını! İlla biz izleyicileri dumurdan dumura uğratacak... Ekürisi Leonardo DiCaprio ile olan uyumu filme de yansıyınca izlemek ayrı bir keyif veriyor insana. Filmin müziği, senaryosu,oyunculuklar,efekt ve görüntüleri muazzam. Buna birde iki usta; Ben Kingsley ve Max Von Sydow eklenince film Sergei Babkov çıtasını bile aşacak noktaya geliyor. Film bittiğinde bile 3 bilinmeyen denklemlerde yaşadığım mantalite sorunlarını Leonardonun isimleri ve işlevlerinde yaşadım. Mutlaka izleyin.
spoiler: Film başladığında Nicholas Cage'in "Lanetli Ada" (The Wicker Man) filmine benzer bir durum yaşanacağını yani adamın gizemlerle dolu adada tutsak kalacağını düşünmüştüm halbuki sonunda Bale'nin "Makinist"i çıkacağı kimin aklına gelirdi :)(
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.