En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
447 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
11 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
Gerçekten zihin yakan bir film arıyorsanız tam size göre. Kasvetli havası ve gizemiyle sizi koltuğa çivileyen, Leonardo DiCaprio’nun oyunculuğuyla büyülediği bir sinema klasiği. Hikaye boyunca sizi öyle bir manipüle ediyor ki, finalde gelen o meşhur ters köşeyle şoka giriyorsunuz. Küçük detayları yakalamak için biter bitmez tekrar açıp izlemek isteyeceksiniz. Kesinlikle kaçırmayın.
Ters köşe film hayranı olarak hayatımda izlediğim en iyi Ters köşe film,6. His filmini bile geride bırakır öyle diyim. ilk kez bir filmi izledikten sonra günlerce kendime gelemedim. Leonaronun performansı mükemmel ö ters köşe çıtasını öyle bir yükseltiyor ki bundan sonra izleyeceginiz ters köşe filmler sizi kesmeyecek!
İzlediğim en iyi filmlerden biri. Film ilerledikçe detaylar ve ters köşeleriyle mükemmelleşiyor. Efsane sonuyla beni etkisi altına bıraktı tam bir ters köşe. Gustav Klimt’in “The Kiss” tablosunu andıran sahnesi de filme anlat katıyor. Herkesin izlemesi gereken bir film. Her izleyişte yeni bir detay fark edilir. Psikolojik anlamı derin olmakla birlikte izlerken asla sıkılmıyorsunuz.
*Filmin Genel Konusu: 1954 yılında geçen filmde, Teddy Daniels (Leonardo DiCaprio) ve ortağı Chuck Aule (Mark Ruffalo), akıl hastalarının tutulduğu Ashecliffe Hastanesi’ne kaybolan bir hastayı bulmak için giderler. Ancak araştırmaları ilerledikçe hastane ve çalışanları hakkında şüpheleri artar. Teddy, burada gizli deneylerin yapıldığını ve kendisini susturmaya çalıştıklarını düşünmeye başlar.
(DİKKAT SPOİLER İÇERİR!) *Peki Gerçek Ne? Aslında Teddy Daniels diye biri yok! Teddy’nin gerçek adı Andrew Laeddis, yani film boyunca aradığı "kötü adam" kendisi. O, eşini öldürmüş bir akıl hastası ve yıllardır bu hastanede yatıyor. Doktorlar onu tedavi etmek için ona özel bir terapi yöntemi uyguluyor: Ona kendi yarattığı dünyayı oynama şansı tanıyorlar.
Teddy’nin "ortağı" sandığı Chuck, aslında onun baş doktoru Dr. Sheehan.
Hastane yöneticisi Dr. Cawley, bu senaryoya uyum sağlayarak Andrew’un gerçekle yüzleşmesini amaçlıyor.
*Finalde Ne Oluyor? Filmin sonunda Andrew (Teddy), olanları hatırlıyor ve eşini öldürdüğünü kabul ediyor. Ama ertesi gün yine Teddy gibi davranmaya başlıyor. İşte burada filmin en kritik sahnesi geliyor:
Andrew, Dr. Sheehan’a dönüp “Sence hangisi daha kötü olurdu? Canavar olarak yaşamak mı, iyi bir adam olarak ölmek mi?” diyor.
Bu söz, onun bilinçli olarak tekrar Teddy rolüne büründüğünü gösteriyor. Çünkü gerçeği kabullenmek onun için çok acı verici. Eğer "iyileşemezse", doktorlar onu lobotomiye (beynine müdahale edilerek bilinçsiz hâle getirilmesi) gönderecek. Andrew da muhtemelen bu acıyla yaşamak yerine bilinçsiz bir şekilde var olmayı seçiyor.
Yani filmin finalinde Teddy (Andrew), aslında deli olmadığı hâlde bilinçli bir şekilde deliliği seçiyor!
*Bu olaylar da filmin ne kadar akıl almaz bir şey olduğunu gösteriyor. Psikoloji, dram ve gizem filmlerini sevenler için tam bir başyapıt. (9/10)
Filmin keyfine, ancak filmi bitirip, üzerine düşünüp, çözümleyebildiğinizde varabileceğiniz bir yapım. Bu nedenle filmin son anlarına kadar genel bir belirsizlik ve bekleyiş hakimdir. Uzun bir bekleyişin ardından filmin sonuca bağlanma bölümünün de aynı ölçüde filme yayılarak yapılmasını tercih ederdim. Film atmosferi, oyunculuk kalitesi ve senaryo gayet iyi.
Fazlasıyla efsanevi. Ben hala teddy'nin Andrew çıktığı sahnedeyim. Son sahnede fazlasıyla kafa karıştırıcı gerçekten Andrew mu yoksa bu bir oyun mu? Bence bir bakın derim ;)
KENDI YORUMUM DEGIL FILMI IZLEDIM BEĞENDİM PSIKOPAT BIR TANINDIĞIM YUZUNDEN YAZIYORUM LEONARDO DICAPRIO TAKINTILI FANLARININ OLDUGUNU BIL KARDESIM OYUNCULUGUNA LAFIM YOK AMA TAKINTILI HAYRANLARIN AMK
Efsanevi bir filmdir 3 defa izledim atmosferi oyunculukları senaryosu o kadar zarif bir şekilde yazılmış ki gerçekten muazzam bir filmdi. O kadar çok ince ayrıntılar var ki ilk izleyişte anlaması biraz zor olabilir fakat ikinci izleyişte film daha da güzelleşiyor :)) spoiler: Son sahnedeki sözü bilmeyen yoktur "Hangisi daha kötü olurdu? bir canavar olarak yaşamak mı? İyi bir insan olarak ölmek mi?"
film çok çok iyi konusu oyunculuklar ve hikaye gelişme ve sonuç güzel bağlanıyor çoğu yerde anlamak için 3- 4 defa izlenmesi gereken denilen bir film değil. Dikkat vererek izlendiğinde konu çok hoş güzel bir ters köşe. İzlemeye değer
Beni gerçekten fazlasıyla şaşırtmayı başarmış izleme zevki çok yüksek bir film. Bundan sonra arkadaşlarıma önereceğim filmler arasında kesinlikle ilk sırada olacak. Her zaman sonu bu şekilde şaşırtıcı biten filmleri sevmişimdir ama bunun kalitesi bambaşksydı. Gerçekten bu kadar iyi bir film olduğunu ilk 1 saati izlerken anlayamamıştım, düğümler çözüldükten sonra her şey yerine oturdu ama bu film artık tekrardan izlemem gereken filmlerden birisi, ileri bir tarihte tekrardan izleyip detaylarına dikkat edicem. Scorsese in en kaliteli filmlerinde ilk üçe kesinlikle koyarım gerçekten çok güzeldi.
Bence işin gerçeği adamin yaşadıkları sonuna kadar doğruydu sonunda hala patron demesinden belliydi yoksa hastasına neden öyle hitap etsin orada aklının hala yerinde olduğuna ısrar edince kendi sonunu hazırladı
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.