En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ahmet Aydeniz
Takipçi
14 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
6 Ağustos 2013 tarihinde eklendi
çok güzel psikolojik gerilim filmi izlemek istiyorsanız mutlaka izleyin. konu ile ilgili sürekli zihniniz çalışmak zorunda kalıyor ve film sizi istediği gibi yönlendiriyor. size duyguları yaşamak kalıyor. merak gerilim,spoiler: öfke hüzün kabullenme
kesinlikle izleyin derim..scorsese ve dicaprio ikilisinin bir araya geldiği filmlerin hepsini izlemek gerek..bu filme gelirsek başta senaryo olmak üzere oyunculuk ve filmin atmosferini çok beğendim
sonunu tahmin bile edemiyceğiniz mükemmel bi fil bence.çogu kişi filmden sıkıldığını söylesede ben filmden keif aldım ve tavsiye oranım çok yüksek.film puanımsa 10/9.izlemeyenlere duyurulur
Başka bir yönetmenin elinde bir B filmi olabilecekken Martin Scorsese gibi bir ustanın elinde bir filmin nerelere gelebileceğinin en iyi kanıtı.Filmlere yönetmenlerin katkısını görmek için daha iyi bir seçenek olamaz herhalde.Özellikle ilk yarım saati ve dedektiflerin adaya gelişleri sırasındaki kadraj ve fonda çalan müzik benim için unutulmaz bir deneyim oldu.Zaten bir Martin Scorsese filmi demek de Shutter Island için yeterince açıklayıcı olacaktır.
Film gizemli filmler arasında öne çıkan yapıtlardan bir tanesi.filmin her saniyesini çok iyi takip etmeniz lazım ki filmin sonunu anlaya bilesiniz.Gerçekten leonardo dicapri yonun titanic inception gibi ünlü başyapıtlarını aratmayacak bir film diyebiliriz.
Hakikatler yoksa hayallerden mi ibaret?" sorusu asırlardır aklımızı karıştırır. Felsefe, her ne kadar bu soruya kuşkucu ve akılcı yapısıyla değindiyse de bir sonuç alamadı. İşte bu akıl yürütme insanın iç haline indirgendiğinde sorunlara neden oldu. Bireyi kimlik çatışmaları ve arayışlarla karşı karşıya bıraktı. Ona hakikatler ile hayalleri bir birine karıştıran kurgusal bir o kadar da sisli hayatın kapılarını araladı. Martin Scorsese'ın Zindan Adası (Shutter Island) adlı filmi de sözünü ettiğimiz görünüşte hakiki ancak temelde hayali bir hayata işaret ediyor. Film, buz dağının görünen bölümünü sunuyor görünmeyen bölümünü ilk etapta izleyicinin bulmasını istiyor. Yazar Dennis Lehane'nin romanından sinemaya adapte edilen Zindan Adası'nda, konuya ruhi buhran içinde olan kahramanın gözünden bakılıyor. Yönetmen, dilini onun algılamalarına dayanarak kuruyor. Sinema tutkunlarına filmin içeriği ve iletisini hemen sunmak gibi bir kolaycılığa kaçmıyor. Michel Foucault'nun ünlü yapıtı Deliliğin Tarihi'nden de beslenen filmde bilmece çok iyi örülüyor. Kahramanın iç dünyası, bocalamaları ve gelgitleri profesyonelce yansıtıldığını inkâr edemeyiz. Filmin hikâyesi ABD'nin Boston açıklarında yer alan bir ada hapishanesinde geçiyor. Dedektif Teddy Daniels ile ortağı Chuck akıl hastası suçluların tutulduğu hapishaneye gemiyle yol almaktadır. Çünkü çocuklarını vahşice öldüren Rachel adlı katil hapishaneden firar edip sırra kadem basmıştır.
Güzel bi şizofreni filmiydi tabi akıl oyunları kadar asla olamaz ama izlenebilecek türdendi...Filmin sonunda bütün sorular cevabını buluyor ve o zamana kadar durumu tam olarak kestiremiyorsunuz bu nedenle bence etkileyici bir film olmuş hatta kesinlikle izlenmeli diyebilirim. 10/8.3
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.