beklentilerinizi çok yüksek tutmazsanız,bana göre beğenmemek için bir sebep yok.en göze çarpan olumlu taraflarının başında,rusya'nın o kendine has atmosferinde ve uzun bir tren yolculuğu sırasında yaşanan bu sürükleyici olaylar zinciri geliyor.gerçekten de film boyunca bir merak duygusu var,bir sonraki sahnede ne olacağını kestiremiyorsunuz.beklenmedik olaylar sık sık filmin seyrini değiştiriyor ancak bunu yaparken genel akışı da bozmuyor.oyuncular çok sağlam bir de.mortimer,harrelson ve kingsley,ve tabii ki garip yolcular noriega ve mara.hepsi rollerine fazlasıyla bürünmüşler.gözle görünür bir sorunu yok bence filmin.rahatlıkla izlenebilir.siz de bu macera dolu yolculuğa ve heyecana kapılmadan edemiyorsunuz.brad anderson'ın çektiği önemli filmler var ve bu da bence onların arasında olumlu referans olarak sayılabilir.
Kendini fazla ciddiye almasından kaynaklanan eksikliği haricinde gayet tutarlı ve sürükleyici bir film olmuş.Emily Mortimer, Ben Kingsley ve her daim favorim olan Woody Harrelson filme yakışıyor.Başarılı buldum 8/10
Brad Anderson insan psikolojinin derinliklerine çok iyi inebilen bir yönetmen.Makinist ten sonra Transsiberian da da görüyoruz bunu.Tempo yönünden bazen biraz fazla yavaş,finali de biraz fazla uzun belki ama ortaya çok dokunaklı bir iş çıktığı kesin.Son bir kaç ay içinde izlediğim en iyi filmlerden.
bence hakettiği puanda film konu olarak güzel senaryosu ve kurguda ölmüş film bi çok üstü kapalı yer var sanki toparlayamamış senarist filmin sonunu oldu bitti ye gelmiş kadını masumlaştırıcı bazı diyaloglar açıkcası sevmedim ama görsel yönden güzel film sadece görsel....10\6
en basindan beri degisik kurgusuyla olaylara bakis acimizdan farkli gelisen hikaye yapisiyla benzerlerinden siyrilan beklenmedik bir sona sahip,genel anlamda basarili bir yapim.onca sacma film arasindan kesinlikle seyirlik bir yapim.
Kesinlikle 6.4 puanı haketmeyecek bir film. Senaryo, sürükleyicilik, görsellik ve oyunculuk ile 8 puanı hakediyor. Film başından itibaren sizi içine alıyor ve sonuna kadar merakla seyretmenizi sağlıyor. Ayrıca bazı yorumlarda belirtildiği gibi sonu da saçma değil. Tavsiye ederim. 10/8
Yahu sonunda bana da yorum yazdırdınız :) Kesinlikle uzun zamandır izlediğim en iyi film. Eski filmlerden "Basit bir plan"ı andırıyor (a simple plan). O filme de bayılmıştım zaten. Bir defa gerçekçi bir film. İnsanları siyah ve beyaz diye ikiye ayıran sıradan filmlerden değil. Hepimizin gri olduğunu, aslında birbirimizden çok da farklı olmadığımızı ortaya koyuyor. Bunu anlatırken yönetmen harika iş çıkarmış. Gerçeğe aykırı aksiyon sahneleri de bulamayacaksınız. O filmlerde bulunan mantık hataları bunda yok. Sadece bir yerde var: tam ateş edilecekken trenler çarpışır.
Şu cümleyle de bunu vurguluyor: "İyi bir kadın, bir adamı öldürüp sonra da bunu inkar eder mi?" İnsanı anlatıyor, insanın neler yapabileceğini... Hem de çok güzel anlatıyor.
Montaignein sevdiğim bir sözü vardır: "Her insanda insanlığın tüm halleri bulunur"
kısa sayılmayacak süresine rağmen asla sıkılmadan izlediğim ve heyecan katsayısı yavaş yavaş artan bir filmdi transsiberian usta oyuncu ben kingsley de filme renk katmış.
Bence filmin çok çekici bir havası var, mekanlar, karakterler, hikaye oldukça hoşuma gitti ve şarırtan bir senoryoya sahip.. seyirciyi şaşırtayım diye saçmalanmamış herşey dozunda ve inandırıcı.. bence güzel bir filmdi, bazılarının dediği gibi hiç de vakit kaybı değil
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.