En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ugur Tazegül
Takipçi
672 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
12 Ocak 2017 tarihinde eklendi
TEK KELİME İLE BAŞYAPIT BU FİLMİ İZLEYİPTE ETKİSNDE KALMAYACAK BİR İNSAN BULAMASSINIZ 10 ÜZERİNDEN 10
Bir tokat gibi insanın yüzüne çarpılan gerçekler Ve soğuk duş etkisi yaratan mükemmel bir final.Tel parmaklıkların iki ayrı yüzünde iki ayrı çocuk Ve birbirinden ne kadar farklıysa aslında o kadar da eş bir hayat...Babasının korkunç bir yerden sorumlu olduğu için onun da korkunç bir insan olabileceğini düşünen ama ısrarla buna inanmak istemeyen Bruno..."Bu teller haywanlar girmesin diye değil,insanlar çıkmasın diye(!)"sözleriyle yaşadığı hayatın we onu bekleyen sonun ne olduğunu bilen ama ısrarla bunu kabullenmeyen Shmuel...Filmde Shmuel'i her gördüğümde içimde birşeyler cız etti,o bakışlarındaki yorgun ifade,gülümsemesindeki çocuksu çaresizlik Ve daha birçok anlam dolu hareketi... Bugüne kadar Nazilerle ilgili birçok film izledim ama sanırım hiçbiri bu kadar sarsıcı olmadı.Belki gerçekleri iki farklı hayat yaşayan çocukların gözünden izlemek bu kadar etkiledi beni.Filmin her karesini ayrı ayrı özümsemek gerekir, çünkü hepsinde birbirinden farklı karakterlerden aslında aynı sonuca çıkan gerçekler göze çarpıyor...Uzun zamandır böylesine ağladığım Ve böylesine bir insanlık dersinin werildiği çarpıcı bir film izlememiştim.Benim için dört dörtlüktü film.Mutlaka ama mutlaka izleyin Ve izlettirin,tarihin gerçeklerini bir de bu iki çocuğun gözünden,onların duygularıyla izleyin...
Nefret! Geçmişte olduğu gibi günümüzde de en büyük suçlardan biri olarak addedilmektedir. Fakat düşündünüz mü bu duygu doğuştan mı gelmektedir? Yoksa çevresel faktörlerin etkisi ile sonradan mı öğrenilmektedir? Film bize bu soruların cevaplarını tokat gibi vuruyor. Bruno, yüksek rütbeli bir Nazi generalinin oğludur. Henüz 8 yaşındadır ve onun için hayatın anlamı, çevresini keşfetmekten ve akranları ile oyun oynamaktan ibarettir. Yine kendisi gibi 8 yaşında olan Yahudi bir çocuk ile arkadaşlık kurar. Shmuel’ in Yahudi olması önemli değildir. Çünkü o nefret ile doğmamıştır. Ablası gibi nefreti de henüz öğrenmemiştir. Arkadaşının etnik kimliği ve dini ile ilgilenmemektedir. Tel örgülerin engelinde de olsa filizlenen bu arkadaşlık onları engelleyemeyecektir. Schindler’ in Listesi, Hayat Güzeldir ve Piyanist filmlerinin bir tık aşağısında olsa dahi, vermiş olduğu anlamlı mesajlar ve öğreticiliği ile adı bu filmlerle beraber anılacaktır Çizgili Pijamalı Çocuk filminin. Öncelikle süresinin biraz az olduğu düşüncesindeyim. İkinci bir husus ise, merkeze bir çocuğu koyması (ki zayıf noktamdır) ve beklemediğim bir final sahnesi ile gereğinden fazla duygu sömürüsüne gidilmesi filmin olumsuz bir özelliği olarak öne çıkıyor. Haricinde Vera Farmiga ile David Thewlis tanıdığım ve geçmiş performanslarını beğendiğim oyunculardır. Bu filmde de etkileyici oyunculukları göz doldurmuş. Nazi generali rolündeki David Thewlis’ in Yahudiler için kullandığı “Onlar insan bile değil” repliği çok vurucuydu. Dönemin, akıl hastalığına varan nefretini göstermek adına çok etkili bir replik verilmiş. Koleksiyoncuların arşivlerine mutlaka eklemesi gereken, etkili bir dönem filmi olmuş.
toplama kampında yahudi çocukla arkadaş olan alman ın hazin sonu.. On numara bir nazi dönem filmi.. Sürükleyicilik kurgu kostum herşey harika.. Müthiş bir yapım olmuş..
2. Dünya savaşını, filmin içine çocukların masumiyetini ve saflığını da katarak anlatan bir film. Filmin bazı sahnelerin de bunlar gerçekten yaşanmışsa (ki yaşandı) nasıl bir vicdan nasıl bir acımasızlık demekten alamadım kendimi. Film tavsiyemdir izlediğinize pişman olmazsınız diye düşünüyorum. İyi seyirler.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.