En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
erkin311
Takipçi
15 değerlendirmeler
Takip Et!
0,5
3 Ağustos 2009 tarihinde eklendi
çok sıkıldığım bi film oldu yarım bırakmayı sewmediğimden sonuna kadar izledim ama bu yönetmenin bi daha hiç bi filmini izlememem için bi ders oldu bana
Yumurta,süt,bal. Üçlemesinin ikincisi olan bu filmin senaryosu diğerleri ile fazla bir paralellik oluşturmuyor. Örneğin Semra rolünde ki Saadet Işıl Aksoy; Yumurta filminde Yusufun annesinin akrabasıydı. Bu filmde tesadüfen bir kitapçıda Yusufla karşılaşıp tanışıyorlar. Bir de filmin sonu çok saçma bitiyor. 5 dakika boyunca kamera anlamsız bir biçimde Yusufun abisinin baretinin ışığını tam ekran gözümüzün içine neden yansıttı çözemedim. Anlayan biri bere gele! Bunları bir kenara bırakırsak. Film 60 bin dolar gibi komik bir hasılatı hakedecek kadarda kötü değil. Başrolde ki Melih Selçuk iyi bir seçim olmuş. İleride adından fazla söz ettirebilir. 10 üzerinden 5
Kasaba da edebiyat meraklısı içine kapalı genç in dul olan annesiyle yaşamı. Hikaye kayda değer bir şey taşımıyor. Oyunculuklar çok geri planda. Olay örgüsü varmı. Yok. Müzik olmayan film seyirci çekermi. Asla. Film bitsede eve gitsek uyusak.
Senaryo çok kötü başrol kadın oyuncu hariç oyunculuklar çok kötü.sosyal mesaj yok komedi yok aşk yok korku yok macera yok.bir filmde ne aranabilecekse onlar yok.acaba tamamını izlemeden kanıya varmam haksızlık mı olur düşüncesinden dolayı tamamını izledim.izlediğime pişman olduğum filmler listesinde zirveye otnar.siz sakın izlemeyin hayatınızdan 1.5 saati çöpe atmayın.
Ödül alan filmler neden gişeden geçmediğinin en güzel örneği Yumurta filmiydi. Ama hala ders alınmadığının en güzel örneği de bu film. Festival ödülleri ne yazıkki halkı yansıtmıyor bu sebepten bu film çok sıkıcı ve zaman kaybı..
filmi beğendiğimi söyliyim önce hatta beklediğimden iyiydi oyunculuk açısından, yusuf karakterini canlandıran kişinin başarılı olup olamayacağı konusunda şüphelerim vardı fakat gördüm ki o kadar doğal oynamış, o kadar kendini yusuf gibi hissetmiş ki filmi izlerken sanki ben de oradaydım (başak köklükayaya diyecek bişeyim yok, harika zaten) film yumurtaya göre benim açımdan daha anlaşılırdı, sanırım bunda konuya izleyici olarak daha hakim olma avantajı da var, sonuç olarak filmi beğendim özellikle de son sahnesini(gerçekten bu tür filmlere aşina insanlara bir hediyeydi diye düşünüyorum), çok yerinde ve çok güzel bi sahneydi, üçüncü filmi sabırsızlıkla bekliyorum, bal da yayınlanınca üç filmi peşpeşe izlemek büyük bi keyif olacak :)
Sayın Ali Ercivan´ın yorumuna aynen katılıyorum. Fazladan olarak da, ben filmden aşağı yukarı 70-80´inci dakikalarından sonra kopmaya başladım ve uzun plan sekanslarındaki aşırı doz çok sıkıcı geldi. Ayrıca birçok uzun sekanslarındaki bunca beklemelerin ne için olduğunu anlamanın güçlüğü seyirciyi yoruyor. Bari ondan sonra film herşeyin bir yerine oturmasına varsa, rahatlasa, amenna, ama maalesef film bu yoruculuk içinde devam edip, bir de üstüne üstlük o son çok uzun ve anlaşılması güç sahneyle bitiyor.Oysa filmin başında o çok güzel seslendirilmiş, güçlü karelere bakarak, yine en azından Yumurta tadında bir film seyredeceğimi düşünmüştüm. Fakat ileriki sahnelerde seslendirme bile rahatsız edici oldu; bir çok yerde, bütün seslerin arkasında devamlı güçlü bir dalga ya da rüzgar sesi hakimdi, oysa ağaçların yaprakları fazla kıpırdamıyordu bile. Geri plandaki bu gürültü sanki o uzun sekanslardaki olası sıkıntıyı kurtarmak için konulmuştu ve suni duruyordu.Yumurta´ya 9 vermiştim. Bu filme ise, içindeki bazı çok güzel karelere, başarılı oyunculuklarına ve Semih Kaplanoğlu´na duyduğum bütün takdir ve sevgiye rağmen yüksek bir puan vermek maalesef içimden gelmedi.Filmi az önce seyrettim ve sıcağı sıcağına yazıyorum; duyduğum hayal kırıklığının ürünü olarak; umarım pişman olmam; zira Semih Kaplanoğlu´nun çok iyi bir film dili olduğunu ve elinden çıkan karelerin çok kaliteli olduğunu görüyorum ve çok iyi filmler yapacağına inanıyorum.
Film şahane. Konuşmadan bir insanın düş kırıklıkları bu kadar iyi anlatılır. Film sonunda annesinin kazı yolma sahnesi herşeyi anlatıyor. Dram sevenler izlemeli.
bu filmler zaten gişede çok iyi iş yapsın diye yapılan filmler değil.sanat için,gerçek sinema severler için,sinema insanları ve özellikle de yönetmenin kendisi için yaptığı filmler.bazıları bu filmlerin gişede battığını düşünebilir.ama pek sevinmesinler çünkü bu tarz filmler türkiye deki seyirciler için yapılmıyor sadece.bu filmler bi sürü ülkede vizyona çıkıyor ve çoğunda da ilgi görüyor.festivallerde ödül aldıkça yapımcılara maddi getiriside oluyor.o yüzden ülkemizde gişe yapmıyor diye sevinmeyelim gerçek sinemacı filmleri için.bazıları için acı ama gerçek..
10 üzerinden 1.Sanatsal film çekmek konusuz senayorsuz oyuncusuz son derece sıkıcı film çekmek değildir.Kendinize azıcık saygınız varsa filmi izlemek yerine kendinize zaman ayırın...
Sıkıcı diyen arkadaşlara şaşırıyorum. Semih Kaplanoğlu sinema dilinden anlamıyorsunuz sanırım. Film bence mükemmel. Hele yusufun tuttuğu balığı annesine getirdiğindeki gördükleri şahane bir kurgu.
Filmin sonunda Yusuf’un, kaskındaki feneri kameraya çevirmesiyle bu sefer izleyici, izlenen konumuna geçiyor ve Perdeyi kaplayan parlak beyaz ışık da sütü anlatıyor bence.
minimalist film çekicem diye sırf ödül uğruna film çekilirse aynen yumurta süt bal çıkar ortaya ürün olarak. bizde sinemaseverler olarak izlemeyerek en güzel tepkimizi veriyoruz izleyen izlesin ve ödülü de versin. bu kadar sıkılmaz ki....
bu filmi sinemada izleyebilmek için çok çaba sarfettim malesef.seanslarda izleyici olmadıgı için iki kişiyi ikna edip izleyebildim.filme gelirsek gittigim izledim için çok mutluyum tür sinemasında bu tür minimalist yapımların olması sevindirici,ayrıca semih kaplanoglunun kullandıgı metaforlarda gayet yerinde özellikle yılan çıkarma ve yayın balıgı sahneleri bir tablo güzelliginde ... mutlaka izleyin...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.