Çok katmanlı bir hikaye var yine karşımızda… Sakın öyle dalıp gitmeyin… Her kareye dikkat. Katmanlar arasında tek değişken olgu zaman değil bu sefer… Her şey değişken… İnsanların en zayıf anında, rüyasında yakalayıp, en derin fikirlerini, bir bakıma bilinçaltını çalan, yeni nesil bir hırsızın, Leonardo DiCaprio ‘ nun - bazen oyunu biraz bizi zorlasa da – canlandırdığı Cobb’ un hikayesi. Cobb’ dan bu kez istenen çalması değil, bir fikri zihnin derinlerine yerleştirmesi… Çılgınca geliyor değil mi? İşte karşınızda Christopher Nolan…
Hareketli bir aksiyon, hızla akan hikaye ve günümüz sinemasının dehşete düşüren görsel gücü tüm heybeti ile Inception’ da.
Unutmadan eklemeliyim… Filmde tüm bu görkemin belkide en önemli unsuru müzikleri… İşte tam burada; Nolan’ ın “The Dark Knight” başta olmak üzere “Batman Begins” dahil bir dolu filminin müziklerini yapan Hans Zimmer devreye giriyor. Rain Man, Gladiator, The Rock, Mission: Impossible II, Hannibal, Pearl Harbor, Thelma And Louise: The Last Journey, The Da Vinci Code, ve Sherlock Holmes (2009) bir çırpıda aklıma gelenler… Tüm bu filmlerin müzikleri onun elinden çıkma… Bir müzik devinden bahsediyorum… Ve Zimmer “Başlangıç” ta da; hem filmin temposuna ayak uyduran, sizi hop oturup hop kaldıran, hem de filmin dramatik yapısına eşlik edebilmiş bir müziğe imza atmış…
Marion Cotillard (Mal) ve sinemanın yeni gözdesi Ellen Page (Ariadne) bir aksiyon filminde de oynayabileceklerini ıspatlamışlar. Marion Cotillard tek kelimeyle harikulade…
En iyi bilim kurgu filmlerinden biri. Ben Lenonardo DiCaprio'yu pek sevmem açıkçası. Ama adam iyi filmlerde oynuyor. Ve bence en iyisi Başlangıç. Filmde usta oyuncular da var. Gerçekten çok dikaktli izlemek lazım. Filmi durdurmadan lavaboya giderseniz filmin sonunu anlamazsınız. Dikkatsiz izleseniz de anlamazsınız. Hatta dikkatli izlerseniz de anlamayabilirsiniz. Ben bile filmin sonunu zor anladım. Gerçekten herkese tavsiye ederim.
Izledigim en iyi film diyebilirim her sene açıp tekrar izliyorum En sevdiğim bölümleri cobbun çocuklarına kavuştuktan sonra yaşadığı dünyanın gerçek olup olmadığını artik onemsememesi ve topacin sonucuna bakmamasi Fisherin cillian murphy oyunculuğu mükemmel ötesi idi Saito ile cobbun limboda kaldıktan sonra saitonun durumu cobbdan daha iyi hatırlaması 10 /10
Benim için ilk 3te yani çok güzel bir film basmakalıp birşey değil çok farklı bir öykü acayip sürükleyici kesinlikle izlenmeli sonunu tahmin edebildiğim filmleri boşa gitmiş zaman olarak görüyorum ama bu onlardan değil
Ah Nolan Ahh Dicaprio... bişey mükemmel olabilir mi. Eğer Dicaprio varsa olabilir. Şuan itibarı ile beyin yandığı için ne yazdığımı bilmiyor olabilirim. Ama bildiğim bişey var ki oda bu filmin kaçırılmaması gerektiğidir. Mutlaka izleyin...
Öncelikle uzun yıllar akılda kalacak kült bir eser ortaya çıkmış. Leonardo Dicaprio'nun oyunculuğu şahaneydi.Christopher Nolan'ın yönetmenliği de çok üst düzey bir film çıkmasını sağlamış.2 saat 42 dakika hiç sıkılmadan izlenen, sürükleyici ve merak ögesini sürekli canlı tutan bir film.Filmdeki karakterlerin isimlerinin seçimi bile birçok açıdan etimolojik, mit ve tarihe atıfta bulunarak seçilmiş.Hepsinin isimleri birleşince zaten filmin konusunu oluşturan '' Dreams '' kelimesi ortaya çıkıyor . Cristopher Nolan, birçok sahneyi yorumlamamızı bırakacak şekilde bırakmış, özellikle son sahnede ''Dom'' karakteri gerçek hayatta mı yoksa yine rüyada mı olduğunu düşündürecek şekilde kalmış.Bana göre topacın yavaşlaması ve yüzüğün olmaması gerçek dünyada olduğunu, rüyalar katmanında eksiklikleri tamamlayarak döndüğünün giriş sahnesine tekrar dönülerek verilmesiyle çözüme ulaştı.Ama Saıto karakteriyle beraber arafta kalma görüşüne de sonlarda yer veriyor. Ya da farklı rüyalar katmanı ve gerçek hayat gerçekliğinin iki yönden gösterimiyle, seçimler hâlinde ne olacağını bize göstermiş olabilir. Rüyaların farklı katmanlarında farklı karakterin yarattığı rüya bölümüne geçilmesi güzel bir kurgu.Robert'e istenilenin yaptırılabilmesi için en alt katmandaki bilinçaltına o mesajın bırakılması, kendi istediği bir şeymiş gibi algılatmaya yönelik fikir de gerçekten inanılmaz. Yusuf karakteriyle, Christopher Nolan, rüyalar ile ünlü Yusuf peygambere de atıfta bulunur. Farklı karikatürler ve Paprika animesinden de esinlenme var.Özellikle çekimlerde gerçekçiliği sağlamak için teknolojik imkanlardan çok az yararlanıp, grafik, yeşil perde olayını en aza indirip yoğun emek ve para harcanmış.Film de gerçekten bunun farkına vardıyor.Muazzam bir film.
Nolan’ın en çok bilinen yapımlarından biri olan bu filmi izleyen kalmamıştır herhalde.Gözünüz korkmasın güzel bir şekilde izlenildiğinde anlamak gerçekten çok kolay.Hepimizin merak ettiği rüyaların konu olarak işlenmesi bile güzel bir sebep izlemek için.Aksiyon sahneleri yerinde ve oyunculuklar güzel izlenmenizi tavsiye ederim.Bu arada filmin bitirip sonunda ne olduğunu anlamayanlar internette araştırabilir.Nolan sonunu açıklamış.İyi seyirler...
Sanki bir rüyadaymış gibi izleyeceksiniz 2.30 saat birkaç dakikada bitecek ve geriye aklınızda o sonda ne oldu ya düşüncesi kalacak belkide dünyanın en iyi belkide dünyanın en mantıklı filmi, izleyin ve düşünün İYİ SEYİRLER.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.