Filmin yönetmeni röpörtajında bu filmi çekerken Paprika ismindeki japon animesinin etkisi altında kaldığını söylemiş hemde senaryonun büyük bir kısmını burdan esinlendiğini söylemiş.İnternette bununla ilgili bir haber var araştırın bakın.Gittim Paprikayı izledim ve Inception ile arasında çok büyük benzerlikler var.Yani şimdi diyeceksinizki illaki benzeyecek ama filmde rüyaya gimeden tutunda otel sahnesi ve bir çok sahneye benzer yerler vardı.Hemen her filme başyapıt demeyi ne çok seviyorsunuz siz.Başyapıt ne diye sorsan adama cevap veremez sana.Matrixden iyi diyenlerde vardır bunu biliyorum madem matrixden iyi peki felsefe oalrak matrixin üzerine bişeyler katabildimi bu film'HayırFilmin matrixden tek farkı rüyanın içinde rüya sahneleri olmasıydı.Geri kalan büyük bir bölümü ise aksiyondu zaten aksiyon sahnelerini çok uzatmışlar.Filmin neredeyse yarısı aksiyon sahneleriyle doldurulmaya çalışılmış başka bişey bulamamışlar heralde.Çığırmı açacakmış bu film;?İlk önce başyapıt olmaya çalışsın sonra çığır açar belki.Sonunun ise ne olduğu belli değil daha...5/10
Arkadaşlar bir kere film kalite!! Gerçekten çok iyi kurgulanmış, kendi içerisinde bir mantığa oturtulmuş ve oyunculuk olarak da tüm diğer filmleri solda 0 bırakmış olduğunu söyleyebilirim. En az 9/10
Gerçek hayattaki 5 dakika, rüyadaki zaman diliminde 2 saat olduğunu kabul edersek; uçakta geçirdikleri 5 dakika için, 1. seviyede 2 saat, 2. seviyede 24 saat, 3. seviyede yani karlı bölgede geçen sahnede 288 gün kalmaları gerekir!!!Bu zaman ayrıntısını saymazsak kurgu olarak 4x4 lük bir film...
filmde uyuklayanları anlamak gerçekten mümkün değil...ancak bu tarz filimlerden hoşlanmayanlar belki...bilimkurgu filimlerinden anlayan kişi beğenmese bile filmi çözmek için pür dikkat izler...yorumlarda konu ve içerik belli tarzın değilse gitme kardeşim...gidiyosanda uyudum deme çünkü bilki sadece kendini rezil ediyosun...filmin kalitesine gelince evet oldukça güzel bir filimdi ama hayatımın filmi diyemiyorum...nedeni filme dair aslında şu şöyleydi bu böyleydi şeklinde farklı yorumlar var...elbet benimde anladığım bir son var ama hayatımın filmi demiş olmak için filmi yanlış anlamış olmalıyım!!!...çünkü film bittiğinde kafamda beliren tek şey bir süprize olan ihtiyaçtı!!! bi de herkes sonunu yuvarlıo filmin ortalarında belli olmuştu anlaşılmıcak bir filim değil falan filan eee ne anladın??? ya da kim doğru anladığından emin!!!!!
başyapıt olup olmadıgına bırakalım da zaman karar versin. Ancak oyuncu kadrosunda her ne kadar son bir kaç yılın yükselen oyuncuları yer alsa da maalesef boylesine bir filmde Di Caprio dan başka oyunculugu akilda kalacak bir kişi yok bu da filmi bir kitap okumaktan farksız kılıyor, tabi ki aksiyon sahnelerine ve gorselllige soyleyenecek bir şey yok ama oyunculuk bir baş yapıt adayligi için cok ama cok zayıf. Umarım Nolan bundan sonraki filmlerinde Batman filmlerindeki gibi oyuncu kadrosuna biraz kafa yorar ve senaryoyu da ona gore yazar. Boylesine muthis bir filme bu oyuncu kadrosunu , Di Caprio yu bir kenara birakirsak, hic yakistiramadim. Nolana cok kizdim.
Filmin baslangicinda oldukca kafam karissada ilerledikce sonunu merakla bekledigim bi film haline geldi.Kurgu,senaryo,oyuncular hepsi birbirini tamamliyordu.Özellikle senaryo acisindan son zamanlarda izledigim filmlere göre kiyasladigimda oldukca yaraticiydi.Gidip izlemenizi tavsiye edebilirim.10/8.5:))
cinema 1905 adlı yorumcuyla aynı düşünüyorum. Nolanın her filminin fanatiğiyim diyebilirim. Ama bu film 5/10. Hayatımda sinema salonunda 'yeter artık, bitsin...' diye haykırmak istediğim filmler listesinde artık birinci sırada: inception.
Film konusunun tüm filmlerden farklı olması yonunden guzeldi. Ancak farklı bir konu yapılmaya çalışılırken konunun gereğinden fazla derinleştirildiğini ve zaman zaman kopukluklar oluştuğunu düşünüyorum. Eminim ki konu bu kadar karışık hale getirilmeseydi çok daha güzel bir film çıkardı ortaya. ikinci ve üçüncü kademesi olmasa matrixden kurgu olarak hiçbir farkı olmayacaktı. sanırım bu benzeme kaygısı yüzünden film bu kadar karışık hale geldi. 7/10
arkadaşlar ben burada bukadar harika insanların , ufku geniş , vizyonu bir deniz misali açık, benim göremediğimi görecek kadar zeki , fakat benimde farklı düşünebileceğimi alğılayamacak kadar eksik zihinli arkadaşlar bu film gerçekten kötüydü ve filmde saçma sapan bir konu üzerine dizayn edilmiştir. ve benim için en kötüsüde bu filmde okadar iyi oyuncunun bir arada olmasına bir okadar da şaşırdım. Leonun bu senaryoyu iyi okumadan bir sözleşmeyi imzaladığını sanıyorum ki sonradan pişman da olmuştur bence ama ne fayda :) tam anlamıyla bir fiyasko.
Film tüm kriterler tek tek ele alındığında olağanüstü denilebilir . Konu çok iyi işlenmiş , kurgu harika , oyunculuk iyi , yaratıcılık hat safhada ,tam anlamıyla görkemli bir film . Ama gel gör ki bir bütün olarak ele alındığında tuhaf bir eksikliği var filmin . Tarif edilmesi zor ama sanki çok zekice ama ruhsuz bir film . Şahsen tüm filmlerinde bu ruhsuzluğu görüyorum Nolan'ın . Müziği iyi kullanamadığından mı , filmlerinde kendine has bir atmosfer oluşturamadığından mı yoksa mizah anlayışındaki yoksunluktan mı tam karar veremiyorum . Sinemadan çıktıktan sonra az önce çok iyi bir şey seyrettiğimi ve yıllar sonra bile bu filmden bahsedileceğini ve bu filmi sinemada seyretmiş olmaktan ötürü şanslı sayıldığımı düşündüm ama yinede tuhaf bir eksikliğin tetiklediği şüpheli bir tatmin yaşadım . Nolan sanki sanatçı değil de bilim adamı gibi . Nasıl iyi sinema yapılacağının bilimini hatmetmiş ama her usta yönetmenin o kendine has fırça darbesiyle attığı imzadan yoksun bir sanat anlayışı var . 9/10
Sıkıldım, bunaldım, daraldım... İki filmi yarıda terkettim yaklaşık yarım asırlık ömrümde biri İskender diğeri bu... Diğer yorumlara ve filmin notuna bakıyorum da ben sinemadan hiç anlamıyorum galiba. Eğer ki bu film en iyi film Oskarını alırsa yeminim olsun sinema konusunda yorum yapmayı bırakacağım ve varsa kursu gidip dersimi alacağım.
Sırf bu filme yorum yazmak için üye oldum. Baştan söyleyeyim, bu yorum filmi 'anlamayanlar' için değil 'anlayanlar' için yazılmıştır. Muhatabım 'anlayanlar' ya da 'anladığını düşünenler'dir.Sinema severlerden bir ricam var. Takım tutar gibi film sevilmez, sevilemez. Sizin aklınızı çelen bir kaç küçük efekt ya da kültürel erezyonunuzu ortaya çıkaran ufak mihenk taşlarını fark etmiş olmanız filmi güzel yapmaz. Ben bu filmi sırf buradaki yorumları için izledim. Hayal kırıklığına uğradım. Daha önceki yorumlarda da denildiği gibi, mesele filmi anlamak değil. Baştan sona anlıyor olmanız sizi akıllı da aptal da yapmaz. Mesele filmi yönetmen gözüyle görebilmek. Çalışmasını onun hayal dünyasındaki yansımasıyla içselleştirebilmek.Bu filminde Nolan herkesi zayıf yerinden vurmaya çalışmış. Zira rüyalarla bu şekilde ilgilenen hiç bir film yoktu. Buna da bütün izleyiciler, hele hele eleştirmenler tamamıyla düştü ve herkes hayallerinin ötesine yolculuk yaptıkları için beğendi. Yani Nolan 2+2 kaçtır diye sordu, herkes 4 diye atladı; ama mesele bu değil. Mesele, filmin sordurduğu soruların hiç bitmemesi.Peki bu filmde sorulan sorular nedir? Kaç tane soru çıkarabilirsiniz? 3, en fazla 5. Bunları çözdükten sonra elinizde ne kalıyor: 'Aksiyon'. Aksiyon sahnelerini filmden çıkarın. Bu sefer elde kalan ne? Di Caprionun (bana göre) ortalama rolü.Ha, diyeceksiniz ki, sürpriz sahneleri vardı! Hayır efendim. Hiçbir şey sürpriz değildi. Filmin ilk 10 dakikasını izlemeden sonunu çıkartamayanın vasat bir zekası olduğu konusunda hemfikir olunmalı.Ben meseleyi tam olarak idrak edemiyorum. Sanıyorum bu film Matrix, Yüzüklerin Efendisi, Batman* ve saire gibi filmlerle eş tutulabilir; ama aynı yönetmenin diğer filmleriyle bile eş tutulamaz diye düşünüyorum. Bence Nolan parayı bastırmış, film yapmış. Bunun ötesinde söyleyebileceğim hiçbir şey yok.Bir defadan fazla izlemeye kesinlikle ihtiyaç duyulmayacağını düşündüğüm bu filme ben 6 puan veriyorum.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.