Filmi kesinlikle sinemada ve dikkatli bir şekilde izleyin,filmin süresi çok uzun ama olması gereken bir uzunluk,konusuyla, görüntüleriyle akıllarda kalacak bir film.Tavsiye ederim izlemeyenlere...
Film çok güzeldi karmaşık ve zor olduğunu sanmıyorum. Tek sorun bukadar ustaca hazırlanmış bir film klasik filmlerde de gördüğümüz son ve başlangıç tarzıyla sunulması bence...( prestige) mesela ama yinede güzelllll 8/10
Yaz döneminin en iyi filmlerinden birisi bence. Film düşünce itibariyle karamaşık bir konuyu anlatsa da, işleyiş oldukça açıktı. Cristopher Nolan bu filmden de alnının akıyla çıkmış.
8/10 uyku, zaman, gerçek dünya gibi kavramlar zaten moda oldu son zamanlarda.. filme gelince senaryo hoş ama aksiyon sahneleri biraz fazla kaçmış ve baygınlık boyutuna ulaştı benim için sadece tek kusuru bu bence..
madem filmleri karşılaştırma geleneğiniz var arkadaşlar,ki bundan aklınızın alamayacağı kadar nefret eden ve filmlerin herhangi bir sıralamayla önem sırasıyla belirtmekten itina ile kaçınan biri olsam da kafamdaki iyi filmler listesi empire-imdb-critics benzeri bilimum sitenin ve derginin listelerinin üstüne bir çok bağımsız film eklenmiş bir durumda oldukça kabarık olsa da, matrix ile inception u kendimce karşılaştırayım..öncelikle bilim kurgu anlamında bakalım..her iki filmdeki fantastik dünyada iyi kurgulanmış bilim kurgu senaryoları açısından her ikiside orjinal sayılabilir..bazı arkadaşlar her ikisi rüya desede onları şiddetle kınayarak bu fikre karşı çıkıyorum..matrix teki rüya değil beynin gizemli kapılarından filme göre asıl gerçekliğe uzanan ve belli bir felsefik değeri olan gizemli bir yolculuk..inceptionda ise en yalın haliyle rüya ve filmin kendi kurgusu içinde gayet mantıklı açıklamalarla hikaye izleyiciye aktarılıyor ..yani bilim kurgu açısından her ikisi de iyi olmakla birlikte herhangi birinin üstünlük sağladığını söylemek yersiz..aksiyona gelelim..aksiyonda matrix in sonraki aksiyon-bilim kurgu filmleri için örnek arzedecek yenilikleri var..örneğin dövüş sahnelerinin abartılması yerçekiminin aşağılanması,cisimlere hareket enerjisi yükleyebilme durduğu yerden gibi..bu durum filmin kendi mantığı ile gayet uyumlu sonuçta değişik saydığımız bu davranışları sadece gerçekliği kendi açımızdan düşündüğümüz için tuhaf karşılıyoruz ve zaten filmin genel örgüsü gerçekliğin ne olduğu sorgulama eğiliminde.inceptionda ise rüyaların içiçe girmesiyle filme kazandırılmış gayet güzel enstantaneler mevcut ve bunlarda kurguyla uyumlu.rüyalardaki zamansal denge,rüyaların biribirini etkileyebilmesi ve aksiyon sahneleri zaten bu işin bence şu anki en iyilerinden nolan ın elinde gayet sinamatografik bir anlatımla bezenmiş..aksiyon açısından da pek bir fark yok bu iki film arasında..gerilim konusu..gerilim aslında biraz yanlış kullanılan bir terim ve genelde bizde korkuya yakın bir anlamda kullanılıyor..aksiyonun ve filmin sürükleyiciliğinin izleyiciyi etkilkemesi ve kişinin kendini filmdeki bazı karakterlerle özdeşleştirerek olaylara benzer tepkiler vermesi istemeden gibi bir tanım yapılabilir genel anlamda ve bilim kurgu-aksiyon-korku filmleri bu anlamda iyi olursa gerilim sıfatı da kazanabilirler,ama bu olayların adrenalin dozunu artırması şartıyla..çünkü kendinizi 1900 Efsanesinde ki piyanistin yerine koyup onla gülüp onla ağlayabilirsiniz ama bu karakter sadece beyninizdeki dopamin ve serotonin adlı emosyonel hormonlarınızı faaliyete geçirip mimiklerinizde değişikliği yüzünüzde anlamsız bir gülümsemeye vesile olur kalp atışlarınızı hızlandıracak pek bir etkisi yoktur..gerilim açısından da bu anlamda benzerler ama inception da rüyaların içiçe geçişi ile oluşturulmuş atmosfer bir nebze olsun daha bir gerici..ama herhangi bir puan farkını gerektirecek nitelikte bir fark değil..gelelim fark sayılabilecek şeylere.. içerdiği felsefik argumanla matrix bu anlamda inceptiondan üstündür..genel dünya görüşümüz ve gerçeklik algılarımızı sorgulamaya sebebiyet vermiş kimilerimizi bu konuda günlerce düşünceye sevketmiştir..inception da ise bu yönde pek bir arguman ve atraksiyon bulunmuyor,sonuçta olaylar rüyada gerçekleşiyor..olaylara gerçek mi rüya mı sorunsalı eklemek ile eklememek arasında bir tutum sergilemiş ve bence ileriki dvd versiyonlarında daha fazla sahne ekleyerek kafamızda oluşması muhtemel bu soruna birkaç atıfta bulunacak ve filmin günelliğini sağlamaya çalışacaktır nolan..ridley scott un Blade Runner filmi için yarattığı ve belli bir cevabı olmayan ve belki de olması gerekmeyen sorunsal gibi..bu nedenlerle felsefik anlamda matrixi biraz üztün sayalım..ve benim karşılaştıracağım son şey romantizm klişe anlamda değil de sanatsal akım olan romantizm..bence matrix te eksik olan tek şey duygusal niteliğin pek de filme yedirilememiş olması idi..bir aşk var ve başlarda belli belirsiz bir duygusal etkileşim sonda bir klişe ile matrixin canlanması ve bu canlanmanın sevgiye atfedilmesi gibi bir şey çıkıyor filmde..ama bu bahsettiğim gibi romantik anlamda herhangi bir derinlik taşımayan bir durum ve çoook klişe..ama inception da yavaş yavaş kendini belli eden filmin akışı ile aşikar olmaya başlayan,filmin öyküsünün içine çok ustaca yerleştirilmiş bir aşk öyküsüne dönüşen ve son bölümlerinde saplantı-aşk-nefret argumanlarıyla derinlik ve sanatsal bir nitelik kazandırılmış bir duygusal etkileşim var ve bu romantik durum aslında filmin bütün öteki etiketlerini ipek bir çarşaf gibi hem örtüyor hem de o etiketlere herhangi bir zeval getirmiyor..bu anlamda da açıkladığım gerekçelerden dolayı inception bir adım önde...ama geneline baktığımda ikisi arasında küçük farklar olsa daiyilikolarak puanıma yansıyan bir fark yok...benden bu kadar..okuduğunuz için teşekkürler.
mmt ass18 in dediklerinin çoğuna katılıyorum. inception çok güzel bir film fakat bir başyapıt demek biraz abartılı oluyor. beyazperdede nerdeyse 10 filmin 8 i başyapıt olarak değerlendiriliyor. Başyapıt olması için öyle bir film yaparsın ki kendi zamanında çığır açar, senden sonra torunların bile seyrederken güzel filmmiş der işte o başyapıttır:mesela terminatör. (özellikle terminatör 2), kuzuların sesssizliği(ve serisi),julassic park, şeytan, testerenin ilk filmi, matrix, çığlık...liste uzatılabilir. imdb listesinede çok güvenmesemde tamamen göz ardı da etmiyorum. fakat çoğu kişi ortaki puan yüksekse o filmi beğenmek zorunda hissediyor kendini. bu durum kral çıplak olduğu halde susmak demektir.
Film öncelikle çok güzel oturtulmuş senaryosu sonra da harika ses ve görsel efektleriyle izlenmeyi hakediyor. İzlediğinizde bana hak vereceksiniz. Ve bu filmi mutlaka ama mutlaka iyi bir sinema salonunda izleyin, evde ya da internette izlenirse yazık edilecek bir film. Filmin matrixle bence pek alakası yok. Matrixden sonra azıcık hayatı ve düşlerimizi sorgulayan ne çekilse matrixle kıyaslanıyor. Bu arada matrixi de sevmiştim ama bence senaryo çok daha saçma idi. Matrix için bir de ünlü sosyolog Slovaj Zizekin Matrix Ya Da Sapkınlığın İki Yüzü adlı kitabı okumanızı tavsiye ederim.Bence kendi başına iyi filmler arasına geçecek bir filmdir, yalnız bazı eleştirmenler izlediğiniz bütün filmleri unutun filan gibi abartı yorumlar yazmışlar, filmi bu kadar da abartmaya gerek yok. Sonu da gayet mantıklı bağlanmış, sonu ile ilgigli eleştiriler bana saçma geldi. Ben filmde eleştirilecek bir yan göremedim yapısal anlamda.
10 üstünden 10 en az 8 dalda oskar alır mükemmel konuya sahip mükemmel bir akışa sahip soluksuz izledim senaryosu duyduğum kadarı ile 10 senede yazılmış toparlanmış ...
mükemmel bir film olmus.leo üst üste 2 filmde mükemmel bir performans sergilemiş shutter island ve sonrasıda inception... en iyi erkek dalında leoyu artık tek gecmemiz lazım.. oscarı almalı..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.