En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
naked-soul
Takipçi
561 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
17 Temmuz 2007 tarihinde eklendi
masumiyet filminden sonra pek fazla zevk vermese de gençlerin sergilemiş oldukları başarılı performans yadsınamaz.özellikle bekirin son konuşmasını yaptığı ve uğur’un buna hıçkırıklarla karşılık verdiği sahne yüreklerinizin en kuytu köşelerine kadar dokunuyordu.her ne kadar önündeki bütün imkanları elinin tersiyle itip sonra karşılaştıkları durumlardan ötürü kaderi sorumlu tutmak çok büyük bir haksızlık olsa da film gerçekten güzeldi...
oyunculuklar cok iyi senaryo da keza ancak masumiyetteki haluk bilginer bambaskaydi.hayatin icinden bir kesit cok iyi sunulmus butun ciplakligiyla hayati oldugu gibi insanlarin gozleri onune sermeyi zeki demirkubuz gercekten iyi biliyor.
Film anlatmak istediğini son derece açık ve gerçek bir dille anlatıyor.Ufuk Bayraktarı ayrıca tebrik ediyorum,bekirin çaresizliğini bize başarıyla aktarıyor.Hele bir 'seni seviyorum'dediği yer var ki...
bu kadar küfür kullanmak zorunlu muydu anlamış değilim. berbat bir dili vardı. son derece sıkıldım. evet tamam konu fena değildi. ama ağır aksak giden yerleri de yok değildi. insanların iğrençlikleri adına hoş olmuş. ama keşke küfür kısmı bu kadar abartılmasaymış. argo kullanmak bu tarz filmlerin başarısımı sayılıyor ne?
Ya bilmiyorum belkide aşk filmlerini pek sevmediğimdendir pek beyenmedim...Klasik aşk hikayelerinden pek bir farkıda yok...Film ayriyetten çok yavaş ilerliyor filmin bi yerinde baya bi sıktı...Bide çok küfür ve argo deyimler var 13+ falan olması gerekiyor...Biraz halk diline inilmeye çalışılmış fakat abartılmış bizim halkımız okadarda argo diildir heralde...
Sensiz olmuyorda olmuyorr! olmayan ne? elamanın performans cok iyi ama senaryo biraz zorlama gibi. Nihayetinde filmi benim babam izlese Ne kadar hayırlı evladım var diye şükür eder kesin!!
masumiyet kadar etkileyici olmasa da beklentilerimin üstündeydi kader. vildan atasever’in şimdiye kadar gösterdiği en yüksek performans olduğunu düşünüyorum. zeki demirkubuz’a ve oyuncu seçimlerine zaten söylenecek söz yok. toplumumuzda yaşanan, bazılarımızın farkında bile olmadığı, kendisine çok uzak bulduğu yaşamların ayırdına varmamızı sağlıyor zeki demirkubuz. bize bu yaşamları göstermeye çalışırken de bunu tüm doğallığıyla yapmaya özen gösteriyor. bize varoşları, pavyonları anlatırken bunu oralarda yaşayan insanların gözünden bakarak ve onların dilinden konuşarak yapabilmesi ustalığını kanıtlıyor.
Zeki Demirkubuz filmleri kendi ölçeğinde güzel yapıtlar, oyuncular da gayet iyi... ama onun bütün fimlerinin senaryosu klişe olmaktan öteye gitmiyor... hele bir de Kader, tamamen Masumiyetin kopyası olunca yönetmen özgünlükten iyice uzaklaşıyor bu durumda... böyle başarılı bir yönetmenin özgün fimler yapması durumunda sinemamızan daha çok hizemt edeceği, sinema tarihinde daha kalıcı bir yer edineceği düşüncesindeyim...
bence masumiyetten çok daha etkileyici.hikayeyi bilmemize rağmen etkilendik filmden.ufuk bayraktarın film içindeki değişimleri muhteşemdi.nasıl en iyi erkek youncu ödülünü almadı anlamak zor.bir sahnede televizyonda masumiyeti izlemeleri de ayrı bir güzellikti.9/10.
Sinemamızın on parmağı geçmeyen değerli yönetmenlerinden biri olan Zeki Demirkubuz'dan yine sarsıcı ve etkileyici bir yapıt.İzleyeli aylar oldu ama "kader" üzerine söylenecek çok şey var.Üstad kendine ait tarz ve uslûbu ile hızla "Zeki Demirkubuz Sineması" yaratma yolunda ilerliyor.İşlediği konular günlük hayatımızda ,mahallemizde,sokağımızda veya yolda yanınızdan geçen sıradan insanların küçük dünyalarındaki; büyük aşkları,büyük umutları,büyük hayalkırıklıkları olarak karşımıza çıkıyor.İçimizden birileri yani bizi anlatıyor ve topluma ayna tutuyor. Usta yönetmenin, filmlerinde hiç süslü ve edebi sözlere değil tamamen günlük konuşma dili,sokak dili ve jargonunu kullanması en belirgin tarzını oluşturuyor.Kader filmindeki Bekir,Uğur ve Zagor üçlü aşk çıkmazı aslında bize toplumumuzda aşk altında yaşandığı söylenen ve öyle sanılan sanal ve yapmacık duygucuk sahibi insanlara bir tokat.Kader bize gerçek aşkın tam kendisini sunuyor. Toplumumuzda aşk öyle ayaklar altına alındı ve yapmacık yaşanmaya başlandı ki,gerçek aşklar anlaşılmaz ve yaşanmaz hale geldi.Aşk sevdiğinde yok olmak,erimek ve hiç olmaktır.Aşk hiç olabilmeyi göze almaktır.Aşk herşeyden vazgeçebilmektir.En önemlisi de aşk denilen yüce durum anlatılmaz yaşanır.Yüreğinizden gelen hislerin ve duyguların peşinden gitmektir gerçek aşk.Aşk öyle satırlara veya sayfalarca metinlere dökülecek "hadi bana olan aşkını ve duygularını yaz" şeklinde olan bazı zavallı insanların yaptığı yapmacıklıktan uzak yüce duygulardır.Aşkının peşinden giden yani yüreğinin götürdüğü yere giden,içten hiç hesap yapmayan insan gerçek aşıktır.Duygularını kağıda,metine veya yazıya döken aşık değil olsa olsa zavallı ve korkaktır.Aşk yüreğin sesinin bedene yansıdığı haldir.Beden anlatır aşkı,sayfalarca metinler değil.Tabi bir de bu aşkı anlayacak karşnızda gerçek bir insan olması lazım. TEşekkürler Zeki Demirkubuz gerçek aşkı yeniden topluma hatırlattığın için.
Yorumlar çok olumluydu ve ben de izlemeye karar verdim.Ha izlemez olaydım arkadaş.Bu kadar ruhumun sıkıldığı br film daha hatırlamıyorum.Aptal bir kou, garip br akış, izlerken bi anda 'ne oldu yahu' diye yanındaki insana sorma ihtiyacı ve fecaat oyuncular.'Bugün çok sevinçlyim, biraz ruhumun sıkılmasına ihtiyacım var' diyorsanız kaçırmayın bence...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.