Sosyal Ağ
Ortalama puan
3,7
654 Puanlama

99 Kullanıcı yorumları

5
11 Eleştiri
4
44 Eleştiri
3
18 Eleştiri
2
19 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Mehmet Samet Kula
Mehmet Samet Kula

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
7 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Film de Saverin adamdır.

Adam her türlü desteği oluyor zuckerberg'e saverin olmasa asla açamıyordu siteyi!
Sonra ne yaptı? Yola çıktıklarınla yolda bulduklarını değişti. Saverin reis adamdır gerisi madam!
Ne oldu lan sean'le planladığım gibi gitti mi işler?
bia
bia

1 değerlendirme Takip Et!

0,5
20 Ocak 2025 tarihinde eklendi
David Fincher imzalı The Social Network, 2010 yılında büyük bir tantanayla vizyona girerek "dönemin en büyük sosyal medya devriminin perde arkasını" anlatma iddiasını taşıdı. Ancak filmi izlediğimizde, ortaya çıkan hikayenin sansasyonel detaylarla şişirilmiş, dramatik abartılarla dolu bir "Hollywoodlaştırılmış" masal olduğunu görmek kaçınılmaz hale geliyor.

Öncelikle filmin baş kahramanı Mark Zuckerberg'in kişiliği ele alınacak olursa, Jesse Eisenberg'in canlandırdığı karakter abartılı bir şekilde asosyal, narsistik ve empati yoksunu bir figür olarak resmedilmiş. Film, Zuckerberg'in yeteneklerini ve zekasını ön plana çıkarmak yerine onu sürekli bir anti-kahraman olarak sunarak dramatik etkisini artırmaya çalışıyor. Gerçek Zuckerberg'in muhtemelen daha karmaşık ve çok yönlü bir karakter olduğu gerçeği göz ardı edilerek, izleyiciye basit bir "dahi ama duyarsız adam" formülü sunuluyor. Bu da karakterin derinliğini kaybetmesine neden oluyor.

Filmin dramatik yapısına baktığımızda, Aaron Sorkin'in senaryosu olayları mümkün olduğunca çarpıcı hale getirmek için sık sık gerçekliği manipüle ediyor. Örneğin, Facebook'un kuruluş hikayesi filmde son derece duygusal ve ihanet dolu bir anlatıma büründürülmüşken, gerçekte iş dünyasında oldukça olağan ve sıradan sayılabilecek birçok dinamik, ihanet ve entrika olarak sunuluyor. Eduardo Saverin karakteri (Andrew Garfield tarafından canlandırılan), Zuckerberg'in gözünde adeta bir mağdur haline getirilirken, iş dünyasındaki gerçek çatışmalar ve anlaşmazlıklar tek taraflı bir bakış açısıyla veriliyor.

Film, Harvard Üniversitesi'ndeki öğrenci hayatını neredeyse karikatürize ederek sunuyor. Harvard öğrencileri filmde ya abartılı bir şekilde entelektüel ya da aşırı derecede yüzeysel partilere odaklı bireyler olarak gösteriliyor. Gerçekte üniversite atmosferi çok daha karmaşık ve çeşitli olsa da film, izleyiciyi eğlendirmek adına gerçekçilikten feragat etmiş durumda.

Ayrıca Fincher'ın karanlık ve soğuk renk paleti, filmin kasvetli atmosferini desteklemekle birlikte, gereğinden fazla ciddiyet yüklüyor. Facebook'un kuruluş süreci ne kadar rekabetçi ve stresli olursa olsun, film bu süreci aşırı karanlık bir drama olarak yansıtıyor. Teknoloji dünyasının dinamizmini ve heyecanını vermek yerine, karakterleri sürekli olarak mutsuz, gergin ve yalnız bireyler olarak göstermeyi tercih ediyor. Bu da filmdeki karakterlerin gerçek hayattaki muadillerine göre oldukça tek boyutlu kalmasına neden oluyor.

Filmdeki diyalogların keskinliği ve zekâ dolu olduğu iddia edilse de, Sorkin'in senaryosu yer yer diyalogların fazlasıyla yapay ve sahte hissettirdiği noktalara ulaşıyor. Karakterler, neredeyse insanüstü hızda konuşuyor ve her replik bir öncekinden daha "zeki" olmaya çalışıyor. Bu durum, izleyicinin gerçekçiliğe olan inancını zedeliyor ve diyaloğun doğallığını tamamen ortadan kaldırıyor.

Sonuç olarak The Social Network, Zuckerberg ve Facebook'un hikayesini anlatırken gerçeği ikinci plana atan, dramatik etkiyi artırmak adına önemli detayları abartan, kişilikleri tek yönlü hale getiren ve olay örgüsünü çarpıtan bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. Evet, eğlenceli olabilir, sürükleyici olabilir, ama kesinlikle bir "biyografi" filmi olarak değerlendirilemez. Film, Facebook'un yükselişini anlatan bir tarih dersi olmaktan çok, abartılı bir Hollywood dramasına dönüşüyor.
Taylan Alderson
Taylan Alderson

9 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Haziran 2022 tarihinde eklendi
Film hızlı ilerliyor ve izleyici sıkmıyor.Müzikler ve sinematografi çok başarılı.filmin finali de çok iyi.Andrew Garfield iyi oynamış.
Ahmet Büke
Ahmet Büke

Takipçi 935 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
26 Nisan 2022 tarihinde eklendi
facebook kuruluş ve büyüme hikayesi. Ortaklar büyük paralar. Çıkar ilşkileri falan filan. Ne kadar gerçektir ne kadarı kurgudur bilinmez ama gerçek hikaye. Kurgu seneryo oyunculuk sürükleyicilik hepsi iyi denebilir. Biraz durağan ama bu konuda ona da yapacak bir şey yok.. iiyi bir çalışma olmuş bence 10 / 85
tersköşeli
tersköşeli

Takipçi 78 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Ağustos 2021 tarihinde eklendi
Belgeselvari bir film olmuş . mark zuckerbergin hikayesini ; facebook un hikayesini merak edenler izleyebilir
Özlem C.
Özlem C.

5 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
14 Haziran 2020 tarihinde eklendi
Facebook kullanıyorum ancak, fazla anlam yüklemiyorum. Sonuçta tüm insanlığa fayda sağlamış bir icat değil. Çerez niyetine izlenebilir bir film yapılmış bunun üzerine o kadar.
Anıl Sarıbaş
Anıl Sarıbaş

3 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
4 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
Akıcı bir filmdi. Hiç sıkmadı. İzlerken eğlendim. Jesse Eisenberg'ü izlemeyi seviyorsanız bu filmi de kesinlikte izlemelisiniz.
sinema
1 ziyaretçi
0,5
8 Aralık 2017 tarihinde eklendi
filmde sadece avukatların toplantı sahnesi ve ortağını kovan bir şirket kurucusu film den aklımda kalan sadece bunlar izledikten sonra konu neydi lan diye düşündüm hikaye ağır ve yavaş anlaşılmaz şekilde ilerliyor 1 puan bile etmez bir film izlenmemeli boşa zaman kaybı
Amir Han
Amir Han

Takipçi 452 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
12 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Aaron Sorkin'in en iyi senaryo dalında tek oscar'ını aldığı bu yapım bir nevi otobiyografi niteliğinde. Harvard mezunu Ben Mezrich'in yine Harvard'lı "facebook" mucidi Mark Zuckerberg'in nasıl ve ne şekilde zengin olduğunu konu alan ve çok satanlar listesinde 1 numara olan kitabı "Kazara Milyarder:Facebook'un bulunuşu" adlı kitabını Sorkinizm tarzıyla yani çok hızlı konuşmaların yer aldığı senaryosu ve Jesse Eisenberg'in cool oyunculuğu ile birlikte izlenilesi bir film olduğu aşikar. Kampüste her daim terlik, şort ve sweat-shirt üçlemesi ile gezen şapşal birinin bu konuma keskin zekası, fırsatçılığı ve Napster'in kurucusu ünlü hacker Sean Parker ile tanışmasının onun için bir şans olduğunu görüyoruz. Winklevoss kardeşlerin fikrinden yola çıkarak kendi programını geliştirmesi ve Eduardo Saverin adındaki Brezilya'lı zengin sınıf arkadaşının maddi olanakları ile yırtması facebook gibi günümüzde 100 milyar $ gibi bir marka değerine sebebiyet veriyor. Jesse Eisenberg'in Mark Zuckerberg'e sima ve fizik olarak benzemesi oyunculuğu ile birleşince harika olmuş. Yalnız o kadar hızlı konuşuluyor ki altyazılı olarak izlerken 2 saatlik film; altyazıları idrak edebilmek için devamlı durdurulunca film 3 saati bulabiliyor. 1.5 milyar insanın abonesi olduğu Facebook sayesinde Mark Zuckerberg 41 milyar $ gibi bir servetle dünyanın en zengin 15. insanı olmuş durumda. Programcı sınıf arkadaşı Dustin Moskovitz 10 milyar $ ve yollarını ayırdığı E. Saverin 6 milyar $ ile dünya zenginleri arasında yerlerini almış durumdalar. Dikkat çeken bir detay; facebook kurucularının çoğunluğu yahudi. Mark Zuckerberg'i oynayan Jesse Eisenberg ve senarist Aaron Sorkin'de yahudi. Her ne kadar kendilerini secular yahudi yani dinlerine bağlılıklarının pek olmadığını dile getirselerde sonuçta birlik içinde çalışan bir topluluklar. Facebook kültürünün nasıl bu hale geldiğini merak edenler için izlenmelik.
DthepYEK
DthepYEK

Takipçi 233 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Aralık 2015 tarihinde eklendi
Üniversite de arkadaşları ile eğlenmek amaçlı siteler yapan gencin, dünyanın en genç milyarderi olma yolundaki yolculuğu...

Mark Zuckerberg, takdir edilesi ve ders alınması gerekilen bir başarı hikayesi. Film insana bir neden ben de olamayayım diye sorgulattırıyor. Çünkü, görüyorsunuz, basit bir fikir den çıkıyor. Arkadaş ortamında çıkan bir fikir dünyanın en popüler sosyal ağlarından biri olan Facebook'a dönüşüyor. Evet bu yüzden soruyorum. Neden bir Türk olamasın ? Yine filmde geçen bir başarı hikayesi, gerçi sonu kötü biten bir hikayeymiş o sanırım Victorias Secret. Herhangi bir fikir bir anda ortaya çıkıyor. Başta kimse o hale geleceğini tahmin edemez ama önemli olan o işin arkasından gitmek. Yapmak istediğiniz işin peşini bırakmamalısınız. Böyle insanlar bir anda zengin olmuyor. Biraz kafa çalıştırıp, insan psikolojisini iyi analiz edip, asıl bir şey yapmak istediğinizi kafanızda kurduysanız, o işin gerisi de gelir.

David Fincher yine usta işi bir film çıkarmış. Filmi uzun zamandır bekletiyordum. Bugüne kısmetmiş. Fincher'ın ortalamanın altında filmi yok. Hatta bütün filmleri gerçekten belli bir seviyenin üstünde. Giriş kısımındaki konuşma, çekimleri, olayların birbirleri ile bağlantısı, farklı bir biçimde anlatılış şekli her yönüyle izlenmesi gereken bir film. İzlerken son derece keyif veren bir yapım. Ayrıca oyunculuklar da oldukça iyiydi. İyi seyirler... 7.9/10
theyurdal
theyurdal

Takipçi 793 değerlendirmeler Takip Et!

1,5
1 Kasım 2014 tarihinde eklendi
belgesel yapsalar daha iyi olurdu çok gereksiz bir film olmuş
Alp T.
Alp T.

Takipçi 301 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Mayıs 2014 tarihinde eklendi
Sosyal Ağ, başından sonuna kadar hiç sıkmadan kendini izlettiren olukça başarılı bir biyografi filmi. Burada Facebook'un kurucusu Mark Zuckerberg'ün hayatı anlatılmış ve oldukça başarılı işlenmiş. Jeese Eisenberg, Andrew Garfield ve Justin Timberlake hiç umulmadık ve muhteşem bir performans sergilemişler ayrıca bu üçlüyü beyazperdede de görmek ayrı bir zevk. Burada bir yükselişi fakat bu yükselişi gerçekleştirmek için nelerin ortaya koyulabileceğini (arkadaşlık, hayat vb.) anlatıyor film. Facebook'un sadece küçük bir fikirden ne kadar büyük bir internet sitesine dönüşümünü gösteriyor bir yandan da film. Biyografi veya bu tarz filmleri sevenlerin bayılacağı bir film çıkmış ortaya. Sıkmadan izlettiren bir film. 4/5
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
8 Kasım 2012 tarihinde eklendi
Kötü film olmasa da genel olarak seyircinin ''seveceği'' bir film değil ''The Social Network''.Her ne kadar İnternet'in en büyük icatlarından olsa da konu çok ilgi çekici durmuyor en başta.Buna senaryodaki çok fazla ve seri diyalogları da ekleyince özellikle filmi altyazılı izleyenler bittikten sonra sıkı bir maratondan çıkmış gibi hissedebilirler kendilerini.Bu özelliği filme konsantre olamamaya,filmin içine girememeye neden olmuş,oldukça yabancılaşıyoruz filme bu yüzden.Oyunculuklar üst düzeyde tabii,sonuçta bu bir David Fincher filmi ama bu seferki için ''tam olmamış'' desek derdimizi ifade etmiş oluruz sanırım.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
9 Eylül 2012 tarihinde eklendi
popüler bir sosyal ağ sitesinin gelişimini anlattığı için popülaritesi olan fakat kurgusal yönden zayıf bir yapım 6/10
emin k
emin k

Takipçi 4 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
21 Kasım 2011 tarihinde eklendi
Sosyal Ağ film olarak akıcı ve güzel bir film ,gerci sinematik olarak anlatımı begenmesemde kendisini izleyiciiye bağlayabilen bir yapım olmuş..
ben filmden ziyade konu hakkında daha doğrusu filmde olup bitenlerden gercek hayata bir ayna tutmak istiyorum ..

filmi izledikten sonra resmen ürperdim .her zman basma kalıp yahudiler hakkında komplo teorileri üretilir . bu filmi seyrettikten sonra bu teorilerin perçinlendiğini söylemek istiyorum..
harvard dunyayı yonetenlerin mezun oldugu bir okul ve burada da yahudi öğrenci kulüpleri mevcut.facebook un kurucusu mark abi ve bütün kurucu üyeler yahudi..
hatta soverin denilen herifin yani face kurulurken uzaklaştırılan soverin de bir yahudi.. babası brezilya da petrol tüccarı..
facebook un da renkleri de bir hayli ilginc .. mark abii filmi seyrettikten sonra yaptığı yorum da film gayet başarılı ama facebook un kurulma amacı basit bir kızdan ayrılma meselesine indrgenmiş olması beni şaşırttı demesi insanın aklına şunu getiriyo peki facebook hangi amaçla kuruldu???
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler