En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacigil
Takipçi
2.473 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
12 Mart 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...
Hüseyin Badem karakterini de canlandıran Ata Demirer kaleme alırken...
Yönetmen koltuğunda da Hakan Algül'ün oturmak da olduğu "Eyyvah Eyvah"; Türk sinemasının...
Hem de, ziyadesiyle kısa sayılabilecek bir süre içerisinde...
***
Kim, ne derse desin...
"Kült" mertebesine erişebilme becerisini gösterdiğinden, tek bir endişe dahi duymadığımız gibi...
Aksini iddia eden "çok bilmişlere de" yalnızca...
Tersi asla mümkün olmasa da, bunu kanıtlamalarını önermekle yetinebileceğimiz, sıra dışı nitelikteki komedilerinden birisi olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Yapımcılığını, kendisini sıklıkla bizzat, neredeyse, sineğin yağını çıkartan...
Nevi şahsına münhasır mahiyetteki prodüksiyonlarda yer alan imzalarıyla, yakından tanıdığımız...
***
Ve sırf bu sebeple de...
"Korku - komedi" kategori farklılığına rağmen, Jason Blum'a benzettiğimiz Necati Akpınar'ın BKM'sinin üstlenmesinin yanı sıra...
2011 ve 2014 tarihli devamındakilerinin de, detaylı birer yorumunu, yine bu mecrada paylaştığımız...
Toplam üç filmlik serinin, bu ilk filmine de biraz daha yakından bakalım...
***
Çanakkale'nin Geyikli beldesinde, anne tarafından, sıklıkla birbirlerini yiyen...
Ardından da barışarak uzlaşmak mecburiyetinde kalan büyük ebeveynleri...
Ninesi Hatice (Tanju Tuncel) ve dedesi Halil (Salih Kalyon) ile birlik de yaşayan Hüseyin Badem...
Düğünlerde, klarnet çalıp şarkı söyleyerek hayatını kazanırken...
Sağlık ocağındaki hemşire Müjgan'a da (Özge Borak), fena halde vurulmuş bir durumdadır...
***
Ve...
İşte bu genel çerçeve kapsamında Hüseyin...
Saz arkadaşları Melek (Caner Alkaya), Murat (Okan Çabalar) ve İbrahim (Alican Yücesoy) ile gününü gün edip...
Gülüp eğlenirken...
***
Günün birinde...
Kendisinin cebinden, gizlice aldığı paraları istifleyerek biriktiren ninesinin sandığını karıştıran Hüseyin...
Vakti zamanında...
Babası Ali Rıza Şeker'in (Meray Ülgen), annesi Ayşe Badem'e...
İstanbul'dan gönderdiği mektupları bulur...
***
Böyle olunca da Hüseyin...
Hayatında, tek bir kere dahi görmediği babasını bulmak amacıyla...
İstanbul'a doğru yola koyulur...
***
Varır varmaz da...
Hemşerisi, terzi Ramiz'i (Bican Günalan) bulur...
***
Ki...
Aynı Ramiz, dükkanı Hüseyin'e emanet edip...
Bankaya diyerek, elindeki kuponla...
Aslında bir koşu at yarışı izlemeye gittiğinde de...
Sahne kostümünü teslim almak gayesiyle...
Aniden çıkıp gelen Firuzan'da (Demet Akbağ) mevzuya dahil oluverir...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalarız...
Dakika 34...
***
Hüseyin'in babasını bulma sürecindeki...
Gırgır ve şamatanın dibine vurulmaya devam edileceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; aradan geçen 16 yıllık süreye rağmen...
Seyircisini, halen ilk günkü kadar eğlendirmeyi, başarıyla sürdüren...
70 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
İlki mi ikincisi mi Babe dedim. Bana ilki dedi ilkini izleyin izlettirin birazdan ikincisi mi üçüncüsü mü Babe diye sorup diğer değerlendirmeleri yapacağım saygılarımla DGA
"Türkiye'deki Beşinci Kol Faaliyetleri" diyorum başka da bir şey demiyorum. Komedi diye millete izlettikleri şeyler apaçık rezillik. Ah, sözde medeniyetin zehirli filmleri!
Yapacağı tahribattan sıyrılmak ise günümüz insanı için oldukça zor. Ancak bir Hızır Çeşmesi bulup oradan âb-ı hayat suyunu yudumlarsa yeniden dirilmek mümkün olur. Amma günümüzde Hızır Çeşmesinin Zehir Çeşmesi diye yutturulup üstüne bir de "zift"in "SU" diye içirildiği bir dönemde Hızır Çeşmesini bulabilmek oldukça zor maalesef.
Sanat adına hiç durmadan çekilen ve şehevanî duyguları tasvir eden bu filmler, AHLAKIN GÜNÜMÜZDE NE DERECE SÜKÛT ETTİĞİNİ AÇIK BİR ŞEKİLDE GÖSTERMEKTEDİR. "Edeb bir tâc imiş nûr-ı Hûdâ’dan/ Giy o tâcı emîn ol her belâdan." der şair. Tavsiyem EDEB TÂCInı giyip BU TÜRLÜ BELALARdan uzak durmanızdır.
Kadın/erkek fitnesi, pek çok geçmiş milletlerin çöküşüne sebep olmuştur. Evet, geçmişte yaşamış pekçok topluluk ve milletler kadın/erkek fitnesi yüzünden mahv u perişan olmuştur. Roma ve Bizans şehvet ve şehevanî duygular altında kalarak ezildi. O güzelim Endülüs de öyle..
Filminin afişine bile güldüğüm güzel bir film. Aklımda kalan birçok komik sahnesi var. Leblebi, midye, saksafon çalağ mı, hemşireye gösteğcem vs. :) Sonuç olarak gayet güzel bir film.
Yerel esprilerle bezenmiş çok güzel içten bir film olmuş. Ata Demirer ve Demet Akbağ iyi bir ikili oldular ki zaten serinin devamında da bunu görebiliyoruz.
Filim çok az sahnesinde güldürüa küfürle güldürme de ancak recep ivedik tarzı filmlere yakışır..İlgi çekici bir senaryosu yok..Sadece 2 kişinin kişisel performansına dayalı yapıt sinema değil ancak tiyatro demirerin babasıyla hastanede sürpriz şekilde karşılaştığı sahne bir hayli gerçekçilikten uzaktı ve fimin tadını iyice hiç beğenmedim 2. sini de izlemeyi düşünmüyorum...
Şimdiye kadar izlediğim en iyi yerli komediydi. Ata Demirer'de bana göre Türkiye'nin en iyi komedi oyuncusu. Cem Yılmaz Stand-Up'da daha iyi ama filmlerde Ata Demirer'in çok daha iyi olduğunu kabul etmek lazım. Demet Akbağ'da harika bir şekilde eşlik etmiş ve ortaya çok güzel bir komedi filmi çıkmış. Son yıllarda en çok güldüğüm filmlerden biriydi, inşallah hep böyle güzel filmler gelir.
çok dogal,komik,içten keşke daha önce izleseydim 2.filmi izlemek için sabırsızlanıyorum.Ata demirer olsun demet akbağ olsun mükemmel oynamışlar bence çok güzel bir türk filmi.8/10
bazı sahnelerinde katıla katıla gülseniz de çok komik olmayan zaten öyle bir iddiası da olmayan akıcı bir film izlenmesi gerekir diyalektler güzel karakterler inandırıcı senaryo basit sonlara doğru abartılı sahnelerde mevcut fakat yine de 8/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.