İçimdeki Yangın
Ortalama puan
4,1
270 Puanlama

55 Kullanıcı yorumları

5
18 Eleştiri
4
20 Eleştiri
3
6 Eleştiri
2
6 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Marsemia
Marsemia

Takipçi 22 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Mayıs 2026 tarihinde eklendi
Çok sert bir film. Ağır başlıyor. Vazgeçmek istiyorsunuz. Belgesel tadında ilerlediği sahneler var. Sonu itibarıyla ters köşe yapıyor. Ters köşesi öyle böyle değil. Dünyada her şey mümkün diye bakarsanız aklınıza yatar. Değilse eleştirilecek çok şey bulursunuz.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Eylül 2025 tarihinde eklendi
Acı dolu bir hikaye. Denis Villeneuve nasıl böyle bir film çekmiş anlayamadım. Hiç onun tarzı bir film değil. Çok dingin sabit kamera açılarıyla çekmiş. Filmi Türkiye'den izleyince garip düşüncelere dalıyorsunuz. Filmin bir kısmı Kanada'da geçiyor. Ne güzel bir ülke ne kadar medeni insanlar. Yaşanabilir bir ülke. Sonra Lübnan'da geçen sahnelere bakıyorsunuz. Türkiye'ye şükrediyorsunuz. İnsanlar ne kadar zor coğrafyalarda ne kadar zor hayatlar yaşıyorlar.
çağla varoğlu
çağla varoğlu

3 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Ocak 2023 tarihinde eklendi
Old boy filmini izledikten sonra old boy gibi bir film izleyemem bir daha diye düşünmüştüm. ta ki bu filmin son dakikalarına kadar...
Filmin akışı, konusu, konu bütünlüğü, işlenişi her şey muazzam. Bir de ters köşe olunca tadından yenmez denilen durum çıkıyor ortaya. sonu gerçekten çok etkileyici. 1+1'in 1 ettiğini anladığınızla Jeanne'nin hissettiklerini siz de hissediyorsunuz.
eleştirebileceğim tek nokta Abou Tarık'ın sonlardaki görüntüsünün biraz daha yaşlı olması gerektiği halde olmamasıdır. hapishane sahnesindeki ile aynı gözüküyor neredeyse. Oysa aradan 20 yıl geçmiş olması gerekiyor. bunun dışında kusursuz bir film. Ters köşe seven herkesin izlemesi gerekiyor.
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.435 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
27 Ağustos 2021 tarihinde eklendi
“Incendies”; daha sonra “Prisoners” (2013), “Enemy” (2013), “Sicario” (2015), “Arrival “(2016) ve “Blade Runner 2049” (2017) gibi birbirinden iddialı işlere de adını yazdıran Kanadalı yönetmen Denis Villeneuve’un üçüncü uzun metrajlı sinema filmi…

Kısaca senaryosu, Lübnan asıllı Kanadalı oyun yazarı Wajdi Mouawad’ın aynı adlı tiyatro oyunundan (2003) uyarlanan ve mülteci kökenli Kanadalı ikiz kardeşlerin, annelerinin vasiyeti üzerine ailelerinin tarihini keşfetmek üzere Orta Doğudaki anavatanlarına yaptıkları seyahat ve bu seyahat de yaşanan olaylar zinciri olarak özetlenebilecek filmin senaryosunu da Denis Villeneuve yazmış…

Dünya prömiyerini, on gün arayla 3 Eylül 2010’da Venedik Film Festivali ve 13 Eylül 2010’da Toronto Uluslararası Film Festivalinde yapan film, Yabancı Dilde En İyi Film kategorisindeki Academy ödülü için Kanada’nın adayı olarak da yarışmış…

6,5 milyon dolar gibi son derece mütevazı bir bütçeyle çekilen ve sadece 16 milyon dolarlık bir gişe yapabilen filmin, bu düşük gişe rakamına rağmen elde ettiği 8.2/10 (115.320 oy) ve 4.3/5 (17.683 oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.9/10 (120 yorum) ve 80/100 (42 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları son derece çarpıcı…

Gelin isterseniz IMDB 250 listesinde kendisine 125. Sırada yer bulan filmimize, her zamanki gibi önceliği yine oyuncu kadrosuna vermek suretiyle biraz daha yakından bakalım…

Bu film, başrol karakterleri olan Nawal, Jeanne ve Simon Marwan’ı canlandıran Lubna Azabal, Mélissa Désormeaux-Poulin ve Maxim Gaudette için aradan geçen yedi yıla rağmen halen filmografilerindeki en iyi film olma özelliğini korumaya devam ediyor…

Ne yazık ki, her üçü de bir daha böyle bir filmde oynama şansı bulamamışlar… Hâlbuki filmdeki performansları hiç de fena değildi…

Benzer şeyleri filmin teknik kadrosu için de söylemek pekala mümkün… Bunun tek istisnası, Amman (Ürdün’ün başkenti) sokaklarına taş, toprak ve moloz yığarak iç savaş günlerindeki Beyrut’u yeniden canlandırmaya çalışan prodüksiyon tasarımcısı André-Line Beauparlant…

Tabii bu arada, “The Fly” (1986), The Day After Tomorrow (2004) ve “Birdman or (The Unexpected Virtue of Ignorance)” (2014) gibi filmlerin özel efektlerinde de imzası olan Louis Craig ile “Gangs of New York” (2002), “The Lord of the Rings: The Two Towers (2002)”, “The Day After Tomorrow” (2004) ve “Arrival” (2016) ın da sanal efektlerine damgasını vuran Mathieu Raynault’un katkılarını da unutmamak lazım… Bu ikili, “Incendies” de de son derece başarılı bir iş çıkartmışlar…

Ancak bize göre filmin en can alıcı kısmı hikâyesi ve kurgusu…

Öyle ki, Arap kültürüne tamamen yabancı olan Denis Villeneuve’nun bu hikâyenin orijinal versiyonunun anlatıldığı ve bir başyapıt olarak nitelendirdiği “Incendies” isimli tiyatro oyununu 2004 yılında Montreal’deki Théâtre de Quat'Sous’da izlemesinden sonra, hikâyenin ana yapısına ve karakterlere sadık kalmasına rağmen, Wajdi Mouawad’ın da izni ile hikâyedeki bütün diyalogları değiştirdiği senaryoyu yazması ve filme uyarlaması tam beş yılını almış…

Elbette bu, işin sadece hikâye ve senaryoya ilişkin kısmı… Bunun birde kurgu ayağı var ki, Villeneuve burada da, senaryoyu da bizzat yazmış olmanın sağladığı avantajla, flashbacklerle gittiği iç savaş günleri (1975 – 1990) ile bugünü zekice kurgulayarak ortaya son derece sıra dışı bir drama çıkarmış…

Sonuç olarak, her defasında 131 dakikasının tamamını soluksuz izlediğimiz, arşivimizin de nadide parçalarından olan ve bazı sahnelerinde insanın yüreğini de parçalayan bu etkileyici film için puanımız 4 önerimiz ise, özellikle de nitelikli film peşinde koşanlar için “mutlaka izlenmeli” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler,

Son bir not:
Tüm hakları bize ait olan bu yorumun orijinali; bir başka mecrada tarafımızca, 15 Ekim 2018 günü saat 01.33’de yazılarak paylaşılmıştır...
Hic Kimse
Hic Kimse

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
5 Temmuz 2020 tarihinde eklendi
Sinirleri altüst edecek bir film zira neye sinirlenip kime kızacağınızı bilemiyorsunuz. Bir sahne onve sinirlendiginize bir sonraki sahnede acıyabiliyorsunuz. Aslında fikrimce tam olarak yapılmak istenen bu. Bir insan hem acı çeken hem de acı çektiren olabilir ve aradaki cizgi düşündüğümüzden de ince.. Bir artı bir bir eder mi sorusu da tüm anlatılanların özeti niteliğinde. Filmin bir matematik dersinde geçen bölümünde Profesörün sözlerini daha iyi okumanızı öneririm filmin ve aynı zamanda hayatın matematiksel açıklamasıdır bu. Matematikte sayilarla ve sembollerle anlamsız gibi görünen şeyler hayatın içerisnde bir anlama bürünür. Ikillik ve teklik üzerinden ilerleyen bir filmle karşılaşıyoruz. İki ayrı şey olarak düşündüğümüz agabey ve baba birdir, iki ayrı topluluk olarak düşündüğümüz taraflar aynı devletin üyeleridir, iki farklı ideoloji için ilerleseler de aslında sonuç birdir yani savaş, Ikiz kardeşler farklı görünseler de aynı duyguları paylasarak aynı amac için ilerlerler. Yani şu film üzerine yorum değil makale yazılabilir herhalde.
Doğukan Elik
Doğukan Elik

Takipçi 32 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Haziran 2020 tarihinde eklendi
Ortadoğu ortamında hissediyorsunuz kendinizi. Sövüyorsunuz nasıl bir insan bu kadar insanlıktan çıkar gözü döner diye. Ortam çok iyi yazılmış. Senaryo vurucu. spoiler: Sonlara doğru Jean ve Simon’un abilerinin babaları olduğunu anlıyorsunuz. Yine de gerçekten gösterince tüyler diken diken. Savaş ki buna savaş bile denmez, teröre yüzlerce kez lanet okuyorsunuz. Otobüs yakma sahnesinde ardıdan o çocuğu vurmaları,, şerefsizler..
O ebu tarık’a da söv söv bi hal oldum. Gerçekten zor hayatlar var. Bunu filmde sonuna kadar hissediyorsunuz. Yalnız böyle söve söve izleyeceğimiz sahneler daha uzun verilebilirdi, o zaman daha etkili olurdu bence. Onun dışında senaryo harika, ortam güzel yansıtılmış, sadece sahneler bir tık daha vurucu verilebilirdi. Güzel bir orta doğu filmi
Tülay D
Tülay D

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
26 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
Ayşenur D sonunu merak etmeme gerek kalmadı!!!!Hayır anlamıyorum film hk bu kadar güzel şeyler söylenirken tam izleyeceğim derken neden biri çıkar dilini tutamaz!!!!!
Levent Ç.
Levent Ç.

9 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Haziran 2018 tarihinde eklendi
film işleyiş ve konu bakımından gerçekten sıradışıı. yönetmen ve başrol kadın oyuncusu kalitelerini ortaya koymuşlar.ben çok beğendim;izlemenizini öneririm
Ayşenur D.
Ayşenur D.

Takipçi 18 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
9 Ağustos 2016 tarihinde eklendi
Öncelikle olumsuz yönü ile başlarsam gereksiz fazla uzatılmış bir film.Son 10 dk için izlenmeye değermi değer.. spoiler:
1+1= 1 edermi anlamaya çalışırken yüzümüze şakk diye vurdu acı son.. hadi cannımm dedirtti. sonu dumur eden ve sonrasında düşündüren bir film.. ağabeyin aynı zamanda baban..
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.470 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Ocak 2015 tarihinde eklendi
finaliyle insanı sarsan ve nefret dediğimiz kavramın ne kadar göz karartıcı bir his olduğunu gözler önüne seren müthiş bir film 8/10
Mine M.
Mine M.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

4,5
28 Kasım 2014 tarihinde eklendi
film bıraz durgun gidiyor olabılır fakat vermek ıstedıgı mesaj cok guzel bır sekılde anlatılmıs.olaylar capraz kurguyla sekıllendırılmıs,ızleyıcıye acaba doruk noktası nerede dıye sonuna kadar ızletmeyı basarmıstır.kesınlıkle ızlenmesını tavsıye edıyorum emın olun pısman olmuyacaksınız fılmı burada ozetlemek ıstemıyorum ızleyerek kesfedebılın dıye.sımdıden ıyı seyırler ....
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Mart 2014 tarihinde eklendi
Tokat gibi çarpan filmlerden. İzlediğim tüm filmlerinde takdir ettiğim, benim için farklı bir yerde duran Villeneuve beni yine şaşırtmadı. Güçlü oyunculuklar, çok çok başarılı zaman atlamalı, iç içe geçmiş kurgu, düzgün senaryo ve finale doğru sürekli yükselerek son dakikalarda tavan yapan heyecan, sürükleyicilik. Mutlaka öneriyorum. Sapına kadar gerçekçi, sizi içine alan ve bir şeyler hissettiren işlerden. Gözünüzü kırpmadan izleyeceksiniz. Başarısında kurgusunun önemi çok büyük, tekrar etmek gerek.
kemerlee
kemerlee

Takipçi 693 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Şubat 2012 tarihinde eklendi
Aynı Irka ve aynı kültüre sahip insanların inanç farklılıkları nedeniyle, kardeşin kardeşi katlettiği 1975te başlıyan Lübnan iç savaşını fon olarak alarak, genç bir hıristiyan kadının bir müslümanı sevmesi ve hamile kalmasıyla ailesinin ismini kirlettiği nedeniyle sevdiği adamın öldürülmesini(kendisi ucuz kurtuluyor) ve o günden başlıyarak çektiği acıları, gördüğü katliamları, dehşeti fazlasıyla gerçekçi ve etkileyici şekilde bugünle paralel şekilde anlatıyor.Oyuncu performanslarından, yaratılan atmosfere, anlatıma kadar herşey dört dörtlük, bir çok sahnede(özellikle otobüs) boğazınıza bir düğüm takılıyor.Hele sonları insanı resmen dağıtıyor, gerçekler karşısında kelimeler kifayetsiz kalıyor.
10/8,5
potasyum
potasyum

Takipçi 531 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Ağustos 2011 tarihinde eklendi
Bu yangın sönecek türden bir yangın değil.İzledikten sonra 3 gün kendime gelememiştim.Sindirimi hemen olmayan bir film.Hassas bir bünyeniz varsa izlemeyin.Simon'un kız kardeşine 'bir artı bir bir eder mi' sözünden sonra o soğuk sessizliği hissedebiliyorsunuz.
Serdar dmngz
Serdar dmngz

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
5 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
inanilmaz sürükleyici bir dram, kesinlikle izlenizi tavsiye ederim. 4,9/5
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler