En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Samet Sagun
54 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
22 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Çok bir şey beklemeyin zaten filmde onu size pek vermiyor oyunculuklar iyi kaliteli bir yapım boş vaktinizde açın izleyin suçluyu bulun rahatlayın uyuyun.
Filmde çok eksik vardı mesela labirent olayı açıklanmadı ve pederin evinin altında çıkan adam holly jones un eşi idi ama neden adam yıllardır orda duruyodu anlayamafım doğrusu ve peder neden tutuklanmadı
Öncelikle Jake Gyllenhaal‘a dedektif rolü gerçekten çok yakışmış. İzlerken oldukça keyif aldim. Hugh Jackman ise resmen senaristin azizliğine uğratılmış. Kızlardan birinin bulunduğu hastane sahnesine kadar çok çok keyifle izledim. Fakat keşke o an film orada bitseydi inanın o finalde bile daha mutlu olurdum. Kızınız kaçırılıyor nerede olduğunu anlıyorsunuz ve ‘’ merhaba kapınızı tamir edicektim’’ sahnesi sizi karşılıyor. Nasil bir saçma olay örgüsüdür bu. Peki ya labirent mevzusuna ne demeli? Ne anladık labirentten. Finali başara bilse 10 üzerinde rahat 8,5- 9 verebileceğim bir filmken 5,5-6 puan ancak alır. Çok yazık edilmiş bir film, türünün en iyilerinde olabilecekken bile bile uçurundan atlamış.
Arkadaşlar filmin en sıkıntılı durumu biraz uzun olması, bu yüzden yarım not kırdım. Bu kadar uzun ve karmaşık filmlerde illa senaryo açığı olacaktır. Ancak film kendini izlettiriyor. spoiler: Yılanları olayın içine tam olarak sokulamamış havada kalmış.. Ayrıca labiret ip ucunu sadece bir kolye ile ilişkilendirmek benim beklentimi karşılamadı. Ben yer altında bir labiret olması ve orda bir çok kaçırılmış ölü yada diri cocuk olmasını beklerdim. Labirent altında eski kaçırılmış cocuklarla beraber Keller Deverde bulunup film nihayete erdirilmeliydi. Bana biri bu filmi izlemeli miyim diye sorsa kesin tavsiyede bulunurum.
Arkadaşlar Film Gerçekten Bu Tarz Film Sevenler İçin Harika Bu Arada Sonunu Anlamayan Arkadaşlar İçin Adamı Çocuğuna Aldığı Oyuncak Kurtarıyor Polis Hastanede düdüğü Soruyor Ve Aklına Bian Geliyor Ve Aslında çocukları kurtaran O çünkü labirenti sormaya gidince çocuklar kaçmaya çalışıyor Ve Bitanesi Kaçıyor oda hastanede sesini duyduğunu Hatırlıyor spoiler: [/spo[spoiler]
Film çok iyi ama anlamadığım nokta filmin son sahnesi oldu hugh jackman bulundu mu yoksa bulunmadı mı neden böyle bi son yapmışlar ikinci filmde gelmedi çok zaman geçti geleceğinide düşünmüyorum şahsen
Prisoners yani Mahkumlar adlı filmi nihayet izledim. Baştan son çok çok iyi çekilmiş ve atmosfer yaratmada dört dörtlük bir film olduğunu düşünüyorum, izlerken cidden bunaldığım sahneler oldu: neredeyse tamamı karanlık, az ışıklı, puslu ve pastel renklerle dolu, oldukça karamsar bir film bu. İki ailenin kızları kaçırılıyor ve film bu kızların aranması sürecini anlatıyor; ancak kızların bulunması için uğraşan sadece polisler değil, aileler de işin peşinde. Suçunu itiraf ettirip kızların nerede olduğunu öğrenmek için babalar suçlu olduğu düşünülerek yakalanan ve sonra salıverilen bir adamı, Alex'i bir eve hapsederek ona işkence etmeye başlıyor, amaç kızların nerede olduğunu bulmak. Böylece yönetmenin derdinin türlü türlü suçlara işaret ederek bizi vicdan üzerine düşünmeye çağırdığı belli oluyor. Açılış sekansı çok etkileyici: filmin ana krizi henüz yaşanmamış ve baba ile oğlu bir yandan dua ederken bir yandan da bir geyiği avlayarak öldürüyor... bu, birinci suç: Ardından kızlar kaçırılıyor...ikinci suç... kızları kaçırdığı düşünülen Alex köpeğe işkence ediyor..üçüncü suç...babalar Alex'i kaçırıyor..dördüncü suç...devamı da var. Filmin en ilginç anlarında, Alex'e işkence yapılırken ailelerin bu konuda ahlaki çıkmazlara girdiğini, zorlanmalar yaşadığını, taraf seçmek zorunda kaldıklarını görüyoruz. Bu noktalarda yönetmenin işi çok zordu bence, çünkü sıradışı bir şey yapmaya çalışıyor ve suça başka bir gözle bakmaya çağırıyor, bizi de bu ahlaki zorlanmaya taraf yapıyordu...Ancak elbette çok iyi çekilmiş, çok güzel anlatılmış ve nitelikli bir eser olduğunu ortaya koymuş olsa da sonuçta bir hollywood filmi olarak bu kadar göz boyamak yeterliydi. Bize yeni bir perspektif vermeye çalışarak huzursuz eden, suçlunun noktasından bakmaya çağıran, (mesela bir geyiği öldürme hakkını rahatça kendinde bulan normal insanların bir başkasının çocuğunu ama sonuçta bir insanı öldürmekte yani bir anlamda avlamakta sakınca görmeyen diğer insanları sulu görmesi gibi) ilginç bir noktayı dahi düşündürten, suçun kesinleşmemesi sebebiyle önümüze çeşitli itiraz noktaları (başka suçlu adayları vb) çıkartarak sürekli bir gerginlik hissi yaratan film finale doğru gözümüzdeki bağı çözüyor: aslında işkence gören adam suçluymuş, annesi de suçluymuş, kızları da çok yalnız oldukları için kaçırmışlar...demek ki alex'in işkence görmesi aslında doğruymuş...işte bu bence çok iyi bir yöntem: yani suçun aslında sadece hasta, sapık, ruhu bozulmuş insanlar tarafından işlendiği, kanunun ve kanun koruyucuların suçu önlemek için çabaladığı; aklı başında, düzgün insanların suç işlemediği gibi bir imaj yaratarak bu tür filmler çok çok iyi iş çıkarıyorlar. True Detective gibi diziler de aynen bu film gibi sol gösterip sağdan yumruğu indiriyorlar. Bu anlamda aslında muhafazakar eserler bunlar. Aslında suçun önlenebildiği; suçun anlaşılabilecek, kavranabilecek sebepleri olduğu, gerçek suç işleyenlerin genelde hasta, sapık, anormal insanlar olduğu gibi bir alt metni de usul usul işleyerek biz yandan çok klişe olacak sistem savunuculuğu yapıyorlar.. Sonuçta filmlerin sonları veya işleyişleri asla rastgele, senarist ve yönetmenlerin özgür iradelerine göre olmuyor. Haneke'nin söylediği ve itiraz ettiği şeyi yapıyor bu tür filmler: önce sağlıklı bir aile imajı sunuluyor, sonra bu ailenin başına gelen ve filmin ana meselesi olan olay yaşanıyor, ardından finalde ailenin huzura kavuşuyor, sapık ve hasta insanlar suçun bedelini ödeyerek ölüyor, aileler yeniden bir araya geliyor. Yani, sinemadan rahatlayarak, üzerimizden gerginliği atarak, katarsis yaşayarak çıkıyoruz; aile, devlet, kanun, düzen korunuyor; hasta ve sapık olanlar cezalandırılıyor ya da öldürülüyor. Yani Prisoners, nitelikli bir eser olarak anabileceğimiz, atmosferi çok iyi kurulmuş, iyi yazılmış ve nihayetinde klişe bir anlatıma ve finale değilse de klişe bir akıl yürütmeye teslim edilmiş bir eser . Ancak sırf atmosferi sebebiyle bile izlemeye değer...
Tam bir başyapıt.. nasıl 33 kişi yorum yapmış hala ona şaşıyorum. Filmi izlemek için yorumlara bakan sevgili sinema sever dostlarım eğer bu yorumu okuyorsaniz ben ölmüşum demektir. Shshshhs şaka bi yanan eğer bu yorumu okuyorsaniz açın izleyin sonra buraya gelip yorum yapacaksaniz zaten
Öncelikle buraya yorum yazmamın sebebi bazı arkadaşların filmi anlamaması. spoiler: Birincisi yılan olayı bir metafor. Villeneuve maelstrom filminde balığı bir tema olarak kullanırken bu filminde geyiği ve yılanı bir metafor olarak kullanıyor. Yani ortada gereksiz olan bir durum yok. İkincisi labirent olayı. Bizim dedektifimiz pederin evine gittiğinde orada holly jones un ölen eşinin cesedini orada buluyor ve üzerinde labirent kolyesi var. Bu da filmin başka bir ayrıntısı. Zaten eşiyle kocası çocuk kaçırıyorlar ve onları TUTSAK ediyorlar. Bence labirent olayı onları oraya hapis etmeleriyle alakalı kaçamasınlar diye birnevi bir benzetme. Yani filmin teması. Üçüncü olarak filmin sonunda keller dover ın bulunması güzel olmazdı zaten filmin heyecanı orda. spoiler:
Uzuuun lafın kısası film gerek atmosferi gerek Villeneuve ün felsefesiyle uzun zamandır izlediğim ender suç filmlerinden biriydi. Filme puanım 5 üzerinden 5
Film sürükleme bakımından müthişti. Her şey çok iyiydi fakat küçük sorunlar vardı. Rahip olayı belki saçma olabilir ama adamın aklını şüphelendirmeliydi. Bi ilişki kurup kötü kadın üzerinden gidebilirdi. Hiç o aklına gelmedi. Gözlüklü çocuk ve gözlüksüz olan evlere giren psikopat arasındaki bağ net değil. Yılan olayı babandan bi gelenek falan mı kalmış . Bu da net değil. Yaşlı kadınla kaçırdığı çocuklar yani gözlüklü tip ve eve giren psikopat arasındaki ilişki de aynı şekilde. Labirent olayı çözümsüz kaldı. Baba bulunmadı ve bunun sonunda sinirden insan çatlıyor. Bu yüzden bence kurgu net oturmamıştı. Ama izliyorsun istemesende izletiyor. Gerçekten etkileyiciydi uzun zamandır izlemediğim bir film türüydü. Ama bir kitabı bitirmiş gibi hissettim ne kadar şüphe kalsa dahi.
Öncelikle yönetmen Denis Villeneuve den söze başlarsam Incendies filminden sonra izlediğim ikinci filmi. Incendies filmine bayılmıştım. Onun kadar güzel bir film daha izlettirdi bana. Kurgusu, anlatımı, görüntüleriyle her bakımdan çok kaliteli bir yapım ortaya çıkmış. Film çok hareketli veya çok ağır değil tam kararında, yormayan anlatımı, bilinmezlik ve mistik yapısı çok hoşuma gitti. Karakterlerin davranışları, insan psikolojisini işleyişi, olaylar karşındaki hal ve hareketler... Keller Dover'ın altı yaşındaki kızı ve yan komşusunun kızı ortadan kaybolur. Ellerindeki tek ipucu sokağın başına park etmiş şüpheli bir karavandır. Polisin bu ipucundan sağlam bir sonuç almaması nedeniyle Dover, bir süre sonra çaresizlikten adaleti kendi sağlamaya çalışır. Ancak kafalarda tek bir soru vardır; kızını bulmak için neleri göze alabilecek, ne kadar ileri gidebilecektir? İşte bunu bize anlatan, gösteren bir film. Bir baba çocuğu kaçırıldığında ne derecede etkilenir. Veya nasıl tepkiler verebilir. Bu tarz farklı kaçırılmaların olduğu, psikopat katillerin veya ucu bilinmez cinayetlerin, kaybolmaların olduğu filmler, diziler hep ilgimi çekmiştir. Bu sefer olaya bir babanın bu durumda ne kadar ileri gidebileceğini gösteren bir film. Filmde her şey çok güzel ama oyunculuklar efsane. Başta Hugh Jackman ve Jake Gyllenhaal olmak üzere bütün oyuncular çok kaliteli ve çok doğal oynamışlar. Hiçbir yapmacıklık, göze batan bir şey yok. Herkese tavsiye ederim. İyi seyirler... 8.0/10
Film gizemli ve etkileyici fakat gercekten yarım. Mesela sonunda hugh jackman bulunuyo mu yada labitent olayı ne. Açıklanmıyo. Genel olarak cok beğendm tavsiye edrrim fakat eksik ve yarım.oyuncuların oyunculukları süper zaten..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.