En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
ORHAN SANDIKCI
454 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
21 Aralık 2025 tarihinde eklendi
Nefes kesen bir aksiyonla başlayıp daha sonra zamanda geriye giderek kayıp bir hazine avcılığı konusunu içeren, zengin oyuncu kadrosu, hareketli görsel efekt sahneleri, göze batmayan mantık hatalarıyla, aksiyon ve macera türünde sıkılmadan izleyeceğiniz güzel bir film izleyeceksiniz. Filmin sonundan da anlaşılacağı üzere devamı gelecek gibi.
Güzel bir film zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz bile hikayesi içinde kayboldum resmen aksiyon,macera filmleri sevenlerine kesinlikle tavsiye ederim
Bu tür filmlere hiç bir yenilik katmayan klişe ama eğlenceli bir yapım...temposu yerinde...yorumlara bakınca merak ettiğim bir şey var yazanların kaçı bu filmi yasal yollardan izledi acaba...çoğu inek gitmiş illegal sitelerden izlemiş burda ahkam kesiyor...bu arada filmin ilk giriş kısmını hiç begenmedim sinema bu değil
Berbat ve sıkıcı bir senaryo saçma sapan sahneler. Bu kadar ünlü oyuncu bir arada görünce iyi bir şey sanmıştım yanılmışım. Ömrümün bir buçuk saati boşa gitti.
Öncelikle oyununun tüm serilerini bitirmiş olarak oyunlarının hikayesi ile yakından uzaktan alakası yok yani ana oyunun hikayesi film gibi kendini sarıyor zaten bir çok YouTuber da aynısını söylüyor ama film beklentimin çok altında olan bir film gerek karakter benzerlikleri gerekse karakter huyları çok kötü
Oyununa aşina değilim, o yüzden filmden gideyim. Geneli eğlenceli bir film. Abartı sahneleri var fakat fazla uzatmadıkları için baymıyor, tadında diyeyim. Oyuncu seçimi tarafından bakarsam, Örümcek 'ten tecrübeli Tom Holland böyle bir senaryo için bence iyi bir seçim gibi duruyor. Wahlberg ise ana yardımcı karaktere yakışmış. Karşı taraftan gidersek Banderas iyiydi ve bence onunla devam edilmeliydi. Çünkü esmer bacım bu kötü taraf profilinin altından pek kalkamamış gibi. Yani bir kötü gibi durmuyor yada duramıyor. Bence filmin en hafif kalan tarafı ise gizem tarafı. Yani böyle hazine avcılığı falan deyince anlattıkları hikaye bu yönden biraz basit kalmış sanki. Sonunu ''arkası yarın'' gibi bitirmişler. Olur, o da olur, devamı da olur. Oyun tarafı sizi kasmıyorsa, yada benim gibi çok aşina değilseniz sizi üzmeyecek bir film. İyi seyirler...
Film gerçek Uncharted senaryosundan tamamen kopmuş şekilde yazılan bir hayal kırıklığından ibaret. Tom Holland gibi bir ismin olduğu ve gerçek senaryosu aşırı sürükleyici olan Uncharted'dan çok daha iyi şeyler beklerdim üzdü bi tık.
Senaryosunu Rafe Lee Judkins, Art Marcum ile Matt Holloway'in, büyük çoğunlukla ergen bir kitleye hitap eden aynı isimli Sony PlayStation video oyun serisinden uyarlayarak yazdıkları ve yönetmen koltuğunda da Ruben Fleischer'in oturduğu “Uncharted”; aksiyon dozu yüksek bir macera filmi olarak geliyor karşımıza...
Gelin isterseniz, 120 milyon dolarlık bütçesinin de sağladığı rahatlık sayesinde, Almanya Berlin yakınlarındaki Babelsberg Stüdyoları ile İspanya'nın Alicante ,Valencia, Barselona ve Madrid gibi değişik kentlerinde; üst seviyedeki yeşil perde ve görsel efekt teknolojileri ile zorluk derecesi yüksek hareketli sahnelerinde, işinin profesyoneli dublör oyuncuların başarıyla kullanılarak çekildiğini açıkça gördüğümüz bu filme biraz daha yakından bakalım...
15 yıl önce Boston'da; on yaşındaki küçük Nathan "Nate" Drake (Tiernan Jones) ve ağabeyi Sam (Rudy Pankow), birlikte gizlice Coğrafi Keşifler sergisinin bulunduğu bir binaya tırmanarak penceresinden girerler...
İngiliz kaşif Sir Francis Drake'in soyundan geldiğini ileriye süren bu iki birader, tam çalmaya yeltendikleri İspanyol Ferdinand Magellan'ın haritasının önünde dururlarken güvenlik görevlilerce enseleniverirler...
Bunun kendisinin üçüncü vukuatı olması nedeniyle bir kilisenin bakım yurdunda kalan çocuklardan Sam'i polis tutuklamak istemektedir...
Ancak hapsedilmeyi kabullenemeyen Sam, boynunda kolye gibi taşıdığı; "Büyük şeylerin küçük başlangıçları vardır" anlamını taşıyan Latince "Sic parvis magna" yazılı yüzüğü kardeşi Nate'a vererek kayıplara karışır...
Günümüzde (barmenlik eğitimini, Londra'daki bir restoran ve otel kompleksinden oluşan "Chiltern Firehouse" da alan Tom Holland'ın canlandırdığı) Nate, New York'taki bir barda, barmen olarak çalışmaktadır...
Gece vardiyasında, varlıklı müşterilerden Zoe'nin (Alana Boden) kolundaki bilekliği; sigarasını çakmağı ile yakma numarasıyla çaktırmadan yürüterek cebine indiren Nate'in becerisi, diğer müşteri Victor "Sully" Sullivan'ın (Mark Wahlberg) dikkatli gözlerinden kaçmaz ve kendisine dünyayı gezip dolaşacağı bir iş teklif eder...
Nate bu teklifi anında reddetse de, cebindeki bilekliği kartviziti ile değiştiren Sully'nin ofisini; kapının önündeki görevlinin (Jonathan Failla) belindeki kemerine takılı anahtarları çarpmak suretiyle fark ettirmeden ziyaret etmek istese de, kendisini beklemekte olan Sully'i karşısında bulur...
Üstelik ilk kez 15 yıl önce Boston'da gördüğü Ferdinand Magellan'ın orijinal haritası da aynı mekandadır...
Ve iki yıl öncesine kadar ağabeyi Sam ile "Magellan ve birisi kaptan diğer on yedi kişiden" oluşan mürettebatının kayıp hazinesinin peşinden koşuşturan Sully; şimdi de Nate'i yanına alarak, maddi değerinin yaklaşık 4 ile 6 milyar dolar arasında değiştiğini tahmin ettiği bu altınların peşinde iz takip etmeyi düşünmektedir...
Bu sefer biraz ayak sürüse de Nate, hem para kazanmak ve hem de kardeşine yeniden kavuşabilmek umuduyla Sully'e "evet" demek zorunda kalır...
İkilinin ilk icraatları da, İspanyol Rönesans Sanatı ve o yüzyıla ait eserleri içeren bir koleksiyonun sunulacağı bir müzayededeki; on sekizlerin altınları sakladıkları odanın kapısını açabilen anahtarlardan biri olma özelliğine de haiz olan "Kardeşlik Haçı" diye tanımlanan nadide parçayı ele geçirmektir...
Anahtarlardan diğeri ise, söylediğine göre Sully'nin koleksiyonundadır zaten...
Gerçi öyle olmadığını Barselona'da öğreneceğiz...
Çünkü anahtar gerçekte Chloe Frazer'dadır (Sophia Ali)...
Şimdi yapılması gereken; Nate, Augustine isimli müzayede binasının elektriklerini keserken Sully'nin de ikinci anahtarı yürütmesidir...
Yalnız müzayedeye, vakti zamanında Magellan'ın bu seferi atalarınca finanse edilen ve o yüzden de kayıp altınların aslında kendisine ait olduğunu iddia eden Santiago Moncada'da (Antonio Banderas) gelmiş ve Nate ile Sully o yüzden, ellerini çabuk tutmak zorundadırlar...
Yoksa ikinci anahtar, parasını ödeyerek satın alan Santiago'nun olacaktır...
Fakat 16. yüzyılda Barselona'da el yapımı olarak imal edilmiş olan anahtar ve altının peşinde olan sadece Nate, Sully ve Santiago olmayıp bu listeye, Santiago adına görev yapan Jo Braddock'ın da (Tati Gabrielle) eklenmesi gerekmektedir...
Derken...
Müzayede de sıra anahtarın satışına gelir...
Ama Braddock'ın peşine taktığı adamları İskoç (Steven Waddington) ve Hugo'nun (Pingi Moli) engellemesi sebebiyle Nate elektriği kesemese de, istemeden yarattığı bir karmaşa esnasında Sully, anahtarı bir şekilde alır...
Ellerinde, iki anahtara ek olarak Magellan'ın kaptanının günlüğü de bulunan Nate ile Sully, hazinenin saklı olduğu Barselona'ya uçarlar...
Ve orada, kendilerindeki anahtarı da el çabukluğuyla araklayarak kaçsa da uzlaşması gerektiğini fark eden Chloe ile buluşurlar...
Elbette Santiago ve Braddock'da işin peşini bırakmamışlardır...
Tabii Santiago'nun tek derdi anahtarlar değildir...
Servetini oğluna miras bırakmak yerine bağışlama işlemlerini başlatmış olan babası Armando Moncada'da (Manuel de Blas) bir başka problemdir Santiago için...
Dakika 40...
Geride sizleri, şu ana kadar sıraladığımız karakterlerin; birbiriyle ters köşe sürpriz ilişkiler de içeren hazineye tek başına el koyma yarışına girecekleri 76 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
Bitirmeden, Covid - 19 pandemisinin de nihayete ermekte olduğu önümüzdeki günlerde; bir koy iki al biçimindeki, 278 milyon dolarlık gişe hasılatını gören Sony Productions'ın bir devam filmine de imza atma olasılığının bulunduğunu tahayyül ettiğimizi de belirtmiş olalım...
spoiler: Filmin sonuna doğru abisi ölüp gerisi random gxgugihxhjxuvdpxvfouv2r uejjecbrhcir2jr2fcrcih2hfrfojjv0irjeijreir0i2tov2rnc2rvl2rovjrvrwnv02tjv0r2j0cjreci2ichie2hci2rhci2dhcirwh
Oldukça klişe ve klasik bir film. İzlerken çok eğlensensemde bence biraz daha aksiyon olması gerekirdi ortalama bir film olsada bence kesin sinemada deneyim edin daha çok eğlenirsiniz. 10/6
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.