Son İstasyon
Ortalama puan
3,2
138 Puanlama

35 Kullanıcı yorumları

5
11 Eleştiri
4
8 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
9 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
pithbull
pithbull

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
30 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Birçok eksiği olmasına rağmen Levent Kırca ve ekibinin ellerine sağlık. Recep İvedik ve Kutsal Damacana gibi rezil gişe filmlerine zaman ayırmaktansa bu filmi izlemenizi tavsiye ederim. Filmi yerden yere vuran yorumlarada anlam veremedim. Senaryoda yada filmde bu böyle olsa daha iyi olurdu gibi yorumları tercih etmek lazım. Sonuçta çamur atmak işin kolay tarafı. Madem çamur atmak zihniyetindesin ortaya daha iyi bir senaryo ve film koy bizde gururla altına yorumlarımızı yazalım...
speaklord
speaklord

24 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
27 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
levent kırcadan dram izlemeye pek alışkın olmasakda ince ince mesajlarla dolu özelliklede sonuylada seyirciyi şaşırtan enteresan bir film
dosto21
dosto21

Takipçi 49 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
29 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
Levent kırca eski Levent kırca değil mantarladı oda kalitesi gün geçtikçe düşüyor.
firedays44
firedays44

6 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
21 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Anlamadığım istasyon önüne kadar gelen motoru takip ediyorsunuz ve de suçlunun kalkan trende olduğunu düşünmeyen bir Türk polisi profili çiziyorsunuz. Türk polisi sizin gösterdiğiniz gibi bihaber değildir, bu kadar basit bir kaçış anca böyle bir filmde olur.Diğer bir olay oğlu öldükten sonra Şevki neden hiç gösterilmiyor? Oğluyla gurur duyması gereken bir insanın dramı da eklenebilirdi bu dram resitaline:)Film Babalığın ne demek olduğunu gözler önüne seriyor, sadece bu yönünden tutulabilir başka hiçbir özelliği kayda değmez diyebilirim.
bosphorusbh
bosphorusbh

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
16 Nisan 2010 tarihinde eklendi
film bence harika ve kesinlkle izlenmesi gerekiyor.vizontele,eşkiya,pardon,babam ve oğlum gibi türk sinemasının başyapıtlarının arasında yerini almasını sabırsızlıkla bekliyorum.oyunculuk kelimesinin ne demek olduğunu çok iyi anlayabilceğimiz bir film.
marfen
marfen

1 değerlendirme Takip Et!

4,0
14 Nisan 2010 tarihinde eklendi
şimdi çıktım sinemadan ve gerçekten başarılı bir çalışma olmuş. emeği geçen herkese teşekkür ederim.
kavun5281
kavun5281

1 değerlendirme Takip Et!

2,5
14 Nisan 2010 tarihinde eklendi
cook güzel olmuşşş türkiye gercegini ancak lavant kırca anlatırdı zaten
fetbaaz
fetbaaz

3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Nisan 2010 tarihinde eklendi
çok güzel ve duygulu bir filmdi tebrikler bence izlemelisiniz...
stenzas
stenzas

60 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
12 Nisan 2010 tarihinde eklendi
son derece klişelerle dolu, ağlamak yerine eksiklikler ve altı boşluklar nedeni ile ancak güldürebilecek bir film, yönetmen otursun biraz düşünsün ben ne çektim diye..
muat-544
muat-544

7 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Nisan 2010 tarihinde eklendi
arkadaşlar zor film beğenen biri olarak ben bu filmi gerçekten çok beğendim.şurası eksik olmuş diyebileceğim hiç bir yeri yok.oğulcan kırcanın ilk filmi olmasına rağmen gerçekten güzel bir film olmuş.eline sağlık.böyle güzel bir film izletirdikleri için başta levent usta olmak üzere emeği geçen tüm arkadaşlara saygılarımı sunar başarılarının devamını dilerim.sizlerede tavsiyem mutlaka gidin izleyin...
ilsalaron
ilsalaron

Takipçi 644 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
11 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Babam ve Oğlumdan sonra gördüğüm en duygusal ve en ağlatan filmlerden biri. Bence haftanın en iyi filmlerinden özellikle levent Kırcanın performansı mükemmel bu filme gidecekseniz mendillerinizi hazırlayın.
olric83
olric83

3 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
10 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Arkadaşlar gerçekten sinemada izlemeye değer bir film değil. Arada birkaç etkileyici sahne olsa da, genel itibariyle klişelerle dolu, anlatmak istediklerini anlatamamış, hesaplaşmak istedikleriyle (örneğin modernleşme) hesaplaşamamış bir film.Ustaya yakışmamış.
zaferbuyuk
zaferbuyuk

5 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
10 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Filmi izledim ve çok beğendim.Herkese tavsiye ederim pişman olmazsınız...
yeessiill
yeessiill

2 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Nisan 2010 tarihinde eklendi
Bildiğimiz iyi aile hain evlat filmi diye bakmayın bu filme Ruhinin gelişen olaylara tepkisi bildiğimizin çok dışında bazen ufak bi gülümsemenin esip gürlemekten daha çok insanın canını yakabileceğini anlıyosunuz aile dramının dışında değişik konulara da ufak dokunuşlar var mesleğinde 30 yılı deviren memuruna devletin bahşettiği nimetleri görünce şükrediceksiniz
kinemania
kinemania

Takipçi 6 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
12 Mart 2010 tarihinde eklendi
Öncelikle altını çizerek belirteyim: Levent Kırca, çocukluğumdan beri sadece televizyonda değil sahnede de beğenerek seyrettiğim, çok değerli bir sanatçıdır; yıllar boyu süre gelen emeğine saygım sonsuzdur; o nedenle; eleştirilerim, kendisini veya oyunculuğunu değil; bu filmin senaryosundan, dramaturgisinden ve sinematografisinden bütünüyle sorumlu olan, filmi sonuçlandıran yönetmeni ilgilendirmektedir.Filmi galada seyrettim ve çok öfkelendim; o kadar ki; bir süre, ne yorum yapabildim ne de söyleyecek bir söz bulabildim. Şimdi, buraya yazılan bazı yorumları gördükçe daha da çok öfkeleniyorum. Yapmayın, etmeyin arkadaşlar! 2010 yılında; sizlere, böylesine bayağı klişelerle, böylesine hatalarla dolu bir senaryoyu, yaratıcılıktan zerre nasibini alamamış demode bir vizyonla, sinema filmi(!) diye sunarak; sizleri, seyircileri ne kadar küçümsediklerini; çoktan küflenmiş ucuz melodram hesaplarıyla, sizleri nasıl avlamaya çalıştıklarını göremiyor musunuz?... Ben gördüm ve gözlerime inanamadım!... Yaratıcı(!) ekip; seyirciyi şöyle vuralım, böyle ağlatalım, şöyle ters köşe yapalım derken kantarın topuzunu fena halde kaçırmış! Ön yaratım sürecinde: ?ne de olsa sıkı bir ?Babam ve Oğlum? müşterisi var; bunlar bayılır ağlamaya; biz de gişeyi kurtarırız? diye düşündüler herhalde.Sinemada ağlamak, bir hikâye anlatarak seyirciyi ağlatmak suç mudur? Bence değil; sonuçta sanatçı, eserini sunduğu kişilerde bir duygu uyandırmayı hedefler öncelikle. Ben de yerli veya yabancı pek çok filmi seyrederken sinemada ağladım. Fakat burada yapılan sahtekârlığa gülemedim bile! Adeta bir sezonluk televizyon dizisi malzemesi, büyük ve yanlış zaman atlamalarıyla kırpıla kırpıla; bölük pörçük, kopuk, acayip bir öykü anlatımı ortaya çıkarılmış. Gösterilen her durumun altı bomboş! Anlatımda öyle büyük dramatik durumlar üstünden atlanıyor ki; filmi seyrederken kim, kimdi; ne olmuştu, şimdi ne oldu; bu adam da nereden çıktı diye sorgulamaktan yolunuzu kaybediyorsunuz. Anlatımdaki, yanlış oyun yüzünden oluşan anlam kaymalarına ne demeli? Filmin, Ruhi Bey'in ailesini tanıtan sahnelerinde ağabey ile kız kardeşi karı koca sanmamıza ramak kalmıştı! Zaten, Levent Kırca haricindeki oyuncuların karakter yorumlarındaki sorunlar ayrı bir makale konusu... Teatral oyunculuğun sinemaya hiç yakışmadığı bir kez daha gözler önüne serilmiş. Her duyguyu, her istemi, her çatışmayı söz ile anlatmak yerine, diyaloglar mümkün olduğunca azaltılsaymış belki oyuncular da kendi oyunculuklarındaki klişelerden kurtulabilirmiş... Tuhaf sahneleme hataları da mevcut: İlk yarıdaki sahnelerin birinde, ağabeyi; yüzü, gözü, gömleği kan içindeyken kalabalık bir tren istasyonu peronunda görüyoruz; ama sadece biz görüyoruz, adamın etrafında bulunan figürasyondan bir Allahın kulu görüp de bakmıyor bile! ?Racon kesen delikanlı? tiplemeleri de son derece klişe: Gömlek yakalarını iki düğme aç, kolları dirseklerden kır, bel hizasında iki elinle tespih tut, olsun sana ?racon delikanlı?; bu mudur? Bu genç arkadaşların başka vücut dilleri yok mudur? Ruhi Bey'in emekli olduktan sonra ailesini alıp; neden; acının, sıkıntının ve fakirliğin şehri olarak gösterilen İstanbul'a gitmeyi tercih ettiği de tartışmalı... Final sahnesi ise evlere şenlik! Gözyaşlarının nehir gibi akacağı hesaplanan final sahnesinde, salonda ön koltukta oturan bir grup seyirci kendini tutamayıp gülmeye başladı. Yazıktır... Bunun gibi yüzlercesini sayabiliriz... Ben şunu merak ediyorum: Filmi çekmeden önce ve çekerken bu basit olumsuzluklar neden görülüp düzeltilmiyor? Kimse çıkıp da, yönetmene bir uyarıda bulunmamış mı? Yaprak Dökümü dizisinde, 150 bölümdür kafamıza vura vura anlatılan, gösterilen durumların bir benzerini, milleti sinemaya getirtip, paralarını alıp tekrarlamanın ne lüzumu var? Yaratıcı ekip hiç mi film seyretmiyor? Bu filmi çok daha özgün, çok daha anlamlı, çok daha etkileyici kılacak hiçbir fırsat değerlendirilmemiş! Tren öğesi, bir sembol olarak çok daha ustaca kullanılabilirdi; belki ortaya, günümüz Türkiye panoramasını çizen çok naif bir yol filmi çıkardı; zira hiç de fena olmayan açılış sahnelerinde, film, böyle bir öykü vaat ediyor gibiydi. Klasik bir namus meselesinden hareketle kolay yolu seçip, zaten bildiğimiz şeyleri ?şurada ağlatalım, burada zırlatalım? diye art arda dizmişler! 2010 yılında dünya sineması ve bizim sinemamız da bu kadar ilerlemişken; lütfen; sıcaklık, samimiyet, alçakgönüllülük kisvesi altında sizlere sunulan ucuz filmlere kanmayın, şakşakçılık etmeyin; etmeyin ki ders alsınlar; bir daha yapmasınlar!
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler