Sefiller
Ortalama puan
3,9
107 Puanlama

13 Kullanıcı yorumları

5
4 Eleştiri
4
2 Eleştiri
3
5 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.428 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
2 Haziran 2022 tarihinde eklendi
Senaryosunu, Victor Hugo'nun aynı isimli efsanevi romanından (1862) William Nicholson ile Herbert Kretzmer ve 1980 tarihli Fransızca yazılan orijinal müzikalde de imzaları bulunan Alain Boublil ile Claude-Michel Schönberg'in kaleme aldıkları ve yönetmen koltuğunda da Tom Hooper'ın oturduğu "Les Misérables", destansı bir müzikal drama olarak geliyor karşımıza...

Gelin isterseniz, vizyona girdiği yıl sinema salonunda izlediğimiz; dekor, kostüm ve makyajlarının dönemin ruhunu yansıtmaktaki başarısı ile müzikleri ve zengin oyuncu kadrosuyla da dikkatleri üzerinde toplayan, 3 Academy ve 4 BAFTA Ödüllü bu filme biraz daha yakından bakalım...

***

- 1815 -

Fransız İhtilali'nin başlangıcından yirmi altı yıl sonra Fransa tahtında yeniden bir kral oturmaktadır...

24601 numaralı mahkum Jean Valjean'ın (Hugh Jackman), cezası bitmiş ve kendisinin "Çok Tehlikeli" olarak nitelendirildiği; kral adına düzenlenen ve polis müfettişi Javert (Russell Crowe) tarafından tebliğ edilen bir belge ile şartlı tahliye süreci başlatılmıştır...

Kız kardeşinin çocuğunun açlıktan ölmesini engellemek amacıyla bir somun ekmek çalıp Toulon'daki Bagne hapishanesinde on dokuz yıl yatmış olan Jean Valjean; görevli memurun (Richard Dixon), kendisine bildirdiğine göre şartlı tahliye kurallarına harfiyen uymak ve sürekli olarak da rapor vermek zorundadır...

Örneğin otuz gün sonra Pontarlier'deki makamlara uğramak mecburiyetindedir...

Yoksa yeniden tutuklanarak zindana tıkılacaktır...

***

Neyse...

Elindeki "Çok Tehlikeli" ibaresi taşıyan şartlı tahliye evrakı nedeniyle hiçbir yerde iş bulamadığı gibi barınmasına da izin verilmeyen Jean Valjean; Digne Piskoposu 'unca (Colm Wilkinson), kilisede himaye altına alınır...

Ama nankörlük yaparak hırsına yenik düşen ve çaldıklarını kendisine bizzat Piskopos 'un verdiğini iddia eden Jean Valjean; kilisenin gümüşlerini çalarak kaçmaya yeltense de, polislerce (Paul Thornley - Paul Howell) yakalanarak yeniden kiliseye getirilir...

Elbette polis bu ifadeye inanmamıştır...

Ancak "kardeşim" şeklinde hitap eden Piskopos'da Jean Valjean'ı doğrular...

Ve hatta başta Jean Valjean olmak üzere polisler ve (kilise çalışanları Bayan Baptistine / Georgie Glen - Bayan Magloire / Heather Chasen) dahil herkesin şaşkın bakışları arasında bir çuval gümüşe iki gümüş şamdan daha ilave eder...

Tek şartı da; bundan böyle hayatına, dürüst bir adam olarak devam etmesidir...

Oldukça mahçup olan Jean Valjean, değişeceğine dair kendine söz vererek elindeki utanç belgesini de yırtarak atar...

***

- Sekiz Yıl Sonra, 1823, Montreuil -

Artık Bay Madeleine adını kullanan Jean Valjean, hem şehrin Belediye Başkanı hem de saygın bir üretim işletmesinin sahibi olan varlıklı bir işverendir...

Fabrikasındaki diğer kadın işçilerle (Kate Fleetwood - Hannah Waddingham - Clare Foster - Kirsty Hoiles - Jenna Boyd - Alice Fearn - Alison Tennant - Marilyn Cutts - Cathy Breeze) arası pek iyi olmayan Fantine (Anne Hathaway) onlarla; elinden kaparak okumaya başladıkları, gayri meşru kızı Cosette'e (Isabelle Allen) bakan hancı Bay (Sacha Baron Cohen) ve karısı Bayan Thénardier'den (Helena Bonham Carter) gelen,"Biraz daha para gönder" yazılı not için kavga ederlerken atölyeye giren Jean Valjean, ustabaşından (Michael Jibson) onları ayırmalarını ister...

Aynı esnada, şehre polis şefi olarak tayin edilmiş olan Javert; Belediye Başkanı'na, bir nezaket ziyaretinde bulunmak için gelmiş ve onu fabrikanın üst katındaki ofisinde beklemektedir...

***

Derken...

Ustabaşı, diğer kadınların da verdiği gazla gündüz işçilik geceleri de fahişelik yapmakla yaftaladığı Fantine'i kovmuş; Belediye Başkanı'nı, gözünün bir yerden ısırdığı hususunda ısrarcı olan Javert, onu bir arabanın altına sıkışmış olan bir insanı tek başına kurtarabildiğini gördüğünde de birden aklına aynı derecede güçlü kuvvetli olan Jean Valjean gelmiştir...

***

İşsiz kalarak sokaklara düşen ve sağlığı iyice kötüleşmekte olan Fantine, para kazanmak için saçları (Nicola Sloane) ile dişlerinin (Adrian Scarborough) yanı sıra istemeden de olsa bedenini de bir denizciye (David Stoller) satmak zorunda kalır...

Yetmez...

Bir tacizcinin (Bertie Carvel) suçlamasıyla Javert, Fantine'i tutuklamaya kalkar...

Olayları gizlice uzaktan izleyen Jean Valjean ise, perişan vaziyetteki Fantine'i kucakladığı gibi hastaneye götürür...

***

Bu arada Javert'e; Belediye Başkanı'nı aranan hükümlü Jean Valjean olarak suçlayarak bir ihbar mektubu gönderdiği Paris'ten yanıt olarak Jean Valjean'ın yakalandığı ve Jean Valjean olmayı kabullenmeyen şüphelinin yargılanacağına dair acil bir mesaj gelmiş ve Javert bu bilgiyi, şimdi Jean Valjean ile paylaşmaktadır...

Yani masum bir insan, Jean Valjean olarak hapise gönderilecektir...

Bu durumda Jean Valjean'ı zor bir seçim beklemektedir...

Ki, yapar ve gerçek kimliğini ifşa eder de; dünün mahkumu ve bugünün Belediye Başkanı olan Jean Valjean...

Fakat teslim olmadan Javert'ten, ölen Fantine'in kızı Cosette'in geleceğini güvence altına alabilmesi için kendisine üç günlük bir süre vermesini ister...

Hadi gel de ikna et, Jean Valjean takıntılı Javert'i...

Dakika 48...

Geride sizleri; oldukça uzun olan süresine rağmen sıkılmadan izleyeceğinizden yüzde yüz emin olduğumuz ve yapılan olumsuz yorumlara, "Takılmayın" diyeceğimiz 110 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...

Keyifli seyirler dostlar,
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
25 Mart 2013 tarihinde eklendi
Bence olmamış yani bu kadrodan daha iyi bir şey çıkmalıydı,müzikal olması kesinlikle bi olumsuzluk ben 98 yapımı uma thurman ve liam neeson un oynadığını tercih ederim şahsen..
Tolgakocak
Tolgakocak

Takipçi 238 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
24 Eylül 2023 tarihinde eklendi
1998 yapımı sefiller yapımı daha güzeldi aslında buda fena değil hatta sevdiğim oyuncuların bu filmde olması izlememde etkisi oldu 1998 yapımı filmde sonu yarım bırakılmış gibiydi ama oynayan oyuncuların mükemmel oynaması o açığı kapatıyordu burda da olaylar cok hızlı ilerlermiş nedenide daha önceden yapılmış filmlerin benzerlerini göstermemek icin sanırım russell crowe bence uymamış role en iyi sahne performansını cok az gözükmesine rağmen Anne Hathawayın fantine rolüydü I Dreamed A Dream i söylerken insanın duygulanmaması imkansız 10/7 hugh jackmani unutmayalım filmin ilk sahnelerindeki onu evine alan piskoposun değerli gümüşleri calıp kaçtıktan sonra onları yakalayan polislerin piskoposa getirdikten sonra onları hediye verdiğini söyledikten sonra serbest bırakıyorlar sonra birşeyler calmaktan vazgeciyor ve tanrıdan af dilerken söylediği şarkıda muazzamdı
Gamze Tuncay
Gamze Tuncay

2 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
3 Mart 2013 tarihinde eklendi
bir müzikal yerine dram filmi olarak geçseydi ve öyle olsay fim bence müthiş olurdu fakat müzikal olduğu için oyunculuklar tam yerine oturmamış ve eserle sadece kişiler olarak bir bağıntısı kalmış tamamen gösteriş üzerine yapılmış bir film
Gamer M
Gamer M

1 değerlendirme Takip Et!

3,0
9 Kasım 2018 tarihinde eklendi
herşey çok çabuk gelişti en azından Fantine daha uzun yazılmalıydı. Oyuncular çok sevdiğim kişiler özellikle Helana Bonham ama herşeyi aceleye getirmişler. Ölümler dahada kalbi sızlatmalıydı. Genede Helena, Anne ve Hugh elinden geleni yapmışlar. Senaryo hatalı
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler