En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Özgür A.
Takipçi
41 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
16 Mart 2013 tarihinde eklendi
Daha önceki uyarlamalarını büyük bir keyif içinde izlediğim Sefilleri müzikal olarak izlemek müthiş bir keyifti. Koskoca Gladyatör (Russell Crowe) ve yine koskoca X-Men'i (Hugh Jackman) şarkı söylerken görmek de apayrı bir şey olsa gerek. Filmi izlemeyi düşünmüyorsanız bile Look Down şarkısını açın ve dinleyin...
Bir müzikal film ama izlediğim diğer müzikal filmlerden farklı bir film. Filmin çoğu yerinde karakterler, müziksel şekilde iletişim kuruyor. Bunun filme yakıştığını düşünüyorum. Victor Hugo'nun aynı adlı romanından uyarlanan bir film. Filmde 19. yüzyılın Fransasını izliyoruz. Filmde, dönemin Fransasındaki toplumsal olayları, halkın çekmiş olduğu ekonomik buhranları ve devrim girişimlerini görüyoruz. Jean Valjean, yıllardır mahkûm hayatı yaşamaktadır. Nedeni küçükken kız kardeşinin çocuğu için hırsızlık yapmış olmasıdır. Yıllardır hayatını mahkûm bir köle olarak sürdürdükten sonra beraat etmiştir. Jean, hapisten çıkmasına rağmen hayatı mahvolmuş, sefil biridir. Yıllar geçer ve Jean'ı belediye başkanı olarak görürüz. Jean hayat mücaelesini kazanmıştır. Aynı zamanda bir fabrikanın da sahibidir. Fabrikasında çalışan bir kadın işten kovulur. Adı Fantine'dir. Fantine'nin hayatı alt üst olur. Hayatını artık genelevde kazanıyordur. Jean ile konuşmasında ona kızını alıp yetiştirmesini söyler. Jean onun kızı Cosette'yi bulur ve ona babalık eder. Yine yıllar geçer ve bu sefer Fransa'da bir grup örgütlenmiş halkın yönetime karşı devrimsel hareketlerde bulunduğunu görürüz. Ama bu küçük grubun halktan aldığı bir destek yoktur. Bu yüzden, ayaklanmaları başarısız olur. Jean, bu devrime katılanlardan Marius'u da yanına alarak onu yetiştirir. İki kişinin üvey babası olur. Daha sonradan halk da bu devrimcilere destek verir. Film, devrimcilerin büyük bir coşkuyla şarkı söylemeleri ile son bulur. Teknik olarak filme bakacak olursak; oyunculuklar genel olarak iyiydi ama Russell Crowe o role hiç yakışmamış bence. Bu tarz bir filmde(diyalogları müziksel olan) oyuncuların iyi şarkı söyleme kabiliyetleri(en azından biraz) de olmalı diye düşünüyorum. Russell Crowe'u çok sevsem de burada canlandırdığı karakterin altından kalkamamış. Filmin ilk bir buçuk saati sürükleyiciydi, sonradan filmden kopmaya başladım. Özellikle de filmde karakterlerin tek başına şarkı söyledikleri sahneler bir süre sonra sıkıcı bir hal alıyordu. Görüntü yönetmenliğini başarılı buldum. Filmdeki mekânlar, kostümler, makyajlar da çok güzeldi. Baya emek verilerek oluşturulmuş bu eser. 1800'lü yılların Fransasında geçen, dönemin sefillerini, insanların çöküşlerini ve yükselişlerini, yönetimden memnun olmayan kişilerin devrimci faaliyetlerini anlatan güzel bir tarihi müzikal film. Filme verdiğim puan= 7,8
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.