Babil
Ortalama puan
3,7
1955 Puanlama

362 Kullanıcı yorumları

5
42 Eleştiri
4
165 Eleştiri
3
47 Eleştiri
2
47 Eleştiri
1
35 Eleştiri
0
26 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Cenak Eng
Cenak Eng

1 değerlendirme Takip Et!

5,0
18 Ocak 2020 tarihinde eklendi
Yerli dizi seyretmiyorum, elbette seyredilebilecek olanlar vardir ama ben izlemiyorum, sosyal medyada kazayla 1dk lik bir kismini seyredince izlemeye karar verdim, su anda 24 dakikadayim, yani bitmedi daha ama yorum yapmak istedim, İlk 10dk sanki er ryan i kurtarmanin ilk 10dk si gibiydi ama farkli bir bakis acisi ile, insanin suratina tokat gibi indiriyor, cogu durust ve caliskan vatandasin kendini bulacagi bir dizi gibi gorunuyor, araya birkac turbanli koysalarmis en fazla 3-4 bolumda kaldirilirmis gibi ama henuz turbanli yok demekki devam etme olasiligi var, ilk intibam guzel ama verecegi mesaj belli bir zengin kesimi kotulemek ve yerden yere vurmak gibi olursa diziye yazik olur, zaten bende birakirim, aslinda star dan boyle bir dizi cikmasida cok ilginc, hukumete neresinden yaranacaklar cok merak ediyorum, bakalim gorecegiz.......
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
3 Ocak 2017 tarihinde eklendi
KESİNLİKLE İZLENİLMESİ GEREKEN BİR BAŞYAPIT

Babel filmi uzun zamandır izlemeyi ertelediğim bir filmdi. Ancak filmin dokunduğu noktalar ve verdiği mesaj oldukça başarılı, bu nedenle neden daha önce izlemedim diye kendime kızdım. Filme geçmeden önce filmin adının neden Babel olduğunu açıklamak doğru olacaktır. Babil hikayesine göre cennete ve de Tanrıya ulaşmak isteyen insanlar zamanımızdan 5000 yıl önce bir kule inşa etmeye başlarlar. Buna çok sinirlenen Tanrı da bu insanları cezalandırarak o zamana kadar aynı dilde konuşan insanlığı farklı dillerle konuşmaya mahkum eder. Dillerin doğuşu olarak adlandırılan bu olay kutsal kitaplarda farklı şekillerde yorumlanmakla birlikte, filme kaynaklık eden hikaye bu şekildedir. Yani efsane insanların arasında iletişimin zorlaştığı bir anlamda öteki kavramının doğduğuna işaret etmektedir. Bir anlamda birbirimizi nasıl anlayamamaya başladığımıza. Film de farklı diller üzerinden bir olaya odaklanarak bu iletişimsizliğin, ötekileştirmenin bir değerlendirmesini bize sunmaktadır.

Devamını okumadan önce filmi izleyiniz.

Filmde beş farklı dil karşımıza çıkmakta. İngilizce, İspanyolca, Japonca, Arapça ve işaret dili...Film bu şekilde karışık bir yapı sunsa ve de bu farklılıkları nasıl biraraya getireceği konusunda başlarda bir kafa karışıklığı yaratsa da, aslında bu karışıklık bize içinde yaşadığımız dünya düzeninin ve de küreselleşme dediğimiz şeyin karmaşıklığını gözler önüne sermiş oluyor. Bir tüfek etrafında birleşen kıtalararası hayatlar ve bu hayatların değiştirilmesi zor kaderleri. Evet, film aslında bu karışıklık üzerinden önyargılar, değiştirilmesi zor kanaatler ve de dolayısıyla öteki olarak kabul edilenlerin kaderleri üzerinden bir sistem eleştirisi yapıyor. Kısaca diyor ki; hangi milletten geldiğin, hangi kültürde yaşadığın insanların sana ve senin insanlara bakış açını ve önyargılarını belirler. Amerikalıysan kazanırsın, değilsen başın zaten beladadır.

Film adeta bir hiçliğin ortasında yaşayan ve de hayvancılıkla geçimini sağlamaya çalışan bir ailenin hayatına bir tüfeğin girmesiyle başlıyor. Burada amaç sadece keçilere dadanan çakallardan kurtulmak. Ancak bu tüfekle iki çocuk buluşuyor ve de hırsları, kıskançlıkları, içlerinde tuttukları tüm öfkeleri bu tüfekle gün yüzüne çıkıyor ve de bela kaçınılmaz oluyor. Issızlığın ortasındaki bu aile aslında başlı başına bir değerlendirmeyi hak ediyor. Bizlerin hayal dahi edemeyeceği bir yaşam şekli, farklı çocukluklar, farklı ergenlik bunalımları...Hatta öylesine bir yokluk ki bu çocukların cinsel keşifleri bile ensest bir şekil alıyor. Tüfeğin bir ABD vatandaşını yaralamasıyla bu çocuklar ve de aile tabiki de direkt olarak terörist sıfatıyla nitelendiriliyor ve de aslında onlar için kaçınılmaz olacağını bildiğimiz sonu izlemeye başlıyoruz.

ABD'li çiftimiz aslında klişe bir hikayeye sahip. Kaybedilen bir evlat, birbirini suçlayan bir anne-baba, ve de tüm bunlardan uzaklaşmak için seçilen bir egzotik Fas tatili. Tüfekten çıkan kurşunun kadını vurmasının ardında onların da mücadelesi başlıyor. Ama aslında sonu kestirilebilecek bir mücadele. Çünkü biliriz ki ABD'liler hayatta kalır. Bir köye götürülen yaralı, imkansızlıklar, bu durumu akılları almayan ve de tüm önyargılarıyla köyde tehlikede olduklarını düşünen Amerikalılar. Kısaca böyle bir olayın sonucunda egzotikliğini yitiren ve de bir terör yuvası gibi gözükmeye başlayan bir ülke ve insanlar. Karısına gelecek yardım için çırpınan adam ne yapacağını bilmez bir şekilde zor bir bekleyişe girer, köy halkı da bekler. Ancak bürokrasi insan hayatı bile söz konusu olduğunda devreye girer ve de bir ambulansın gönderilmesi bile siz-biz engeline takılır. Sonuç olarak çiftimiz bir şekilde kurtulur ve de artık spikerin dediği gibi "Amerikalılar mutludur."

Biz neler olduğunu anlamaya çalışırken hikaye bizi uzak doğuya götürüyor. Tüfeğin kaynağı olduğunu öğrendiğimiz bir adam ve de kızı. Adam av tutkunu, Fas ziyaretinde kendisine rehberlik eden adama tüfeği hediye etmiş. Onun bir hobisi ve de hediyesi olan o tüfek o adam için bir kazanç kaynağı olarak karşımıza çıkıyor. Bir anlamda tüfeğin var oluş amacı değişerek bir hayatta kalma nesnesine dönüşüyor. Yani kısaca farklı kültürlerde farklı kullanışların öne serilmesi söz konusu. Adamın kızı sağır ve dilsiz...Bundan ötürü yeni bir dil çıkıyor karşımıza. Aslında bu kızın bunalımı bize biraz filmle alakasız gelse de kurduğu tek bir cümle ve de finaldeki çıplaklığı bize filmin kısa bir özetini yapıyor. Kullandığım afişte de yazıldığı üzere "Bize canavarmışız gibi bakıyorlar." Evet gerçekten de birileri birilerine canavar gibi bakıyor, bu bazen aynı toplum içinde bazen de toplumlararasında. Halbuki hepimiz aynı geldik, aynı gideceğiz. Çıplak ve de aciz.

Tüm bunlar olurken, zaman dilimi olarak sonradan olduğunu anladığımız bir olaya tanık oluyoruz. Amerikan çiftin çocuklarına bakan Meksikalı kadın, sevgiyle baktığı bu çocuklarla ilgili yanlış bir karar alıyor ve de başedilmesi zor bir durumun içinde buluyor kendisini. Aslında isteği çok doğal, oğlunun düğününde bulunmak ve de çocukları da güvende tutmak. Ancak böylesine basit bir istek bile iletişimsizlik, önyargılar ve de komplekslerin sonucunda bir felakete dönüşüyor. Daha doğrusu kadının felaketine.

Santiago karakteri bunların hayat bulduğu bir karakter. "Meksika tehlikeli, çünkü meksikalılarla dolu." sözü aslında içinde biriktirdiği ve de Batı dışı çoğu topluma has olan kompleksin bir sonucu. Sert tavırları, düğünde silahla havaya ateş açması, sınırdaki polislere karşı sabırsızlığı ve de kaçarak tepki vermesi bunların sonucu. Polislerin zaten insan dışı davrandıkları karakter adeta bir patlama yaşıyor ve de aslında kendisinden bekleneni yapıyor.

Filmin sonunda şanslı olanlar kurtulurken, o kabul edilebilir standartların dışında olanlar yani ötekilerin hepsi kendi kaderlerine ve de imkansızlıklarına mahkum oluyor. Çocuklara ya da meksikalılara polisin davranışındaki kötülük, direkt olarak yapılan suçlamaların yanında, Amerikan çifte yapılan yardım, Amerikalı adamın karşısındaki Faslı polise bağırabilme lüksü göze çarpan eleştiriler. Kısaca Babel ötekilerin hikayesini anlatan ve bunu yaparken de dünya sistemini eleştiren bir film. Küreselleşmeden, aynılaşmadan, tek kültürden bahsedilmeye başlanılan bir dünyada aslında hiçbir şeyin değişmediğini, önyargıların ve de iletişimsizliğin inşa edilmeye devam ettiğini gösteren bir film. Fas'ta bir köyde doktor bulunamazken hemen her yerde Coca Cola'nın bulunması da bu eleştiri açısından iyi bir ayrıntı olmuş. 21 Gram ve Amores Perros'tan sonra Alejandro González Iñárritu
çok güzel bir iş çıkarmış.
leylax
leylax

Takipçi 16 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Farklı hikayelerin aslında birbirine sıkı sıkıya bağlı olabileceğini gözler önüne seriyor.Sevgi,özlem de cabası ...
l-i-l-a-H
l-i-l-a-H

Takipçi 2.129 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Kasım 2010 tarihinde eklendi
Oyunculuklar, senaryo, görüntüler, kurgu gene şahane...
sasili
sasili

Takipçi 162 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Haziran 2009 tarihinde eklendi
bu filmi izleyip gereksiz olduğuna kanaat getiren arkadaşların gerçekten duygusuz olduğunu düşünüyorum.paralel gelişen hikayeler ve acı gerçekler.daha ne olsun.10/10
kadraj
kadraj

Takipçi 14 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Ekim 2008 tarihinde eklendi
yorumlardan da anlaşılabileceği gibi herkesin büyük hayranlıkla izleyebileceği bir film değil,sadece bazılarının gerçekten yüreğine dokunabilecek bir yapım..ben gerçekten çok beğendim,eğer sinema sizin için sadece vurmak kırmak, aksiyon, seks,süratli arabalar değilse bu film tam size göre..bence inarritu nuri bilge ceyhan ın daha çok imkana sahip versiyonu..hele ki filmine kattığı müzikler başlı başına bi şahaser...ben 10 üzerinden 10 u hiç çekinmeden verdim..emeği geçenlere teşekkürler!!
elifozcan93
elifozcan93

Takipçi 48 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
9 Ağustos 2008 tarihinde eklendi
hayatımda izledigim en anlamlı film...çok sey ögrendim hayattan bu filmi izledikten sonra...brad gine çok basarılıydı..aşkımm ya onun üzülmesine film bile olsa dayanamıyom...film harikaydı...10 üzerinden 10...
13yildiz
13yildiz

19 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Şubat 2008 tarihinde eklendi
Bu filmden sonra Doğu diye bilinen yerden olduğum için gurur duydum.İnsani duyguları o kadar iyi anlatmış ki film.hele o helikopterin yanında Faslı kişinin parayı reddedişi tek kelimeyle mükemmeldi.
10/10Dram budur.Sürpriz sona gerek yok:)
gencorzi
gencorzi

3 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
2 Aralık 2007 tarihinde eklendi
öncelikle hayatımın yönetmeninin en iyi filmi... Alejandro González Iñárritu gerçekten yaptığı işlerle nasıl bir yönetmen olduğunu,çizgisini ve kalitesini eminim ki herkeze gösterdi. 10/10 veriyorum bu film için, her sanat sevicinin izlemesi gerekn bir film ;)
cevdet-1988
cevdet-1988

22 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
5 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
bu filmi çok merak ediyordum;sinemalarda izleyemedim.daha sonra cd sini alıp evde seyrettim.beni tam anlamıyla tatmin edemedi.bu filmden daha fazlasını bekliyordum.film 4 farklı ülkede geçiyar.ve hikaye hem baştan hem sondan anlatılıyor(normaldir bu gonzales in tarzı).ama japonya da geçen olaylar çok garipti.teşhirci kızın üzerinde çok durulması canımı sıktı ama yine de arşivlerde kendine bir yer hak ediyor... İzleyin...
dinopis-2
dinopis-2

Takipçi 157 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
31 Temmuz 2007 tarihinde eklendi
birden fazla ülkede çekilen filmler hep ilgimi çekmiştir. seyahat ediyormuş gibi değişik kültürler keşfedilir. bu filmde de bir taraftan meksika'da bir düğüne konuk olurken bir taraftan da bir japon kızının yalnızlığına tanık olabiliyoruz. fas'ta çekilmiş sahneler de çok iyi. brad pitt rolünü biraz benimsememiş gibi duruyordu. üç farklı ülkedeki üç farklı hikayenin birbiriyle kesişmesini mutlaka izleyin.
cagricni
cagricni

17 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
26 Haziran 2007 tarihinde eklendi
değişik yaşamlardan ve onların tamamen ayrıksı öykülerinden çok güzel bir kompozisyon yapmış. içerdiği ince mesajlarla film gerçek amacına ulaşıyor.
brd-brli
brd-brli

13 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
23 Haziran 2007 tarihinde eklendi
gayet güzel bir filmdi. farklı insanları biraraya getiren filmler hoşuma gider. brad pitt de filme ayrı bir hava katmış,ustalığını bir kez daha göstermiş.
erdemceliker
erdemceliker

113 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
Güzel Film ama 7,7 Notunu hakediyor mu tartışılır???
catwoman-2
catwoman-2

Takipçi 134 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Mayıs 2007 tarihinde eklendi
filmi şimdi izledim ve filme hayran kaldım.bence harikaydı .filmden çok etkilendim yaaa....
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler