En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
14 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Son yılların kesinlikle en iyi filmlerinden birine imza atmış Anderson. Her filmi gerçekten ayrı bir sanat eseri. En son "Moonrise Kingdom" ile kendine hayran bırakmıştı bizleri. Son olarak da "The Grand Budapest Hotel" ile. Sürekli bir önceki eserinin üzerine koyarak, seviyeyi daha da yukarıya taşıyarak ilerliyor sanki. Tam bir "yönetmen filmi". Muhteşem oyuncu kadrosunu tek tek saymaya, uzun uzun anlatmaya gerek yok. Ancak tabii ki bu kadronun içinde ışıl ışıl parlayan "Zero"dan, yani Tony Revolori'den bahsetmeden de geçemeyiz. Ve tabii ki kusursuz bir Fiennes. Her sahnesi tekrar tekrar izlenesi bu filmi kesinlikle kaçırmayın. Keyifli bir sinema şöleni.
Filmin yıldızı:Filmin yönetmeni olan Wes Anderson Basit bir hikaye ve sıradan sayılabilecek bir senaryo ama kendine özgü kamera kullanımı,diyaloglar ve ünlü oyuncularla müthiş bir anlatım,modern bir masal...
TEK KELİME İLE WES ANDERSON BAŞYAPITI Wes Anderson gibi bir dahinin Amerikan sinemasına birkaç beden fazla geldiğini söylemek biraz cesurca bir söylem olsa da biraz düşününce haklılık payı olduğunu fark edebiliyoruz. Uçuk kaçık filmlerinde hayal dünyasıyla gerçekliği pastel betimlemeler ve karakterlerle birleştiren usta yönetmen, en son Moonrise Kingdom ile kariyerinin zirve noktasına ulaşmıştı. Bu kadar iyi bir filmden sonra gelecek eserinin ne kadar riskli bir noktada ayakta durmaya çalışacağını tahmin edebilirsiniz. İlk olarak Berlinale’de görücüye çıkan, bir de festivalden büyük jüri ödülü kazanan Büyük Budapeşte Oteli, Anderson’ın önceki filmiyle yükselttiği çıtaya birden fazla basamak ekleyerek yönetmenin ustalık eseri olarak parlıyor Büyük Budapeşte Oteli’nde kendi zekasının ve hayal gücünün en uç noktalarına erişmiş gibi duruyor. İlk dakikalarında seyircide yüksek bir merak duygusu uyandıran filmin senaryosu en ufak bir şüpheye mahal vermeden kusursuzun kanlı canlı örneği olmuş desek abartmış olmayız. Büyük bütçeli yahut önemli filmlerin yıldız oyuncularının kısacık, basit rollerde hayat verdiği tuhaf karakterler, filmin adrenalini yüksek gidişatında seyircinin en samimi dostu oluyor. Yönetmen hayal ürünü bir dünyada, hayal ürünü karakterlerin ne kadar farklılaştırılabildiklerini kanıtlamak istercesine filmini basit patikalardan dolambaçlı yollara, sığ sulardan derin okyanuslara sürüklüyor. Öyle ki Büyük Budapeşte Oteli’nin her anında bir sonraki sahnede ne olacağını tahmin ettiğimiz halde bir an önce ilerlemesini bekliyoruz çünkü Anderson, iflah olmaz bir yaramaz çocuk olarak ritmi hiçbir şekilde düşmeyen ve en başından tutup duygu seli olup akan finaline kadar seyircisine kucak açan bir hikaye kurgusuyla karşımıza çıkmış. En güzel rüyalarımızı bile kıskandıracak bu yepyeni evrenin bir parçası olmak ise hiç zor değil zira yönetmen, her türden seyirciyi tatmin edecek bir portreye davet ediyor. Sıkı dostu Alexandre Desplat tarafından bestelenen harika müzikler eşliğinde, Anderson’ın kendisiyle özdeşleşen kamera kullanımı ve dekorlar da bu armoniye katılınca Büyük Budapeşte Oteli’nin mutluluktan ve sinemayı kutlamaktan daha azını vaat etmeyeceğini fark ediyoruz. Daha önce de bahsettiğim gibi yıldızlarla dolu kalabalık kadrosunun yağmur damlaları gibi bir bir ekrana düşüp bir anda yok olmaları ise hiçbir rahatsızlığa sebep olmuyor. Her biri bu armoniye renk katarak görevlerini yerine getiriyor, Anderson’ın baş yapıtının birer parçası oluyor.
Aynen öyle; Büyük Budapeşte Oteli’ni Wes Anderson’ın başyapıtı olarak rahatlıkla kabullenebiliriz. İvmesini hiçbir zaman düşürmeyen böylesi yaratıcı bir yönetmenin Amerika’nın muhafazakar sinema anlayışı içinde sıyrılıp bu gibi eserlerle karşımıza çıkıyor oluşu ise basitçe bir lütuftan daha azı olamaz. Moonrise Kingdom sonrasında daha iyisini yapabilir mi diye düşünürken Büyük Budapeşte Oteli ile karşılaşmak pek hoş oldu, peki bundan daha iyisini yapabilir mi? Aynı kuşkuya mahal vermeye gerek yok, neden olmasın deyip geçelim!
The Grand Budapest Hotel, komik, zekice hazırlanmış bir polisiye. Tabii ki Wes Anderson farkıyla. Filme "Masalsı bir dünyada polisiye lezzeti" demişler ve tamamen katılıyorum. Bir nevi filmin özeti gibi. Öncelikle Wes Anderson bu filmde farkını gerçekten ortaya koymuş, en başarılı filmi. Filmin senaryosundan çok filmin görüntüleri, çekim açıları dikkat çekiyor. Anderson bu konuda artık bir usta olmuş. Bize kendi dünyasının kapılarını açıyor ve büyülemeyi başarıyor. Şimdi filme gelirsek filmin en dikkat çekici performansı Ralph Fiennes ve Tony Revolori. Bu ikilinin kimyası tutmuş ve onlardan hiç beklemediğimiz müthiş performanslar sergilemişler. Aslında bu film bir nevi yıldızlar geçidi çünkü filmde bir sürü ünlü oyuncu var. Bu oyunculardan Edward Norton, Adrien Brody, Willem Dafoe ve Saoirse Ronan. Filmdeki tüm oyunculuklar mükemmel, senaryo ve görüntüler muazzam. Filmin konusuna gelirsek aslında tam bir polisiye filmi konusu içeriyor fakat böyle bir masalsı dünyada ve bol bol espriler ile filmin türü komedi-polisiyeye dönüşüyor. Sonuç olarak Anderson yine yapacağını yapmış, son zamanlardaki bir sürü ünlü oyuncular barındıran filmler başarısız olurken bu film onların aksine çok başarılı, manzara, görüntü her şey süper. Komedi ve polisiye sevenleri masalsı bir dünyaya davet ediyor. Güzel bir film. 4/5
(...) Wes Anderson'ın kendine has büyüleyici dilini en geniş biçimde kullandığı yeni filmi Büyük Budapeşte Oteli tek kelimeyle yönetmenin başyapıtı. Muhteşem renklerle donattığı simetrik kareleri hayran bıraktırıyor. Katman katman açılan öyküde gizemden, komediye, romantizmden polisiyeye birkaç farklı türde birkaç farklı hikayeyi iç içe geçirerek anlatıyor. Eğlendirmeyi ve düşündürmeyi çok iyi biliyor. O kadar bol detaylı bir iş ki tek seferde her ayrıntıyı yakalamak imkansız. Defalarca izlenecek türden, eşsiz bir yapım yani.
Her izleyiciye hitap etmeye bilir. Gerçekten ilginç bir tarzı var. Kamera açıları teknikleri olsun filmin herşeyi ilgi çekici fakat filmin 1 sa 40 dk olmasına rağmen biraz yavaş ilerliyor belki tarzına alışamadığımdan yine de izlemenizi şiddetle tavsiye ederim çünkü değişik kendine has bir tarzı var yani izlemekten bir fayda var. 9/10
Wes Anderson gibi bir dahinin Amerikan sinemasına birkaç beden fazla geldiğini söylemek biraz cesurca bir söylem olsa da biraz düşününce haklılık payı olduğunu fark edebiliyoruz. Uçuk kaçık filmlerinde hayal dünyasıyla gerçekliği pastel betimlemeler ve karakterlerle birleştiren usta yönetmen, en son Moonrise Kingdom ile kariyerinin zirve noktasına ulaşmıştı. Bu kadar iyi bir filmden sonra gelecek eserinin ne kadar riskli bir noktada ayakta durmaya çalışacağını tahmin edebilirsiniz. İlk olarak Berlinale’de görücüye çıkan, bir de festivalden büyük jüri ödülü kazanan Büyük Budapeşte Oteli, Anderson’ın önceki filmiyle yükselttiği çıtaya birden fazla basamak ekleyerek yönetmenin ustalık eseri olarak parlıyor. Şimdiden senenin en iyilerinden biri olmayı başaran, üstadın yepyeni feel-good-movie‘si bizimle İstanbul Film Festivali kapsamında buluştu.
Değişik bir konu, sinemaya farklı bir bakış açısı.Kostüm ve dekorasyonları ile etkili ve kamera açılarının ustaca kullanıldığı tablo kadar muhteşem görüntü şovu.Kesinlikle büyük ekranda yada büyük ekran modunla izlenmeli.oldukça zengin ve ünlü oyuncu kadrosu.Bir otel işletmeciliğinde bile işinin önemini ciddiyetini bilen, dönemin son derece kibar, zarif, insancıl karaktere sahip bir kişilik.Film her zevke hitap etmeyebilir ama teknik ve alt yapı olarak oldukça başarılı ve senaryosu etkileyici
Muhteşem bir kadro ile harika oyunculuklara sahip, türünün en iyilerinden olan bu yapımda; sizleri görsel ve kurgusal açıdan güzel bir sinema şöleni bekliyor olacak. Bu tarz yapımlardan hoşlanmayan kişiler için bile sıkmadan akıp gidecek bir film diyebilirim. Ayrıca çok fazla küçük detaylara yer verilip, özgün ve ayrıntılı anlatımıyla harika bir film çekmişler tebrik etmek gerekir...(8/10)
Yönetmen Was Anderson'un elinden çıkma En iyi film Oscar'ının en büyük adaylarından olan güzel film. Başrollerde Ralph Fiennes, Edward Norton, Adrien Brody, Tony Revolori, Saoirse Ronan gibi oyuncuların olduğu film geniş kadrosuyla seyir zevkini sonuna kadar sunuyor. Yönetmenin kendine has kamera kullanımı ve diyaloglar filme değer katan olgulardan. Tony Revolori'nin performansı göz dolduruyor. Sıradan bir senaryo olmasına rağmen yönetmenin elinde iyi harmanlanmış.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.