Ortalama puan
4,0
662 Puanlama
5
7 Eleştiri
4
16 Eleştiri
3
16 Eleştiri
2
6 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
Filtrele:
Hepsi
En başta şu soruyu cevaplayarak başlayayım isterseniz: “Ben 1. Sini izlemedim. 2.sini izlerken sorun olur mu? Olmaz efendim. Zaten bunu düşünmüş olacaklar ki; ilk 10 dakika size küçür bir sunum yapıyorlar. Film şeridi gibi geçiyor 1. Film.
John Wick kurumsal hayattan bunalıp sahil kasabasında emekli hayatı yaşamaya karar veren beyaz yakalı misali kendine yeni bir hayat kurmuştur. Köpeğiyle beraber mutlu mesut yaşarken, bela yine onu bulur. Hem de Roma’da!
Zorlu görevlerin aranılan elemanı olan John Wick istemese de yine karanlık işlerde bulur kendini. Hem de bu sefer kardeş kavgasında kendine yer bulmaya çalışır. Aksiyon sahnelerinin hiç bitmediği bu film sonunda John Wick emekli hayatına dönebilecek midir?
Başrol oyuncumuz Keanu Reeves, yine kendine hayran bırakıyor. “Aksiyon sahnelerinde bu kadar başarılı kimse var mı?” diye adeta bize dünyanın en zor sorularından birini soruyor. Tabii ki bu sıkı bir çalışmanın ürünü. Öyle ki; John Wick’in Ataşehir kadar insanı öldürmesi size “saçma” gelmiyor.
Lance Reddick ( charon) ise çoğu kişinin en sevdiği karakter olabilir. Resepsiyonist olarak karşımıza çıkan aktör; cool havası, sakinliği, ironik cevaplarıyla filmde küçük rolleri olmasına rağmen dikkat çekiyor.
Ayrıca filmin kadrosunda Ruby Rose, Bridget Moynahan, Ian McShane, Peter Stormare, Laurence Fishburne, John Leguizamo ve Common gibi isimler de yer alıyor.
Artık John Wick’in düşmanlarının meselenin sadece köpek ve arabadan ibaret olmadığını anlaması lazım. Adamın prensipleri var... Öyle ki; dünyaları verseniz onlardan taviz vermiyor ve hayatınıza karabasan misali çöküyor. Sonra “elim kırılsaydı da dokunmasaydım” diye pimanlık duyuyorsunuz.
Konu klasik! Bir tetikçinin aksiyon dolu hayatı. Böyle konusu olan bir filmi anca oyuncular farklılaştırabilirdi ve Keanu Reeves ve tayfası bunu oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. John Wick 2’de 1. Sinde olduğu gibi uzak doğu dövüş sanatlarını görebiliyorsunuz.
Devam filminde, aksiyon sahneleri daha fazla. Film 1 dakika yerinde durmuyor dersek yalan söylememiş oluruz. Bunda bütçenin artmasının büyük etkisi var tabii. Filmin yöneteni Chad Stahelski, New York’tan Roma’ya geçişinde bir takım değişiklilere gidiyor aynı zamanda klişelerden kaçıyor. Öyle ki; underground sahnelerin çokluluğu dikkat çekiyor. Roma’nın farklı yanlarını seyirciye yansıtmaya çalışıyor.
Biz Malkoçoğlu ile büyümüş nesiliz. Yıllar geçti ve onun 1 okla 2 kişiyi öldürmesi alay konusu oldu ama iş John Wick’e gelince Ataşehir kadar insan öldürmesi dikkat çekmiyor Şaka bir yana Keanu Reeves o kadar güzel ve inandırıcı oyun sergiliyor ki; öldürdüğü kişi bir daha karşısına çıksa fark etmiyorsunuz.
Devam filmi olarak izleyici karşısına çıkan John Wick 2, ilkini aratmayacak kadar güzel bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. İnandırıcılık konusunda sıkıntı yaşasanız da sahneleri güzelliğiyle bu eksikliği görmezden geliyorsunuz. Ne diyorsunuz? 3.sü gelir mi?
John Wick kurumsal hayattan bunalıp sahil kasabasında emekli hayatı yaşamaya karar veren beyaz yakalı misali kendine yeni bir hayat kurmuştur. Köpeğiyle beraber mutlu mesut yaşarken, bela yine onu bulur. Hem de Roma’da!
Zorlu görevlerin aranılan elemanı olan John Wick istemese de yine karanlık işlerde bulur kendini. Hem de bu sefer kardeş kavgasında kendine yer bulmaya çalışır. Aksiyon sahnelerinin hiç bitmediği bu film sonunda John Wick emekli hayatına dönebilecek midir?
Başrol oyuncumuz Keanu Reeves, yine kendine hayran bırakıyor. “Aksiyon sahnelerinde bu kadar başarılı kimse var mı?” diye adeta bize dünyanın en zor sorularından birini soruyor. Tabii ki bu sıkı bir çalışmanın ürünü. Öyle ki; John Wick’in Ataşehir kadar insanı öldürmesi size “saçma” gelmiyor.
Lance Reddick ( charon) ise çoğu kişinin en sevdiği karakter olabilir. Resepsiyonist olarak karşımıza çıkan aktör; cool havası, sakinliği, ironik cevaplarıyla filmde küçük rolleri olmasına rağmen dikkat çekiyor.
Ayrıca filmin kadrosunda Ruby Rose, Bridget Moynahan, Ian McShane, Peter Stormare, Laurence Fishburne, John Leguizamo ve Common gibi isimler de yer alıyor.
Artık John Wick’in düşmanlarının meselenin sadece köpek ve arabadan ibaret olmadığını anlaması lazım. Adamın prensipleri var... Öyle ki; dünyaları verseniz onlardan taviz vermiyor ve hayatınıza karabasan misali çöküyor. Sonra “elim kırılsaydı da dokunmasaydım” diye pimanlık duyuyorsunuz.
Konu klasik! Bir tetikçinin aksiyon dolu hayatı. Böyle konusu olan bir filmi anca oyuncular farklılaştırabilirdi ve Keanu Reeves ve tayfası bunu oldukça başarılı bir şekilde gerçekleştiriyor. John Wick 2’de 1. Sinde olduğu gibi uzak doğu dövüş sanatlarını görebiliyorsunuz.
Devam filminde, aksiyon sahneleri daha fazla. Film 1 dakika yerinde durmuyor dersek yalan söylememiş oluruz. Bunda bütçenin artmasının büyük etkisi var tabii. Filmin yöneteni Chad Stahelski, New York’tan Roma’ya geçişinde bir takım değişiklilere gidiyor aynı zamanda klişelerden kaçıyor. Öyle ki; underground sahnelerin çokluluğu dikkat çekiyor. Roma’nın farklı yanlarını seyirciye yansıtmaya çalışıyor.
Biz Malkoçoğlu ile büyümüş nesiliz. Yıllar geçti ve onun 1 okla 2 kişiyi öldürmesi alay konusu oldu ama iş John Wick’e gelince Ataşehir kadar insan öldürmesi dikkat çekmiyor Şaka bir yana Keanu Reeves o kadar güzel ve inandırıcı oyun sergiliyor ki; öldürdüğü kişi bir daha karşısına çıksa fark etmiyorsunuz.
Devam filmi olarak izleyici karşısına çıkan John Wick 2, ilkini aratmayacak kadar güzel bir yapım olarak karşımıza çıkıyor. İnandırıcılık konusunda sıkıntı yaşasanız da sahneleri güzelliğiyle bu eksikliği görmezden geliyorsunuz. Ne diyorsunuz? 3.sü gelir mi?
Aksiyon dozu yüksek güzel bi intikam hikayesi. Baştan sona kadar John Wick'e dikkat çekiliyor "Ne yaptığın değil evlat. Kime yaptığın." gibi sözlerle izleyiciye ne kadar iyi bir katil olduğu gözler önüne seriliyor ve izleyici kabullendiriliyor. İşin hakkını veren ve güzel bir şekilde intikamını alan John Wick izleyiciyi asla sıkmıyor ve güzel gir aksiyonu size sunuyor.
Keanu Reeves Matrix'le kalitesine taç taktı, o filmle meşhur olmadı. Ama son zamanlarda bence doğru olmayan senaryolarda, kuvvetli isimlerin olmayan projelerde çalıştı, ismi söndü ama yüzü oyunculuğu hepimizin aklında. Ve bu filmde de tüm yetenekleri, konu olarak çok üst düzey bulmasam da, filmi alıp üst seviyeye çıkarmaya yetmiş. Bazı filmleri afişi, bazı filmleri kısa konu özetinin dikkatinizi çektiği, bazılarını özel ilgi alanınıza giren konusu, bir kısmını da 'bu yönetmen yapmışsa izlerim' dediğiniz için izlersiniz. Bu filmi de Keanu Reeves için izledim ve hiç pişman olmadım. Sıkıcı ve iç karartıcı olabilecek, çerezlik kategorisine sokulabilecek yapımı çok güzel hale getirmiş oyunculuğu. Okuduğum yorumlardaki genel kanıya da katılıyorum; müzikler çok iyi.
Bugüne kadar onlarca aksiyon filmi izledim. Hepsi değilse de çoğu ya aksiyon dolu olup senaryoları yetersizdi ya çok maliyetli, emek harcanmış bir film olup oyuncuların rollerini iyi yapamamasından dolayı vasat seviyedeydi.John Wick ise tamamen farklı! Oyuncu performansları, senaryo, kurgu, aksiyon sahneleri çok çok mükemmel. Uzun bir zamandan sonra tam anlamıyla başarılı bir aksiyon filmi izledim diyebilirim. Ayrıca Keanu Reeves, adam resmen döktürmüş mükemmel bir performans!
Keanu Reeves'in muhteşem oyunculuğu ile muhteşem bir aksiyon filmi . Film izlerken asla sıkılmayacağınız bir film olmuş . Bazı sahnelerde kendi düşüncenize göre abartıya kaçınılmış diyebilirsiniz ama filmin akıcılığı size o düşünceleri unutturuyor . Bir dakikasında bile sıkılmayı aklınızdan çıkarın . Vakit Ayırmanızı isterim . İyi seyirler
Atmosferini çok başarılı bulduğum bir film. Keanu Reeves severler filmi sevecektir.
kenny reeves in oyunculuğu çok severim, neden böyle bir film yapmış anlamadım? senaryosu olmayan bomboş bir film...
İzlesenizde Olur İzlamasenızde Pek Beğenmedim
Keanu yu Sevmeme Rağmen Film Güzel Değildi Bence
Keanu yu Sevmeme Rağmen Film Güzel Değildi Bence
Öncelikle Keanu Reeves'den bahsedelim hız - aksiyon ve silah bu adama çok yakışıyor filmi izlemden önce az çok karakteri tahmin edebilirsiniz zaten bugune kadar yaptığı işler ile kendinisi çok fazla kanıtlamış bir isim. Film içinde bir çok yerde karakteri o kadar güzel geçiriyorki size bu adamı izlemekten keyif alıyorsunuz en azından ben öyle hissediyorum... Sırf Keanu için bile izlenir yani... Son olarak film kesinlikle şunu anlatıyor bir köpek için ne kadar ileri gidebilirsiniz...
Herkesin "Matrix" serisinden aksiyona aşina olduğu Keanu Reeves yine aksiyon yüklü bir yapım ile karşımızda. Eşini kaybettikten sonra sıradan hayatına devam eden kahramanımız Rus mafyasının köpeğini öldürülmesi (köpek eşinin son hediyesi) ve arabasını çalmasıyla eski kalıbına (tetikçi) bürünür ve intikam almak için amansız bir mücadeleye girişir. Klasik aksiyon filmlerine yeni bir örnek gibi görünse de baş aktörümüzün varlığı filmi başından sonuna kadar heyecanlı bir şekilde takip etmemize sebep oluyor. Ülkemizde 9 haftalık bir periyotta gösterimde kalan filmimiz çok fazla seyirci çekmemesine karşın Keanu Reeves'in hatırı sayılır projelerinden biri olarak yerini almıştır. İzlenmesi gereken filmlerden birisi olarak yorumumu sonlandırıyor ve iyi seyirler diliyorum.
Sanatsal veya sinemasal açıdan pek bir numarası olmayan, ancak vaat ettikleri saf aksiyon, saf gerilim veya saf komedi başarısını yakalayabilen filmler vardır. Bu tarz filmlerden her bir tür için, her yıl birkaç örnek görebiliriz beyaz perdede. Yapılan yorumlara baktığımda "John Wick"in de bu tarz (saf aksiyon vaat edenlerden) bir film olduğu kanısına varmıştım. Uzun süredir izlememiş olduğum bu türün üst düzey bir örneği ile karşılaşabilme umudum, ne yazık ki filmin ortalarında yerini hayal kırıklığına bıraktı. Başta söylediğim gibi sinemasal anlamda üst düzey bir film beklemeyi bırakın, sürükleyici ve orjinal bir aksiyon örneği de göremedim. Reeves ne oynarsa oynasın izleten, perde albenisi olan bir aktör. Bir de hiç yaşlanmadığı gerçeği var tabii! Ancak bu rolünde elinden geleni yapsa da o gereken parıldamadan uzakta kalıyor. Pek çok üst düzey yardımcı ve konuk oyuncu bulunuyor filmde. Hiçbirinin doğru düzgün bir katkısı yok. Tabii filmin kalitesinin yetersiz olmasından kaynaklanıyor onların da bu sönüklüğü. İlk cümlemdeki film örnekleri, çerezlik izlenebilecek, bir yandan da tür sineması kalıplarının kimi zaman başarıyla uygulanmasına kimi zaman ise baştan yazılmasına şahit olabileceğiniz filmlerdir ve onları izlemek tamamen bir vakit kaybı sayılmaz bana kalırsa. Ancak "John Wick"i bir vakit kaybı olarak görüyorum.
Bu sene içinde izlediğim en iyi aksiyon filmiydi , gerçi bu sene şuanlık 2 aydan oluşuyor ama neyse.. Basit bir intikam hikayesi anlatılmış , dövüş sahneleri güzel , roller güzel fakat senaryo cidden basitti..
Senaryoda derinlik aramayan fakat aksiyona doymak isteyenler için sıkılmadan izlenecek oldukça iyi bir aksiyon filmi...
Aksiyon filmlerinden haz etmem.Bu yüzden beklentisiz hatta kötü olacak beklentisiyle filme girdim.Öncelikle filmin başından,sonunu veren filmlerin modası geçti artık.Binlerce kez yapıldı o numara.Her neyse; bu olay olduktan sonra filme karşı fazla önyargım oldu.Daha sonra yine filmin klişe konu tabanında gittiğini görünce artık kalkıp gitsem mi diye düşündüm.Belki de bilmiyorum ama o arada Keanu Reeves ile köpeğin duygusal bağı beni koltuğa çiviledi.Çünkü bana göre bir aksiyon filminin sahip olduğu felsefe varsa bir adım öndedir.Bu filmde buram buram hayvanseverlik kokuyordu.Karısının ölümüyle gelen boşluğu hayvanlarla ve araba gibi cansız materyallerle gidermeye çalışan bir adam.Ve sahip olduğu son hayat bağlarıda elinden alınınca çıldırıyor.Ve size soluksuz bir intikam sunuyor.Kesinlikle aksiyon sahneleri doyurucuydu.Ve hiç ama hiç sıkmadan beni koltuğa çiviledi.Verilen müzikler ise harikuladeydi.Bu kadar başarının bir araya gelmesi kesinlikle bir yönetmen başarısıdır.O şehrin büyülü atmosferinin yansıtılışı,eski model arabalar,gerçekçi kurşunlar hepsi harika bir bütün oluşturmuştu.Ancak senaryoya hiç ama hiç özen gösterilmemiş.Aksiyon sahneleri klişe ve hep bilindik türden.Keanu Reeves bi yerden sonra Cüneyt Arkın oluveriyor.O ölmüyor ama 100 kişiyi öldürüyor.Bu kadar absürdlük olmasa Aksiyon dalında bir başyapıt olabilirmiş.Neyse ki filmde mantık aramaksızın girdim.Ve o büyülü havada kaybolup çıktım.Ve muhteşem bir keyif aldım.Kıssadan hisse Karizma kokan bir film.Aksiyon severler izlemezse çok şey kaçırır.Hatta o müthiş ses sistemiyle sinemada bile izlenebilir izleyemezsen evde açısını çıkart iyi seyirler...
Masal tadında bir aksiyon filmi.
Bu muhteşem film ve daha bir çok ilginç konudaki yazılarımızı takip etmek için sayfamıza bekliyoruz.
John Wick hakkındaki yazımızın linki aşağıdadır.
Bu muhteşem film ve daha bir çok ilginç konudaki yazılarımızı takip etmek için sayfamıza bekliyoruz.
John Wick hakkındaki yazımızın linki aşağıdadır.
- En son Beyazperde eleştirileri
- En İyi Filmler
- Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler