Senaryosunu da kaleme almasının yanı sıra...
Birbirlerine ikiz kardeş misali benzeyen Yahudi berber ve diktatör Adenoid Hynkel karakterlerini de canlandıran Charles Chaplin'in oturmak da olduğu "The Great Dictator"; "kara mizah (dark comedy)" tarzda kurgulanılmış siyasi bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Tüm zamanların, en iyi komedi ve siyasi hiciv filmleri arasında kendine, ziyadesiyle müstesna bir yer edinen bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Filmdeki olayların...
İki Dünya Savaşı arasındaki dönemde yaşandığı bilgisi verilir verilmez kendimizi...
***
Bunlardan...
1918 yılındaki...
Birinci Dünya Savaşı'nda buluruz...
***
Ki...
Tomainia ulusu adına savaşan ve sivil hayatta da berberlik yapan Yahudi bir asker...
Yanındaki çantasında, Tomainia'nın zaferini sağlayabilecek kadar değerli belgeler taşıyan yaralı pilot Komutan Schultz'un (Reginald Gardiner) hayatını kahramanca kurtarır...
***
Ama...
Yakıtları bittikten sonra...
Düşen uçakları bir ağaca çarpar ve o fedakar asker de, hafızasını kaybeder...
***
Kurtarıldıktan sonra da Schultz, Tomainia'nın...
Savaştığı, rakip Müttefik Kuvvetler'e resmen teslim olduğu bilgisini alırken...
Yahudi asker de...
Hastaneye kaldırılır...
***
Derken...
Aradan, yirmi yıla yakın bir süre geçer...
Bizim Yahudi asker de...
Yatmak da olduğu hastaneden çıkıp...
Getto'daki, berberlik yaptığı eski dükkanına geri dönerken...
***
Söz konusu Getto da...
Yahudi düşmanı Adenoid Hynkel yönetiminde, bir diktatörlüğe dönüşen Tomainia rejiminde terfi etmiş durumdaki Schultz tarafından yönetilmek de...
***
Tabii...
Böyle olunca da...
Hem de görür görmez...
Ütücü Hanna'ya (Paulette Goddard) aşık olan berber, apaçık bir biçimde Yahudi olmasına rağmen...
Kendisini tanıyan Schultz'un himayesine girip, korunup kollanmasına ilaveten...
Hafızasını da, tekrardan kazanmak da..
***
Bu arada...
Para kaynakları tamamen tükenen...
Fakat silah temin etmek amacıyla acilen para bulması gereken Hynkel'de...
Yahudi banker Hermann Epstein'dan...
Borç istemek mecburiyetinde kalmak da...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 45...
***
Hitler ile Bacteria'nın diktatörü Benzino Napaloni (Jack Oakie) şeklinde resmedilen Mussolini'nin ciddi anlamda tiye alındıkları filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; her anında farklı bir şamatanın yaşandığı, 80 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Keyifli seyirler,