Üvey kızına tutkuyla bağlı bir adamın hikayesini anlatan romanı senaryolaştıran Kubrick, romanın dışına çok çıkmış. Yine de üstadın gerek hikayesi, gerek tekniği kusursuza yakın. spoiler:
Filmin gizli başrolü Peter Sellers. Bu filmde can verdiği karakterleri ustaca çizebilen bir insan. Lolitanın gerçek aşkı Quilty... Lolita'ya aşık bir üvey baba... Filmi düşündüğümde 1962 yılında Amerika çok mu çağdaştı(?) yoksa biz hala 2014 yılında çok mu muhafazakarız o konuda kararsız kaldım. Ancak döneminin insanları, siyasileri tarafından tepki topladığına göre demek ki o kadar da çağdaş(?) değilmiş. Çağdaşlıktan bahsetmişken Haze, açık görüşlü olmasına rağmen nedense Tanrı'ya inanmama söz konusu olunca ölmeyi-öldürmeyi bile göze alabiliyor. Bunun çağdaşlıkla bağdaşmadığına kesinlikle eminim. Humbert Lolita'ya ilk görüşte tutulur. Annesi de Humbert'e.. Humbert, teknik olarak üvey kızı ile yasak aşk yaşamaya başlar. Platonik bir aşk...
Humbert hayatlarına girmeden önce Haze'nin kızına çok serbest davranırken (özellikle cinsel konularda) Humbert'in hayatlarına girmesi ile çok katı bir anne, bir Hitler olmuştur. Kızını yatılı okula vermesi, ondan kurtuldum düşüncesine kapılmasını göz önüne alınınca sevdiği adam için öz kızından bile vazgeçebilen bir anne ne kadar iyi bir anne olabilir?
Aşırı sahiplenme, aşırı kıskançlık Humbert'i kör etmiş. Lolita için Humbertî ikna ederek tiyatro oyunu için vize alması, onu Humbert ile kaçmaya ikna etmesi, onu takip etmesi ve hastaneden kaçırması... Bütün bunları yapan Qulity de tek bir amaç için yapıyor. AŞK Kendine Quilty'yi de aşık etmiş Lolita'mız. Ayrıca bu aşkı da karşılıksız değil. Lolita ona ezelden beri aşık. Ancak Quilty'nin aşkı ticari bir aşk. Lolita'yı da bedbaht duruma düşüren buydu zaten. Humbert'i katil yapan da...
Film Stanley Kubrick'e ait, bana göre sinema tarihinin en etkili filmlerinden birisi. 1997 yılında çekilen versiyonunu izlemedim ancak 1962 versiyonundan daha iyi olacağını sanmıyorum.
İlginç bir konusu olmasına rağmen çok uzun süresinden dolayısı film biraz sıkıcıydı. Doğallıktan uzak ve abartılı oyunculuklar filmi benimsemenize engel oluyor. Gerçek hayattan alınma bu enteresan hikaye daha iyi bir filmi hak ediyor diye düşünüyorum. Benim notum: 6/10
gerçekten çok daha iyisini bekliyodum evet erotik olması için çıplaklık olmasına gerek yok ama konu da beni vurmadı açıkçası yine de her Kubrick filmi gibi izlemeye değer çok şey bekleyip sadece beğendiğim bi film.
filmin çekildiği dönemin henüz altın çağ ın daha başları olduğunu anımsarsak belki de bunu derinleştiren kültür unsurlarından biriydi bu film. içinde bulunduğu muhafazakar yapısına rağmen amerikan sinemasının o zamana göre cesur adledebileceğimiz bir yapımı. adamın içinde bulunduğu teslimiyetçilik erkek izleyicileri kızıdırıp bayan izleyicileerin egolarını dürtsede kubrick gibi bir ustanın hangi yıl olursa olsun aynı kaliteyi eksiltmeden sürdürebileceğiin kanıtı.çoğu usta yönetmen hep klasik eserleriyle adından söz ettirirken sinema tarihinde, kubrick daha komplike bir yönetmen olduğunu kanıtlıyor...
Kitabını duymuştum bir ara biraz okumustum biraz ama böyle değildi bu film de midem kalktı sanat olduğunu inanmıyorum bunun açık sahneler çok fazla o yüzden hızlı hızlı geçmek zorin da kaldım film bitti yani hemen filmin tamamı sanki bundan ibaret bana hitap etmiyor
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.