Kefernahum
Ortalama puan
4,3
193 Puanlama

33 Kullanıcı yorumları

5
17 Eleştiri
4
10 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
1 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Turgay Buğdacigil
Turgay Buğdacigil

Takipçi 2.428 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Nisan 2021 tarihinde eklendi
“Capharnaüm / Capernaum” yahut İngilizce olarak “Chaos”, senaryosunu Jihad Hojeily, Michelle Keserwany, Georges Khabbaz ve Khaled Mouzanar ile birlikte yazan Nadine Labaki’nin yönetmen koltuğunda oturduğu son derece sıra dışı bir drama…

Prömiyeri, 17 Mayıs 2018’de 3 ödül kazandığı Cannes Film Festivalinde yapılan ve 20 Eylül 2018 tarihinde Lübnan’da vizyona giren filmin, 8.4/10 (67.236 oy) ve 4.4/5 (1.000 üzeri oy) olan IMDB ve Rotten Tomatoes izleyici puanı ortalamalarıyla 7.9/10 (176 yorum) ve 75/100 (33 yorum) olan Rotten Tomatoes ve Metacritic yorum ortalamaları, yeterince iyi bir filmle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor gibi…

Yine de isterseniz, her zamanki gibi önceliği oyuncu kadrosuna vermek suretiyle filmi birde biz inceleyerek yorumlayalım ve ardından da puanlamaya çalışalım…

Ancak, artık neredeyse yorumlarımızda geleneksel bir özellik halini aldığı üzere ayrıntılı incelemeye geçmeden önce birer Academy, Golden Globe ve BAFTA ödülü adaylığı da bulunan filme ilişkin ilk tespitimizi paylaşalım:

Karşımızdaki, en büyük talihsizliği, aynı yıl içinde çekildiği için Academy, Golden Globe ve BAFTA gibi üç önemli sinema organizasyonundaki “Yabancı Dilde En İyi Film” kategorilerinde “Roma” (2018) gibi bu ödüllerin tamamını sonuna kadar hak etmiş olan bir başyapıt ile yarışmak zorunda kalmış olan bir film olması...

Eğer öyle olmasaydı bu ödüllerden en az biri (belki de üçü birden), “Capharnaüm / Capernaum” un hanesine yazılabilecekti…

Zira aynı kategoride kendisine rakip olan “Zimna wojna / Cold War” (2018), “Dogman” (2018), “Girl” (2018), “Manbiki kazoku / Shoplifters” (2018) ve Werk ohne Autor / Never Look Away” (2018) gibi filmlerin hiçbirinin “Roma” (2018) ayarında olmadıkları çok açık…

Peki, bu filmi bu kadar dikkat çekici yapan şey ne?

Bize göre, bangır bangır bağıran evrensel mesajı ile tamamına yakını amatörlerden oluşan oyuncu kadrosunun performansı…

Elbette bu aynı zamanda, senaryoda da imzası bulunan yönetmen Nadine Labaki’nin de başarısı…

Bitirmeden, kısaca da olsa filmin hikâyesine de değinmemiz gerektiğini düşünüyoruz…

Evet, filmin hikâyesi Beyrut’ta geçiyor…

Bunu hepimiz görüyoruz zaten…

Ama buna rağmen filmde anlatılanların sadece Lübnan’a özgü şeyler olduğunu söylemek, tam bir ikiyüzlülük olacaktır…

Neden mi?

Bırakın bakamayacağı kadar çok çocuk yapmayı, mülteciler ve kaçak göçmen işçiler ile benzeri diğer konuların hiçbirinin ayrıntısına girmiyoruz, bir tek on bir yaşında zorla evlendirilen kız çocuğu “ Sahar / Seher” in durumu bile apaçık ortadayken başka da ne denilebilir ki…

Sonuç olarak, hiç düşünmeden arşivimize de dâhil ettiğimiz her şeyi ile son derece rafine olan bu film için puanımız 4, önerimiz ise “mutlaka izlenmeli” şeklinde olacak…

Keyifli seyirler,
Tamer Taş
Tamer Taş

94 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ekim 2020 tarihinde eklendi
Küçük yaşta baba ve anne olan, hayatın acımasızlığı içinde varolmaya çalışan , çocukluğunu yaşamadan büyümeye başlayan ve kötü zihinlere yem olan çocukların, düşüncesiz ailelerin, savaş mağduru masumların yaşam mücadelesini ibretlik bir hikaye ile izliyorsunuz.Hele son final karesi müthiş..Sabredin ve mutlaka izleyin.
martinscorsese
martinscorsese

Takipçi 188 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Ağustos 2025 tarihinde eklendi
Filmi izledikten sonra politik düşüncelere daldım. Öncelikle bu filmi sürekli nüfus artışı çağrısı yapan politikacılara izletmek lazım. Yok SGK çökecekmiş, ülkenin büyümesi için nüfus artışı lazımmış. Herkes kendi durumuna baksın kaç çocuğu okutabilecekse, odasını verebilecek, sağlıklı bir şekilde besleyebilecek ise o kadar çocuk yapsın. Karnını doyuramadığınız çocuk bu filmde ki gibi süper zeki de olsa vatana da millete de faydası olmaz. Daha sonra bu film sayesinde göçmenlerin durumunu düşündüm. Film berbat bir coğrafyada Lübnan da geçiyor, ama Etiopyalılar Lübnan'da çalışabilmek için bin bir zorluğa katlanıyorlar. Demek ki Afrika ne halde. Lübnanlılar ise Türkiye'ye gitmek istiyor. Türkiye'liler ise İsveç'e gitmek istiyor. Ülkeler arasında ki medeniyet farkı çok fazla.
Ahmet Büke
Ahmet Büke

Takipçi 935 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
21 Ekim 2021 tarihinde eklendi
lübnan dan kötü gerçekler zor durumdaki çocuklar.. Türkiyeyede benziyor biraz.. Ortadoğuluyuz sonuçta.. Film süper bir drama.. Tek sıkıntı çekimlerin çok yakın olması… bazen yoruyor bu insani.. Çocuk ve bebek oyuncular muhteşem oynamış.. Sürükleyicilik on numara
Selcen E.
Selcen E.

35 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
19 Mayıs 2020 tarihinde eklendi
Fakirlik, çocuk ihmal ve istismarı gözler önünde.. mültecilerin yaşam mücadelesi, çocuk olmaya çalışma, yaşam kavgası verme , annelik gibi olayların işlendiği dramatik iç ağlatan bir film .
Hakan K.
Hakan K.

7 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Ocak 2019 tarihinde eklendi
Senaryodan rejiye, oyunculuktan montaja kadar başarılı bir film. Kaçırılmayacak bir film. Ticari sinemanın dışında film arayanlara yönelik.
Alma Murtic
Alma Murtic

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
15 Ocak 2021 tarihinde eklendi
Çok acıklı.Kalbimi sanki taşla ezdiler.Orta doğunun cahillik ve geri kalmışlığını, eğitimsizliği, insanların değersizliğini, en acı şekliyle anlatan güzel bir film.
Şeyma Gürbüz
Şeyma Gürbüz

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
3 Eylül 2021 tarihinde eklendi
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdir..
O kadar önemli bir olaya değinmiş ki oyuncular da senaryo da harika oscar ödülünü hak edecek bir film..
İzleyin izlettirin
Gonca T
Gonca T

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
27 Ocak 2019 tarihinde eklendi
Şimdiye kadar izlediğim en sarsıcı filmlerden biri...hem konusu hem oyuncuları (ki çoğu profesyonel olmayan )inanilmaz basarili...mutlaka izlenmeli
Alan Bakr
Alan Bakr

1 değerlendirme Takip Et!

4,5
19 Mart 2021 tarihinde eklendi
Lübnan’nın Sosyolojik Sorunları Bir Filmde
Capernahum filmi birden çok faktörü eleştirmiştir. Labaki, Filmin ilk açılış sahnelerinden birinde çocukların tahtadan silahlar yapıp birbirleriyle savaşmaları, cezaevinde Hıristiyan cemaatlerinin gelip, orada bulunan mültecileri mutlu etmek için şarkı söylemeleri, Müslümanların bir kısım kızların regl dönemi olduktan sonra ve çocuk olmasına rağmen evlendirmeleri, siyahî insanlara yapılan ırkçılığı ve çocuklarının çocukluğunu öldüren analar ve babalar gibi sosyal sorumsuzluk ortaya koymuştur. Ancak Labaki birçok konuya değinmesi ve belirli bir soruna veya anlatıya odaklanmaması filmin drama akışının bozulmasına neden olmuştur. Aynı zamanda Labaki birçok olayın bir araya getirmesi filmi d acıtasyon yaptığını algılanabilir.
Lübnan’daki İtalyan Yeni Gerçekçilik
Nadin Labaki “Kefernehum” adılı filmle doğal mekanlara geçmesi, gerçek oyuncular kullanması, kamerayı sokağa geçirmesiyle ve özelikle hayatımızın her evresinde yaşanan olayların yansıtması “İtalyan Yeni Gerçekçilik” akımını yeniden canlandırmaktadır. Nadin Labaki son zamanlarda yaşanan mülteci sorunlarını ele almak istemiştir. Ancak “Kefernahum” filmi sadece mültecilerin değil mülteci gibi yaşayan Lübnan vatandaşların da yansıtmak istedi. Aynı zamanda Lübnan halkındaki bulunan işsizlik, insan istismarı, uyuşturucu satımı ve kadınlara şiddet gibi birçok konuya değinerek ve gerçeği müdahale etmeden gözlemci bir rol üstelenmiştir. Labaki bu filmle izleyicileri düşündürtmeden Lübnan’ın sosyo-kültürel kodlarını açarak kendi toplumunu eleştirmiştir. Ancak “Zain” karakteri bazı sahnelerde kendinden büyük anlamların ve sözlerin söylemesi, söylemiş olduğu sözlerin arkasında bir diyalogun var olmasını hissettirmiştir. Böylece Labaki kurmaya çalıştığı gerçekliği elden kaçırdığını söyleyebiliriz.
Regl ile Kadınlaşan Kız Çocukları
Kız çocukların evlendirme gerçeği, ortadoğunun birçok yerinde rastlanan bir durumdur. Labki de “Kefernahum” filminde regl olan bir kız çocuğunun evlenme hikâyesini anlatarak feminist bir yönetmen olmasından kaynaklanmaktadır. Labaki’nin diğer filmlerine baktığımız da her zaman kadın sorunlarına yönelik bir yer ayırdığını görürüz. Ancak Kfernahum filmdeki değişen faktör ise dinin ve Müslüman toplumların kadınlara yönelik olan bakış açıları göstermiştir. Yani bir kız çocuğunun bir meyveye benzetip ve bu meyveyi regl dönümü geçerek olgunlaşma anlayışını seyircilere aktararak ve bu anlayıştan kaynaklanan sorunları göstererek yeni neslinin sosyo-kültürel kodlarını değiştirmeye amaçladığını söylemek mümkündür.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler