Licorice Pizza
Ortalama puan
2,9
10 Puanlama

2 Kullanıcı yorumları

5
0 Eleştiri
4
1 Eleştiri
3
1 Eleştiri
2
0 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Bay ?
Bay ?

33 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
15 Mart 2022 tarihinde eklendi
Ben eğer P.T.Anderson’ın akrabası veya yakını olsa idim filmi çok beğenirdim. Hatta ‘’Oscar’lık film yapmışsın’’ bile derdim. Akademi de zaten aday yapmış. (Ee onlar zaten tanıyor PTA’yı. Ama biz senin yaşamını bilmiyoruz be kardeşim.) Yani demek istediğim her ne kadar melankolik bir aşk hikâyesi anlatsa da film, çok kişisel. PTA, kendisinin ve arkadaşlarının gerçek yaşamındaki hatıralarından yola çıkmış, ancak bu kişisel sınırları aşmak istemediği için ‘’beni tanıyanlar anlar’’ egosu ile filmi yapmış. Seni beni pek umursamamış canım kardeşim. Çok kibirli bir davranış. Kızıyorum böyle filmlere.

Böyle olunca; bu film ne anlatıyor, ne izledim, o ne ola ki, şimdi bu ne… gibi sarmalların içinden bir şeyler kapmaya çalışıyoruz. Ki kibri adından belli: Ben şimdi nerden bileyim filme adını koyduğun ‘’Licorice Pizza’’nın senin çok sevdiğin eski bir plakçı olduğunu. (İsmini vermişsin, beni de unutmayıp içinde bir yerde gösterip bir bağ kursaydın anlardım ben yahu. Bak Phantom Thread’ını çok beğenmiştim. Şimdi bu ne?)

O zaman biraz geyik yapayım, filme ben de kişisel bir yorum yazayım. Licorice Pizza yani meyanlı pizza. Ben karışık pizza diyeyim. Hadi biraz argo katayım, Ortaya Karışık olsun. Buradan gideyim: Bir film yapayım, eşe dosta hitap etsin. Biraz kendi yaşamımı biraz da arkadaşım Gary Gotzman’ın anılarını katayım. Kendini bulma çabasındaki yeni yetmelerin aşkı ana tema olsun ki genel izleyicinin de gönlünü alayım. Hatta tanıdıklarımı oynatayım. Rahmetli P. Seymour Hoffman’ı çok severdim, oğluna başrol vereyim, annesi de filmde annesini oynasın. Haim aiesini yıllardır tanıyorum, anneleri öğretmenimdi, komple filme dahil edeyim, hatta küçük kızlarına da ikinci başrolü vereyim. Kendi çocuklarımı da filme katayım. Hiç ünlü yok… Sean savaş belgesellerine ara ver, birinci ünlü sen ol. Bradley benimle çalışmayı çok istiyordun, al sana fırsat ikinci ünlü sen ol. Barbara, arkadaşım Gary’in sana yatak satmayla ilgili anısı var filme koysam, senin de adın geçse olur mu? Biraz da jest yapayım, Leonardo DiCaprio’nun babası ile Steven Spielberg’in kızına da küçük birer rol vereyim. Yaşadığım mekanları çok özledim, film orada geçsin. Biraz dönemin gerçeklerini, Vietnam ve petrol krizini katayım sosu olsun. Dönem müzikleri olmazsa olmaz, hatta ''The Doors’dan Peace Frog'' bile olsun. Biraz da sürücü kursu (Gerçi takdire şayan, kendisi sürmüş). Eee tamamda ana fikir: Ergene aşık olan kızımız, bu tuhaf davranışını garipsesin, ne yapıyorum ben desin, sonra dönemin politik şahsiyetinin gizli ve o dönem sıkıntılı olan aşk hikayesini öğrenince, bizim ki daha normal deyip ergen kardeşimize koşsun. El ele tutuşsunlar ve film bitsin… Bayağı karıştırdım ama böyle olunca filmi biraz daha sevdim.

En iyi film ve en iyi yönetmen adaylığı var. O yüzden izledim. Alır mı?.. Akademi de kişisel bakarsa neden olmasın. Sonuç olarak yorum geneli bağlamaz, ancak izleyecekler ana fikir de bahsettiğim yerden giderlerse daha bir anlaşılır olur. Tüm yorumlara saygı ile iyi seyirler…
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler