Otomatik Portakal
Ortalama puan
4,2
1256 Puanlama

194 Kullanıcı yorumları

5
53 Eleştiri
4
96 Eleştiri
3
14 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
15 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
lelaina
lelaina

Takipçi 116 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Ocak 2008 tarihinde eklendi
Cezasını çekmiş ve zilyon deneye maruz kalmış kısaca bedelini ödemiş bir alex var karşımızda...şimdi ise özgür ve sağlıklı bir manyak...30 yılı aşkın bir geçmiş olması bugüne bakıldığında sosyal hastalıkların zamanla değişmeyip sadece kronik hale geldigini göstermektedir.alex belki o kadar çok acı çeker ki yaptıklaırının karşılığında 'biri şu adamı durdursun' dediğimiz alex’e acımaya başlarız ve kendileri neredeyse bizi de iyi olmak istediğine inandıracaktır.fakat biliriz ki hapishanede geçen o iki yıl ve hastanede düzeltmek amaçlı yapılan işkenceler pek bir şey değiştirmemiştir.kontrol üzerine tepki geliştirmiştir sadece, sessiz olarak.filmin çarpıcı hikayelerinden biri de, alex’in brotherlarından ikisinin polis olarak karşımıza çıkmasıdır: 'işe girme yaşımız geldi ve işimiz oldu, polis olduk' derler. burdaki vurgu, yine ve elbette şiddet üstünedir:suç işlerken de suçu cezalandırırken de.filmde damla damla yağan konu'kendi isteğimle kötü kalmak mı, yoksa toplumsal fedakarlık ve iyi niyet adına iyi olmak mı?' sorusunun cevabını hiç çekinmeden 'kendi isteğimle kötu kalmak' diye yanıtlayarak kendi kendime şaşırmamı sağlayan başyapıttır.kubrickin hassas kalpler ile midelere fazla gelen tartışmalı filmidir. tıpkı alex’e zorla izletilen sahneler gibi kendisini zorla izleten, gözlerimizi kapatmamıza izin vermeyen sarsıcı bir film. bu filmi izlerken kaç kişiye karşı nefret ve şiddet duyguları beslediğinizi düsünün...en çok alex’e belki sonra psikopat 4’lümüze, daha sonra gardiyanlara, sonra alex’in ailesine, evlerine kiracı olarak yerleşmiş zibidiye,alex’i sıkıştıran dilencilere, ormana götürüp saldıran 'brother'lara, alex’e işkence yapan yazara... bu sahneleri izlerken hepsinin boğazına yapışıp işkence etmek istemedik mi'yani ailecek izlenip son derece keyif alınabilecek bir film değildir...
emossss
emossss

41 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
19 Ocak 2008 tarihinde eklendi
abartmayın filmin içeriğini o kadar çok.
Kötülüğün iyi olmadığını göstermek için bu kadar sanata gerek yok. Başgardiyanın rolu iyiydi ama !
tuarekk
tuarekk

4 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Ocak 2008 tarihinde eklendi
O yıllarda bu filmi bu kadar cesur bir biçimde ancak Kubrick bir adam çekebilirdi.7. sanatın şaheserlerinden.İlginç olan bu filmde döktüren malcolm macdowell'ın bir daha böyle önemli bir yapımda gözükmemesi.Ama sapkınlık açısından daha ilerde olan bir filmde "Caligula"da oynamasıda cabası..Ne diyelim ilginç bir kariyer yapmış:)
prospero82
prospero82

77 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
7 Ocak 2008 tarihinde eklendi
önce romanı okunup daha sonra film izlenirse daha makbuldür.stresin tavan yaptığı,aşırı rahatsız edici muteşem bir yapım..
MetaLchesH
MetaLchesH

Takipçi 41 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
20 Aralık 2007 tarihinde eklendi
Kesinlikle mükkemmel bir bilim kurgu filmi,zaten kubrick bu konuda kendini kanıtlamış usta bir yönetmen,bu filmde kullanılan sahneler ve klasik müzikle yapılan kurgu inanılmaz derecede güzel olmuş,ders olarak gösterilecek bir film.Bazı insanlar nden bu kadar cinsel içerikli sahne var diyebilirler ama ; Kubrick, şiddetle cinselliği birleştirmiş ve değişik bir anlatım tarzı oluşturmuş.Özellikle şiddet sahnelerinde kullanılan kamera açıları ve müzik kusursuz.Lütfen bu filmi sadece sinemadan gerçekten anlayanlar izlesin,yoksa filmin ne anlattığını tam olarak anlayamazsınız.
Pinar Caglar
Pinar Caglar

9 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
20 Aralık 2007 tarihinde eklendi
film zaman zaman sıkıcı olabiliyor. bunun sebebi de o dönem filmlerinden kaynaklanıyor olmalı.. ama senaryo çok iyi.. özellikle de o dönemde türkiyede yeşilçam fırtınasının estiğini dşünürsek çok çok iyi denilebilir :)
erdemmarasli
erdemmarasli

Takipçi 130 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
4 Aralık 2007 tarihinde eklendi
9/10 Kubrick gerçekten mükemmel bir senarist aynı zamanda da gerçek bir yönetmen. Filmin akışını o kadar güzel dizayn etmişki gözünüzü ekranda ayıramıyorsunuz. Sanki 3 farklı filmi birleştirip tek bir bütünü ortaya koyuyor gibi. İşte bu da onun farkı. Fakat ne yazık ki günümüzde onun filmlerini bulabilmek çok zor. Ben sadece 2 tanesini izleyebildim. Elinde bulunanlar yardımcı olursa sevinirim.
palaanil
palaanil

1 değerlendirme Takip Et!

2,5
29 Ekim 2007 tarihinde eklendi
İnsanın seçim şansını elinden alırsanız, geriye ne kalır? Cansız bir manken. Farklı okumalara açık zengin bir film.
umut-kahya
umut-kahya

82 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
13 Ekim 2007 tarihinde eklendi
şiddet ögeli harika bir film ancak sıkabiliyor bazen.
tahirsengul
tahirsengul

7 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Ekim 2007 tarihinde eklendi
kubrick in şaheseri.. şiddet, kötülük, ceza, vicdan.. kavramları ironiyle yoğrulmuş filmde. mükemmeldir ne diyeyim.
basakbilgi
basakbilgi

Takipçi 354 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Eylül 2007 tarihinde eklendi
Kubrick'le tanışmamı ve hastası olmamı sağlayan film...
cersav
cersav

10 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
9 Eylül 2007 tarihinde eklendi
Film toplumsal değerlerin yıkılması ve suç üzerine kurulmuş. Çekildiği yıl baz alındığında gerçekten güçlü ve cesur bir yapım.Şu an ülkemizde böyle bir film çekmeye cesaret edilebilir mi? Sanmıyorum. Ama gerçekten de filmle günümüz arasında kopukluklar yaşanıyor. Eskimeyen film olarak değerlendiremeyiz. Aldığı puanı haketmiyor. 7 verdim.
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
24 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Yapım yılı düşünüldüğünde takdir edilmesi gereken bir film olduğuna şüphe yok.Fakat bu filmi ilk kez içide bulunduğumuz zaman diliminde izleyen bir izleyici için gerçekten bitmez tükenmez bir işkence ve saçmalıktan ibaret olduğunu düşünüyorum.Bir klasik mi;bence hayır.Klasik olması için eskimemesi lazım,her dönemin izleyici bir tat almalı o filmden...
tdikmen
tdikmen

8 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
19 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Bu ne ya. Yorumlara inanıp seyredelim dedik, acıdık valla geçirdiğimiz zamana. Çekildiği yıllara göre belki evet fazlasıyla cesur bi filmdi bu ama, sanat mı bu şimdi. Berbattı berbattt!
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Yedinci sanatın gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerinden birisi Stanley Kubrick. Filmografisinde bir başyapıt bulunan yönetmenin en ilgi çekici filmlerinden birisi ?Otomatik Portakal?. Belli bir sinema sever kitlesince de en iyi filmi, ben de bu görüş doğrultusunda düşünüyorum. Bana göre Kubrick'in en iyi filmidir ?Otomatik Portakal?. ?İyilik içten gelir. İyilik bir seçimdir. Bir insan seçemezse insanlıktan çıkar.??Ludwig Van'ı bu şekilde kullanmak. O kimseye bir zarar vermedi.Beethoven sadece müzik yaptı. ?İsminden başlayarak anlatmak istediklerini her karesinde anlatan ve sert eleştirilerde bulunan bir film. Filmde, görüp görülebilecek en sert eleştiriler yer alıyor. Film aynı zamanda bir kitap uyarlaması. Anthony Burgess'in aynı adlı kitabından Kubrick tarafından senaryolaştırılmış. Tarihin en iyi filmlerinden biri olmakla birlikte, tarihin en aykırı filmlerinden biri. Müzikleriyle, replikleriyle, hikayesiyle, anlamıyla... Geleceğin İngiltere'sin de geçiyor film, bu gelecek zamanla şu an bulunduğumuz zaman arasında pek büyük bir fark yok. Kubrick'in büyük yönetmen olmasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Cinsellik ve şiddetin kol gezdiği bir gelecek bu, dediğim gibi günümüzle uyuşuyor. Cinsel öğeler bu gelecekte, ev dekorları ve tablolar olarak kullanılan düzeyde. Kubrick sadece geleceği şiddet ve cinsellik olarak tasvir etmemiş. Kullanılan dildeki, kıyafetlerdeki ve dekorlardaki değişimler gibi... Böyle sağlam bir yapı üzerine inşa etmiş filmini Kubrick. Hikayesini ise devamlı suç işleyen, asi gençlerden oluşan bir çetenin elebaşı olan Alex'in üzerinden anlatmış. Burada geleceğin arkadaşlarına da değinmiş, başta arkadaşlarına Alex'in yaptığı yanlış; daha sonra onun hapse girmesine sebep oluyor. Burada özgürlüğüne kavuşmak için Alex, yeni bir buluş olan şiddet ve cinsel eğilimleri yok eden bir programa girmeyi kabul ediyor. Girdiği program sonrası özgürlüğüne kavuşan Alex'i kabus gibi bir geri dönüş bekliyor. Polis olmuş eski 2 çete arkadaşları tarafından aşırı şiddete maruz kalıyor ve daha önce arkadaşlarıyla birlikte karısına tecavüz ettikleri adamın evine düşüyor. Böyle büyük bir intikamla çaresiz bir şekilde karşı karşıya geliyor. Filmin bu farklı ikinci yarısı diye adlandırabileceğimiz bölümlerinde, izleyenler Alex ile özdeşleşebiliyor. Kubrick filmlerinde bu duyguyu pek tadamadığı şekilde. Finalde ise bu özdeşleşme herhalde bozuluyor, yine Kubrick kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Yalnız bu ikinci bölümde Alex'in özgürlüğünde yardımcı olan devlet kavramı sert bir şekilde eleştiriliyor. Devletin gerekliliği ve el atıp atmaması gerektiği konular da nasibini alıyor. Devletin sayesinde özgür kalıp, tekrar hayata kazandırılmak üzere topluma salınan Alex, toplumun sırt çevirmesiyle karşı karşıya kalıyor. Hem de kendisini koruyamayacağı bir şekilde. Bir bakıma ettiklerini buluyor. Toplumdaki sırt çevirmeye ailesi de katılınca onun için daha da büyük bir yıkım oluyor. Daha sonra toplumdan dışlanan ve medya tarafından ismi duyulan Alex'i devlet kolluyor, tabii kendi çıkarları için. İşte böyle sert eleştirilerle bezenmiş sert bir film ?Otomatik Portakal?. Anlatmak istediklerini filmin adından bile anlayabiliyoruz. Film; görsel, işitsel ve zihinsel başta olmak üzere izleyenlerin birçok duyusuna farklı mesajlarla sesleniyor. Ütopik bir film olduğundan filmdeki sanat yönetimi de muazzam. Kullanılan kostümler, ev dekorları, arabalar, şehir vb. hepsi geleceğe göre uyarlanmış. Evlerdeki koltuklar da ?2001 Space Odyssey'de kullanılanlardan, buradan filmin geçtiği zaman dilimini 2000'li yıllar olarak tahmin edebiliriz. Kısacası izleyenlere üst düzey bir görsellik yaşatıyor. Sadece görsellik üst düzey değil tabii ki de üst düzey bir film. Müzik kullanımı da öyle. Beethoven'ın 9. Senfonisi'ni fon müziği olarak kullanmış Kubrick. Başka bir filme bu kadar yakışır mıydı, bilemiyorum ama sahnelerle uyumu izleyenleri rahatlatma çabasında girişimi müzik seçiminin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Bittikten sonra izleyenleri derin düşüncelere boğuyor ?Otomatik Portakal?. İnsanın seçim yapma şansının elinden alınınca geldiği durum, insanın içinin değişmeyeceği, devlet olgusu, düzen gibi konulara sert eleştirileriyle gelmiş geçmiş en eleştirisel ve ileri görüşlü filmler arasında yerini aldı. Stanley Kubrick'in üst düzey yönetmenliğiyle, usta yönetmenin filmografisinde üst sıralarda yerini aldı. Yönetmen kadar oyuncuların da çok başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gelmiş geçmiş en dikkat çekici anti-kahramanlarından biri olan Alex karakterini canlandıran Malcolm McDowell muhteşem bir oyunculukla filmi de zirveye taşımış. Ne yazık ki oyuncuyu bir daha bu denli bir filmde izleyemedik. Gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri olan ?Otomatik Portakal? gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden olan Stanley Kubrick'in elinden titiz bir çalışmanın ürünü olarak çıkmış, 7 sanatı birleştiren, unutulmayacak bir klasik. ?Çok acı çektiğini anlayabiliyorum Yardım edeyim, ister misin? Ben ve üyesi olduğum hükümet olanlardan dolayı çok üzgün, oğlum. Çok üzgün. Sana yardım etmek istedik. Sonunda yanlış olduğu anlaşılan öğütleri dinledik. Bir soruşturma örgütü sorumluları bulacak. Bizi arkadaş gibi kabul et. Seni düzelteceğiz. En iyi biçimde tedavi göreceksin. Sana hiçbir zaman zarar vermek istemedik. Ama birçoğu istedi. Kimleri kastettiğimi biliyorsun. Bazıları, politik amaçları için seni kullanmak istedi. Ölümün onları çok sevindirecekti ve bundan hükümeti sorumlu tutacaklardı. Özellikle bir adam var, yazar, yıkıcı eserlerin sahibi, kanın için çığlık atıyordu. Seni sırtından bıçaklamak saplantısı içindeydi. Ama şimdi güvenliktesin. Onun hakkından geldik. Ona kötülük ettiğini öğrendi. En azından, kötülük ettiğini sanıyordu. Saplantı içinde, seni sorumlu kılıyordu çok sevdiği birisinin ölümüyle ilgili olarak. Çok tehlikeliydi. Kendi güvenliği için onu tutukladık. Senin için de.? ?Herkesin bildiği gibi hükümet senin yüzünden popülaritesini yitirdi, oğlum. Gelecek seçimleri kaybedeceğimiz söyleniyor. Basın bizi çok eleştirdi yapmak istediğimizden dolayı. Ama kamuoyu değişkendir.?
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler