izlemeden önce filmin konusu hakkında hiç bilgim yoktu.film başladı anlam veremedim nereye bağlanacağını merak ettim,zaman ilerledikçe bunalmaya başladım kapatmayı düşündüm ama film bittiği anda şöyle bi düşündüm 'mükemmel bir film' dedim.gerçekten stanley kubrick 'in bir dahi olduğunu anladım.filmde üzerine konuşulacak çok şey var ama şunuda söyliyim bu filmin hitap edeceği kitle biraz az.gerçekten sinemadan anlamak gerekli.
Filmi alırken çok büyük bir film bekliyordum.Ama maalesef ki filmin neden bu kadar abartıldığını anlamış değilim.Belki o dönem için iyi bir film olduğu söylenebilir ama bu döneme göre çok sıkıcı bir film olduğunu düşünüyorum.Çoğu arkadaşımız o döneme göre iyi olduğu için bu kadar bol puan vermiş ama o dönemde yaşamıyoruz ve bu filmden daha güzel filmlerin olduğunu ve boşa vakit kaybı yaşamamanız için izlememenizi tavsiye ederim.Benden demesi...
Otomatik portakal gelişmiş ülkeler için 1960’ların sonu 1970’lerin başında en önemli sorun olan ve hızla yükselen şiddeti anlatan güzel bir film....9/10
Film şiddetin ne kadr kötü ve gereksiz olduğunu anlatırken aynı zamanda insanların şiddet duygusundan tamamen yoksun olmasının da bazı problemlere ol açabileceğini gösteriyor.
film harikaydı ya.bu kadarını beklemiyordum açıkçası.ilk başlarda sıkılıp bırakmayın sakın.ben öyle yapacaktım yanımdakiler izin verse.iyi ki de izin vermemişler yani.çok güzel bir film izlememi sağladılar.herkese tavsiye ediyorum...
filmi anlaması zor diye tanıtmışlardı.izledikten sonra çok sağlam filmmiş dedim.ama filmin sonunun bir masal edasıyla yada ders alınması amacıyla yapılan alacakaranlık kuşağı gibi işlenmesi itici gelmişti biraz.
anlayana gayet de çok güzel film...sıkıcıydı falan diyenlerin aksine çok eğlendim...yapıldığı yıla bkarsak eldeki imkanlar bence izlenmesi gereken bi film...alex karakteri harika kurgulanmış ve oynanmış...bi kaç yere pamak da basıyor film mesela politikanın etkileri gibi...özellikle son sahnelerdeki alex ile içişleri bakanı arasındaki dialog ve alex in o andaki hareketleri en favori sahnem...kaçırmayın izleyin...
stanley kubrick in sinemaya her zaman farklı bakış açıları getirdiği,yeni akımlar yarattığı, ele aldığı konuyu salt bir özgünlükle yorumladığı gerçeğini bende kabulleniyorum.A clockwork Orange da yapıldığı zamana göre sinemaya işlenen konuların orjinalliği, ilk defa kubrick özgünlüyle işlenmesi, daha önce yapılmaya cesaret edilemeyen hamlelerin yapılması bağlamındaçok şey katmıştır ama bu sözlerim yalnızca 70li yılların ve kubrick yapımı olmasının hatrınadır. yoksa asıl yorumum sitedeki diğerlerinin yaptığı gibi direk bir sürü psikolojisiyle başyapıttır demek olmayacaktır. Kaldı ki insanların hiç eleştirmeden herşeyi mükemmelmiş gibi başyapıt olarak kabullenmelerini yanlış buluyorum. eğer bir başyapıtsa zamanının sinema akademisyenleri tarafından o kadar çok eleştiri almayıp, en azından bir oscarı dahi haketmiş olduğunun düşünülmemiş olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum.
Filmi tezatlıkları yanyana koyarak bütünleştirdiği armonisi (bethhoven ve şiddet),zamanının göz tırmalayıcı da olsa trendlerini, mimarisini, dekorasyonunu, annenin mavi saç rengi detayına varacak kadar incelikle işlemesi , kitaptan uyarlama yaparken kitaptaki ütopik fikri çok iyi işlemesi bakımından ve sahnelerin hiç bir yumuşatmaya gidilmeden çarpıcı bir sertlikle;sakınmadan msjını vermesi açısından hoş buldum.
Fakat filmin özellikle bitiş sekansını oldukça zayıf buldum. ayrıca kurguda Alexin zamanında ilişkide bulunduğu,işkence ettiiği herkesin bir tesadüf intibası yaratmaya çalışılarak,bir bir karşısına çıkması çok zayıf kalmış..ayrıca sonradan Alexe acınacak kurban haline gelmiş imajı verilmeye çalışılması da bazı değerlerin, ütopyanın önüne geçemediğini, ağır basan yönün ütopik fikir olduğunu desteklemesi yönünden kötü buldum. Açıkcası zamanına göre iyi diyorum ama bugün biçok filmle karşılastırınca bazı şeylerin artık daha iyi kurgulanıyor olduğunu görüyorum.. yani filmin kesinlikle 2006 yılına göre değerlendirilmemesi gerekiyor yoksa beğenilmeyebilinir. bir de filmin oyuncuları ve performanslarını gözardı ederek filmi sadece yönetmene de maletmenin haksızlık olduğu kanısındayım. A Clockwork Orange, benden zamanının farklılık yaratan filmi olması, yönetmeni ve oyunculuk performanslarının da güçlü olması bakımından 8/10 aldı. Herkesin izlemesini tavsiye ederim tabiî ki.
film; toplumun şiddete olan eğilimini biraz ütopik olarak anlatıyor olsa da filmin çok başarılı olduğu yadsınamaz.karakterler ve kurgu çok iyi bir şekilde içiçe geçmiş.şiddet ve tacizlerin dozu çok doğru kullanılmış.film vermek istediği mesajı dolaylı olmadan direk vermiş.hiçbir sahnesi abartılı veya eksik değil.bence çok başarılı bir film.
neredeyse herkes mükemmel bir film mükemmel bir senaryo diye kurmuş cümlelerini ve çok çok çok (filmden alıntı :) ) olumlu yorumlar yapmış tabii kide 1971 yılında ki bir filme göre mükemmel hatta şimdi de baya bir filmden iyidir belkide burdaki yorumları okuyup izlediğimden ben filmden beklediğimi bulamadım zaman kaybı değil çok güzel mesajlar veriyor film. Ama olaylar öyle bir gelişiyo ki baya bir abartılmış. hostelin sonunda ki gibi diyebilirim. Bir şehirden 4tane tanıdık görüyosunuz ve yolda giderken 4üne rastlıyosunuz. Bu tip senaryolar hiç bir zaman hoşuma gitmemiştir. Sonuç olarak 2006 yılında çekilmiş bir film olsaydı 5puan verirdim ama stanley kubrick ve 1971 faktörleri nedeniyle 8/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.