Otomatik Portakal
Ortalama puan
4,2
1256 Puanlama

194 Kullanıcı yorumları

5
53 Eleştiri
4
96 Eleştiri
3
14 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
15 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
kadir503
kadir503

Takipçi 329 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Yedinci sanatın gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerinden birisi Stanley Kubrick. Filmografisinde bir başyapıt bulunan yönetmenin en ilgi çekici filmlerinden birisi ?Otomatik Portakal?. Belli bir sinema sever kitlesince de en iyi filmi, ben de bu görüş doğrultusunda düşünüyorum. Bana göre Kubrick'in en iyi filmidir ?Otomatik Portakal?. ?İyilik içten gelir. İyilik bir seçimdir. Bir insan seçemezse insanlıktan çıkar.??Ludwig Van'ı bu şekilde kullanmak. O kimseye bir zarar vermedi.Beethoven sadece müzik yaptı. ?İsminden başlayarak anlatmak istediklerini her karesinde anlatan ve sert eleştirilerde bulunan bir film. Filmde, görüp görülebilecek en sert eleştiriler yer alıyor. Film aynı zamanda bir kitap uyarlaması. Anthony Burgess'in aynı adlı kitabından Kubrick tarafından senaryolaştırılmış. Tarihin en iyi filmlerinden biri olmakla birlikte, tarihin en aykırı filmlerinden biri. Müzikleriyle, replikleriyle, hikayesiyle, anlamıyla... Geleceğin İngiltere'sin de geçiyor film, bu gelecek zamanla şu an bulunduğumuz zaman arasında pek büyük bir fark yok. Kubrick'in büyük yönetmen olmasının sebeplerinden biri de bu olsa gerek. Cinsellik ve şiddetin kol gezdiği bir gelecek bu, dediğim gibi günümüzle uyuşuyor. Cinsel öğeler bu gelecekte, ev dekorları ve tablolar olarak kullanılan düzeyde. Kubrick sadece geleceği şiddet ve cinsellik olarak tasvir etmemiş. Kullanılan dildeki, kıyafetlerdeki ve dekorlardaki değişimler gibi... Böyle sağlam bir yapı üzerine inşa etmiş filmini Kubrick. Hikayesini ise devamlı suç işleyen, asi gençlerden oluşan bir çetenin elebaşı olan Alex'in üzerinden anlatmış. Burada geleceğin arkadaşlarına da değinmiş, başta arkadaşlarına Alex'in yaptığı yanlış; daha sonra onun hapse girmesine sebep oluyor. Burada özgürlüğüne kavuşmak için Alex, yeni bir buluş olan şiddet ve cinsel eğilimleri yok eden bir programa girmeyi kabul ediyor. Girdiği program sonrası özgürlüğüne kavuşan Alex'i kabus gibi bir geri dönüş bekliyor. Polis olmuş eski 2 çete arkadaşları tarafından aşırı şiddete maruz kalıyor ve daha önce arkadaşlarıyla birlikte karısına tecavüz ettikleri adamın evine düşüyor. Böyle büyük bir intikamla çaresiz bir şekilde karşı karşıya geliyor. Filmin bu farklı ikinci yarısı diye adlandırabileceğimiz bölümlerinde, izleyenler Alex ile özdeşleşebiliyor. Kubrick filmlerinde bu duyguyu pek tadamadığı şekilde. Finalde ise bu özdeşleşme herhalde bozuluyor, yine Kubrick kafalarda soru işaretleri bırakıyor. Yalnız bu ikinci bölümde Alex'in özgürlüğünde yardımcı olan devlet kavramı sert bir şekilde eleştiriliyor. Devletin gerekliliği ve el atıp atmaması gerektiği konular da nasibini alıyor. Devletin sayesinde özgür kalıp, tekrar hayata kazandırılmak üzere topluma salınan Alex, toplumun sırt çevirmesiyle karşı karşıya kalıyor. Hem de kendisini koruyamayacağı bir şekilde. Bir bakıma ettiklerini buluyor. Toplumdaki sırt çevirmeye ailesi de katılınca onun için daha da büyük bir yıkım oluyor. Daha sonra toplumdan dışlanan ve medya tarafından ismi duyulan Alex'i devlet kolluyor, tabii kendi çıkarları için. İşte böyle sert eleştirilerle bezenmiş sert bir film ?Otomatik Portakal?. Anlatmak istediklerini filmin adından bile anlayabiliyoruz. Film; görsel, işitsel ve zihinsel başta olmak üzere izleyenlerin birçok duyusuna farklı mesajlarla sesleniyor. Ütopik bir film olduğundan filmdeki sanat yönetimi de muazzam. Kullanılan kostümler, ev dekorları, arabalar, şehir vb. hepsi geleceğe göre uyarlanmış. Evlerdeki koltuklar da ?2001 Space Odyssey'de kullanılanlardan, buradan filmin geçtiği zaman dilimini 2000'li yıllar olarak tahmin edebiliriz. Kısacası izleyenlere üst düzey bir görsellik yaşatıyor. Sadece görsellik üst düzey değil tabii ki de üst düzey bir film. Müzik kullanımı da öyle. Beethoven'ın 9. Senfonisi'ni fon müziği olarak kullanmış Kubrick. Başka bir filme bu kadar yakışır mıydı, bilemiyorum ama sahnelerle uyumu izleyenleri rahatlatma çabasında girişimi müzik seçiminin ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Bittikten sonra izleyenleri derin düşüncelere boğuyor ?Otomatik Portakal?. İnsanın seçim yapma şansının elinden alınınca geldiği durum, insanın içinin değişmeyeceği, devlet olgusu, düzen gibi konulara sert eleştirileriyle gelmiş geçmiş en eleştirisel ve ileri görüşlü filmler arasında yerini aldı. Stanley Kubrick'in üst düzey yönetmenliğiyle, usta yönetmenin filmografisinde üst sıralarda yerini aldı. Yönetmen kadar oyuncuların da çok başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Gelmiş geçmiş en dikkat çekici anti-kahramanlarından biri olan Alex karakterini canlandıran Malcolm McDowell muhteşem bir oyunculukla filmi de zirveye taşımış. Ne yazık ki oyuncuyu bir daha bu denli bir filmde izleyemedik. Gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri olan ?Otomatik Portakal? gelmiş geçmiş en büyük yönetmenlerden olan Stanley Kubrick'in elinden titiz bir çalışmanın ürünü olarak çıkmış, 7 sanatı birleştiren, unutulmayacak bir klasik. ?Çok acı çektiğini anlayabiliyorum Yardım edeyim, ister misin? Ben ve üyesi olduğum hükümet olanlardan dolayı çok üzgün, oğlum. Çok üzgün. Sana yardım etmek istedik. Sonunda yanlış olduğu anlaşılan öğütleri dinledik. Bir soruşturma örgütü sorumluları bulacak. Bizi arkadaş gibi kabul et. Seni düzelteceğiz. En iyi biçimde tedavi göreceksin. Sana hiçbir zaman zarar vermek istemedik. Ama birçoğu istedi. Kimleri kastettiğimi biliyorsun. Bazıları, politik amaçları için seni kullanmak istedi. Ölümün onları çok sevindirecekti ve bundan hükümeti sorumlu tutacaklardı. Özellikle bir adam var, yazar, yıkıcı eserlerin sahibi, kanın için çığlık atıyordu. Seni sırtından bıçaklamak saplantısı içindeydi. Ama şimdi güvenliktesin. Onun hakkından geldik. Ona kötülük ettiğini öğrendi. En azından, kötülük ettiğini sanıyordu. Saplantı içinde, seni sorumlu kılıyordu çok sevdiği birisinin ölümüyle ilgili olarak. Çok tehlikeliydi. Kendi güvenliği için onu tutukladık. Senin için de.? ?Herkesin bildiği gibi hükümet senin yüzünden popülaritesini yitirdi, oğlum. Gelecek seçimleri kaybedeceğimiz söyleniyor. Basın bizi çok eleştirdi yapmak istediğimizden dolayı. Ama kamuoyu değişkendir.?
nemesis-2
nemesis-2

Takipçi 52 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
14 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Spoiled içerebilir.Gençlik yıllarında insanlar arasında popüler olan iki şey: Cinsellik ve Suç...Film; Ahlaki değerlerin birbirine karıştığı bir toplumda eğlenmek için oluştural birgrubun, insanlar üzerinde yapılan şiddet ve cinsellik yüzünden bir hayatın mahvoluşunu sunuyor.Stanley Kubrick, 1960 yılında Anthony Burgess’in yazdığı 'a Clockwork Orange'yi 1971 yılında beyazperdeye taşır.Romanda; Alex, yapılan tedavinin hiçbir işe yaramadığını ancak bu tedavinin bittiğinde ilerlemiş olduğu yaşında düşünerek 'gençlikte yapılan şeylerin ancak sonradan algılandığını ve o yaşlarda herşeyin yapıldığını, normal geldiğini' söyler.Ama film bittiğinde film göre bizler, Alex’in değişmediğini sanıyoruz.Yani filmin sonu uyarlanan romanın sonuyla arasında açık bir fark vardır.Kısacası; Oyunculuklar bakımından bakarsak, Malcoml McDowell'in oyunculuğu çok iyi.Stanley Kubrick'in en iyilerinden.Muhteşem bir başyapıt?
atakanozruh
atakanozruh

Takipçi 331 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Kubrick ustadan çok değişik bir yapım. Süper çekimler ve tamamen gerçekçi bir anlatım. Oyuncular harika. Konu çok ilgi çekici. Mutlaka izlenmesi gereken bir kült film. İzlerken sıkılabilirsiniz ama emin olun film bittikten sonra garip bir şekilde her karesini hatırlayacaksınız.
redjingle
redjingle

Takipçi 35 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Nisan 2007 tarihinde eklendi
Filmin çok ilginç ve farklı olduğu kesin.Çok kolay anlaşılabilir, güzel bir mesaj veren, sade bir film.Tartışmasız, Kubrick mükemmel bir yönetmen zaten.Ama ben yine de "Otomatik Portakal" hakkında sadece "farklı, ilginç ve başarılı bir film" diyorum.Filmi seyrederken büyük bir haz aldım mı : Hayır...Eğlendim mi : Hayır....Ama izledikten sonra yavaş yavaş film, beyinde kendine ait bir yere oturuyo, o çok ilginç.Bu da farklılığından kaynaklanıyo heralde.Yepyeni bir sinema deneyimi yani.Ama şunu da iddia edebilirim : Filmi hiç beyenmeyecek, çok sıkılacak, hatta nefret edecek te çok insan vardır.
makarna1976
makarna1976

56 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Mart 2007 tarihinde eklendi
müzikler film sahnelerine harika oturtulmuş.kamera harika kullanılmış.oyuncular gerçekten süper.ancak biraz fazla değişik.ki ben bunu sevdim.
mesutugurlum
mesutugurlum

Takipçi 10 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
11 Mart 2007 tarihinde eklendi
9'mu 10'mu versem, 9'mu 10'mu versem, 9'mu 10'mu versem , 9'mu 10'mu versem..kararsızım hala.. :)
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
2 Mart 2007 tarihinde eklendi
her daim sıkılmadan izleyecegim deha adam tapilasi adam stanley kubrick basyapiti kesinlikle bir basyapit!!!!!!...
uniqueparis
uniqueparis

14 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Şubat 2007 tarihinde eklendi
izlemeden önce filmin konusu hakkında hiç bilgim yoktu.film başladı anlam veremedim nereye bağlanacağını merak ettim,zaman ilerledikçe bunalmaya başladım kapatmayı düşündüm ama film bittiği anda şöyle bi düşündüm 'mükemmel bir film' dedim.gerçekten stanley kubrick 'in bir dahi olduğunu anladım.filmde üzerine konuşulacak çok şey var ama şunuda söyliyim bu filmin hitap edeceği kitle biraz az.gerçekten sinemadan anlamak gerekli.
teo-17
teo-17

Takipçi 288 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
12 Şubat 2007 tarihinde eklendi
Otomatik portakal gelişmiş ülkeler için 1960’ların sonu 1970’lerin başında en önemli sorun olan ve hızla yükselen şiddeti anlatan güzel bir film....9/10
ynarcin
ynarcin

Takipçi 153 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Aralık 2006 tarihinde eklendi
iyi film...başka ne denir...
ersindurmus62
ersindurmus62

113 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Aralık 2006 tarihinde eklendi
of yaaaaaaaaa bu neydi yaaaaaaaaa süper bi film işte sinema harika tek kelimeyle süper çok beğendim......
ewonor
ewonor

57 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Aralık 2006 tarihinde eklendi
anlayana gayet de çok güzel film...sıkıcıydı falan diyenlerin aksine çok eğlendim...yapıldığı yıla bkarsak eldeki imkanlar bence izlenmesi gereken bi film...alex karakteri harika kurgulanmış ve oynanmış...bi kaç yere pamak da basıyor film mesela politikanın etkileri gibi...özellikle son sahnelerdeki alex ile içişleri bakanı arasındaki dialog ve alex in o andaki hareketleri en favori sahnem...kaçırmayın izleyin...
yesimbay
yesimbay

Takipçi 57 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Kasım 2006 tarihinde eklendi
stanley kubrick in sinemaya her zaman farklı bakış açıları getirdiği,yeni akımlar yarattığı, ele aldığı konuyu salt bir özgünlükle yorumladığı gerçeğini bende kabulleniyorum.A clockwork Orange da yapıldığı zamana göre sinemaya işlenen konuların orjinalliği, ilk defa kubrick özgünlüyle işlenmesi, daha önce yapılmaya cesaret edilemeyen hamlelerin yapılması bağlamındaçok şey katmıştır ama bu sözlerim yalnızca 70li yılların ve kubrick yapımı olmasının hatrınadır. yoksa asıl yorumum sitedeki diğerlerinin yaptığı gibi direk bir sürü psikolojisiyle başyapıttır demek olmayacaktır. Kaldı ki insanların hiç eleştirmeden herşeyi mükemmelmiş gibi başyapıt olarak kabullenmelerini yanlış buluyorum. eğer bir başyapıtsa zamanının sinema akademisyenleri tarafından o kadar çok eleştiri almayıp, en azından bir oscarı dahi haketmiş olduğunun düşünülmemiş olmasının mümkün olmadığını düşünüyorum.

Filmi tezatlıkları yanyana koyarak bütünleştirdiği armonisi (bethhoven ve şiddet),zamanının göz tırmalayıcı da olsa trendlerini, mimarisini, dekorasyonunu, annenin mavi saç rengi detayına varacak kadar incelikle işlemesi , kitaptan uyarlama yaparken kitaptaki ütopik fikri çok iyi işlemesi bakımından ve sahnelerin hiç bir yumuşatmaya gidilmeden çarpıcı bir sertlikle;sakınmadan msjını vermesi açısından hoş buldum.

Fakat filmin özellikle bitiş sekansını oldukça zayıf buldum. ayrıca kurguda Alexin zamanında ilişkide bulunduğu,işkence ettiiği herkesin bir tesadüf intibası yaratmaya çalışılarak,bir bir karşısına çıkması çok zayıf kalmış..ayrıca sonradan Alexe acınacak kurban haline gelmiş imajı verilmeye çalışılması da bazı değerlerin, ütopyanın önüne geçemediğini, ağır basan yönün ütopik fikir olduğunu desteklemesi yönünden kötü buldum. Açıkcası zamanına göre iyi diyorum ama bugün biçok filmle karşılastırınca bazı şeylerin artık daha iyi kurgulanıyor olduğunu görüyorum.. yani filmin kesinlikle 2006 yılına göre değerlendirilmemesi gerekiyor yoksa beğenilmeyebilinir. bir de filmin oyuncuları ve performanslarını gözardı ederek filmi sadece yönetmene de maletmenin haksızlık olduğu kanısındayım.
A Clockwork Orange, benden zamanının farklılık yaratan filmi olması, yönetmeni ve oyunculuk performanslarının da güçlü olması bakımından 8/10 aldı. Herkesin izlemesini tavsiye ederim tabiî ki.
hibergate
hibergate

51 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
27 Kasım 2006 tarihinde eklendi
bir başyapıt kubric bu filmiyle 2050 2100 lerde anlaşılacak bence
cihanayger
cihanayger

Takipçi 75 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Kasım 2006 tarihinde eklendi
neredeyse herkes mükemmel bir film mükemmel bir senaryo diye kurmuş cümlelerini ve çok çok çok (filmden alıntı :) ) olumlu yorumlar yapmış tabii kide 1971 yılında ki bir filme göre mükemmel hatta şimdi de baya bir filmden iyidir belkide burdaki yorumları okuyup izlediğimden ben filmden beklediğimi bulamadım zaman kaybı değil çok güzel mesajlar veriyor film. Ama olaylar öyle bir gelişiyo ki baya bir abartılmış. hostelin sonunda ki gibi diyebilirim. Bir şehirden 4tane tanıdık görüyosunuz ve yolda giderken 4üne rastlıyosunuz. Bu tip senaryolar hiç bir zaman hoşuma gitmemiştir. Sonuç olarak 2006 yılında çekilmiş bir film olsaydı 5puan verirdim ama stanley kubrick ve 1971 faktörleri nedeniyle 8/10
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler