En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Yunus Emre Tırpan
4 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
2 Kasım 2022 tarihinde eklendi
Filmi dün akşam seyrettim, İngilizcesini pek beğenmedim ama savaşın ne kadar kötü bir şey olduğunu anlatan, oyunculukları, müzikleri ve kaliteli çekimiyle etkileyici bir film, özellikle filmin ikinci yarısı savaş kısmını gösterdiği için daha da etkileyici ve seyir zevki yüksek
Aslında film iki parttan oluşuyor diyebiliriz. Savaşa hazırlık ve savaş olmak üzere. İlk partta askerlerin tımarhanelik bir komutan tarafından eğitim gördüklerini, çok zor şartlarda idman yaptıklarına şahit oluyoruz ama bu onları öldürmeye teşvik ettiği için ''savaşa uygun asker'' olmalarını sağlıyor. Her ne kadar bazılarının kafayı sıyırıp komutanı ve kendisini öldürmesine neden olsa da hedefe götürdüğü için sorun olmuyor. İkinci part daha heyecanlı geçiyor savaş bölgesinde geçtiği için. Savaşın iç yüzünü daha yakından görüyoruz gerek savaşın seyrinin basına olduğu gibi aktarılmayışını gerek savaşın her bölgede gösterildiği kadar zorlu ve dramatik olmadığını gözler önüne seriyor yönetmen. Ayrıca ne kadar cahil olsalar da savaşa dair en ufak bir bilgileri olmasa da filmin başlarında komutanın da dediği gibi savaş ''iyi motive edilmiş asker ve tüfeği'' sayesinde kazanılıyor. Uzun lafın kısası izlenmesi gereken sonuna kadar heyecanını koruyan bir filmdi.
filmle ilgili en çok yapılan yorum 1. part ın çok iyi olduğu, 2.part'ın ise çok sıkıcı olduğuna yönelikti. ama ben izlediğimde pek de öyle düşünmedim kubrick i biraz tanıyan birisi zaten bunun tam aksiyonlu bir savaş filmi olmadığını bilir. bence ikinci kısımda da seyir zevki yüksekti. özellikle repliklerin kalitesi ve içerdiği alt metinlerle gayet kaliteli bir filmdi.'bir insan bir kadını ve çocuğu nasıl öldürebilir?'' sözü çok kıymetliydi. çok yüksek beklentilerle hiçbir filme başlamamak lazım bu film için de bu geçerli. klasik bir kubrick yapıtı. bence izlenmesi gereken bir film. keyifli seyirler...
İlk kısım acemi birliğinde geçiyor. Başlarda komik eğleniyorsunuz, spoiler: çavuşun bağırışı ve o edebi sövüşleri kulaklarınızda çınlıyor. İlk kısmın sonlarına doğru şişkonun psikolojiyi kaldıramayıp önce komutanı sonra kendini öldürmesi dramatikti, etkileyici sahneydi. Çok fazla mesaj ve ironi içeriyor aslında. Filmin en sevdiğim kısmı o röportaj sahnesiydi, her şey orada anlatılıyordu. O röportajdan bir kesit ''...özgür olacaklarına hayatta kalmak istiyorlar, zavallılar...'' ve askerler neden orada olduklarını bilmiyorlar.
Çavuşun şişkoyu aşağılayıp, şişko tarafından öldürülmesi ve askerlerin Vietnamlı kadınları fahişe görmesi, en son sniper sahnesinde bir Vietnamlı kadının 3 askeri öldürmesi bir anlam mı taşıyor tartışılır . Stanley Kubrick bence bu yüzden harika, filmlerinde bir mesaj oluyor, sahnelerde ince ayrıntılar ile diyaloglar oluyor ve düşündürüyor.
Filmi iki ayrı bölüme ayırabiliriz. Birinci bölümde askerde eğitim gören ve çok sert bir komutanın emrinde olan bölükteki kilolu bir vatandaşın hikayesi anlatılıyor. Aşırı saflığı, zor kavrayabilmesi ve bir de bunlara kilosu eklenince arkadaş hem komutanın hem de diğer arkadaşlarının hedefine yerleşiyor. Başlarda çok eziyet gören arkadaş zamanla öğrenmeye başlıyor. Ama bir sorun var aşırı baskı onun ruhsal olarak çökmesine ve sonucunun çok daha kötüye gitmesine neden oluyor. İkici bölümde ise kendimizi bir anda Vietnam savaşının ortasında buluyoruz. İlk bölümde yer alan ve haberci kimliğiyle öne çıkan bir kişiye daha çok odaklı olarak izleyeceğimizi ikinci bölümde ise savaş psikolojisini, insanların psikolojisini görüyoruz. Amerikanın neden Vietnam'a girdiğini irdeleyen bölümler de yer alıyor filmde. Ufak çaplı eleştiriler var. Genel olarak savaş ve çatışma şeklinde geçiyor ikinci bölüm. Vietnam 1,5 milyon yurttaşını ve zehirlenme sonucu topraklarının 3'te birini kaybetmesine rağmen savaştan galip çıktı. Amerikalılar ise bölgede 58 bin ölü bırakırken, savaş sonrası Vietnam'dan ülkelerine dönen askerlerin önemli bir kısmı da intihar ederek yaşamlarına düşman kurşunlarıyla değil de kendi elleri ile son verdiler. Amerika ayrıca savaş boyunca, çoğunluğu uçaksavar ateşiyle düşürülen 10 bine yakın hava aracını yitirdi. Buna karşılık Kuzey Vietnam'ın kaybı 200 civarındaydı. Vietnam Savaşının başlangıcında Çin-Sovyet ilişkilerinin düzeleceği varsayılıyordu. Fakat algı farklılıkları ilişkilerin daha da bozulmasına sebep olmuştur. Sovyet-Çin farklılıklarının derinleşmesi, çok kutupluluğu güçlendirerek yumuşama sürecinin hızlanmasına sebep olmuştur. Böylece, ABD'nin Vietnam'ı bölme planı suya düşerken, Kuzey Vietnam ve Güney Vietnam 1975 yılında birleştiler. Güçlü devletlerin güçsüzleri sömürdüğü bu dünyada Amerika hep bunun başını çekmiş ve dünyaya hiçbir zaman ölümden başka bir şey getirmemiştir. Kendi çıkarları için sudan sebeplerle savaş açmış sonrasında ise kendini haklı çıkarmak için yine bir sürü sudan sebepler uydurup orada savaşan askerlerini kahraman ilan edip bunu bir zafer edasıyla dünyaya sunmuştur. Şimdilerde bunu sinema sektöründen yapmaktadır. Bu film o tarz filmlerden değil. En azından daha objektif gözle bakabilen bir film. Filmdeki müzikleriyle olsun mesajlarıyla olsun çok keyif verici bir film. Tabi ki bu değerli eseri Stanley Kubrick gibi bir üstadın elinden çıkması da çok etkili. Çok bambaşka bir kafası olan ve her zaman farklı düşünen çok zeki biri. Ve onun filmleri her kesime hitap etmiyor. Onu anlayabilen bir kesim var ve oda zaten beni herkes anlasın yapısında değil. Kaliteli bir savaş filmi. Savaş akıcılığı bakımından bir Er Ryan değil ama bu biraz daha farklı açıdan bakan bir film. İyi seyirler... 8.2/10
ilk 1 saat öyle güzeldi ki sonrasında biraz kalite düşsede bize verdiği hava çok iyidi beni savaşa çağırsalar giderim yani öyle bi hava vardı 10 üz 8.2
Sağlam bir Kubrick filmi.Stanley Kubrick sever biri olarak filmi beğendiğimi söyleyebilirim tabiki benim için bir Otomatik Portakal kadar olmasa da Kubrick sinemasının başarılı ve izlenmesi gereken filmlerinden biri.Film iki bölüme ayrılmış diyebilirim ilk bölüm tamamıyla askeri eğitim sürecinin insanlar üzerindeki etkisi,ikinci bölüm ise savaşın insanlar üzerindeki etkisi.İlk bölümde gerçekten oyunculuklar çok sağlam özellikle Çavuş Hartman'ın oyunculuğu hem üst seviye hem de onu izlemek gerçekten keyifli.Kubrick bu filmi yaparken belki şunu demek istemiş olabilir savaşa yolladığımız askerler savaşta değil savaş öncesinde zaten delileşip katilleşiyorlar çünkü filmi izlerken göreceksiniz eğitim süreci gerçekten sert nerdeyse eğitim sürecinin başından sonuna kadar askerler küfürler yiyip eziliyorlar haliyle bunu kaldıramayanlar oluyor.İkinci bölümün başları biraz sıkıcı ilerlese de özellikle savaş sahnelerinde film yeniden seyirciyi kendine bağlamayı başarıyor ve film keyifli ve sürükleyici olmayı başarıyor.Stanley Kubrcik'in daha önce filmlerini izlememiş biri olsaydım belki filmi şuan beğendiğimden daha çok beğenirdim ama bir Otomatik Portakal bir Zafer Yolları bir Cinnet filmlerini izledikten sonra bu film saydığım filmlerden daha iyi olabilecek bir film gibi durmuyor ama şüphesiz başarılı ve izlenmesi gereken bir film.Filmin müzikleri çok güzel.Son olarak ben filmi beğendim psikolojik yönü de olan fakat savaş sahneleriyle de herkese hitap edebilecek bir film.
Ülke çıkarları uğruna uygulanan aşırı aptalca askeri disiplinin,askerlerin kalbini tam bir metaledönüştüren,bir öldürme makinesi haline getirdiğini gösteren harikulade bir eleştiri filmi..Savaş karşıtı filmlerin en iyileri arasındadır kanımca.film 2 yarıdan oluşur;ilk yarıda askerlerin karakterleri gösterilir,ikinci yarı vietnam çatışmaları arasında geçer,bu disiplinin askerlerinin yüreklerini yok ettiklerini gösterir,hatta bunu askerlerle yapılan röportajda da anlarız.aslında röportajda kameraya bakarlar ve filmi izleyen seyirciyle konuşurlar...Bir çok ülkede bir süre yasaklanmış bir filmdir,türkiyede 1995 yılında gösterime girmiştir.Kurşun geçirmez bir yürek.(Full metal jacket)Duygu geçirmez bir yürek(Full metal jacket)8/10
Muazzam bir savaş filmi.. Hatta bir adım daha ileri giderek tüm zamanların en iyi 3 savaş filminden biridir diyebilirim. Tabi ki bu filmin neden hala en iyilerden biri olduğunu anlayabilmek için Kubrickin derdininde ne olduğunu anlamak gerekir.. İlk dakikasından son saniyesine kadar eleştirel ve sinematogrifisi açısından da pürüssüz bir film Full Metal Jacket.. Her daim başucu eserlerimizden biri olacak...
özellikle birinci kısmı kesinlikle sinema tarihine geçer.bunu samimi söylüyorum.böyle senaryolar kolay kolay yazılmaz,stanley kubrick gibi insanlar lazım bunlar için.ikinci kısmı yani askerlerin vietnama cepheye gidişleri şimdiye kadar izlediğimiz onlarca savaş filminin arasından çok çok ön plana çıkacak sahneler sunmuyor bize,fakat yine de filmin bütünlüğünü bozmuyor,kendini son ana kadar izlettiriyor.bazıları da amerikan propagandası lafını çok seviyor,amerikalıların çektiği istisnasız her filmi bu önyargılarla izleyip sonra da aynı şekilde ezbere yorum yapıyorlar.ben kendi adıma böyle bir amerika yanlılığı hissetmedim,göremedim,filmi rahatça izlerseniz böyle bir durum yok zaten.gayet sıkı diyebiliriz,kusursuz mükemmel tarihin en iyi filmlerinden ya da hatta savaş filmlerinden biri de demiyorum ama çok efsane diyalogların olduğu kesin.bana göre zaten dediğim gibi full metal jacket başta sıradışı senaryosuyla ve özellikle birinci kısmıyla ön plana çıkıyor.izlenir.
filmin ilk başları o kadar iyi ki sonlara doğru yavaş tempoya geçiş yapsada ilk bölüm insana yetior çok iyi mesajlar verior ve kubrick usatnın kamerasını konuşturduğu filmlerden tam bir kült film izlenmeli.
8/10 sinema eleştirmenlerince gelmiş geçmiş en iyi 2 savaş filminden biri. (diğeri platoon-müfreze) öyle er ryan yada kara şahin düştü deki gibi çatışma sahneleri bekleyenlere hitap etmeyebilir. ama amerikan savaş politikalarını gerçekten güzel eleştirmiş. okul önlerinde broşür dağıtarak sıradan insanları orduya alan ama onların nasıl birer savaş makinası ve katile dönüştüğünü çok güzel anlatmış. cinnet sahnesi filmin en iyi atraksiyonu sanırım. bu arada eğitimden sorumlu albay ın, filme gerçekçilik katması için daha önce gerçekten uzman çavuşluk yapmış biri olduğunu okumuştum. platoon mu yok sa bu filmmi diye sorarsanız ben tabi ki platoon derim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.