Birileri bana bu film için yapılan yorumları açıklayabilir mi? Eleştiriler olumlu mu yoksa olumsuz mu? Yani filmi tavsiye ediyor musunuz yoksa etmiyor musunuz?
biraz geç izlediğim için üzüldüm diyebilirim.ilk başladığında eğer birinden dinlemediyseniz film buradamı geçecek diye hayıflanıyorsunuz sanki eğer böyleyse sıkıntıdan patlıycaz demkki diyorsunuz ama izledikce o sanal ortam sizi sıkmamaya inandırmaya başlıyor ki filmin en anlamlı köşelerinden biri diye düşünüyorum sahte bir ortamda çekilmesi.ama film bittiğinde iki saate yakın izlediğiniz o normal klasik bir dramaymış gibi duran sahnelerin değerini anlıyorsunuz.sanki sizin yaşadığınız gerçek değilde o kasaba gerçekmiş gibi hissediyorsunuz bir süre.lars von trier in izlediğim ilk filmi takip edeceğim bundan sonra. ve bildiğim kadarıyla bu filmin bir ikincisi varmış (manderlay)onuda en kısa zamanda bulup değerlendireceğim. film sırasında o kadar fazla şey söyleniyorki hepsini hatırlamanız imkansız bazılarını hiç anlamadım bile ama mükemmel bir film herşeyiyle.
Muhteşem bir film insanı derinden çarpıyor. Hayata bakış açınızı etkiliyor. Üstelik bir tiyatro sahnesinde hiç bir görsel öğe ve efekt kullanmadan yalnızca muazzam bir konu ve temayla böyle harika bir iş çıkarmak Lars Von Trierın ne kadar zeki ve derinlikli bir insan olduğunu gösteriyor bence. O bir düşünür bence ve bunu göstermek için iyiki sinemayı seçmiş.
doğru söylemek gerekirse filmin başlangıcında şaşırdım ve hep film sanki gerçek bir kasabaya geçecek zannediyordum. Ama olmadı. Başta biraz sıkılmış olsam da sonrada sardı ve sonunda olanlarda büyük bir zevk aldım. Ayrıca Nicole Kidman yine çok güzeldi.
bu filmi belki 10 kez 25 dkda sıkılıp bıraktim fakat bir gun kararli sekilde izlemeye basladim ve filmin sonunda salyalarim akarken buldum kendimi :) oyunculuklar bence cok iyi idi olmayan birseyin oldugunu kabul etmek oyunculukta zor bir iştir.Aksiyon,Komedi seven arkadaslar icin kesinlikle uzak bir film Filmi begenmiyen arkadaslara diyecek birsey bulamiyorum :)
sınırların ötesinde çakışma var. "özgürlük kurtuluşun kendisini reddetmektir.zincirler içerisindeyken bile o zincir düşüncesini kırabilmektir." lars von trier sınırları çizerek tüm sınırları reddetmiş.görünen sınırla çizilen sınır ya da hayali sınırla geçilmiş sınır bir yerde çarpraşıyor.nicola kidmanın dudaklarında...finalde...
izlediğim en gereksiz filmlerden biri. çok sıkıcı. nicole kidman var diye izledim sırf sonuna kadar. o güzelliğe yakışmıcak kalitesiz bi film. izlemek isteyenlere şunu söliyim sıkıcı sıkıcı sıkıcı...
Dogma 95 manifestosu cıkalı tamı tamına 12 yıl olmus, bu manifestonun ideolojisinin kurucularından Lars von Trier 'dogmatizm' yalamıs bir sürü film çekmis. Karanlıkta dans ile Altın Palmiyeyi almıs "Cannes" da ama hiçbir filmi dogville kadar konusulmamıs, konusulmuyor. Neden mi? Kuskusuz bir yıl önce oscar almıs akademinin taze gediklisi Nicole Kidman ın filme takviyesi olsa gerek. Lakin daha önemli mevzular var filmde doğal afet-yetenek dengesini sağlamıs Kidman dan baska. Filmin mekansal kurgusunun 'minimum dekor-maksimum oyunculuğa' sonuna kadar izin veren potansiyeli mi, alt metinlerinde aranacak din den tutun 1930 amerikan buhran dönemi tabanlı ama sorunu tüm insanlık için evrensel Etik-Ahlak ikilemi mi, filmin sonunda belki inanılmaz bir 'katharsis' yasanıp bireysel ahlak kavramımızı tekrar sorgulatan 'ahlak anlayısımız mı , hele hele kibrin en büyük günah olduğu gerceğini 'affetmet de bir kibirdir' seklinde rolleri değistirip bizleri ters köseye yatıran mı bu filmi bu kadar büyüleyici ve çarpıcı kılan??? "Lars von Trier sinemasına kayıtsız kalamazsınız . Ortası yoktur bu adamın" klisesinden güç alarak kendimden emin bir sekilde diyebelirim ki bu adamı sevip sevmemek umrumda değil. Nefret de etsen, basyapıt statüsüne de çıkarsan karsında var olan sey gayet 'nitelikli'. İzlemek, deneyimlemek, 'hocam cok uzun cok sıkıcı' diyememek gerek, eğer sinemasever olmak istiyorsak. En azından bu adamın bu filmi için bu rahatlıkla söylenebilir.... 8.9/10
lars von trier ... Karanlıkda Dans ile bu yönetmenle tanıştım... o onun şansızlığı oldu.. bir daha filmini izlemem demiştim... Bjork gerçektende bende antipati yaratan biri olmasaydı belki sevebilirdim Karanlıkda Dans ı... ama dışardan tekrar bakınca diyorumki Bşarısız seyirciyi boğan sıkıntıdan oflatan bitse de çıksam dedirten bir filmdi.. AMA DÜN BU FİKRİMİ DEĞİŞTİRDİ lars von trier . Dogville.... hepimizden bir parçayı yansıtmış ekrana hemde film için dekordu mekandı kostümdü gibi şaşalara girmeden... tamamen herşeyi hayal gücümüzün enginliğine bırakmış yönetmen.... anlatıcının sıkıcı sesi haricinde filmde boğan birşey yoktu... bir kitap okut,r gibiydim... yatmadan önce elime aldığım ama sonunu merak ettiğim için bırakıp uyuyamadığım:)= Bir Meleğin Can alan bir meleğe dönüşmesinin hikayesiydi.... kişisel hırsların nasılda çaresiz kalan biri karşısında hep daha çok hep daha çok zulmetmeye yönbelmesi ama buna da "yardım ettim karşılığını ödemelisin " kılıfını geçirerek ile karşı tarafa acımasızca zulmeden küçük insanları çok güzel tasvir etmiş... biri düştümüm bir tekmede biz vuralım mantalitesi... FİLM MÜKEMMELDİ İZLEYİNİZ::::
sanırım ben sanattan anlamıyorum,yorumları okuyunca şaştım kaldım.Bence film çok yapaydı,görsellik önemli değilse sinemaya neden gidiyoruz?Bu filmden alıcağınız zevkin 3 katını bir kitaptan ya da tiyatro oynundan alabilirsiniz..10/2
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.