En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
denizsaribas
2 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
7 Aralık 2003 tarihinde eklendi
10 üzerinden 10. Bence Trier büyük bir deha. Gerek sinema tekniği, gerek ele aldığı konu, gerekse konunun işlenişi bakımından bu film beni büyüledi. Trier, "Karanlıkta Dans" filminde de sistemi ve insanların zayıflıklarını sorgulayarak beni yine ahlaki bir sorgulamaya yöneltmişti. Bu filminde de Trier, yine bir kurban seçmiş ve bu kurbana karşı işlenen insanlık suçlarını gözler önüne sererek bizlere birer ayna tutmuş. Bazen kasabalı halkın, bazen de kurbanın açısından düşünmeye çalıştığımda kendimi tam olarak bir ahlaki ikilemde buldum. Trier bunu, Grace ve babasının arabada yaptıkları o tartışmayla zirveye ulaştırıyor. Grace ve babasının diyaloglarını ben de zihnimden, belki de birer saniye önce geçiriyordum. Grace'in verdiği son kararın bende bıraktığı etkiyi açıklamak ise epey zor: rahatlarken huzursuz oldum; sevinirken acı çektim; suç, ceza ve adalet kavramlarım birer çelişki yumağı haline geldi; haksızlık duygusunun verdiği öfkeden korktum; bir ürperti dalgası bütün bedenimi sardı... Trier'in insan ruhunu bu kadar iyi tanımasına hayran oldum, ahlaki sorgulamalarına hayran oldum, sinema diline ve tekniğine hayran oldum... Çarpıldım, büyülendim, alt-üst oldum... Bence kusursuz bir film. Ayrıca, Nicole Kidman'ın oyunculuğu da muhteşem. Sakın kaçırmayın.
Gercekten güzel süper bir eleştiri, filmin başına aladanıp filmi kapatmayın derim, tamamiyle insana vurgu yapılıyo insan ve toplum anlayışı güzel bir şekilde eleştirilmiş yönetmen mükemmel bir şekilde filmin sonunu herkesin begenmesini saglayarak bir anlamdada burda seyirciyi eleştiriyo herkesin bitmesini istedigi sonda bitirerek Birkaç söz daha ilave söylemek gerekirse yonetmen yaratmış oldugu o kucucuk sahneyi cok guzel bir sekılde bütün dunya olarak karsımıza cıkarmış sistemin ne kadar bencil olabileceğinden bazılarımızın veya hepimizin dogru sandıklarının aslında sömürüden baska bişey olmadıgını aynı zamandada aynanın diger tarafındakinin ne kadar çaresiz, sistem karşısında hiçbirsey yapamamasını çok iyi vurgulamış.
kendi yorumumu paylasmadan önce, filmi izledikten sonra itü sözlükte film hakkinda girilmis bir entry hosuma gitti onu yazmak istiyorum: "tek kelimeyle süper bir film.yapilacak en büyük hata ilk yarim saatte filmden sikilip,filmi izlemekten vazgeçilmesidir.basli basina ayar bir film,defalarca izleyecegim filmler arasinda yerini almis muhtesem bir film.nicole kidman da öyle bir oynamis ki..." (poloxis, 27.03.2004 03:38)
evet bundan 2 ay kadar önce bir arkadasimdan aldim filmi, "iyimis diye duydum" demisti o gece. bos kalinca açtim filmi biraz izledim, sardi aslinda ama kapattim o zaman agir akmasindan olacak. entryde dedigi gibi ilk yarimsaatte hükmünü vermistim ama kiyamadim silmedim, baska zaman izlerim dedim. ve evet, bu gece yaptim bunu. izledim ve 2 saattir düsünüyorum ben nasil bir hayvanmisim! silseydim birseylerden eksik kalacakmisim meger, farkedememisim. MÜKEMMEL bir film olmakla birlikte , sanirsam çekim teknigiyle yönetmenine has, baska bir örnegi bulunmayan(en azindan ben rastlamadim) bir eser. yani arti bir kurgu sunmuyor adam size. her gün herhangi bir yerde olabilecek birkaç olaydan, belli basli fotograflari birlestirmis, seti evleri nasil tasarladiysa, insanlarin dönüp bakmadigi bu gerçekleri tüm çiplakligiyla gözümüzün içine sokmus. Aferin Lars von Trier, sevdim seni taktir ettim. sirf bu yorum için üye oldum, ilk yorumumu bu filme yazdim, bu filmin üzerine içimi azda olsa dökmesem uyuyamazdim çünkü. Helal olsun Lars von Trier, helal olsun sana. Sonda tam istedigim gibiydi , ne mi oldu? açin izleyin arkadasim!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.