En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Fatih Meral
Takipçi
63 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
20 Eylül 2025 tarihinde eklendi
12 Öfkeli Adam, tarihin kült filmlerinden biridir. Unutulmaz başyapıt zamanında büyük salonlarda sinemaya açıldığı için gereken rağbeti görmemiş, daha sonraları televizyonda yayınlandıkça değerlenmiş eşsiz bir eserdir. Konusu itibarıyla 18 yaşında babasını öldürdüğü suçu isnat edilen birinin idamına veya beraatine karar vermektir. Bunun oy birliğiyle yapılması gerekmektedir. 1 fire bile verilmemesi gerekirken başrol oyuncumuz Henry Fonda şüphelerim var diyerek 11 kişiye karşı gelir ve o andan sonra delil ve duruma yönelik ciddi sorgulamalar başlar. Filmin sonunda bile yargılanan gencin suçlu mu değil mi olduğunu bilemeyiz, her şey muallakta kalır. Fonda görgü tanıklarının söylemlerinin geçersizliği ve suç kanıtı olan bıçağın her yerde olan bir bıçak olduğu ve suç mahalinde dolaşırken bıçağı bulduğunu söyler. Filmin içinde farklı noktalar vardır. Mesela çok gerçekçidir çünkü ABD hukuk sisteminde jüri sistemi vardır. Hatta kadınlar ve siyahiler alınmaz. Bu atmosferi gerçekçi yansıtmıştır diyebiliriz. Filmin en başında yargıç suçlu olduğuna kesin eminseniz oyunuzu verin diyerek her zaman masumiyet karinesinin olabileceği varsayımını atlamamak gerektiğini belirtiyor. İlk oylamada sürü psikolojisiyle hareket edip duruma göre el kaldıran 4-5 karakter bulunmakta, aslında kızgın değil umursamaz ve akışına hareket eden adamların varlığı da dinamiklerini incelemek bakımından önemli bir film, kapalı oylama yapılınca ve Fonda'nın herkes evet derse ben de katılacağım kumarına gelen jüri üyeleri olması, kararın sorgulanmadan verildiğini ortaya çıkarıyor. Karar verici jürilerin farklı karakterleri, inançları, değerleri anlatılması toplumsal kesimlerin farklılaştığını ortaya koyuyor. Hatta karakterler, meslekleriyle ön plana çıkarılıyor da diyebiliriz. Dirençli karakterlerimiz; başrol Fonda çünkü emin değilim, aksine de kanıt var diyor. Başka bir dirençli karakter de ırkçı Ed fırsatta o bölgede yaşayanların potansiyel suçlu olduğuna inandığı için çok dirençli en son kabul edenlerde. Lee Job' ta kendi hayatından olumsuz yansıtma yaptığı için hemen sanığın cezalandırılmasını istiyor. Fonda sakin, makul ve akılcı olan karakter olduğu için bir şekilde hepsini mat ediyor. Fonda'nın zıttı olan karakter de borsacı olan karakter, tüm argümanlara göre kararını veren bir karakter çünkü kişisel ön yargılarının olmadığı karakter. Tanığın gözlük takmasından dolayı ortaya koyduğu argümanla onun da fikrini değiştiriyor. Hukuk fakültelerinde, psikoloji alanında, grup dinamiği çalışmalarında yararlanılan bir kült film olmuş. Görüntü yönetmenliği harika, o klostrofobik ortamı bize buram buram yansıtıyor, sanığın lehine oylama değişince pervane çalışıyor, yağmur yağıyor mekân rahatlıyor. Açı tepeden başlayınca göz hizasının altına iniyor, en sonunda dava görüşmesi bitince tepeye çıkarak rahatlama hissinİn oluşması. Beyaz giymesi masumiyet karinesini yani saflığı ve ön yargısızlığı temsil eden bir metafor bence. Siyah-beyaz filmde bile belli oluyor ve sadece beyaz takım giyen adam Fonda. Yönetmen Sidney Lunet'in ilk filmi ama çok başarıılı olmuş .Mutlaka izlemelisiniz.
Öncelikle bu filmi çok beğendiğimi söylemeliyim. Hani insanlar az fiyatına rağmen verimli iş gören ürünlere fiyat-performans ürünü diyorlar ya. İşte bu da tam olarak tarih-performans ürünü bir film bence. 1957 yılında bu kadar iyi senaryoya sahip bir film... Bu tarihte çekilmiş olup hala bu kadar güçlü duran bir senaryo görmek etkileyiciydi. Müthiş ya...
Film siyah beyazdı. Hayatımda ilk defa siyah beyaz bir film izledim. Ama bu durum canımı sıkmadı. Olayların akışına o kadar kapıldım ki bu farklılığı sadece 1-2 kez fark ettim.
Ayrıca edindiğim bilgilere göre film sadece 21 günde çekilmiş. Gerçekten çok takdir edilesi bir yapıt.
Filmde jüri odasında klima olmaması, havanın nemi ve odadaki kişi sayısının fazla olması odadaki atmosferi bunaltıcı bir hale getiriyor. Bu yüzden jüri üyelerinin terlemesi çok iyi olmuş. 8 numaralı jüri baştan beri terliydi zaten, yüzü parlıyordu. 8 numaralı jüri üyesinin karşısında oturan gözlüklü bir jüri, filmin bir sahnesinde hiç terlemediğini belirtmişti. Fakat kendi düşüncesinin hatalı olduğunu anlayıp 8 numaralı jürinin fikrini mantıklı bulurken kafasından akan ter damlası inanılmaz bir detaydı. Filmdeki bu ve buna benzer detayları da bayağı beğendim gerçekten.
Filmin içeriği de çok akıllıca işlenmiş. 8 numaralı jürinin başta on bire bir tek olması daha sonra diğer jüri üyelerini de ikna edip sanığı suçsuz bulmaları çok etkileyiciydi. 8 numaralı jürideki soğukkanlılık, ikna kabiliyeti ve zeka olayların seyrini tamamen değiştirdi. Daha sonra ikna olan diğer jüri üyelerinin de bilgileriyle bütünleşince olayı mantığa yatar bir sonuca bağladılar. Ayrıca karakterlerin çoğunun birbirinden farklı hikayelerine de yer verilmiş filmde.
Ön yargılarımı kıran sade ama çarpıcı bir anlatıma sahip bu filmi izlemek hem sinema açısından hem de insan doğasını anlamak açısından büyük bir deneyimdi.spoiler:
Bu filmi izleyen her insanda film kültürü vardır Film sadece bir odada geçip bu kadar sürükleyici ve sizi içine alan çok fazla film yoktur 20 yaşında filmi bu kadar erken iyiki izlemişim siyah beyaz demeden herkesin izlemesi gerek
Her hukukçunun izleyerek "Masumiyet Karinesine" bir örnek alması gerekir. Filmin sonunda çocuğun gerçekten katil olup olmadığına takılmayın. Bir suçlunun serbest kalması bir masumun öldürülmesinden iyidir.
Film o kadar mükemmeldi ki anlatamam. Şuanda okuyorsan ne yapıyorsan bırak ve izlemeye git. Toplumda çoğunluğun söylediği herşeyin doğru olmadığını anlatan çok ama çok iyi bir şaheser.
Filme 5 yıldız vermemin sebebi tek bir oda içinde çekilmiş olması ve tamamen diyaloglar üzerine kurulmuş olması. Filmi izlerken gerçekten mest oluyorsunuz. Filmi bir çok sosyal mesajı içinde barındırıyor. Filmin oyuncularını çok tanımıyorum ama gerçekten süper oyunculukları ile sanki film değilde gerçek bir olayı izliyormuşsunuz gibi oluyor. Kesinlikle izlenmesi gereken bir film, siyah beyaz diye ön yargı ile yaklaşmayın çok şey kaybedersiniz yoksa.
Tek bir mekan ve sadece birkaç saat diliminde geçen bu film, türünün en büyük başyapıtlarından biri. Sadece 1 düşüncenin bile birçok şeyi değiştirebileceğini filmde çok iyi bir şekilde vurgulamışlar. Tek mekanda geçmesine rağmen filmin sonuna kadar bitmeyen heyecan ve gerilim ve dram hissiyatı size büyük zevk verecektir. Filmin ismi de bir o kadar iyi.
Hayatımda izlediğim en iyi film. Siyah beyaz filmlere bayılırım buna extra bayıldım. Herkesin hayatında ki iş kendine göre en önemlidir, bir insanın hayatından bile daha önemlidir bu filmde. İnandığın yolda vazgeçmemek sonuna kadar direnmek nasıldır net bir şekilde açıklanıyor ve bir insana suçlu damgasının ne kadar kolay yapıştırıldığını görüyorsunuz.
sıkılıcağımı düşünüp ve eski olduğu için biraz burun kıvırıp ön yargıyla yaklaştığım film bana ön yargının ne kadar saçma olacağını öğretti kesinlikle bu filmi izleyin sürü psikolojisi ve çok iyi çeşitli göndermeler var çok değerli bir film
övünmek gibi olmasın da ben iyi filmden anlarım bu film çok iyi bir film hele çekim yılı ve sinema teknolojisini de gözönünde bulundurursanız daha da değerlidir. sinemanın bir sanat dalı olduğunun kanıtıdır bu film
Köpeklerin günü,serpico gibi kült filimlere imza atan sinema tarihine damgasını vuran usta yönetmen sidney lumetten bir başyapıt.Önyargı ile hareket etmenin bir insanın hayatına mal olabileceğini çarpıcı bir biçimde anlatan döneminin diğer yapımlarından fersan fersah ileri bir klasik.Filmde aynı zamanda american yargı sistemine ve toplum yapısına hakim olan tutuculuğa ağır bir göndermede var.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.