En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Can Eyüp
99 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
1 Eylül 2026 tarihinde eklendi
Öncelikle, “iç ısıtan filmler” kategorisinin müdavimi olarak bu filmi beğenmeme ihtimalim oldukça düşüktü. Tom Hanks, aslında Forrest Gump’taki karakterini andıran bir rolle karşımıza çıkıyor. Sanıyorum ki bu karakteri de en iyi taşıyabilecek isimlerden biri yine kendisi olurdu. O dönemin çekici yıldızlarından Zeta-Jones’u da başrolde görüyoruz. Oyunculuklar ve senaryo açısından baktığımızda, kâğıt üzerinde her şey gayet başarılı görünüyor.
Filmde en beğendiğim detay ise finalin her açıdan zoraki bir mutluluğa bağlanmaması oldu. Evet, karakterimiz hayallerine ulaşırken bir yandan flört ettiği kadınla istediği sona ulaşamıyor. Filmi izlerken içimden sürekli “Umarım bu ikiliyi zorla bir araya getirmezler.” diye geçiriyordum. Bu açıdan film benden tam puan aldı.
Bu tarz kadın ve erkek tiplemelerine mutlaka denk gelmişsinizdir: Sürekli karşı cins yüzünden üzüldüğünden yakınan, ancak aynı hataları inatla tekrarlayan; dolayısıyla kendi mutsuzluğunu büyük ölçüde kendisi yaratan insanlar. Filmde kadının takıntılı bir ilişki içerisinde olması ve bu ilişkinin evli bir adamla yaşanması, bu psikolojinin ne denli hastalıklı hâle gelebileceğinin güzel bir örneği. Öyle insanlar vardır ki hangi şartlar oluşursa oluşsun mutlu olmayı başaramazlar. Bunu biraz da tecrübe ederek söylüyorum.
Diğer taraftan dostluk teması, her ne kadar yer yer fazlasıyla idealize edilmiş olsa da oldukça samimi hissettirdi. Birbirinden tamamen farklı dört karakterin bir şekilde bağ kurması ve zaman içerisinde birbirlerinin hayatında yer edinmesi hoş bir detay olmuş.
Son 30-40 dakikada film iyice ivme kazanıyor. İlk bir saat içerisinde yer yer sıkılabilirsiniz; ancak sabredip devam ettiğiniz takdirde pişman olmayacağınızı düşünüyorum.
Beyazperde neden bu böyle düşük br puan vermiş anlamış değilim. Tek bir mekanı kullanarak 2 saat hiç sıkmadan bunaltmadan harika bir iş çıkarmışlar ortaya.
Sıkılmadan izleyebileceğiniz bir film. Tom hanks iyi oynamış her zamanki gibi. Açıp izlediğinizde sona kadar merak edeceğiniz bir film. Tavsiye ediyorum
Film izlerken keyif almamak için uğraşmak isterseniz bunu başarabilirsiniz ve gereksiz yorumlarla da filmlerin puanını düşüreblirsiniz. Buralara uğrayanların Recep İvedik, Transformers, Hızlı ve Öfkeli gibi filmlerden hoşlandığını düşünüyorum(yanılıyor da olabilirim). Tom Hanks'in çoğu filminde olduğu gibi bu filminde de huzur verici bir işleyiş var.
Kötü yorumları dinlemeyin, kesinlikle izlemeniz gerek. -Tom Hanks oynuyorsa güzeldir- diye başlayıp pişman olmayacağınız bir filmdir, aile ile izlemeliktir.
Arkadaş, bir adamın filmleri bu kadar mı çok şey katar insana. Tom Hanks, benim gözümde gelmiş geçmiş en iyi oyunculardan. Filme diyecek tek bir sözüm var: MÜKEMMEL. Mutlaka izleyin!!!
Asla komedi filmleri izlemem. Sırf tom hanks diye izledim ve iyiki izlemişim :) çok güzeldi ve sevgi dolu olmanın en katı kalpleri bile nasıl yumuşatabildiğini gösteriyor bize. Sevilmek istiyorsanız önce sevmelisiniz. Hiç sıkılmadan ve eğlenerek izledim tavsiye ediyorum...
Öncelikle şunu söylemeliyim ki filmin bazı bölümlerinde duygusallaşıp gözlerinizden yaşlar akarken bazı bölümlerinde kahkalara boğulabilirsiniz. Bu filmde bir insanın en çaresiz durumda bile nasıl ayakta kaldığını, hiç pes etmeden amacına ulaşmaya çalıştığını ve insanlarla nasıl iyi ilişkiler kurduğunu göreceksiniz. Kısaca bu filmi keyfini çıkara çıkara izleyin.
Steven Spielberg'ün gerçek bir olaydan esinlendiği ilgi çekici bir öyküye sahip bir politik komedi olan film, Doğu Avrupa'dan Krakozya adlı bir ülkeden New York'a gelen Viktor Navorski'nin (Tom Hanks) öyküsünü anlatıyor. Amerika yolundayken ülkesinde askeri darbe olması üzerine Viktor, New York'un JFK Uluslararası Havaalanında mahsur kalır. Pasaportu artık geçersiz olduğu için ABD'ye girme hakkını yitirmiş durumdadır. Ülkesindeki savaş bitinceye kadar havaalanı terminalinin transit yolcular salonunda beklemek zorundadır. Zamanla havaalanı görevlileri ile dost olur ve hatta bir hostesle (Catherina Zeta-Jones) arasında duygusal bir bağ gelişir. Havaalanının Güvenlik müdürü Frank Dixon (Stanley Tucci) Viktor'un varlığını bir türlü kontrol edemediği bürokratik bir facia olarak görür ve bu sorundan bir an önce kurtulmanın çaresini bulmaya çalışır. Viktor'un Amerika'ya gelme amacı ise babasının bir zamanlar çok sevdiği Amerikalı bir müzik grubundan aldığı imzalı fotolardan eksik olanı tamamlamaktır. O sanatçıyı bulup imzalatmak için yolculuğa çıkmıştır. Steven Speilbreg her zamanki gibi yine çok kaliteli bir filmle karşımıza çıkıyor. Özellikle de Tom Hanksle birlikte çalışmaları tadından yenmiyor. Çok tatlı bir film ortaya çıkmış. Bazı filmler vardır, oyuncu filmi götürür onun hatırına izlersiniz. Bazı filmler vardır yönetmeni çok kalitelidir filmdeki oyuncuların çoğu beş para etmez ama yönetmen onları adam edip ortaya bir şeyler çıkarır. İkiside birarada olduğu zaman böyle zevkli, keyif veren, izlerken insanın huzur bulduğu bir ortaya çıkmış. Gerçi zaten Tom Hanks'in başrolde oynadığı kötü film yoktur. Adam tam bu tarz roller için biçilmiş kaftan. Hafif saf ama zeki, eğlenceli karakterler bu adama çok yakışıyor. Aslında her role çok iyi gidiyor keza büyük oyuncu olmakta bunu gerektirir. Filmde adama başlarda çok güldüm, sonra sonra biraz düşününce aslında ne kadar zor bir durumda olduğunu fark ettim. Kendimi onun yerine koydum ve aslında ne kadar çaresiz, aciz bir durum. Film 1988'den 2006'ya kadar tam 17 yıl Paris-Charles de Gaulle Havalimanı'nda yaşayan Mehran Karimi Nasseri'den esinlenilerek çekilmiş. Gerçek bir hikayeden esinlenmiş Steven Spielberg. Çok keyifli, eğlenceli, komik bir o kadarda dramatik bir film. İyi seyirler... 7.7/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.