tek kelimeyle mükemmel...bir şaheser olan Paramparça Aşklar Köpeklerin yönetmeniyle senaristini biraraya getiren yeni bir başyapıt.hani bazen çok sevdiğiniz bir tatlı olur ve onun tadını hissettiğinizde çok büyük bir zevk duyar ve gözleriniz kapalı onu hissetmeye çalışırsınız...bu filmde aynen öyle yani tadını damakta bırakan enfes bir sinemaşaheseri...başlangıçta ne olduğunu kavrayamıyorsunuz ancak sonra herşey açığa kavuşuyor ve yine üç farklı hayat hikayesi kesişiyor...alejandro gonzalez inarritu....sen bu işi biliyorsun:)))
filmi izlerken "paramparça aşklar köpekler filmi gibiymiş tarzı" dedim içimden.aynı yönetmenin filmi olduğunu bilmiyordum.yönetmenin bu filmini de beğendim paramparça aşklar köpekler filmi gibi.ilk başlarda kafam karıştı biraz.değişik anlardan değişik karelerle ilerliyordu.daha sonra tüm yapbozun parçaları tamamlandı herşey yerli yerine oturdu.sonuç mükemmeldi...oyunculuklar sağlam.özellikle benicio del toro'ya hayran kaldım.zaten kapışma filminden beri onu beğeniyorum ama bu filmde ayrı bir havası var.sean penn ve naomi watts da yine aynı şekilde güçlü oyuncular.izlerken sıkılmadım.bu tarz filmleri seviorum.değişik olmuş tekdüze basit bir filmde olabilirdi konusuyla...ama yönetmenin anlatım tarzı ve görüntüler filmi basitlikten kurtarmış.10/10 ayrıca filmin sonunda sean penn'in konuşmaları çok vurucuydu..gerçekti
Yönetmen paramparça aşklar ve köpekler de yaptığı insanların yolunu kesiştirmeyi ve her koldan filmi anlatmayı bu filme daha da geliştirip önümüze sunuyor ve ortaya bir başyapıt çıkıyor.oyuncular zaten filmi izlemek için bi neden olarak duruyor.Sean penn benicio del toro ve naomi watts daha ne olsun...3 ayrı ailenin hayatlarının kesişmesi çok iyi anlatılmış.Bu film gerçekten bir başyapıt izlemeyenler çok kaybederler...
bu film benim için gerçekten hiç tereddütsüz FiLM diyebileceğim bir film işte film dediğn böyle olmalı benicio del toro yu 21 gramda izleyince onun dünyanın en iyi oyuncusu olduğunu düşündüm ve bu filmi suç ve ceza kitabı gibi aklımın bi köşesinde tutuyorum her an ve hayatın anlamını arıycağım zamanlarda çokca başvuruyorum oyunculuk senaryo ve düşünce,bu üçü bir film için yeterli bence birde böyle büyük bir kurgu ve büyük bir yönetmen olunca tek söylenebilecek şey MuhTeŞem
İnsan kaç kere yaşar, kaç kere ölür, bir hayatta kaç kere var oluruz veya kaç hayat yaşarız, yaşadığımız tek hayatta. Hayatta yaşadıklarımızı ne yoğunlukta yaşıyoruz, aşkımızı, intikamımızı, pişmanlıklarımızı veya bunları yaşarken yoğunluğunu yaşamaya mecbur muyuz? Ya da kısaca bizler bazı olayları yaşamaya mecbur muyuz? Kaderimiz her dem bizlere küçük oyunlardan müteşekkil bir kurgu yaparak, kendi şaheserini bizlere yutturmak zorunda mı?
İşte bu şekilde kafamı meşgul eden soruları ard arda beynimde bir kez daha patlatan film. Yönetmeninden, ışıkcısına kadar ayakta alkışlıyorum. Ve özellikle filmin kurgusu ve diyalogları gerçekten sarstı beni.
film başlarken çok kopuk görüksede ilerleyen sahneler de bir bütün halini alıyor ve yönetmen bunu çok güzel bir şekilde sunmuş bizlere ... oyumculara diyecek bir şey yok hepsi harikalar..... filmin ismini nerden almış diye merak ediyordum sonunda ortaya çıktı ...Allah 21 gram kaybetmeyi geçiktirsin hepimizin;))))
ilk başlarında neyin ne olduğunu anlayamadan izledim. remen başım döndü. ama tabiki sonradan çözülüyor. tam beklediğim gibiydi. çok beğendim. herkese öneririm. mutlaka izleyin.
Sezonun tartışmasız en iyi filmidir .Hatta daha önce bu düzeyde dram izledim mi???Aklıma gelmiyor.Yönetmeni extradan kutlamak gerek.Bence bir başyapıt yaratmış.
harika bir film.işte kurgu denilen teknik herhalde en iyi bu şekilde kullanılır.benicio del toro nun en iyi yardımcı erkek oyuncu oscarını alamaması yüzünden akademiyi kınıyorum.kaçırılmaması gereken bir film.mutlaka izleyin...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.