Hristiyanlık inancı ve evren düzeninin iyi yedirildiği bir film olmuş. Tabii bu ögeler DC evreninde yer aldığı şekliyle filme yerleştirilmiş. John Constantine karakteri zaten çizgi romanlarda alt/üst alemlerle sık sık iletişime geçen, zekası ile davasını çözen bir büyücü. Kısıtlı zaman sorunu yüzünden büyücü özelliğini birkaç küçük sahneyle göstermeyi tercih etmiş yönetmen. Kutsal nesnelerin kullanımı ilk izleyişimde gözüme batmıştı. Fakat ikinci izleyişimde bunun filmin dünyası içerisinde tutarlı olduğunu, Hristiyanlık inancındaki sembollerin kullanım şekline paralel olduğunu düşündüm. Ökültist anlatıyı seven biri olarak bu filmdeki şeytani ve ilahi dünyanın anlatıldığı sahneleri beğendim. Oyunculuklar bence çok iyi. Keanu Reeves, Tilda Swinton, Djimon Hounsou gibi sevdiğim oyuncular rollerinin hakkını vermiş. Görsellik konusunda yönetmenin müzik ve reklam videoları çekerek başladığı kariyerinin etkisi olduğunu söyleyebilirim. Bazı sahnelerde bu yorucu olabiliyor. Stilize sanat çalışmasının bir dozajı olmalı ve bu filmin bazı sahneleri bu dozu aşıyor. John Constantine karakterini ve supernatural dedektiflik filmlerini seviyorsanız izlemenizi tavsiye ederim.
Film en çok tapınılan sigara tanricasiyla başlıyor. Ve bu ibadet ritüeli sık sık tekrarlanıyor. Sette sigara molası yok demek anlaşılan:)sigara zarariyla ilgili o görseli koymak! Cüneyt arkın filmleri daha yakin. Kızın boğazına düğümlenmişcesine içindeki şeytani varlık vücudun icini altüst edip deriyi gecememesi ironigini ayna yöntemiyle kapatma fikri mükemmel.. Buraya kadar adamın soğuk kanliligi ve cesareti -belli ki coook seyin farkinda metafizikle ilgili- örnek alınması gerekir. Soyut bir varlığın binadan aşağı somutca düşüşündeki aldığı hali gormezden geleyim. -benden ne istiyor. -sadece fedakarlik ve inanç. Bu diyalog tarih boyunca her davada en geçerli hükümdür kanımca. Intihar eden kızın gösterildiği videodaki ikinci kamera ne amacla oraya konmuş olabilir. Basit bir super kahraman tarzı bir film çağrışımı var. Böyle bir adamin oyle bir silahı filmin komik sahnesi. Genis ve esnek konular kurtlar vadisi veya ozellikle 2002 den beri basçalanligi pardon başrolü birakmayan gulyabanilerle işlenmez evrensel faydalı verim alınmaz. Ulan nerden nereye... Neyse fazla kaptirmadan... Ama diyim! Filmde dinsel öğelerin belirli çizgisi yok. İnsanların kutsal saydığı şeylere çoğu filmde olduğu gibi farklı nedenlerle sömürü tam gaz... Matrixteki o zenci ve filmdeki zenci ... Amerikan sinemasının kulagina fısıldayan kim! O liseli tarzı takılan kravat veya her bir öğe bütün kesimlerden müşteri toplamaya dönük galiba yani embesilce.. Çıldırmış olmalısın adamım! Eeeyy amerika! :) kibrit cakar gibi el bileği kesmek ve bu elle sigara icmek telkinine mantıksal pörsük yaklaşım Cebrail ve seytan mukayese ve müsabakası recep ivedik filmlerinden aşağı kalır vaziyette. Yine tanrı biziz mesajı.. Bu film belli başlı kendine özgü tekniklerle izlettirebiliyor.. Ama ruhu yok.. Kanadı kırık cebrail lanetli dedektife tanrının eli ol diyor. Ne anlama geliyor bu.. Sus söyleme.. Yazmadan edemicem Cinsel dürtüleri iki de bir gıdıklamak sevglisiyle izleyen ergenler için olmalı.
Filmi herkesin beğenmemesini normal karşılarım.. Sonuçta bakış açısı,inanç,değerler farklı bir şekilde izleyiciye yansıtılmış. Belki bundan memnun kalmayabilirsiniz. Ben teknik açıdan değerlendirecek olursam fena değil diye nitelendirebilirim. Sıkılmadan sonuna kadar izleyebilirsiniz. Çok kötü olmaktan uzak fakat çok iyi olmaktan da uzak. Netice olarak izlenmeye değer...
''Constantine'' bir ''ilk film'' olmanın dezavantajlarını taşıyor.Yapısı skeçlerden oluşturulmuş gibi kopuk.Yönetmen de izleyicinin çizgi roman evreni hakkında çok şey bildiğini düşünüp,olayları açıklamadan doğrudan filme giriyor ki karakterin kitabını daha önce okumamış benim gibi izleyiciler için yabancılık hissi oluşturuyor bu durum.İyi yapılan şeyler de var (muhteşem görsellik ve cehennem tasviri gibi) ama mesela bir ''Van Helsing'' tadı alamıyoruz yine de.
hollywood un skolastik düşünceyi övdüğü insanarın dini inançlarını kullanarak çağın bilim felsefe ve sanat çağı olduğunu ileri süren günümüz modern toplumları için tartışmasız hayati bir değer taşıyan pozitif düşünceyi ilkellik barbarlık dinsizlik olarak nitenlendirdiği sıradan bir film çizgi romanı okumadım bu nedenle sadece filmi eleştireceğim aslında hikayeye düz mantık bakılaca olursa gayet eğlenceli bir seğirlik izleyiciyi içine çeken didaktik bir kurgu titiz sinematografi çalışması film amerikanın yeni felsefi akımları engelleek için dünya daki "diğer" milletlere pompaladığı dogmatizmi insanın her bir hücresine yayıyor söz konusu din olunca hollywood para kazanmak için dinin eksik yanlarını eleştirmeyin sorgulamayın gibi teokratik bir anlayışı benimsiyor hatta ve hatta bunun öyle bir yüzzülük ile yapyor ki cebrail filmin bir yerinde metafizik varlıklarları gözü ile görebilme lüksü olan başkarkterimize "sen biliyorsun inanmıyorsun işte sorun bu" diyor aslında dogmatik skolastik düşüncenin hayatın her alanında yaymaya çalıştığı bir düşünce bu "bilmeyin sadece inanın" görüşü neyse burası sosyoloji tartışma platformu değil filme dönecek olursak dediğim gibi güzel bir seyirlik hatta oluşturulan bşarılı görsel doku ve keanu reeves ve rachel weisz in gerçekten başarılı performanları ile hoş bir fil ama kesinlikle ötesi değil
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.