hadi be ordan sanırsın kı yavas fılm sanatmış..sanat fılmımı ızlıyeceksınız..panın labırentıde sanat..yetımhanede sanat.bunlar ıspanyol fılmı.fılmde heyecan tutku ask oyunculuk muzık senaryo uyarlama kostum makyaj ses hersey tam olcak..sıkıldım bunaldım ızlerken....olceksen ol be adam konu mu bu yani_?__5 verdım .
Dram çok güzel işlenmiş durağan bir filmdi. Durağan bir film olduğunu vurgulayalım da sonra hareketli film severlerin sıkıcı demelerini açıklayalım. Ama durağan film izliyorsanız bu filmi izleyin
Bu dünya bir imtihan dünyası bazılarımızın imtihanı ağır olabiliyor. Ama sabır gösterirsek elbetteki öbür alemde mükafatı çok fazla olacak. Ama bu söylediklerin inananlar için. Filmdeki kahramanımız roman 26 yıldır bir yatağa mahkum yaşıyor. İnanç düzeyinde problemleri var ve ölümü sıkıntılardan kurtulmak olarak görüyor. Ölümden sonraki bir yaşama inanmıyor. Böyle olunca da ötenazi onun tutunduğu tek dal oluyor. Film çaresiz durumdaki bir hastanın iç dünyasını büyük bir başarıyla yansıtmış. Oyunculuklar çok güzel. Dramdan hoşlananlar kaçırmasın...
Bu filmi iyi ki sinemada değil de evde dvdde izlemişim yoksa doyasıya ağla yamayacaktım.O kadar film izledim ama sanırım neredeyse dörtte ikisini gözyaşları içinde izlediğim ilk film bu oldu:( Ne yapıp edin izleyim derim, iyi filmdi oyunculuk şöyleydi vs bunlar konusunda yorum yapmaya bile gerek görmüyorum.Hani bir kitap okur ve hayatınızın değiştiğini düşünürsünüz ya , işte bu film de benim hayatımı değiştirdi, artık sağlıklı olmanın, başkasına muhtaç olmadan yaşayabilmenin ne büyük bir nimet olduğunu çok daha iyi biliyorum. Unutulmaz bir oyunculuk sağlam diyaloglar ve kalbinizi paramparça edip sizi hıçkırıklara boğan bir hikaye...Kaçırılmamalı asla... Puanım on üzerinden 11..Uzun zamandir bir filmden bu kadar etkilenmemistim...müthisti film, kelimeler ilk defa yorum yazarken yetersiz kaliyor...
Yaşam nedir ?Gibi derin bir soruya,kendi diliyle bir felçlinin gözünden cevap veren bir film.Bu tür hastaları çok etkileyeceğini düşündüğüm bir yapım,üstelik bu konuyu işleyen onlarca film çekilmesine rağmen en kalitelisi...En can alıcı noktası Ben neden mutlu olamıyorum ? repliği idi...Javier Bardem de gereken performansı göstermiş.**Kaçıp gidemiyorsan ve birilerine bağlı olarak yaşamak zorundaysan,gülerek ağlamayı öğreniyorsun8/10
"Ya yaşamakla uğraşacaksın, ya da ölmekle..." diyordu bir başka filmde. Filmi izlerken bu replik geldi aklıma, ölmeye uğraşan Ramon'un ironik hikayesinde. Hayattan kopmaya o denli can atarken; çevresindeki herkesi yaşama bağlamaya çalışan bir adamın hikayesi, bu denli etkileyici replikler, sinematografi ve olay örgüsü ile elbette tüm ödülleri toplamalıydı. Amenabar'a, yönetiminden senaryo ve müziğine kadar, bu yapıma her şeyini verdiği ve bana verdikleri için teşekkürlerimi sunuyorum.
Bence geçen yılın en iyi filmi olan bu yapımı kaçırmayın...
Benim için her zaman ilk on oyuncular listesinde olan Bardem, her zaman ki gibi harika bir oyunculuk sergilemiş. Senaryo zaten harika. Sonuç, her haliyle değerli bir film var karşımızda. İspanyol sineması Amenabar gibi genç yetenekler, Almadovar gibi ustalarla yükselmeye devam edecektir şüphesiz. Nacizane fikrim İçimdeki Deniz gibi eserleri izleyin ve izlettirin. Sevgi ve saygılarla...Vesselam...
amenabar genç yaşında ötenazi gibi hassas ve ilgi çekici konuyu öyle mükemmel anlatmışki bu filmde. javier bardem oyunculuğu ise ayrı güzellikte. insanı duygulandıran, ötenaziyi ramon sampedro’nun gözünden, din açısından, devlet açısından irdeleyen çok önemli bir film bence. filmde ramon’un rahiple yaptığı konuşma, yeğeninin arabanın arkasından koştuğu sahne ve ramonun hayalinde uçarak sahile geldiği sahneler çok etkileyiciydi. ramon’un dediği gibi ’’özgürlüğün olmadığı hayat hayat değildir’’ bu kadar güzel özetlenemez heralde bu film...
Filme tam bilet alıp izleyecekken gişe görevlisinin seyirci azlığı nedeniyle filmi gösteremeyeceklerini açıklayınca çok üzülmüştüm. Ama tam bileti iade ederken bekleme salonundaki birkaç izleyicinin yanlış bir filme bilet aldık Mar Adentro ile değiştirebilirmiyiz demesi beni ne kadar sevindirdi anlatamam. Yani onların sayesinde filmi gösterdiler...Herneyse bu deneyimden sonra gelelim filme, İçimdeki deniz hüzünlü bir insan portresi. Yaşadığı hayattan memnun olmayanlara ise bulunmaz bir ilaç gibi. Bazı dönemler vardır insanlar her şeyden bıkar, yaşama enerjisi biter, işte bu film o ruh halinizden sıyrılmanızı sağlayacak tek yol. A. Amenabar'ın bildiğim kadarıyla pek fazla filmi yok ama ne kadar çok ve başarılı filmler çekerse çeksin mar adentro hiç unutamayacağım filmleri arasında yer alacak. Javier bardem ve filmdeki tüm oyunculara ne söylenebilir bilemiyorum hepside mükemmeldi. Özellikle javier bardem olağanüstüydü. O müthiş müzikleri de unutmamak gerek?
Ötenazi bana hep soğuk gelen bir kavram olmuştur, Ramon’un Rosa’ya "beni yargılıyorsun" demesi aslında film karşısında seyircinin de muhtemel tavrına minik bir dokundurma içeriyor. Ve olaya bir de tıpkı o muhteşem uçuş sahnesinde olduğu gibi bizzat Ramon’un gözünden bakmaya başlıyorsunuz. Ramon’un Javi’den Manuela’ya kadar bütün ailesi abartılmamış bir özveriyle, hayatlarının odağına Ramon’u alarak ama bunu Ramon’a doğal bir akış halinde yansıtmaya çalışan sevgi dolu insanlar. Bu yönden gerçekten başarılı bir cast çıkmış ortaya, oyuncuların hepsini rollerinin hakkını vermişler. Yönetmen ötenazi yanlısı ve karşıtı iki görüşü de konuşturarak iki ucu keskin bıçak bir konuda kısmen tarafsız bir noktada durmayı başarmış. Ölümü odak noktasına koyan filmi hafifleten şeyler de var; Ramon’un dudağından eksik etmediği ve artık ağlayışı haline gelen gülüşü, Javi ile büyükbaba arasındaki diyaloglar, Rosa’nın histerik tavırları, hatta minibüs sahnesinde çiftleşen (yanılmıyorsam) kaplanlar bile. Ramon ölüm ve aşkı birleştirmiş, "ben ölümle sözlüyüm" diyor müthiş gülümsemesiyle. Aslında film hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki, aldığı ödülleri hak etmiş bir film olduğunu anlıyorsunuz sonrasında. Javier Bardem’in müthiş oyunculuğu, makyaj, hele olağanüstü müzikler ve görsellik için söyleyecek söz bulamıyorum. Ölüme dair fakat hayat fışkıran bu filmde yaşamın değerini anlıyor ve küçük dünyamızda büyüttüğümüz kederlerin öteki yüzüne bakma fırsatı buluyoruz. İyi ki seyretmişim.
ama hep uyanıyorum,ve hep ölmüş olmayı diliyorum,saçların, ağzıma dolanmışken,sonsuza dek öyle kalayım diye...İzlemesini bilen gözlerin,anlamasını bilen beyinlerin ve hissedebilen körelmemiş kalplerin filmi bu.Bi yerlerde bişeylerin eksik oldugunu anlıyosunuz,belki de içinizdeki denizde kaybolan bişeyler...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.