En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
miramus
Takipçi
131 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
8 Ekim 2007 tarihinde eklendi
amacı kesinlikle anlatmak değil ama ağlatmadan da duramıyor..Çünkü Javier Bardem'in tamamen doğal ver gerçek oyunculuğu, filmin içindeki sevgi öğesi ve yaşam, özgürlük temaları mükemmel işlenmiş..İnanılmaz bir film mutlaka izlenilmeli.."Özgürlüğün olmadığı hayat, hayat değildir"
Katıldığı tüm festival ve benzeri etkinliklerden ödül almış bir film İçimdeki Deniz.Hal böyle olunca, filmde ilgi çeken, insanı etkileyen birşeyler olduğunu düşünüyor insan; ki öyle de zaten...Filmin başrol oyuncusu Javier Bardem, Ramon Sampedro karakteriyle karşımızda.Film hakkında yazılan profesyonel yazılardan anladığım kadarıyla gerçek bir hayat hikayesinden alınarak gerçek Ramon Sampedro’nun kitabına sadık kalınarak oluşturulmuş senaryo. Bardem’in rolünün hakkını verdiğine hüç şüphe yok.Sadece Bardem değil tabi ki rolünün hakkını veren; filmdeki tüm karakterler -en ön planda olandan en geri planda olana kadar- oyuncuları tarafından çok çok iyi canlandırılmış.Kuşkusuz salt bu durum bile Amenabar için başlı başına büyük bir başarı, yani oyuncu seçimi konusunda...Filmi küçümsemek veya basit bir ötenazi hikayesine indirgemek değil amacım ancak, ben kesinlikle beğenmedim filmi.Aslına bakılırsa 'beğenmememin' bir ironi oluşturduğunun kesinlikle farkındayım.Zira, film o kadar etkileyici ki, beni korkunç derecede mutsuz etti.Bu tip karamsar bir öyküye sahip filmleri hiç sevmem oldum olası :(((
halit abimin anısına...o ne düşünüyordu bu konuda bilmek isterdim...flm şahane hele de hayatınızda böyle bir örnek varsa...çok etkilendim ve çok önemli bir konu harika anlatılmış..ve tabi javier bardem...
"içimdeki deniz" mutlaka izleyin yönetmenliğini alejandro amenabar ın yaptığı bu harika film hayatının son yirmi altı yılını boynundan aşağısı felçi olarak geçirmiş roman sampedro adlı bir karakterin son günlerini anlatıyor roman eski bir denizcidir ve hayata bağlı bir insandır hatta bunu yirmi yaşında bir norveç gemisine atlayıp dünyayı gezerek kanıtlamıştır ama denize hatalı yaptığı bir atlama sonucu hayatı boyunca felç kalacaktır ona hayatı veren deniz ondan hayatınıda çalacaktır aynı zamanda roman umutsuz karamsar biri değildir aslında ama bu şekilde yaşamak ona utanç verici geliyor bu şekilde yaşayan tüm hastaları yargılamıyor ama şahsı adına böyle yaşamak istemiyor ve ötonazi hakkını istiyor zaten romanın yaşamla ilgili şu sözünden duygu ve düşüncelerini alyabiliyoruz "yaşam bir haktır mecburiyet değil" film çok kısıtlı mekanlarına rağmen ustaca geridönüşler yapıyor romanın felç olmadan önceki yaşamına ve bu sayede izleyicide büyük bir duygu gerilimi yaratıyor bu flashbacklar uzun ve yorucu değil. yönetmen anlatmak istediklerini bir fotoğraf karesi ile anlatabilmiş ve izleyiciyi duygulandırmayı romanın hislerine daha da yaklaştırmayı başarmış üstelik etkileyici yapılan eş kesmeler ve titiz kurgu ve sinematografi sayesinde filmde bizde roman gibi uçuyor özgürlüğe konsantre oluyoruz javier bardem in harika ötesi bir performans sergilemiş roman sampetero adlı bir karakter yaratan oyuncu etkileyici yalın mimikleri ile karakteri izleyiciye daha da yakın hisettirmiş filmdeki tüm oyuncu kadrosuda görevini layıkı ile yerine getirmiş harika bir oyuncu yönetimi görüyoruz anlaşılan yönetmen her karakter üzerine ayrı ayrı çalışarak karakteler arasında sıkı ve duygu yüklü bir bağ kurmayı başarmış film aynı zamanda ötonazinin etiğini sorgularken aynı zamanda ise hem laik hemde muhafazakar kesmin hassasiyetini incitmeden sadece sezgilerini vererek yalın ve etkileyici bir sinematik dil ve kuram yakalamış ayrıca belirtmeden geçemeyeceğim ki filmin müzikleride çok güzeldi uzun lafın kısası "içimdeki deniz" çok etkileyici bir sinema şaheseri bunuda gittiği tüm festivallerdeki aldığı ödüllerle gösteriyor zaten mutlaka izleyin
avrupa sinemasına hayran biri olarak film cok begendim..ötenazi gibi cok hassas bir konuyu tamamen insani boyutlarda sergileyen,ne için yasıyoruz sorusu ile kendimize cok sey katabilecegimiz bir basyapıt benim için.aldıgı odeullerle de film kendini gosteriyor zaten..oncelikle alkışlar en hayranı oldugum yonetmen alejandro amenabar'a ve tum ekibe..tabi bardem in mukemmel oyunculugu ilede beynimize otumus bir film..
Ramon'un pencereden geçmişe dönmesi,yaşama sımsıkı bağlanması(bakmayın ötenazi isteğine),kilisenin katı tavrına karşı kendi yolundan ilerlemesi ve de en önemlisi gerçek sevginin belki de sevilenin ölümüne yardım etmek olduğunu belirtmesi ortaya çok etkileyici bir drama çıkarmış.Amenabar öyle bir oyuncu seçmiş ki bir filmi nerdeyse tek başına kusursuz bir şekilde götürmüş ve kendisi de yönetmenlik hayatında kusursuz ilerleyişini sürdürmüş.
Çok güzel bir film.Bilhassa adamın evinden ayrıldığı sahne çok duygusaldı.Anneannem aynı durumda olduğu için adamın ve çevresindekilerin hissettiklerini çok iyi anlayabildim.Oyüzden kendime çok yakın buldum bu filmi.
yazmakta olduğum kitabın %70 aynısını izledim.üzgünüm.ama ne iyiki benden önce amenabar'ın eli değmiş böyle bir öyküye...izlenmesini özellikle senarist adaylarına tavsiye ediyorum
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.