En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kemerlee
Takipçi
693 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
15 Temmuz 2012 tarihinde eklendi
Çok iyi bildeğimiz, bilgimizinde oldukça yüzeysel kaldığı bir konu olan kıbrısta yaşananları fon alan ve olaydan uzun yıllar sonra bile hala etkisinden çıkamayan yara almış insanların öyküsü, hikaye ilginç olsada, oyuncu performansları başarılı olsada, Derviş Zaim bir türlü ana konuya giremiyor etrafında dolanıp duruyor, anlatımıda oldukça soğuk olunca sizde filme giremiyorsunuz.Sonuç olarak çıkış noktası önemli olan ma yarım kalan, hatta olamamış bir film var karşımızda. 10/5
Aşağıda yazmış olduğum yorumdaki son cümle 'ortalama bir izliyeciye tavsiye deliecek bir film değil kesinlikle' şeklinde olacaktı; yanlış yazmışım :)))
senaryoda birçok eksik var.ayrıca kamera hataları da çok fazla.hataları görmek için çok dikkatli olmanızada gerek yok.hele kabul edilmesi imkansız bir durum var.ülkemizde sperm bankaları bile kabul görmezken kardeşinin spermiyle hamile kalmak filmde çok doğal bir durum gibi yansıtılmış.açıkçası film baştan sona hayal kırıklığı.halbuki ben haftada bir kez tabutta roveşetayı izlerim.ama çamur çok kötü bir film.
’Çamur’ öncesinde bir Derviş Zaim filmi izlemek nasip olmamıştı. Kötü bir başlangıç oldu benim için. Evet, bir beklenti içerisindeydim. özellikle sinemasal anlatım yönünden doyurucu ve farklı bir şeyler beklerken bu kadar yavan bir filmle karşılaşmayı hiç ummuyordum.Bazı filmler kendini daha ilk dakikadan belli eder. ancak bu durumla son zamanlarda nedense çok karşılaşmaya başladım. belki filmler çok sığlaşmaya, tekdüzeliğe ve fazla benzeşmeye başladı belki de benim gözlemimden ve çokça karşılaştırma yapmamdan, zaten var olan bişeylerin daha iyi farkına varmamdan kaynaklanan bir durum bu. ikinci belkiyi kabullenemiyorum. Çünkü, ben bunu düşünebiliyorsam bu filmleri yapanlar bunun üzerinende benden iki kat daha fazla düşünmeye uğraş vermeli. çünkü öyle olmayınca, e böyle oluyor. ’Başından belli filmleri’ ortaya çıkıyor.Ara ara hoş görüntülere filminde yere veren yönetmen genelde sıkıcı ve birçok yönüyle fazla minimalist bir biçim tutturmuş. yanında bayat görüntüler ve kötü bir ışık sıkıntıyı iki kat artırıyor. o hoş olan görüntüler de havada kalıyor, hiç bir anlam ifade etmiyor. filmi kurtaran belki de tek şeyse oyunculuk. Yelda Reynaud’un yüzündeki, neredeyse film boyunca duran, rahatsız edici o ifadeyle ruhumu karartmasını bir kenara bırakırsak... bir de amatörle işi bozuyor, onları da iyi kullanamamış. son olarak senaryonun boşluğunu(temel olarak kıbrıs meselesini alsa da, bunu karakterle yansıtmada başarılı olabildiğini düşünmüyorum) ve kullanılan müziklerin(daha doğrusu müziğin? tek parçayla film biter mi yahu. dakka başı aynı şey.) beni daha da bunalttığını belirtmeliyim.Sözün özü son dönem Türk filmleri arasında izlediğim en kötü filmlerden birine damgasını vurmuş Derviş Zaim!(4)
bir arkadaşımın dediği gibi, Çamur üzerine yorum yapmak filmi ve Zaim’i ciddiye almak anlamına gelebilir. Ve kendi adıma sırf bu yüzden birşeyler yazmaktan geri durdum şu ana kadar. O kadar kötü ve Derviş Zaim o kadar sinemadan anlamıyor. Benim bu konuda ettiğim şöyle bir laf var, bilmem katılır mısınız: 'Her sinema sever entelektüel film yapmaya kalkarsa sonu böyle olur tabii.' Aktörlere karakter bile denemeyecek roller sunulduğundan aslında, başarısız ve ruhsuz oyunculuklar; alegori içinde boğulmuş ve son kısmında berbat kurulmuş bir polisiye entrikaya girmeyi de deneyen, felaket bir diyalog yazarı olan Zaim’in senaryosu; ve temelde hala iki planı arka arkaya getirmediği için bir sürü şeyi bağlayamayan, sinemanın 's'sinden anlamayan yine Derviş Zaim’in yönetimi...O kadar kötü dedim ama yine de 'Filler ve Çimen' kepazeliği kadar da kötü sayılmaz. Mekanların ve öykünün iyi kötü sağladığı ilginç bir görsel malzeme var sonuçta.Görmeyin!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.