En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Ahmet Tamer Ayan
4 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
9 Ocak 2013 tarihinde eklendi
"Brokeback Mountain" eseriyle hayran olduğum Ang Lee'nin yeni filminde tam bir görsel şölene tanık oldum. 3d filmlerle ilgili anılarım pek iyi olmamıştır ama Life of Pi de bu teknoloji gayet temiz ve akıcı kullanılmış.Filmin tadını tam olarak çıkarmak isteyen arkadaşlar film vizyondan kalkmadan önce yakalayın, aradığınızı bulacaksınız. Hikayeye gelince öncellikle Ang Lee kitaba sadık kalmaya çalışmış kamerasının açıları bile kitapla doğru orantıdaydı. Anlatmak istediğim bu filmdeki farkı Ang Lee'den çok filmin görüntü yönetmeni Claudio Miranda yaratmış -hele kaplanımızın sahneleri ve fırtına sahneleri- ki kendisi "Figt Club", "Seven" ve "The Curious Case of Benjamin Button" filmleriyle adından söz ettirmiştir ve bir de oscar adaylığı vardır. Bu sene de görüntü yönetmenliğinde o oscara da ulaşacaktır. Tek rakibi "Skyfall" olabilir. Görüntü yönetmeninden bu kadar bahsettim çünkü filme etkisi çok büyük. Konuya gelince görsel yönü ağır basan filmlerin altında pek mesaj verme kaygısı yatmaz ki seyircide bunu aramaz sadece görselliğe bırakır kendini. Ama Life of Pi üç dine de atıfta bulunup bir hoşgörü dileniyor seyirciden niye mi filmin en sonunda anlatınlan ve kafaları karıştıran ikinci hikaye için. O ikinci hikaye gelirsek tam anlamıyla seyircide soğuk duş etkisi bırakıyor. Sizi o serüvensi hikayeye öyle inandırıyor o serüvensi hikaye sizi öyle içine çekiyor ki ikinci hikayeyi duymak seyirciyi biraz rahatsız ediyor. İşte bu ikinci hikayedeki insanlık dışı vahşet için filmin başında bütün dinlerden hoşgörü dileniyor. Tabi hangi hikayeye inanacağınız size kalmış ki 21. yy dan itibaren moda olan filmin sonunu seyirciye bırak ekolünün bir ürünü bu. Filme karşı iki olumsuz eleştirim olacak ilki Ang Lee gibi usta bir Hollywood yönetmeninin filme kendinden pek fazla bir şey katmaması. İkincisi ise final kısmının aceleye getirilmesi. İkinci eleştirimi seyirciyi hazırlıksız yakalayıp şaşırtalım gibi bir düşünceden dolayı doğduğunu varsayarsak anlayabilirim. Ama Ang Lee'nin kamerasını tembel kullanması pek anlayamam ki kendisini 10 ocakta açıklanacak olan oscar adaylarında en iyi yönetmen dalında ilk beşte görmezsem hiç şaşırmam. Bu eleştiriyi yazmamın temel nedeni filme karşı sizleri daha meraklı bir hale getirmekti. Çünkü kesinlikle izlenmesi gereken bir yapıt. Sağlam bir senaryonun üstün bir teknikle buluştuğu filmleri günümüzde pek bulamıyoruz. Bulmuşken de kaçırmayalım...
Nedense bu tip filmlere yaklaşımım hep olumlu olmuştur. Bu filmde benim nazarımda 1 sıfır önde başlıyor. Bununda en büyük nedeni sıradışı bir serüven üzerine kurulu olması, özellikle senaryo kıtlığının yaşandığı bu yıllarda umarım senaristlere hayal güçlerini zorlamaları adına örnek olur. Sırf bu sıradışılık bile filmi beğenmeme yeter, anlatım güzel, oyunculuklar kültür farkından belki sırıtabilir ama bence başarılı, gereksiz uzayan sahneler olduğunu düşünsemde filmi genel olarak beğendim. Sinemaya gönül veren herkes beğenecektir ama ben filmi deşmemiliyim o bana olduğu gibi herşeyi vermeli diyenler sıkılabilir, yoksa filmden çıkarabileceğiniz birçok soru ve cevap mevcut.
film in konusu ile ilgili metin yazan BEYAZPERDE editoru arkadaş filmi neresiyle izlemiş? zooloji bilgisiyle hayatta kalma mucadelesi nedir ? film tanrı'nın varlıgı , hayat , insan varolusu lile ilgili degilmidir ? (editor ilkokul terk)ps : sevgili editor :bırak bu işi gir bi devlet dairesine al maaşını akşam yetenek sizsiniz izle çayını iç...
Henüz bilmeyenleriniz olabilir belki, 24 Şubat Pazar günü yapılan Oscar törenlerinde “En İyi Görsel Efekt” oscarını Ang Lee’nin yönetmenliğini yaptığı “Life of Pi” (Pi’nin Yaşamı) filmi aldı. Gösterime girdiğinden bu yana etkileyici görsel efektleriyle adından söz ettiren Pi’nin Yaşamı’nın ödülü haketttiğinden hiç şüphemiz yok.
Ancak ne gariptir ki, bu yüzlerce milyon dolarlık bütçeli, ve illaki bir kaç milyar dolar kar edecek olan bu filmin görsel efektlerini yapan şirket “Rythm & Hues” geçtiğimiz haftalarda iflasını açıkladı. Ve bu filmde geceli gündüzlü emeği geçmiş 200′e yakın sanatçıyı da “tabiki” paralarını ödemeden işten çıkarttı.
Bu, tüm Dünya’da benzer muameleler gören görsel efekt sektöründe belkide şu ana kadar gerçekleşmiş en ses getiren olaydır. Pi’nin Yaşamı’nın asıl yaratıcıları olan sanatçılar da tepkilerini göstermek için Oscar Töreni günü Hollywood’ta bir gösteri yürüyüşüne çıktılar. Yakalarına yeşil bantlar takarak, ellerindeki pankartlarla yaşanan trajediyi protesto ettiler.
Kesinlikle mükemmel izleyin pişman olmazsınız kesinlikle 2.si çıkması lazım kaplan la tekrar denk gelmesi lazım kaplanın onu tanıması lazım ve aile nin bir parçası olması lazım muhteşemmmm
Bu fil harika ! İzlenmesi gereken bir film ... Emin olun izlediğiniz an hayranı olursunuz . Oyuncular harika efektler harika belki bazı filmlerde kötü olabiliyor ancak bu film harika . İzlenmesi gereken film !!
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.