Aslında, şiddetin yoğun ve kırmızının bol olduğu sürükleyici bir film 300 Spartalı. Ukala, çok bilmiş ve kibirli Spartalılar karşısında kimi zaman Persleri tuttuğum ise bir gerçek. İzlerken, bazen saçmalık ötesi ve bu kadarı da olur mu diye adlandırdığımız Kara Murat, Malkoçoğlu, Battal Gazi ve Tarkan filmlerinin yabancı ve günümüz versiyonu da diyebiliriz bu filme. Türk sinemasının iki büyük yıldızı olan Cüneyt Arkın ve Kartal Tibet'i, bu filmi izledikten sonra daha iyi anlayacağınıza eminim. Bir kılıç ve kalkanın ağırlığı hesap edilmeksizin, bir Spartalının onlarca Persliyi öldürmesi ise, sanırım Spartalıların, insan üstü bir insan gücüne sahip olduklarının bir işareti olsa gerek. Büyük ve geniş bir tarihi olan bizler, yıllarca tarihi olmayan ülkelerin tarih hikayelerini izledik beyaz perdelerimizde. Yeşilçam'ın zirve olduğu 60 ve 70'li yıllarda ise, aşklar, intikam ve ihtiras gibi konular süsledi filmlerimizi. Büyük tarihimizi ve onun başrol oyuncuları olan atalarımızı ise ya unuttuk, ya da aklımıza geldiğinde aldık filmlerimize. Gladyatör, Truva, 300 Spartalı ve Cesur Yürek gibi tarih kokan filmleri izlemek yerine, bütçe ve görsellik olarak bu filmlerden daha da kötü olsa bile, bir Fatih'in, Yavuz ya da Kanuni'nin filmlerini izlemek, sanırım ilk tercihimiz olurdu. Abartılmış ve mantıken hayal ötesi olan senaryosu hariç, görüntü kalitesi ve görsel efektleri için, yine de izlenmeyi hak ediyor olsa gerek 300 Spartalı. Ne diyelim, iyi seyirler. Saygılar.