En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
gs-selma
Takipçi
92 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
4 Ocak 2008 tarihinde eklendi
evet güzel film. bir de siyah beyaz olması daha bir çekici kıldı benim açımdan. gerçekten hoş diyalogların geçtiği izlenmesi gereken bir film.ama çok büyük bir beklentiniz olmasın.
bu film beni o kadar etkiledi ki bir hafta kadar başka bir film izleyemedim.film bittikten sonra çok üzüldüğmü söyleyebilirim.hala hatırlatıkça duygulandığım bir film herkese tavsiye ederim.muhtesem bir başyapıt!
Basit gibi gözükse de inanılmaz derin anlamlar taşıyan bir film. Ayrıca yönetmen o kadar akıllı bir kişi olmalı ki siyah beyaz çekmiş bu filmi. Bambaşka bir hava katmış. Eminim renkli olsa bu kadar etkili olmayacaktı. Son söz de Angel-A'ya güzelliği inanılmaz rolü inanılmaz. Çok güzel bir film. 10
bence senaryosu çok kuvvetli, insan ilişkileri üzerine sıcak bir film. siyah beyaz paris, seine nehri ve chanchelize görüntüleri de çok orjinal.dikkatinizi çekmiştir hiç insan yok sokaklarda ,koca şehirde 2 kişi ,çok farklı bir soyutlanmışlık izlenimi yaratıyor. ama son olmamış sanki... en şık sahnesi aynanın önünde angel-a nın kendini sevme dersleri sırasında görünüp kaybolması bence..ve müziklere de dikkat , çok orjinal parçalar
Luc Besson'u yaklaşık altı yıl gibi uzun bir süre sonra tekrar yönetmenlik koltuğuna oturtan proje; Angel-A. Yönetmenlik yapmadığı bu süreç boyunca Taxi, The Transporter, Bandidas vs. gibi filmlere senaryo yazarak ve prodüktörlük yaparak zaman öldüren Luc Besson; bizleri beklettiğine değecek bir film çekmiş. Filmografisinde; Nikita, Leon ve The Fifty Element vs. gibi filmlerin bulunması yönetmen hakkında iyi şeyler düşünmemize bir sebep; lakin Taxi, The Transporter, Bandidas vs. gibi örneklerle de uğraşması amacının ne olduğu hakkında akıllarda kalan bir soru işareti. Ama neyse ki Luc Besson'a olan özlemimizi Besson bu filmiyle son vermiş ve filme bakarsak kendisi için güzel bir dönüş hazırlamış gibi.Luc Besson, Angel-A'da iki zıt karakterin hikayesini anlatıyor. Biri uzun biri kısa, biri iyi biri kötü vs. gibi çoğaltabileceğimiz her yönden iki zıt karakter. Andre karakterini canlandıran; Amelie ve Aterix & Obelix: Mission Cleopatre gibi filmlerden yan rollerde tanıdığımız Jamel Debbouze, bu filmle artık esas adamlığa terfi etmiş. 2004 yılında çektiği kısa filmle Cannes'te Altın Palmiye'ye aday gösterilmiş diğer bir isimse; Rie Rasmussen, filmin ismini alan Angel-A karakterini canlandırıyor. İki oyuncunun da birbirine uyumu ve performansları çok iyi. Umutsuzca, mutsuz ve yalanlarla dolu bir hayat yaşayan; intiharın eşiğindeki Andre'nin adeta meleği oluyor Angel-A. Hiçbir şeyi umursamadığı gibi Angel-A'yı da umursamıyormuş gibi gözükse de hayatında ne kadar değişikliğe neden olduğuna daha sonra fark ediyor. Kısa sürede Angel-A'ya karşı büyük bir sevgi besleyen Andre için işler pek de istediği gibi gitmiyor gibi gözükse de kısa bir sürü sonra birçok bilmediği gerçekle karşılaşıyor. Besson, yer yer yüzümüzde gülümsemeler oluştururken; Andre'nin iç hesaplaşması ve kendisiyle barışmasıyla bizleri karşı karşıya bırakıyor.Luc Besson'un iyi ki döndü dedirten film; Angel-A, yönetmenine yakışan cinsten bir film. Kamera açılarıyla, verdiği mesajlarla, bir güldürüp bir hüzünlendiren, bazen her ikisini birden de yaptıran film; her sahnesinden bir Luc Besson filmi olduğu anlaşılabilecek tarzda. Besson'un filmde kullandığı çarpıcı ve keyifli izleyim sunumu da cabası.
ben bu filmi ilk gördüğümden beri çok merak eiyordum ve çok iyi bir film olduğunu tahmin ediyordum ve gerçektende öyle bir filmmiş fakat sonudaha farklı olsaydı daha güzel olurdu diye düşünüyorum ama herşeye rağmen çok güzel bir film
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.